Suriye rejiminin Hama kırsalına yönelik bombardımanı ölümlere neden olurken Ayn İsa yakınlarında Ankara yanlısı gruplarla SDG arasından çatışmalar devam ediyor

20 Aralık’ta Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka'da Kovid-19’dan korunmak için maske takan bir kadın (AFP)
20 Aralık’ta Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka'da Kovid-19’dan korunmak için maske takan bir kadın (AFP)
TT

Suriye rejiminin Hama kırsalına yönelik bombardımanı ölümlere neden olurken Ayn İsa yakınlarında Ankara yanlısı gruplarla SDG arasından çatışmalar devam ediyor

20 Aralık’ta Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka'da Kovid-19’dan korunmak için maske takan bir kadın (AFP)
20 Aralık’ta Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka'da Kovid-19’dan korunmak için maske takan bir kadın (AFP)

Suriye rejim güçlerinin Hama kırsalında bir köye düzenlediği bombardımanda dördü aynı aileden olmak üzere beş kişi hayatını kaybetti. Öte yandan Türkiye, Ayn İsa'daki bombardımanlarını artırırken Halep kırsalındaki Minniğ Askeri Hava Üssü ve Tel Rıfat’ı hedef aldı.
Suriyeli muhaliflere bağlı sivil savunma kuruluşundan bir kaynak Alman Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, Hama’nın batı kırsalında bulunan Gab Ovası bölgesinde hükümet güçleri ile temas hatlarında bulunan ez-Zakkum köyünde rejim güçleri tarafından gerçekleştirilen bombardımanda, dördü aynı aileden olmak üzere beş kişinin tamamen yanarak öldüğünü belirtti. Kaynak ayrıca ‘Suriye rejim güçlerinin Manara köyünde bir tarım kamyonu ve traktörü hedef aldığını, bunun da beş kişinin ölümüne ve kamyon ile traktörün tahrip olmasına yol açtığını’ vurguladı. Kaynak, rejim güçleri ve rejime sadık grupların, İdlib'in güney kırsalındaki Cebel ez-Zaviye bölgesindeki Fatira ve Fuleyl beldelerini top ve füzelerle bombaladığını aktardı.
Suriye rejim güçleri ve muhalefet grupları geçtiğimiz günlerde temas hatlarında, özellikle zeytinlikleri ve buğday tarlalarını hedef alan füze saldırıları düzenledi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) dün, rejim güçlerinin Hama’nın kuzeybatısındaki Gab Ovası’nda yer alan az-Zakkum köyünde güdümlü füzelerle bir tarım kamyonu ve traktörünü hedef aldığını, olayda iki kişinin yanarak öldüğünü, bir kişinin ise yaraladığını aktardı. SOHR ayrıca Cebel ez-Zaviye’de muhalif gruplar ile Suriye rejim güçleri arasında çatışmalar yaşandığını bildirdi. Bununla birlikte SOHR’un aktardığı bilgilere göre rejim güçleri, Lazkiye'nin kuzey kırsalındaki Türkmen Dağı (Cebel-i Türkmen) ve Hama'nın kuzeybatı kırsalındaki Gab Ovası'nda yer alan ez-Ziyara ve Kastun bölgelerini bombaladı.
SOHR cuma günü Lazkiye'nin kuzey kırsalındaki Türkmen Dağı'nda yer alan Ayn İsa ekseninde İslami eğilimli gruplarla yaşanan çatışmalarda rejim güçlerinden bir unsurun öldürüldüğünü belgeledi. Rejim güçleri, Silur ve Kara Ömer köyleri başta olmak üzere Türkmen Dağı’ndaki diğer bölgeleri de bombaladı. Bombardıman, muhalif gruplara ait askeri bir bölgede maddi hasara yol açtı.
Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri ve TSK ile birlikte hareket eden Suriye Milli Ordusu (SMO) grupları, dün Ayn İsa'nın kuzeydoğu kırsalındaki Mişerfe ve Cehbel köylerine yönelik füze saldırılarını artırarak temas hatlarındaki SDG bölgelerini hedef aldı. Türk güçleri, Suriye'nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan SDG'nin kontrolündeki alanda yer alan Minniğ Askeri Hava Üssü ve Tel Rıfat çevresini de bombaladı.
SOHR, Türk güçleri ve onunla birlikte hareket eden grupların, cuma gecesi, Rakka’nın kuzeyindeki Ayn İsa'nın kuzeydoğu kırsalında yer alan stratejik öneme sahip Mişerfe köyüne sızmaya çalıştıklarını bildirdi. SOHR’un aktardığı bilgilere göre köye sızan unsurlar ile SDG arasında orta ve ağır silahlarla şiddetli çatışmalar meydana gelirken iki taraf arasında yaşanan yoğun bombardımanlarda 3 kişi öldü.
Türk güçlerinin, Fırat Nehri’nin batısı ve doğusundaki SDG’nin kontrolünde olan bölgeler arasındaki iletişimi kesmek için ulaşmaya çalıştığı M4 Halep-Haseke Uluslararası Karayolu yakınlarında yer alan ve bu yüzden Türk güçleri ve onunla birlikte hareket eden gruplar için stratejik öneme sahip olan Mişrefe köyü üzerinde iki haftadır kontrol sağlanmaya çalışılıyor.
TSK ayrıca, cumayı cumartesiye bağlayan gece yarısından sonra, İdlib'in kuzeyindeki Kefer Lusin sınır kapısından giriş yapıp güney kırsalındaki Türk askeri gözlem noktalarına giden askeri ve lojistik teçhizat yüklü 15 aracın yer aldığı yeni bir askeri konvoyla yeni askeri takviyelerde bulundu.
Bir diğer gelişmede ise Suriye'nin en kuzeyindeki Tel Temr ilçesinin merkezinde bulunan Aziz Kilisesi Kilisesi'nde Süryani Hıristiyan azınlıktan yüzlerce insan Noel vesilesiyle cuma ve cumartesi günleri düzenlenen ayine katıldılar. İlçenin sokaklarında ve eski mahallelerinde şenlik havası yoktu. Her yıl bu zamanlarda etrafı dolduran Noel süsleri ve ağaçları ise hiç yoktu. Haseke’nin yaklaşık 40 kilometre kuzeybatısında bulunan, Habur Nehri'nin kıyısında yer alan ve kuzey ve batı kırsalının yanı sıraTel Temr’de sürekli çatışmaların yaşanması Noel kutlamalarının sönük geçmesine neden oldu.
Tel Temr ilçesi şuan birkaç etki alanına bölünmüş durumda. Kuzey ve batı kırsalının bir kısmı ile güney kırsalının tamamı Süryani Askeri Konseyi güçlerine ve Washington destekli Arap ve Kürtlerin yer aldığı SDG ile ittifak halindeki Tel Temr Askeri Konseyi güçlerinin kontrolü altında. Kuzeydeki kırsal bölge ise kuzeydeki Rasulayn’a kadar Türkiye tarafından desteklenen Suriyeli silahlı grupların kontrolünde.



Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
TT

Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)

Libya’nın batısındaki siyasi tablo içinde ertelenen seçimlere giden yol konusunda görüş ayrılığı derinleşti. Geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, “4+4” adlı küçük diyalog komitesinin yürüttüğü sürece destek verirken, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, anayasal sürece ve 2017’de hazırlanan anayasa taslağının referanduma sunulmasına bağlılığını yineledi.

Gözlemcilere göre bu iki tutum, seçimlerin teknik ayrıntılarının ötesine geçen daha geniş bir anlaşmazlığa işaret ediyor. Tartışmanın merkezinde, önümüzdeki dönemi şekillendirecek sıralamanın ne olması gerektiği sorusu bulunuyor: “4+4” anlaşmasının öngördüğü gibi önce seçimlerin yapılabilmesi için siyasi ve hukuki çerçevenin oluşturulması mı, yoksa kalıcı kurumlara geçilmeden önce anayasa taslağının Libyalıların onayına sunulmasıyla anayasal sürecin tamamlanması mı?

rgthy
Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, Anayasa Hazırlama Kurumu Başkanı ile görüşürken (Devlet Yüksek Konseyi)

Dibeybe, salı akşamı Misrata’dan etkili siyasi ve toplum önderleriyle gerçekleştirdiği görüşmede, Libya’nın doğusu ve batısındaki iki yönetici taraf arasındaki “4+4” anlaşmasına dolaylı olarak destek verdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Dibeybe, anlaşmanın “hükümetinin seçimlere gitme, geçiş dönemlerine son verme ve istikrarlı ve kalıcı bir siyasi döneme geçme vizyonuyla örtüştüğünü” belirtti.

Dibeybe, “Kararın, bölünmüşlüğe son verecek ve kurumlara gerçek meşruiyetini vatandaşların iradesinden kazandıracak seçimler yoluyla Libya halkına ait olması gerektiği yönündeki vizyon nettir” dedi. Mevcut siyasi aşamaları ve kurumları yeniden üretecek düzenlemeleri reddettiğini vurguladı.

Dibeybe’nin bu tutumu, “4+4” komitesinin 30 Ağustos’ta Trablus’taki Birleşmiş Milletler misyonu merkezinde, Temsilciler Meclisi, Devlet Yüksek Konseyi ve Başkanlık Konseyi temsilcileri ile büyükelçilerin katılımıyla ve BM Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh’in himayesinde anlaşmayı imzalamasının ardından geldi.

Anlaşma; seçimlerin anayasal ve hukuki çerçevesindeki çözülememiş meselelerin ele alınmasını, Yüksek Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun yeniden yapılandırılmasını ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerinin en geç 24 ay içinde yapılmasına yönelik bir takvim oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca çifte vatandaşlığa sahip kişilerin ve askerlerin seçimlerde aday olup olamayacağı meselesinin de çözüme kavuşturulması planlanıyor.

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki “Libya Ulusal Ordusu” daha önce anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı. Anlaşma, ABD Başkanı’nın Afrika işleri başdanışmanı ve kurumların birleştirilmesi ile seçim sürecinin ilerletilmesine odaklanan girişime öncülük eden Massad Boulos’un desteğini almıştı. Bu sırada Birleşmiş Milletler de anlaşma için daha geniş bir siyasi destek tabanı oluşturmaya ve diğer siyasi aktörlerle temas kurmaya çalışıyor.

Buna karşılık Tekale, salı akşamı Trablus’ta Anayasa Taslağı Hazırlama Kurumu Başkanı Murec Nooh ile yaptığı görüşmeyle anayasa konusunu yeniden siyasi gündemin merkezine taşıdı. Tekale, Konseyin anayasa hazırlamakla görevli ve halk tarafından seçilmiş kurumla iletişimi sürdürmeye önem verdiğini belirtti.

Tekale, anayasal sürecin gerektirdiği adımların tamamlanmasının ve Libyalıların özgür ve adil bir referandum yoluyla kendi anayasal sistemlerini seçme hakkını kullanmalarının önemini vurguladı. Görüşmede ayrıca siyasi tıkanıklığın aşılması ve ulusal seçimlerin yapılmasının önünü açacak, üzerinde uzlaşılmış bir anayasal temel oluşturulmasının yolları ele alındı.

Anayasa taslağını hazırlamak üzere kurulan kurum 2014’te seçilmiş, anayasa taslağını Temmuz 2017’de tamamlamıştı. Ancak taslak bugüne kadar referanduma sunulmadı. Böylece taslağın referanduma götürülmesinin mi, yoksa seçimlerin önünü açacak geçici bir anayasal temel oluşturulmasının mı öncelikli olması gerektiği konusundaki anlaşmazlık devam etti.

Tekale’nin tutumu, “4+4” anlaşmasına ilişkin daha önce yaşanan anlaşmazlığı da yeniden gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tekale o dönemde bu süreci, kendi değerlendirmesine göre yeterli kurumsal temele dayanmadığı gerekçesiyle reddetmiş ve anayasal-hukuki sürece bağlı kalınması ve Temsilciler Meclisi ile koordinasyon sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Dibeybe ve Tekale’nin tutumları arasındaki farklılık, Trablus’taki siyasi kurumlar içinde siyasi uzlaşıların uygulanabilir seçim sürecine nasıl dönüştürüleceği konusunda daha geniş bir görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyuyor. İki taraf, ilke olarak geçiş dönemine son verilmesi ve seçimlerin yapılması konusunda hemfikir olsa da seçimlere götürecek siyasi ve hukuki çerçeve konusunda farklılaşıyor.


Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
TT

Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)

Yemen’in Taiz’in batısı, Lahic ve batı kıyısı cephelerinde askeri çatışmalar sürerken, askeri kaynaklar dağlık bölgelerdeki çatışmalar ile hava saldırılarının Husilerin kayıplarını artırdığını belirtti.

Hükümete bağlı güçler, Kahbub Dağları’nda Husilerin düzenlediği bir saldırının püskürtüldüğünü ve bazı mevzilerin geri alındığını açıkladı. Açıklamada ayrıca bölgede üç insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğü, Vaziye bölgesinde ise Husi unsurlarına ait toplanma alanları ve araçların hedef alındığı belirtildi.

Taiz’in güney kırsalında ise hükümet güçleri, Harad Cirdad bölgesindeki Karfan Dağı’nın kontrolünün tamamen sağlandığını duyurdu. Açıklamaya göre çatışmalarda 5’ten fazla Husi öldürüldü, yaklaşık 20 kişi de yaralandı.


 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
TT

 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)

ABD’li yetkililer dün, aralarında DEAŞ’ın Palmira antik kentini tahrip ettiği dönemde yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılan bir taş heykelin de bulunduğu 36 çalıntı tarihi eseri Suriye’ye iade etti. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre eserler, ABD makamlarının yürüttüğü soruşturmalar kapsamında ele geçirildi.

Toplam değeri 5 milyon doların üzerinde olan eserler, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin yanı sıra çeşitli antika koleksiyoncularından ele geçirildi.

Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, “Tarihi eserlerin iadesi, kültürel mirasın korunmasının sınırları ve ulusları aşan bir sorumluluk olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor” dedi.

Açıklamaya göre söz konusu heykel, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Palmira antik kentinden, DEAŞ mensuplarının 2015-2017 yılları arasında kentin büyük bölümünü tahrip etmesinden önce çıkarıldı.

Ağırlığı 450 kilogramdan fazla olan kireçtaşı heykelde, uzanmış durumdaki bir erkek ile etrafında bir kadın ve üç çocuk tasvir ediliyor.

ABD daha önce de Çin, Yunanistan ve İtalya dahil olmak üzere çeşitli ülkelere çalıntı tarihi eserler iade etmişti.

Suriye’nin Washington Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhammed Kanatiri yaptığı açıklamada, iade işleminin “kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak bağlılığın iki ülke arasında kalıcı köprüler kurabileceğini” gösterdiğini belirtti.

Kanatiri, “Suriye-Amerikan işbirliği sayesinde, Manhattan Bölge Savcılığı’nın çabalarıyla Suriye tarihinin bir parçası nihayet ülkesine dönüyor” ifadelerini kullandı.

İade edilen eserlerden dördü, Amerikalı antika koleksiyoncusu Michael Steinhardt’tan ele geçirildi. Steinhardt, 2021 yılında ABD hükümetiyle yaptığı anlaşma kapsamında dünyanın çeşitli bölgelerinden çalınan yaklaşık 180 eseri iade etmişti. Bu eserlerin toplam değerinin 70 milyon dolar olduğu belirtildi.

Manhattan Bölge Savcılığı, Metropolitan Sanat Müzesi’nden ele geçirilen 13 eserin, 2017’den bu yana kurumdan el konulan toplam 402 tarihi eser arasında bulunduğunu açıkladı. Bu eserlerin toplam değerinin 98,7 milyon dolar olduğu bildirildi.