İran seçim atmosferine erken girdi

İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı
İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı
TT

İran seçim atmosferine erken girdi

İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı
İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi tarafından yayınlanan belgeselde Hamaney’in sanatçılarla gerçekleştirdiği bir toplantının görüntüleri yer aldı

İran dini lideri Ali Hamaney’in web sitesi, İran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden altı ay önce, "Gayri Resmi" başlıklı bir belgesel film yayınladı. Belgeselde, sanatçıların katıldığı gayri resmi toplantılar ve rejimin ömrünün beşinci on yılının başında "devrimci bir hükümet" seçimi için belirlenmiş şartnamelerin bazı bölümleri yer alıyor.
Belgesel, Hamaney'in 2008 yılından sonra ofisinde, yönetmenler ve sanatçılarla görüş alışverişinde bulunduğu röportajları gösteriyor. İran Dini Lideri Ali Hamaney'nin web sitesinden yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İşçiler, sosyal, kültürel ve sanatsal gruplarla çeşitli toplantılar yapmak Hamaney’in yıllardır devam eden uygulamalarından biridir. Toplantılar, resmi toplantılardan farklı bir atmosferde gerçekleşir ve Hamaney, katılımcıların endişelerini dinler. Bu toplantıların bir kısmı 2006 yılından sonra “Perşembe oturumları” adı altında gerçekleştirilmişti.”
Devrim Muhafızları'nın "Ufuk" TV kanalı ve Hamaney’e yakın internet siteler, Perşembe akşamı belgeseli ilk yayınlayanlar oldu.
İran Dini Lideri Ali Hamaney'in web sitesi, geçen hafta, "yaptırımların etkinliğini iptal etmenin" gerekliliği hakkındaki söyleminin çarpıtılmasından duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirdi. Açıklamada, hükümet medyası Hamaney'in konuşmasını çarpıtmakla suçlandı.
Belgesel, sosyal medyada, Hamaney'in politikalarına ve otuz yıldır hükümeti idaresine yönelik bir eleştiri dalgasının başlamasına yol açtı. Belgesel, Avrupa ve ABD merkezli İran haber kanalları ve siteleri tarafından da eleştiri aldı.
BBC Farsça Servisi’nin analiz haberinde, servis edilen belgeselle Birinci Körfez Savaşı'nda öne çıkan sanatsal, edebi ve sinematik figürlere odaklanılması, bilinçli ve popüler lider imajı çizilmesinin hedeflendiği aktarıldı.
BBC Farsça Servisi, analizinin başka bir bölümünde, Hamaney'in Ofisi'ndeki belgesel yazarlarının birkaç net hedef üzerinde çalıştığını ileri sürüyor. Bunlardan biri "genç ve devrimci" bir hükümet kurarak mevcut sorunları çözme sözü verdiği ve  dile getirdiği tavsiyeleri belgeselde işlemek. Hamaney bu tavsiyeleri ile rejim beşinci on yılına girerken yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine atıfta bulunuyor. Hamaney son otuz yılda ülkede son sözü söyleyen isim konumunda. Ayrıca, belgeselde, Hamaney’in ülke sorunlarından habersiz olduğu, taraftarlarının özel bir grup olduğu ve tüm toplumu temsil etmediği yönündeki eleştirilere cevap verilmeye çalışılıyor.
BBC Farsça Servisi’nin, belgesele ilişkin yaptığı analizde şu ifadelere yer verildi: “Belgesel Hamaney’i dostane bir imaja sahip, halkla iletişim halinde, halkın kendisiyle korkusuzca konuşabildiği ve halkla arasında herhangi bir engel bulunmayan bir lider olarak yansıtmayı amaçlayan bir propaganda filmidir. Geçen yıl protestoların geniş kitleler halinde patlak vermesi ve parlamento seçimlerine katılımın düşük olması, Hamaney'i bu belgesel kanalıyla halkla yeniden ilişki kurmak, yaklaşan seçimler üzerindeki etkisinin önünü açmak ve daha önce belirlediği şartnamelere uygun bir hükümetin yükselişine zemin hazırlamak istemeye sevk etmiş olabilir.”
Öte yandan, İran International TV kanalı ise belgeselde yer alan bazı video kesitlerinin Hamaney'i eleştiriyi kabul eden bir lider imajını çizdirdiğini belirterek, Hamaney’in zekasını ve mizah anlayışını sergilemeyi hedeflediğini kaydetti.
Belgesele yönelik bu eleştiriler İran liderinin ofisine yakın çevreleri kızdırdı. İran Dini liderine yakınlığı ile bilinen Nur News isimli haber sitesi, BBC Farsça Servisi ve İran International kanallarına sert eleştirilerde bulundu.
Nur News’te yayınlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Belgesel, İran dini liderinin imajını olduğunun tersine yansıtmak isteyen düşmanların çabalarını alt üst ediyor ve düşmanları korkutan hakikatin üzerindeki perdeyi kaldırıyor. İran sahnesindeki gelişmeleri yakından takip eden bu kanallar propaganda aracı işlevi görüyor ve herhangi bir olumlu etkiden yoksunlar. Bu türden belgesellerin yayınlanması, her şeyden önce, algı savaşının ana odağını etkisiz kılar. Bu medya araçları rejimin halk tarafından destek görmediğini iddia etme çabasında.”
İran Anayasayı Koruyucular Konseyi Sözcüsü Abbas Ali Kedhudayi, Hamaney'in ofisinin belgeselde yer verdiği video kesitlerine atıfta bulunarak, Hamaney ile görüşmelerde İranlı yetkililere soru ve eleştirilerin yöneltilme şeklini "özgürlüğü hissetmek" ve "gönül ferahlığı" olarak tanımladı.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin danışmanı Hüsameddin Aşina ise Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Gayri resmi toplantılar, kültür ve sanat insanları için teşvik, liderler için ihtiyaçtır. Umarım Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de Hamaney gibi sanat insanlarıyla yaptığı görüşmeleri paylaşır.”
İran Meclisi’nde, son birkaç gün içinde, cumhurbaşkanlığı seçim yasasının ele alınması sırasında cumhurbaşkanı adaylarının kimlikleri üzerinde tartışmalar şiddetlendi.
İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in askeri danışmanı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanlarından Hüseyin Dehkan, cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını 24 Kasım’da resmen duyurmasıyla, ülke seçim atmosferine önceki dönemlere göre daha erken girdi. Dehkan’n adaylığını açıklamasından kısa bir süre sonra İranlı nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade Tahran'da bir silahlı saldırıda yaşamını yitirmişti.
Parlamento, doğrudan Hamaney kararnamesiyle adayların resmi görevlerde bulunmalarına izin veren bir yasayı oyladı. Milletvekilleri ayrıca baş yargıç ve parlamento başkanının görevlerinden istifa etmeden seçimlere aday olmasına izin verdi.
İran Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmuş, ancak Galibaf, Ruhani karşısında seçimleri kaybeden Reisi lehine geri çekilmişti.
İran Meclisi Başkanlık Heyeti Sözcüsü Muhammed Hüseyin Ferhengi, cumhurbaşkanlığı seçimlerine ordudan bir ismin katılabileceğine ilişkin yeni bir karar alındığı iddiasını yalanladı.
İran Meclisi Başkanlık Heyeti Sözcüsü Muhammed Hüseyin Ferhengi, dün, düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ordudan bir ismin katılabilmesine ilişkin yeni bir karar almadık. Parlamentonun rakipleri dışlama çabası hakkında söylenenler gereksiz bir atmosfer yaratıyor. Parlamentonun ordudan bir ismin seçimlere katılımına izin vermek istediğine dair bazı söylentiler var, ancak bu gerçekle çelişiyor.”
İran İçişleri Bakanlığı, cumhurbaşkanı adaylarının adaylık kayıt tarihini henüz belirlemedi, ancak önümüzdeki Mart ayında, Anayasa Koruma Konseyi (AKK) Başkanlığı için adaylık başvurularının alınmasından önce kayıtların başlaması bekleniyor. İran dini lideri Ali Hamaney 12 üyeli AKK’nin yarısını seçme hakkına sahip, diğer yarısını ise Hamaney  tarafından atanan baş yargıç seçiyor.



BM kürsüsünde Netanyahu gerilimi: Onlarca delege salonu terk etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
TT

BM kürsüsünde Netanyahu gerilimi: Onlarca delege salonu terk etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün (perşembe) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, konuşmasını protesto ederek salonu terk eden delegelerin temsil ettiği birçok ülkeyi İsrail’in savunduğunu söyledi. Netanyahu, İsrail’i eleştirenlere sert tepki gösterirken İran, Gazze, Suriye ve Türkiye’nin yanı sıra İngiltere ve Fransa’yı da hedef aldı.

Netanyahu konuşmasına başladığında onlarca delege salonu terk etti. Salonda tezahürat ve yuhalama sesleri yükselirken toplu çıkışın ardından koltukların büyük bölümünün boş kaldığı görüldü.

Reuters’ın aktardığına göre Netanyahu, salonu terk edenleri “ahlaken korkak” olarak nitelendirdi ve kendileriyle aynı görüşte olan diğer kişilere de konuşmasına başlamadan önce salonu terk etmeleri çağrısında bulundu.

Genel Kurul Başkanı Halil Rahman ise salonda düzenin korunması çağrısını defalarca yineledi.

İran ve Gazze

Netanyahu, Ortadoğu’daki savaşa değinerek İran’a saldırı düzenleme kararının “almak zorunda kaldığım en kolay kararlardan biri” olduğunu söyledi.

Netanyahu, “İsrail kendini savunurken, az önce delegeleri bu salonu terk eden birçok ülkeyi de savunuyor. Aslında şunu bilmenizi istiyorum: Liderlerinin birçoğu İran’ın nükleer kapasitesini yok etmemiz nedeniyle bize gizlice teşekkür ediyor” dedi.

6yj
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (Reuters)

Netanyahu, Gazze’de soykırım işlendiği yönündeki suçlamaları reddederek bunları “bu yüzyılın en büyük yalanı” olarak nitelendirdi.

İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerinde bulunan genç İsrailli yerleşimcileri de “yaklaşık 150 kişiden oluşan, taş atan ve zeytin ağaçlarını kesen bir avuç sapkın genç” olarak tanımladı.

Netanyahu, “Bundan nefret ediyorum. Bireysel adalet uygulama mantığını benimsemeyeceğim” diyerek bu tür eylemlerin hukuk dışında gerçekleştirilmesine karşı olduğunu söyledi.

Netanyahu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’ya hitaben “Suriye Cumhurbaşkanı’na şunu söylüyorum: Yahudiler Musa döneminden beri Golan Tepeleri’nde bulunuyor” dedi. Netanyahu’nun açıklaması, Şara’nın BM’de yaptığı konuşmada İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden çekilmesi çağrısında bulunmasının ardından geldi.

Türkiye’yi hedef alan Netanyahu,  “Antisemitik yalanların yayılması için merkez haline gelen son ülke Türkiye oldu... Hamas terör örgütünün liderlerini ağırlıyor” dedi.

hyjuk
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen 81. Genel Kurul oturumunda konuşma yaparken (AP)

Netanyahu, İngiltere ve Fransa’yı sömürgecilik geçmişleri üzerinden de eleştirdi. “İsrail’i sömürgecilikle suçluyorlar. Ne sömürgeciliği? Bizi kim suçluyor? Aralarında İngiltere ve Fransa’dan bazıları var” diyen Netanyahu, bu iki ülke gibi devletlerin “bu kavramı ortaya çıkaranlar” olduğunu söyledi.

Netanyahu, “Devletimizi savunmak zorundayız çünkü başka seçeneğimiz yok” ifadelerini kullandı.

Trump’a övgü, Mamdani’ye mesaj

Netanyahu, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump’tan daha büyük bir ortağı olmadığını belirterek Trump’a teşekkür etti.

Netanyahu ayrıca New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye de seslenerek “Beni susturamayacaksın” dedi. Bu açıklama, Mamdani’nin Netanyahu’yu hedef alması ve İsrail’i Gazze’de soykırım yapmakla suçlamasının ardından geldi.

cdfvgthyj
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 24 Eylül 2026’da Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmanın ardından ayrılırken (AP)

Netanyahu, Mamdani’ye yönelik açıklamasında “Zohran Mamdani’nin New York Belediye Başkanı seçilmesinden bu yana çok sayıda Yahudi artık New York’ta kendini güvende hissetmiyor” dedi.

Netanyahu, “İsrail defalarca ve haksız yere soykırım yapmakla suçlanıyor... Sizin ve diğer antisemitik kişilerin Yahudiler ve Yahudi devleti hakkında yaydığı yalanların gerçek sonuçları var” ifadelerini kullandı.


Beyaz Saray’da Trump-Şi buluşması: Dostluk mesajları öne çıktı

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
TT

Beyaz Saray’da Trump-Şi buluşması: Dostluk mesajları öne çıktı

ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le kurduğunu söylediği büyük dostluğa övgüde bulundu. Şi’nin  ABD’ye düzenlendiği resmi ziyaret üç gün sürdü.

Trump, Çinli mevkidaşını olağanüstü bir törenle karşıladı. Karşılama, çarşamba akşamı Trump’ın Washington yakınlarındaki Andrews Hava Üssü’ne bizzat giderek Şi’yi karşılamasıyla başladı. Bu, 60 yılı aşkın süredir bir ABD başkanının yabancı bir devlet başkanını askeri üste karşılaması bakımından bir ilk oldu.

Perşembe günü ise Beyaz Saray’da resmi karşılama töreni düzenlendi. Törende şeref kıtası hazır bulunurken ABD ve Çin bayrakları göndere çekildi, iki ülkenin milli marşları çalındı ve ardından Gül Bahçesi’nde askeri gösteriler düzenlendi. Tören, bir “B-2 Spirit” bombardıman uçağı ile dört “F-22 Raptor” savaş uçağının uçuşuyla sona erdi.

rgthy
ABD Başkanı Donald Trump, Çinli mevkidaşı Şi Cinping’i 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’a gelişi sırasında karşılarken (AFP)

Görüşme masasında çok sayıda anlaşmazlık konusu bulunmasına rağmen Trump, açılış konuşmasında Çinli mevkidaşıyla ilişkilerinin güçlü olduğuna vurgu yaptı. Trump, “2016’daki ilk seçimimden bu yana Başkan Şi ile gerçekten büyük bir dostluk kurduk. Bu dostluk, karşılıklı saygıya ve halklarımızın hayati çıkarlarına dayanıyor” dedi.

Trump, geçen mayıs ayında Pekin’e yaptığı ziyareti de hatırlatarak bunu “büyük bir onur” olarak nitelendirdi ve Şi’nin gösterdiği “olağanüstü ve son derece güzel misafirperverliği” övdü. Trump, Çin Devlet Başkanı ve eşini Beyaz Saray”da ağırlamanın da kendisi ve First Lady Melania Trump için bir “onur” olduğunu söyledi.

ABD Başkanı ayrıca görüşmenin iki liderin ilk kez Beyaz Saray’da bir araya gelmesi açısından önem taşıdığını belirterek “Dünyanın farklı yerlerinde birlikte zaman geçirdik” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin gündeminde İran savaşı, Tayvan, ABD’nin Çin’e gelişmiş çip ihracatına yönelik kısıtlamaları, ticaret ve yapay zekâ başta olmak üzere birçok kritik dosya bulunuyor.

Sağlıklı rekabet

Şi, ABD’ye varışının ardından yaptığı konuşmada Çin ile ABD arasındaki rekabetin sağlıklı bir rekabet olması ve sınırları içinde kalması gerektiğini söyledi. Şi, “Bu, birbirimizi yakalamak için yapılan bir yarış olmalı; taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybetmek zorunda olduğu bir güreş değil” dedi. Şi, Trump’ı Tayvan meselesinde “temkinli ve ihtiyatlı” davranmaya çağırdı.

vgth
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan’ı 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (AP)

Çin’in ayrıca ABD ile İran’ın savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak amacıyla haziran ayında vardığı mutabakat zaptının uygulanmasına dönülmesini desteklediğini belirtti.

Trump, yapay zekânın insanlık için tehdit oluşturabileceği yönündeki endişeleri defalarca küçümserken Şi bu konuda daha temkinli bir yaklaşım benimsedi. Çin Devlet Başkanı Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada “Yapay zekâyı kamu yararına hizmet edecek şekilde geliştirme ve yönetme kapasitesine ve sorumluluğuna birlikte sahibiz. Gelişiminin her zaman insan denetimi altında kalmasını sağlamalıyız” dedi.

Şi, “Çin ve ABD, büyük devletler olarak insanlığın gelişimini ve ilerlemesini destekleme konusunda tarihi bir sorumluluk taşıyor” diyerek iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İki ülkenin maliye bakanları da haftanın başında bir araya gelirken Washington, yapay zekâ alanındaki olaylarla ilgili iki ülke arasında yeni bir “bildirim mekanizması” kurulmasını önerdi.

Bunun yanı sıra iki taraf, daha önce 10 Kasım’da sona ermesi planlanan ticari ateşkesi iki ay uzatarak 10 Ocak’a kadar sürdürme konusunda anlaşmaya vardı. Taraflar bu süreçte daha kalıcı bir anlaşmaya ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.

cdfvgthy
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 24 Eylül 2026’da Washington’a gelişi sırasında Beyaz Saray yakınlarında Çin ve ABD bayrakları taşıyan kişiler (AFP)

Çin Devlet Başkanı ayrıca ülkesinin önümüzdeki beş yıl içinde 100 bin Amerikalı genci Çin’de eğitim görmeleri ve değişim programlarına katılmaları için davet edeceğini açıkladı. Şi, Atlanta Hayvanat Bahçesi’ne de iki panda gönderileceğini duyurarak onları dostluk elçileri olarak nitelendirdi.

Yapay zekâ da iki liderin açılış konuşmalarında önemli yer tuttu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, teknolojinin istihdam ve toplumlar üzerindeki etkisine ilişkin küresel endişelerin arttığı bir dönemde yapay zekânın görüşmelerin başlıca gündem maddelerinden biri olacağını söyledi.

Yumuşak diplomasi

Başkan Trump ve First Lady Melania Trump, perşembe akşamı Beyaz Saray’ın Doğu Salonu’nda resmi akşam yemeği verecek. Yemek programı ve salonun düzenlemesi Amerikan ve Çin geleneklerini bir araya getirecek şekilde hazırlandı.

Melania Trump, çiçek ve masa dekorasyonlarında kırmızı rengi öne çıkarırken müzik programında Amerikan askeri bandoları ile opera sanatçısı Christopher Macchio yer alacak.

Melania Trump, zirveye eşlik eden yumuşak diplomasi faaliyetlerinde de önemli bir rol üstlendi. Trump ve Şi siyasi görüşmelere devam ederken First Lady, Çin Devlet Başkanı’nın eşi Peng Liyuan’a Smithsonian Enstitüsü’ne bağlı Ulusal Asya Sanatı Müzesi’ni gezdirdi. Ziyaret, Çin ile ABD arasındaki sanatsal miras ve kültürel alışverişe odaklandı.

fnjy6um
ABD Başkanı Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşini 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da karşılarken (Reuters)

Melania Trump ayrıca akşam yemeğinin hazırlıkları ve ayrıntılarıyla da bizzat ilgilendi. Program cuma günü de devam edecek. Trump ve Melania, Çin Devlet Başkanı ve eşini yeniden Beyaz Saray’da ağırlayarak Kırmızı Oda’da çay içecek. Ardından iki çift, ABD ile Çin ilişkilerine ilişkin tarihi belge ve kayıtları incelemek üzere Ulusal Arşiv’e gidecek.

Trump ve Melania, burada Şi ve Peng’i uğurlayarak devlet ziyaretini tamamlayacak. Bu buluşma, ABD’nin kuruluşunun 250. yılını kutladığı dönemde ayrıca sembolik önem taşıyor.

Zirve öncesinde gelen sonuçlar

Zirvenin ilk somut sonucu, iki liderin müzakere masasına oturmasından önce geldi. ABD ile Çin arasındaki ticari ateşkes 10 Kasım’dan 10 Ocak 2027’ye kadar iki ay uzatıldı.

Bu adım, taraflara daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma üzerinde müzakere etmek için ek süre sağlarken iki ülke arasındaki yapısal anlaşmazlıkları henüz çözmüş değil.

cdfvgth
Trump ve Şi, eşleriyle birlikte 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da düzenlenen tören sırasında (Reuters)

New York Times, kararı müzakerecilere ek süre tanıyan iki aylık bir uzatma olarak duyurdu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise görüşmelerin küçük çaplı anlaşmalar dizisiyle yetinmek yerine daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşma ihtimalinin ele alınmasına dönüştüğünü söyledi.

Bu durum, tarafların yeniden gerilimi tırmandırmama konusunda ortak bir karar aldığı anlamına geliyor.

Önceki ateşkes, ticaret savaşı sırasında karşılıklı tarifelerin son derece yüksek seviyelere çıkmasının ardından gümrük vergilerini düşürmüş ve bunun karşılığında Çin’in nadir toprak elementleri, ABD tarım ürünleri alımları ve yatırımlara ilişkin taahhütlerde bulunmasını öngörmüştü. Ancak uygulamada tarafların performansı farklılık gösterdi.

“Fox News” ise zirvenin, Pekin’in geçen mayıs ayında yapılan anlaşma sırasında verdiği taahhütleri gerçekten yerine getirip getirmediğinin test edilmesi açısından önem taşıdığını belirtti. Özellikle nadir toprak elementleri, tarım ve ticaret alımları ile yatırımlara ilişkin taahhütler öne çıkıyor.

Tarifeler, ileri teknoloji, fikri mülkiyet, yapay zekâ ve Tayvan gibi başlıklar ise hâlâ çözüme kavuşturulmuş değil.

Çin’in baskı kozu

Trump’ın önceki başkanlık dönemindeki ilk ticaret savaşıyla kıyaslandığında müzakere dengesindeki en önemli değişimlerden biri, Washington’ın Pekin’in sahip olduğu nadir toprak elementleri kozunun gücünü fark etmesi oldu.

sfrgth
Şi, 24 Eylül 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da Trump’ın konuşması sırasında alkışlarken (Reuters)

ABD’de savunma, teknoloji ve otomotiv sektörleri dahil birçok sanayi kolu, Çin’in üretim ve işleme zincirlerinin önemli bölümünü kontrol ettiği minerallere ve mıknatıslara ihtiyaç duyuyor.

Dolayısıyla denklem artık yalnızca ABD tarifelerine karşı Çin ihracatı şeklinde işlemiyor.

Washington tarifeler, gelişmiş çipler ve finansal piyasalar üzerinden baskı kurabilirken Pekin de tedarik zincirleri ve kritik mineraller üzerinden karşılık verebiliyor.


İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor

İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor
TT

İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor

İran savaşı genişletme tehdidinde bulundu, yaptırımlar havacılık sektörünü izole ediyor

İran, yeni ABD ve İsrail saldırılarına maruz kalması halinde çatışmanın coğrafi kapsamını genişletme tehdidinde bulunarak Hint Okyanusu’na ve hatta daha ötesine ulaşabileceği mesajını verdi. Bu açıklama, Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğuyla savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi.

Askeri ve siyasi gerilimin tırmanmasına paralel olarak yeni ABD yaptırımları da İran’ın havacılık sektörünü doğrudan etkilemeye başladı. Uluslararası uçuşlar iptal edilirken İranlı havayolu şirketlerinin bölgedeki başlıca destinasyonlara erişimi engelleniyor.

İran’daki gerilimin tırmandığı bir ortamda, Dini Lider Mücteba Hamaney’in danışmanı Yahya Rahim Safavi dün yaptığı açıklamada, askeri çatışma alanının halihazırda Körfez ve Hürmüz Boğazı’ndan Kızıldeniz’e kadar uzandığını belirtti. Safavi, “Olası bir savaşa karşılık bu alanın Hint Okyanusu’na, hatta belki daha ötesine genişlemesi mümkün” dedi.

Hint Okyanusu’na yapılan atıf, İran’ın önceki tehditlerinde dile getirdiği coğrafi kapsamdan daha geniş bir bölgeye ilk kez işaret ediyor. Bölge, İran kıyılarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıkta bulunan ABD-İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia nedeniyle stratejik önem taşıyor.