Suudi Arabistan Kralı Fahd bin Abdulaziz döneminde Kâbe’nin kapsamlı restorasyonu

Hicr-i İsmail’deki onarım çalışmaları (Makkawi.com)
Hicr-i İsmail’deki onarım çalışmaları (Makkawi.com)
TT

Suudi Arabistan Kralı Fahd bin Abdulaziz döneminde Kâbe’nin kapsamlı restorasyonu

Hicr-i İsmail’deki onarım çalışmaları (Makkawi.com)
Hicr-i İsmail’deki onarım çalışmaları (Makkawi.com)

Eski Suudi Arabistan Kralı Fahd bin Abdulaziz Al Suud döneminde Haremeyn-i Şerifeyn’de yapılan onarım bahse değer bir konudur. Hicri 1040 yılından bu yana benzeri olmayan bu onarım Harem-i Şerif’te yapılan en kapsamlı restorasyondur.

İlk onarım:
Hicri 1040 yılında Harem-i Şerif’te yapılan restorasyonun üzerinden yaklaşık 375 yıl geçtikten sonra Kâbe’nin duvarının dış duvarlarının yüzeyinde soyulma ve boşluklar belirdi. Duvarların alt ve üst kısımları arasındaki derzlerde yıpranmalar tespit edildi.

Hicr-i İsmail’deki onarım çalışmaları (Makkawi.com)
Suudi Arabistan Kralı’nın Mescid-i Haram ve Kâbe’ye verdiği önem ve gösterdiği özen bağlamında 1414 yılının Zilhicce ayının başlarında taşlar arasındaki derz ve sıvada boşlukların onarılması için talimat verdi. Kâbe’nin dış duvarlarında yapılan onarım aşağıdaki adımlara göre gerçekleştirildi:
-Taşlar arasındaki harç, gereken derinliğe kadar temizlendi.
-Taşlar ve kayalar arasındaki kir ve bakteriler iyice temizlenip, yıkandı. Aralar basınçlı hava ile kurutuldu.
- Kâbe’nin kayalarına benzer kayalar getirildi. Öğütüldükten sonra harç haline getirildi. Harca onu tutacak özel maddeler eklendi. Bu maddeler harca kayanın sertliğinden daha fazla sağlamlık kazandırır.
-Daha sonra bu boşluklara oluşturulan harçla derz çekildi. Harç, taşlar arasındaki boşluklara özel bir basınç cihazı ile yerleştirildi.
-Yapılan dolgu, bugün Kâbe’nin duvarlarında taşlar arasında belirgin çizgiler şekilde görünüyor.

İkinci onarım:
Suudi Arabistan Kralı Fahd bin Abdulaziz dönemindeki dikkate değer başarılardan biri de 10 Muharrem 1417 tarihinde Kral Fahd tarafından verilen talimatlar sonucunda Kabe-i Şerif’te kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilmesi oldu.

Kâbe-i Şerif içerisindeki onarım çalışmaları (Makkawi.com)
Çalışma aşağıdaki gibi kademeli olarak ilerledi:
1-Kâbe-i Şerif’in etrafına beyaz ahşap bir paravan inşa edildi. Bu paravandan sadece Haceru’l Esved görülebiliyordu. Ayrıca kuzeybatı tarafından bir giriş kapısı ve güneybatı tarafından bir çıkış kapısı inşa edildi.
2-Tavaf yapanların, Kabe’nin içini görebildiği çatlaklar nedeniyle Abdullah bin Zübeyr’in daha önce yaptığı bir onarım gibi bir restorasyon yapıldı.
3- Tarihi levhalar kaldırılıp restorasyonun tamamlana kadar muhafaza edildi.
4-En fazla hasar gören çatı ve sütunlar kaldırıldı.
5-Kâbe’nin duvarlarındaki fayanslar kaldırıldı. Daha sonra taşları yerleştirmek için harç hazırlandı.
6- Restorasyonu gereken duvarların iç gövdesini oluşturan taşların numaralandırılarak söküldü
7- Kâbe’nin dış duvarları incelendi. Üzerinde herhangi bir yapısal bozukluk görülmediğinden, iç astarın dış duvarlarda kayalar arasındaki boşlukları doldurduğu tespit edildi.
8-Zemin, mantar ve nem nedeniyle duvarlarda bulunan ahşap kalıbın önemli ölçüde zarar gördüğü ve bu durumun sık sık her yapıda ahşap malzemede meydana geldiği görülmüştür.
9- Ardından restorasyon, aşağıdaki adımlara göre uygulanmaya başlatıldı

İlk adım:
Çatının kaldırılmasından sonra, taşların dış kısmına zarar vermeksizin, üstteki dört sıra ana kayalar arasındaki derzlerde bulunan dolgu malzemeleri çıkarıldı. Numaralandırıldı. Yıkandı. Daha sonra yerlerine yeniden döşendi. Daha sonra derzler, kayalara yapışma kabiliyeti çok yüksek olan dolgu malzemesi ile kaplandı. Daha sonra dolgu taşları çimento malzemeleri ile yapıştırıldı. Bu malzeme sızdırmazlık açısından özel özelliklere sahiptir. Aralarına dış cephe taşları ile Kabe'nin iç astar taşlarını birbirine bağlayacak şekilde küçülmeyen özel metal parçalar dikildi. Bu durumda, üstteki dört sıra taş tamamen uyumlu hale geldi, böylece altlarında yapılan işten etkilenmeyeceklerdi.

İkinci adım:
Duvarlar taşların üst üste binmesine göre zikzak dikey şeritlere ayrıldı. Dilimin genişliği kayaların üst üste binmesine göre (1,5 m ile 1,7 m) arasında değişiyor. Daha sonra dış cephe olduğu gibi korunarak yukarıdan yaklaşık 2,2 m yükselen Kabe'nin iç katı seviyesine kadar üst tabakanın iç taşları yukarıdan kaldırılarak sökülen taşlar numaralandırıldı. Böylelikle Kabe'nin iç arazisinin seviyesine göre kaydırağın üst kısmında buna göre dış cephenin derzleri temizlenmiş, taşlar saf su ile temizlenmiş ve basınçlı hava ile kurutuldu. Daha sonra ara parçalar otomatik enjeksiyonla yapışma kabiliyeti çok yüksek olan bir malzeme ile dolduruldu. Bu malzemenin kuruduğundan emin olunduktan sonra üzerine yapıştırıcı sürüldü. Daha sonra dış cephenin derzleri oldukça uzun ömürlü ve çok yüksek mukavemetli bir harçla dolduruldu. İç cephede yapılan çalışmalar aşağıdan yukarıya doğru ilerledi, böylece her bir taş temizlendikten ve derzleri yüksek mukavemetli bir karışımla doldurulduktan sonra numarasına göre yerine yerleştirildi. Taban katmanına etkisi uzun süren bir mikro böcek ilacı püskürtüldü. Ayrıca, tüm korozyon faktörlerine dirençli malzemelerle korunan dikey ve yatay bir metal bağlantı ağı kuruldu.
İş, aynı hatlar boyunca diğer tüm dikey çıtalarda tekrarlandı. İkinci adımdaki çalışmalar, taşlar arasında kalan tüm boşluklara yüksek derecede kohezif bir malzeme enjekte edilmesiyle sonuçlandı. Böylece herhangi bir dağılma veya parçalanma şansı kalmadı.

Üçüncü adım:
Başlangıçta, restorasyonun tabanın derinliğine inme ihtiyacının kapsamını belirlemek için Kabe topraklarında seviyesinden zemin seviyesine kadar 2,2 metre derinlikte bir delik açıldı. Kazı ve incelendikten sonra buradaki durumun Kabe'nin üst duvarlarına göre çok daha iyi olduğu anlaşıldı. Ancak olduğu halde bırakılsaydı karşılaşılacak olumsuz etkiler belirgindi.
Kâbe zemini buna göre tamamen kazıldı. Ardından üst duvarların restore edildiği şekilde onarıldı. Ancak önlem olarak çalışma, tavaf alanının yarım metre ile bir metrenin dörtte üçü arasında bir derinliğe kadar uzandı. Bırakılan bu mesafe, yeniden inşa edilmesi gerekmeyen güçlü taşlara olan mesafedir. Bu şekilde, herhangi bir binanın kapsamlı bir mimari restorasyonu için temellerin durumunun ortaya çıkarması ve değerlendirmesi kolaylaşır. Ancak tespit ve değerlendirme yöntemi mekandan mekana değişir. Kâbe kutsaldır, özel kurallar üzerine inşa edilmiştir. Bu nedenle, bu kutsallığı ihlal eden, temel kuralların dışına çıkan herhangi bir şeyi önlemek için temellerini değerlendirme niteliği dikkate alınmalıdır.
Mevcut tavaf alanıyla bağlantılı duvarların durumunu belirlemek için duvarların çevresine iki keşif çukuru kazıldı.
Kâbe’nin temelleri ile ilgili keşif çalışmaların nispeten sınırlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda çukurlar uygulanandan daha fazla bir derinliğe inemezdi. Temellerin mevcut durumda değerlendirilmesi, mümkün olan en iyi resme ulaşmak için gözlemlere yardımcı olacak bazı tarihi arka planları araştırmayı gerektirdi.
Mevcut tarihsel bilgilerin özeti, Kabe’nin temelinin Hz. İbrahim’in (as) zamanından bu yana birbiriyle tamamen uyumlu taşlardan oluştuğunu gösteriyor. Ayrıca Kabe’nin yıkılıp yeniden inşa edildiği birçok dönemde bu temellere zarar verilmediği görülüyor.
Bu bilgiler söz konusu mekanda daha önce görülenlerle doğrulandı. Eski, iç içe geçmiş taşlar, bir devenin boynuna benziyor ve yapıştırma harcı olmadan sabitlenmiş görünüyordu. Abdullah bin Zübeyir’in de temelleri onardığında beraberindeki 50 kişi ile bunu gördüğü ifade ediliyor.
Restorasyon sonrası Kâbe’nin binasının yükleri nedeniyle bu taşların herhangi bir çökme yaşaması mümkün değil. Birbirine bağlı bu kaya kütlelerinin mekanik doğası, yüklerin neden olduğu çökmeyi anlık gerçekleşir ve ardından kaya kütlesi, taşlar arasında mümkün olan en az boşluk yüzdesi ile dengeye ulaşır. Böylece bu taşların daha sonra aynı yükler nedeniyle hareket etmesine olanak kalmaz.
Tarihsel bilgiler ve güncel gözlemler, 1400 yıl içinde toprak çökmesi veya altındaki temelin bir sonucu olarak herhangi bir hasar oluşmadığını ortaya koydu. Kâbe’nin Abdullah bin Zübeyir tarafından yeniden inşa edildiğinden ve Hacca bin Yusuf es-Sekafi tarafından yapılan onarımlardan sonra temelde herhangi bir sorun yaşanmadı.
Yapılan çalışma incelendiğinde, Kâbe’nin duvarlarının mevcut tavaf alanıyla bağlantılı kısmının çok yüksek güç ve dayanıklılığa sahip homojen bir birim olarak işlevini sağlayacak şekilde yeniden inşa edildiği ortaya çıktı.
Ayrıca, 13 metreden fazla yüksekliğe sahip duvarların mükemmel homojenliği, yukarıdan aşağıya taş sıraları üzerindeki gerilmelerin eşit dağılımını sağlar. Sonuç olarak, duvarların altındaki toprak ve ayrıca bu duvarlar, Kâbe’nin güvenliğini sağlayan sağlamlık, dayanıklılık ve bağlılığa sahiptir. Duvarlar şu anda temeller üzerindeki yükleri dağıtabildiğinden, altında boşluklar veya zayıf yerler var olması halinde bile bundan etkilenmezler.
Yukarıdakilerden, Kâbe binasının mevcut temelinin mükemmel durumda ve kurulmaya uygun olduğu ve herhangi bir tedaviye onarıma duymadığı görülüyor.
Kâbe arazisinin onarımı tamamlandıktan sonra Kâbe’nin çatısıyla ilgili çalışmalara başlandı.
Bilindiği üzere Kâbe’nin çatısının bileşimindeki ana unsur ahşaptır. Kâbe’nin çatısında kullanıma uygun ideal tipin belirli özelliklere sahip olması gerekir:
1-Mümkün olan en uzun ömür için yük direnci
2-Çökme derecesi sıfıra yakın bir seviyede olmalı
3-Sıcak kuru iklimlerde değişime karşı dirençli olmalı
4-Toprağa, mantarlara, mikro böceklere ve sızan neme karşı direnç



Vizyon 2030, performans göstergelerinin yüzde 93’ünü gerçekleştirerek üçüncü aşamasına girdi

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Vizyon 2030, performans göstergelerinin yüzde 93’ünü gerçekleştirerek üçüncü aşamasına girdi

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Zeyneb Ali

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, ülkesinin Vizyon 2030 kazanımlarıyla daha iyi bir geleceğe doğru ilerlediğini, kapsamlı kalkınma hedefi doğrultusunda sahip olunan kaynakların ve avantajların örnek bir şekilde değerlendirildiğini belirtti. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ise Vizyon 2030 kapsamında geçen on yılın ardından ülkenin kapsamlı kalkınmada istisnai ve dönüşümsel bir model sunduğunu, vizyonların somut sonuçlara dönüştürüldüğünü ifade etti. Bu başarının, ülke vatandaşlarının iradesi ve kurumların etkin çalışması sayesinde gerçekleştiğini vurgulayan Veliaht Prens, son yıllarda elde edilen kazanımların çabaların artırılması ve planların güçlendirilmesi yönünde büyük bir sorumluluk doğurduğunu kaydetti. Açıklamasında, bu kazanımların sürdürülebilirliğinin sağlanmasının ve ülkenin daha ileriye taşınmasının temel hedef olduğunu dile getirdi.

Bu açıklamalar, 2025 yılı Vizyon 2030 yıllık raporunun giriş bölümünde yer aldı. Raporda, Suudi Arabistan’ın 2026 yılı itibarıyla Vizyon 2030’un üçüncü aşamasına geçtiği, bu aşamanın 2030’a kadar süreceği belirtildi. On yıllık ekonomik ve sosyal reform süreci boyunca ulusal ekonominin çeşitlendirme ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeniden şekillendirildiği, performans göstergelerinin yüzde 93’ünün hedeflere ulaştığı ifade edildi.

Vizyon 2030 üç uygulama aşamasına dayanıyor ve her biri beş yıl sürüyor. 2016-2020 dönemini kapsayan ilk aşamada yasal ve kurumsal altyapı oluşturuldu; bu kapsamda düzenlemeler çıkarıldı, yeni kurumlar kuruldu ve Kamu Yatırım Fonu (PIF) ekonominin itici gücü olacak şekilde yeniden yapılandırıldı.

2021-2025 dönemini kapsayan ikinci aşamada ise ulusal stratejilerin uygulanma hızı sektörler ve bölgeler genelinde arttı. Bu süreçte ülke, ekonomik dönüşümün ortaya çıkardığı yeni büyüme fırsatlarına yatırım yaptı.

Başarı oranları

Vizyon programlarının başarı oranları

Resmi verilere göre, vizyon programlarına ait performans göstergelerinin yüzde 93’ü yıllık hedeflerine ulaştı, bu hedefleri aştı ya da gerçekleştirmeye yaklaştı.

Toplam 390 aktif göstergeden 309’u ara hedeflerini yakaladı veya aştı. 52 gösterge ise yüzde 85 ile 99 arasında değişen oranlarla hedeflerine yaklaşmış durumda.

Girişimler açısından bakıldığında, toplam bin 290 girişim hayata geçirilirken, bunların 935’i vizyonun başlangıcından bu yana tamamlandı. 225 girişim ise planlandığı şekilde ilerliyor. Böylece girişimlerin yüzde 90’ının tamamlandığı ya da hedeflenen doğrultuda ilerlediği belirtiliyor.

başarı

Olumlu ekonomik göstergeler

2025 yılı verileri, ekonomik dönüşüm sürecini yansıtan bir dizi göstergenin kayda geçtiğini ortaya koyuyor. Buna göre, reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) 2024’e kıyasla yüzde 4,5 oranında büyüme gösterdi. Bu oran, son üç yılın en yüksek yıllık ekonomik büyümesi olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde, petrol dışı faaliyetlerin ulusal ekonomideki payının toplamın yarısını aştığı belirtildi.

İşgücü piyasasında ise Suudi vatandaşlar arasındaki işsizlik oranı 2025 yılı sonunda yüzde 7,2’ye geriledi. Bu oran, 2016 sonunda kaydedilen yüzde 12,3 seviyesine kıyasla önemli bir düşüşe işaret ediyor. Söz konusu iyileşmenin, ekonomik sektörlerdeki büyüme ve iş gücü piyasasına yönelik reformlardan kaynaklandığı ifade ediliyor.

Enflasyon oranı ise yıl boyunca görece istikrarlı bir seyir izleyerek yüzde 2 seviyesinde gerçekleşti.

Kredi notu cephesinde, büyük uluslararası derecelendirme kuruluşları Suudi Arabistan’ın egemen borçlanma notlarına ilişkin olumlu değerlendirmelerini sürdürdü. Moody’s ülkenin kredi notunu ‘Aa3’ seviyesinde ve ‘durağan’ görünümle teyit ederken, Fitch Ratings ve Standard & Poor’s ise ‘A+’ notunu ve yine ‘durağan’ görünümü korudu.

Uluslararası tahminler farklılık gösteriyor

Uluslararası kuruluşların Suudi Arabistan ekonomisinin gelecek yıllardaki büyümesine ilişkin beklentileri farklılık gösteriyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), 2026 yılında yüzde 3,1, 2027 yılında ise yüzde 4,5 büyüme öngörürken, Dünya Bankası aynı yıllar için sırasıyla yüzde 4,3 ve yüzde 4,4 oranlarında daha yüksek tahminlerde bulunuyor.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ise büyümenin 2026’da yüzde 4, 2027’de ise yüzde 3,6 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor. Öte yandan Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı, 2025 bütçesi kapsamında 2026 için yüzde 4,6, 2027 için ise yüzde 3,7 oranında büyüme öngörüsünde bulundu.

Toplumsal ve sektörel dönüşümler

Sosyal alanda, Suudi Arabistanlı ailelerin konut sahipliği oranında artış kaydedilirken, nüfus arasında fiziksel aktivite yapma oranının da yükseldiği belirtildi. Şarku'l Avsat'ın resmi verilerden aktardığına göre, petrol dışı ihracat sanayi büyümesi ve lojistik altyapının geliştirilmesi sayesinde tarihi seviyelere ulaştı. Ayrıca ülkenin küresel rekabetçilik endeksindeki sıralamasında da iyileşme yaşandı.

Kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü, vatandaşların veri, bilgi ve çeşitli belgelere erişiminin kolaylaştırıldığı ifade edildi. Bunun yanı sıra, gönüllülük faaliyetlerine katılımın ve farklı alanlardaki gönüllü iş fırsatlarının da genişlediği kaydedildi.

Üçüncü aşama: Süreklilik ve uyum

Vizyon, uzun vadeli hedeflerini koruyarak üçüncü aşamasına giriyor ve yeni dönemin gerekliliklerine uygun şekilde uygulama yöntemlerini uyarlıyor. Resmî belgelere göre, performans göstergelerinin izlenmesine yönelik yönetişim ve düzenli takip çerçevesi, ilerlemenin ölçülmesi ve gerektiğinde sürecin yeniden yönlendirilmesi için temel bir araç olmaya devam edecek. Küresel ekonomik koşullardaki değişkenlikler nedeniyle, uygulamada esnekliğin ve ulusal önceliklere göre verimli harcama yönetiminin önem kazandığı vurgulanıyor.


Suudi Arabistan, Irak'tan Kuveyt'e yönelik İHA saldırılarını kınadı

Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)
Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)
TT

Suudi Arabistan, Irak'tan Kuveyt'e yönelik İHA saldırılarını kınadı

Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)
Kuveytli yetkililer olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri derhal almaya başladı (KUNA)

Suudi Arabistan, Kuveyt’in kuzey kara sınırındaki iki noktaya Irak’tan gelen insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırıyı en sert ifadelerle kınadı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’nın dün yayımladığı açıklamada, ülkelerin egemenliğinin ihlal edilmesine ve bölge güvenliği ile istikrarının tehdit edilmesine kesin bir şekilde karşı çıkıldığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca Irak hükümetine, Körfez ülkelerine yönelik bu tür tehditlere karşı sorumlulukla hareket etme çağrısı yinelendi.

Riyad yönetimi, Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade ederek, ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik aldığı tüm önlemlere tam desteğini belirtti.

Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan ise yaptığı açıklamada, cuma sabahı ülkenin iki sınır noktasının Irak’tan gelen, fiber optik kablolarla yönlendirilen iki bombalı insansız hava aracıyla (SİHA) hedef alındığını bildirdi.

El-Atvan, saldırı sonucu maddi hasar meydana geldiğini ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadığını belirterek, ilgili birimlerin olayla ilgili gerekli önlemleri derhal almaya başladığını kaydetti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’nın, daha önce 4 Mart’ta Irak’ın Kuveyt’teki maslahatgüzarını çağırarak Iraklı gruplar tarafından ülke topraklarının hedef alınması nedeniyle protesto notası verdiği hatırlatıldı.

Öte yandan Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Kuveyt’teki sınır noktalarını hedef alan saldırıları en sert şekilde kınadı. Budeyvi, bu tür saldırıların sürmesinin iyi komşuluk ilkeleri ile uluslararası hukuk ve teamüllerin açık ihlali olduğunu vurguladı.

Budeyvi ayrıca, Körfez İşbirliği Konseyi’nin Kuveyt ile tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik bütün adımlarını desteklediğini ifade etti.


Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Zelenskiy, Cidde’de gerçekleştirdikleri görüşmede başta Ortadoğu’daki gelişmeler ve Ukrayna krizi olmak üzere güncel bölgesel ve küresel meseleleri ele aldı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ikili ilişkiler, iş birliği alanları ve bu alanların geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantıyı “son derece verimli” olarak nitelendirdi. X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ülkesinin Suudi Arabistan ile güvenlik, enerji ve gıda alanlarında bir anlaşma üzerinde çalıştığını belirtti.

dfvbfd
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy arasında Cuma günü Cidde'de gerçekleşen görüşmeden bir kare (SPA)

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Musad el-Ayban katıldı.

Ukrayna heyetinde ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ve Genelkurmay Başkanı Andriy Hnatov yer aldı.

frgtnytn
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, cuma günü Cidde’ye varışında (Mekke Bölgesi Emirliği)

Zelenskiy, cuma günü erken saatlerde Cidde’ye ulaşmış ve Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, iki ülkenin büyükelçileri ve yetkililer tarafından karşılanmıştı.

Öte yandan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Çekya Başbakanı Andrej Babiš’ten ikili ilişkilere dair yazılı bir mesaj aldı. Mesaj, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan tarafından, Cidde’de Çekya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Petr Fiala ile yapılan görüşme sırasında teslim alındı.