Bakan Koca: 'İnaktif aşının 28 gün arayla iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur'

Bakan Koca: 'İnaktif aşının 28 gün arayla iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur'
TT

Bakan Koca: 'İnaktif aşının 28 gün arayla iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur'

Bakan Koca: 'İnaktif aşının 28 gün arayla iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur'

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Salgının hızının yavaşlamış olması da göz önüne alınarak inaktif aşının 28 gün arayla iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur” dedi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı sonrası yazılı bir açıklama yaptı. Bakan Koca, bir yılı kesintisiz olarak tüm dünyayı sarsan salgınla mücadele ederek geçirildiğini ve sıkı tedbirlere uyguma günlük yaşantıdan, ihtiyaçlardan sosyal ilişkilerden taviz vererek hayat sürdürme çabası içinde olduğumuzu hatırlattı. Koca, “Hastalıkla mücadele ile geçen bu dönemi geride bırakıp yeni yılla birlikte koruyucu önlemleri uygulamaya geçmenin hazırlığı içindeyiz. Sağlık Çalışanları Yılı olan 2021 yılına sağlık çalışanlarımızı aşılayarak başlayıp koruyucu tedbirlere geçmenin ilk adımını atacağız” dedi.
“Sevkiyat sırasında soğuk zincirin bozulmaması adına gerekli tüm tedbirler alındı”
Tedarikine başlanan inaktif aşının ilk kısmı bugün Türkiye'ye getirilerek Bakanlığa teslim edildiğini aktaran Bakan Koca, “Sevkiyat sırasında soğuk zincirin bozulmaması adına gerekli tüm tedbirler alınmış ve hiçbir sorun yaşanmamıştır. Bu sürecin başarıyla gerçekleştirilmesinde titiz çalışmaları ve zaman tanımaz destekleri için İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Devlet Malzeme Ofisi, Türk Hava Yolları çalışanlarına ve Bakanlığımız personeline teşekkür ederim.
Pekin gümrüğüne soğuk zincirle getirilen aşılar, gerekli işlemler tamamlanıncaya kadar lityum bataryalı soğutucuları olan konteynırlarda saklanmıştır. Bu sayede aşılar, gümrükte muhafaza edildiği süre boyunca hiçbir ısı değişikliğine maruz kalmamıştır. Ülkemize yıllardır temin edilen aşıların çoğu öncelikli kargo statüsünde olan bu tür konteynırlarla transfer edilmektedir” açıklamasında bulundu.

“Rastgele örnek olarak alınan numunelerin TİTCK Laboratuvarlarında analiz süreci başlamıştır”
Aşılardan rastgele örnek olarak alınan numunelerin, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Laboratuvarlarında sevk edilerek analiz süreci başlandığını vurgulayan Koca, “Aşılarımız bu sabah erken saatlerde Esenboğa Havalimanına iniş yapmıştır. Aşılarımız buradan sıcaklık kontrol sistemi, jeneratör ve yedek sistemler bulunan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Aşı ve İlaç Deposuna nakledilmiştir.
Ürünler Bakanlığımızın deposuna geldiğinde bu sıcaklık kayıt edici cihazlar kontrol edilmiş ve sonrasında ürün kabulü yapılmıştır. Aşılardan rastgele örnek olarak alınan numuneler, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarlarına sevk edilerek analiz süreci başlamıştır. Olumlu bulunması durumunda TİTCK tarafından Acil Kullanım Onayı verilecektir. Bu süreçte aşılar, Bakanlığımıza ait iklimlendirme özelliğine sahip özel tasarlanmış araçlarla il depolarına dağıtılacaktır” ifadelerine yer verdi.
Aşılama programı başladığında atılacak adımlar ve aşılamada öncelik sıralaması Bilim Kurulunca belirlendiğini hatırlatan Koca, “Bu stratejinin ilk basamağında yer alan sağlık çalışanları ve huzur evlerinde bulunan kişilerin aşılanmasına ilk olarak başlanacaktır. Bütün Aile Sağlığı merkezleri ile kamu, özel ve üniversite hastanelerimizde aşı yapılması için planlama yapılmış durumdadır” dedi.
Bakan Koca, Bilim Kurulunca Kovid-19 aşılaması ile ilgili uygulamaya yönelik konuları tartıştığını ve hastalık riskini en aza indirecek şekilde bir planlama yapıldığını bildirdi. Sağlık Bakanı Koca, kurallar ile uygulama kılavuzları önümüzdeki günlerde hem sağlık kuruluşlarımıza iletileceğini, ayrıca bilgilendirme amaçlı bir web sayfası ve süreç yönetimi açısından bir mobil uygulama da devreye alınacağını aktardı.

“Aşının 28 gün ara ile iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur”
Aşılama takviminin toplumdaki bağışıklık oranını en üst düzeye, en kısa zamanda ulaşmasını sağlayacak şekilde uygulanması hedeflendiğini ifade eden Bakan Koca şu ifadelere yer verdi:
“Bu nedenle oluşturulan risk sıralamasına göre, vatandaşlarımızın aşılanmasının ülke çapında bir program ile mümkün olan en kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir. Aşı ile oluşturulan bağışıklık yanıtı ikinci doz uygulaması ile daha da artmaktadır. Salgının hızının yavaşlamış olması da göz önüne alınarak inaktif aşının 28 gün ara ile iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur. İkinci doz aşı yapıldıktan sonraki iki haftayı da kapsayacak şekilde sıkı korunma tedbirlerinin sürdürülmesi önem arz etmektedir.”
Aşının risk yönetim stratejisine uygun olarak hakkaniyetle dağıtılacağını vurgulayan Koca, “Vatandaşlarımız öncelik gruplarına göre kendilerine ayrılan aşıların yapılması kendilerine ulaşan bildirimden sonra Merkezi Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aile hekimlerinden veya uygun bir kamu yada özel hastaneden randevu alarak aşılarını yaptırabileceklerdir. Aşının güvenli nakil süreci, uygulanması ve kayıt altına alınması dijital sitem üzerinden anlık takip edilecektir. Aşı risk yönetim stratejisine uygun olarak hakkaniyetle dağıtılacaktır” dedi.

“Aşılama önceliğinde Bilim Kurulumuzun belirlediği stratejik plan dışında hiçbir öncelik tanınmayacaktır”
Vatandaşların konumlarına göre risk sıralamasını web sitemizden takip edebileceğini aşı dağıtım ve uygulama sonuçları anlık ve canlı olarak paylaşılacağını aktaran Koca, “Aşılama önceliğinde Bilim Kurulumuzun belirlediği stratejik plan dışında hiçbir öncelik tanınmayacaktır. Aşılama programının başarıyla uygulanması için her bir vatandaşımız da bu stratejiye uygun olarak sırasını beklemelidir. Aşılama programımızın başlaması ile birlikte ülkemizin aşılama konusunda ne kadar tecrübeli ve yetkin olduğuna herkes şahit olacaktır. Halk Sağlığının korunmasında tüm mevcudiyetimizi ortaya koyarak mücadele edeceğimizden emin olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe