Hafter'in müttefiki Akile Salih’in özel temsilcisi Ankara’yı ziyaret etti

Mareşal Halife Hafter ve Akile Salih
Mareşal Halife Hafter ve Akile Salih
TT

Hafter'in müttefiki Akile Salih’in özel temsilcisi Ankara’yı ziyaret etti

Mareşal Halife Hafter ve Akile Salih
Mareşal Halife Hafter ve Akile Salih

Ülkede yeni bir savaşın başlayacağı uyarısında bulunan Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Libya Ulusal Ordu (LUO) komutanı Mareşal Halife Hafter’e bağlı meclis başkanı Akile Salih’in temsilcisiyle gizli bir görüşme gerçekleştirmesi hakkında sessiz kaldı.
Türkiye Anadolu Ajansı’na (AA) göre Çavuşoğlu, 30 Aralık’ta yaptığı basın açıklamasında, “Türkiye, Libya’nın doğu yakasıyla iletişim kuruyor” dedi. Çavuşoğlu, Salih’in yardımcısını da göndermek istediğini, ancak o ziyaretin gerçekleşmediğini belirtti.
Hafter ya da Salih’ten herhangi bir açıklama gelmedi. Ancak Salih’e yakın bir yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türkiye’nin başkenti Ankara’ya ziyarette bulunduğunu belirtti. Yetkili, Birleşmiş Milletler (BM) misyonu tarafından denetlenen siyasi görüşmelerin sonunda onaylanacak bir konu olarak, Salih’in ‘Başkanlık Konseyi’nin yeni başkanının yürütme yetkisine sahip olma’ çabaları hususunda Türk yetkililerle görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, ziyaretin Salih ile resmi bir bağlantısı olduğunu yalanlarken, ancak görüşmeden haberdar olduğunu dile getirdi. Görüşmelerin, Türkiye’yi, Salih’in Başkanlık Konseyi başkanlığındaki Libya’da, müttefiklerini engellememeye ikna etmeyi amaçladığını söyleyen yetkili, görüşmelerin, bazı milletvekillerinin Salih’i başkanlıktan uzaklaştırma ve yerine başka bir ismi aday gösterme arzularını engelleme çabalarıyla ilgisini ise reddetti. 
Gözlemcilere göre bu bilgilerin doğruluğu, Salih’in daha önce Türkleri hezimetle tehdit eden müttefiki Hafter ile ilişkilerini olumsuz etkileyecek.

Libya Temsilciler Meclisi, yeni bir savaşın patlak vereceği konusunda uyardı
Salih, 30 Aralık akşamı yaptığı açıklamada, “Yabancı güçleri ve paralı askerleri ülkeden uzaklaştırmanın, siyasi ve kurumsal bölünmeyi sona erdirmenin, mali ve ekonomik reformun gerçekleştirilmesinin ve planlandığı gibi cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılması için gerekli tüm şartların sağlanmasının, birleştirilmiş bir siyasi liderlik inşa edilmesinin ve mümkün olan en kısa sürede bir ulusal birlik hükümeti kurulmasının zamanı geldiği idrak edilmelidir. Kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşmak için kalan mesafe, ilerlediğimiz mesafeden çok daha kısa ve daha az maliyetli. Artık birlik olma, bireylerin ve grupların çıkarları yerine ulusal çıkarlara öncelik verme zamanı geldi” diyerek, bugün mevcut olanın, yarın imkansız olabileceği uyarısında bulundu.
Aynı şekilde Salih, yeni Başkanlık Konseyi’nin ‘yabancı güçleri ve paralı askerleri ülkeden uzaklaştırmak, olumsuz dış müdahaleyi durdurmak, vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmede, tıbbi ve eğitim hizmetlerinin seviyesini yükseltmede ve vatandaşları gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine katılmaya hazırlamada birincil rolünü oynaması için ulusal birlik hükümetini desteklemek’ amacıyla çalışması gerektiğini belirtti. Akile Salih, “Başkanlık Konseyi ve Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) geçici bir karargah olarak Sirte şehrinde faaliyet göstermeye başladığı tarihten bu yana hazırlık aşaması, bir iktidar mücadelesi değildir. Aksine siyasi anlaşma şartlarının sahada uygulanması için tüm garantileri sağlayacak bir çalışma aşamasıdır” dedi.
Libyalılara ülkeyi çevreleyen tehlikelerin farkına varma çağrısı yapan Salih, kanın bir kez daha akmasını önlemenin tek yolu olması dolayısıyla siyasi çözüm sürecine samimi niyetle ve gerçek bir arzuyla girmenin gerekli olduğunun altını çizdi.
Salih ayrıca, BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) tarafından temsil edilen uluslararası topluma ve siyasi çözümü destekleyen ülkelere, ‘Berlin Konferansı’nın ve Kahire Bildirgesi’nin sonuçlarına uyma, kapsamlı bir siyasi çözümün yollarını engelleme girişimlerini ele alma ve Libyalılara, arzu ettikleri devletleri inşa etmelerine yardımcı olma’ çağrısında bulundu.
Öte yandan UNSMIL tarafından desteklenen Libya Siyasi Diyalog Forumu, ülkedeki yeni yürütme otoritesini seçme mekanizmasını görüşmek üzere 30 Aralık’ta çalışmalarına yeniden başladı. Geçen ay Tunus’ta düzenlenen forumun ilk turu, gelecek yıl sonlanmadan önce genel seçimlerin yapılacağının ilanıyla sona ermişti.
Sirte ve Cufra Koruma Operasyon Odası’ndaki UMH güçlerinin sözcüsü Tuğgeneral Abdulhadi Dara, 30 Aralık’ta yaptığı açıklamada, ülkenin doğusu ve batısını birbirine bağlayan sahil yolunun, ‘Rusların ve Cancavid paralı askerlerinin geri çekilmesi, tüm silahların temizlenmesi ve mayınların kaldırılması’ başta olmak üzere 5+5 anlaşmasının şartları uygulandığında açılacağını belirtti. Sözcü, yolun vatandaşlara ise ‘güvenliklerini korumak için şartlar yerine getirildikten sonra’ açılacağını vurguladı.



Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
TT

Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)

Libya’nın batısındaki siyasi tablo içinde ertelenen seçimlere giden yol konusunda görüş ayrılığı derinleşti. Geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, “4+4” adlı küçük diyalog komitesinin yürüttüğü sürece destek verirken, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, anayasal sürece ve 2017’de hazırlanan anayasa taslağının referanduma sunulmasına bağlılığını yineledi.

Gözlemcilere göre bu iki tutum, seçimlerin teknik ayrıntılarının ötesine geçen daha geniş bir anlaşmazlığa işaret ediyor. Tartışmanın merkezinde, önümüzdeki dönemi şekillendirecek sıralamanın ne olması gerektiği sorusu bulunuyor: “4+4” anlaşmasının öngördüğü gibi önce seçimlerin yapılabilmesi için siyasi ve hukuki çerçevenin oluşturulması mı, yoksa kalıcı kurumlara geçilmeden önce anayasa taslağının Libyalıların onayına sunulmasıyla anayasal sürecin tamamlanması mı?

rgthy
Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, Anayasa Hazırlama Kurumu Başkanı ile görüşürken (Devlet Yüksek Konseyi)

Dibeybe, salı akşamı Misrata’dan etkili siyasi ve toplum önderleriyle gerçekleştirdiği görüşmede, Libya’nın doğusu ve batısındaki iki yönetici taraf arasındaki “4+4” anlaşmasına dolaylı olarak destek verdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Dibeybe, anlaşmanın “hükümetinin seçimlere gitme, geçiş dönemlerine son verme ve istikrarlı ve kalıcı bir siyasi döneme geçme vizyonuyla örtüştüğünü” belirtti.

Dibeybe, “Kararın, bölünmüşlüğe son verecek ve kurumlara gerçek meşruiyetini vatandaşların iradesinden kazandıracak seçimler yoluyla Libya halkına ait olması gerektiği yönündeki vizyon nettir” dedi. Mevcut siyasi aşamaları ve kurumları yeniden üretecek düzenlemeleri reddettiğini vurguladı.

Dibeybe’nin bu tutumu, “4+4” komitesinin 30 Ağustos’ta Trablus’taki Birleşmiş Milletler misyonu merkezinde, Temsilciler Meclisi, Devlet Yüksek Konseyi ve Başkanlık Konseyi temsilcileri ile büyükelçilerin katılımıyla ve BM Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh’in himayesinde anlaşmayı imzalamasının ardından geldi.

Anlaşma; seçimlerin anayasal ve hukuki çerçevesindeki çözülememiş meselelerin ele alınmasını, Yüksek Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun yeniden yapılandırılmasını ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerinin en geç 24 ay içinde yapılmasına yönelik bir takvim oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca çifte vatandaşlığa sahip kişilerin ve askerlerin seçimlerde aday olup olamayacağı meselesinin de çözüme kavuşturulması planlanıyor.

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki “Libya Ulusal Ordusu” daha önce anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı. Anlaşma, ABD Başkanı’nın Afrika işleri başdanışmanı ve kurumların birleştirilmesi ile seçim sürecinin ilerletilmesine odaklanan girişime öncülük eden Massad Boulos’un desteğini almıştı. Bu sırada Birleşmiş Milletler de anlaşma için daha geniş bir siyasi destek tabanı oluşturmaya ve diğer siyasi aktörlerle temas kurmaya çalışıyor.

Buna karşılık Tekale, salı akşamı Trablus’ta Anayasa Taslağı Hazırlama Kurumu Başkanı Murec Nooh ile yaptığı görüşmeyle anayasa konusunu yeniden siyasi gündemin merkezine taşıdı. Tekale, Konseyin anayasa hazırlamakla görevli ve halk tarafından seçilmiş kurumla iletişimi sürdürmeye önem verdiğini belirtti.

Tekale, anayasal sürecin gerektirdiği adımların tamamlanmasının ve Libyalıların özgür ve adil bir referandum yoluyla kendi anayasal sistemlerini seçme hakkını kullanmalarının önemini vurguladı. Görüşmede ayrıca siyasi tıkanıklığın aşılması ve ulusal seçimlerin yapılmasının önünü açacak, üzerinde uzlaşılmış bir anayasal temel oluşturulmasının yolları ele alındı.

Anayasa taslağını hazırlamak üzere kurulan kurum 2014’te seçilmiş, anayasa taslağını Temmuz 2017’de tamamlamıştı. Ancak taslak bugüne kadar referanduma sunulmadı. Böylece taslağın referanduma götürülmesinin mi, yoksa seçimlerin önünü açacak geçici bir anayasal temel oluşturulmasının mı öncelikli olması gerektiği konusundaki anlaşmazlık devam etti.

Tekale’nin tutumu, “4+4” anlaşmasına ilişkin daha önce yaşanan anlaşmazlığı da yeniden gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tekale o dönemde bu süreci, kendi değerlendirmesine göre yeterli kurumsal temele dayanmadığı gerekçesiyle reddetmiş ve anayasal-hukuki sürece bağlı kalınması ve Temsilciler Meclisi ile koordinasyon sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Dibeybe ve Tekale’nin tutumları arasındaki farklılık, Trablus’taki siyasi kurumlar içinde siyasi uzlaşıların uygulanabilir seçim sürecine nasıl dönüştürüleceği konusunda daha geniş bir görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyuyor. İki taraf, ilke olarak geçiş dönemine son verilmesi ve seçimlerin yapılması konusunda hemfikir olsa da seçimlere götürecek siyasi ve hukuki çerçeve konusunda farklılaşıyor.


Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
TT

Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)

Yemen’in Taiz’in batısı, Lahic ve batı kıyısı cephelerinde askeri çatışmalar sürerken, askeri kaynaklar dağlık bölgelerdeki çatışmalar ile hava saldırılarının Husilerin kayıplarını artırdığını belirtti.

Hükümete bağlı güçler, Kahbub Dağları’nda Husilerin düzenlediği bir saldırının püskürtüldüğünü ve bazı mevzilerin geri alındığını açıkladı. Açıklamada ayrıca bölgede üç insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğü, Vaziye bölgesinde ise Husi unsurlarına ait toplanma alanları ve araçların hedef alındığı belirtildi.

Taiz’in güney kırsalında ise hükümet güçleri, Harad Cirdad bölgesindeki Karfan Dağı’nın kontrolünün tamamen sağlandığını duyurdu. Açıklamaya göre çatışmalarda 5’ten fazla Husi öldürüldü, yaklaşık 20 kişi de yaralandı.


 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
TT

 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)

ABD’li yetkililer dün, aralarında DEAŞ’ın Palmira antik kentini tahrip ettiği dönemde yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılan bir taş heykelin de bulunduğu 36 çalıntı tarihi eseri Suriye’ye iade etti. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre eserler, ABD makamlarının yürüttüğü soruşturmalar kapsamında ele geçirildi.

Toplam değeri 5 milyon doların üzerinde olan eserler, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin yanı sıra çeşitli antika koleksiyoncularından ele geçirildi.

Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, “Tarihi eserlerin iadesi, kültürel mirasın korunmasının sınırları ve ulusları aşan bir sorumluluk olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor” dedi.

Açıklamaya göre söz konusu heykel, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Palmira antik kentinden, DEAŞ mensuplarının 2015-2017 yılları arasında kentin büyük bölümünü tahrip etmesinden önce çıkarıldı.

Ağırlığı 450 kilogramdan fazla olan kireçtaşı heykelde, uzanmış durumdaki bir erkek ile etrafında bir kadın ve üç çocuk tasvir ediliyor.

ABD daha önce de Çin, Yunanistan ve İtalya dahil olmak üzere çeşitli ülkelere çalıntı tarihi eserler iade etmişti.

Suriye’nin Washington Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhammed Kanatiri yaptığı açıklamada, iade işleminin “kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak bağlılığın iki ülke arasında kalıcı köprüler kurabileceğini” gösterdiğini belirtti.

Kanatiri, “Suriye-Amerikan işbirliği sayesinde, Manhattan Bölge Savcılığı’nın çabalarıyla Suriye tarihinin bir parçası nihayet ülkesine dönüyor” ifadelerini kullandı.

İade edilen eserlerden dördü, Amerikalı antika koleksiyoncusu Michael Steinhardt’tan ele geçirildi. Steinhardt, 2021 yılında ABD hükümetiyle yaptığı anlaşma kapsamında dünyanın çeşitli bölgelerinden çalınan yaklaşık 180 eseri iade etmişti. Bu eserlerin toplam değerinin 70 milyon dolar olduğu belirtildi.

Manhattan Bölge Savcılığı, Metropolitan Sanat Müzesi’nden ele geçirilen 13 eserin, 2017’den bu yana kurumdan el konulan toplam 402 tarihi eser arasında bulunduğunu açıkladı. Bu eserlerin toplam değerinin 98,7 milyon dolar olduğu bildirildi.