Eski Mossad başkanları: İran, Biden koltuğa oturunca Süleymani'nin intikamı için düğmeye basabilir

Şabtay Şavit, İsrail istihbarat servisi Mossad'ı 1989-1996 döneminde yönetmişti (Miriam Alster/Flash90)
Şabtay Şavit, İsrail istihbarat servisi Mossad'ı 1989-1996 döneminde yönetmişti (Miriam Alster/Flash90)
TT

Eski Mossad başkanları: İran, Biden koltuğa oturunca Süleymani'nin intikamı için düğmeye basabilir

Şabtay Şavit, İsrail istihbarat servisi Mossad'ı 1989-1996 döneminde yönetmişti (Miriam Alster/Flash90)
Şabtay Şavit, İsrail istihbarat servisi Mossad'ı 1989-1996 döneminde yönetmişti (Miriam Alster/Flash90)

İsrailli istihbarat yetkilileri, Joe Biden'ın ABD'de başkanlık görevine başlamasının ardından İran'ın Kasım Süleymani'nin intikamını almak için harekete geçebileceğini söyledi.
Jerusalem Post'a konuşan eski Mossad başkanları, İran'ın Ocak 2020'de ABD'nin insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırıda öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Süleymani'nin intikamını alamadığını ve bu işin muhtemelen Biden'ın makamına geçmesinden önce olmayacağını ifade etti.
"İranlıların sabrının bitmez tükenmez" olduğunu belirten eski Mossad Başkanı Şabtay Şavit, geçen yıl ocak ayında Süleymani'nin, kasım ayında da nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade'nin suikast saldırılarıyla öldürülmesinin "İran'ın Ortadoğu'daki askeri faaliyetlerine çifte darbe olduğu" yorumunda bulundu.
Şavit, İran'da Süleymani'nin yerine getirilen İsmail Kaani'nin yetenek ve yönetim açısından selefine yaklaşamadığını ifade ederken, "Kimileri birinin yerini başkası doldurduğu için bunların (saldırılar) işe yaramaz olduğunu söylüyor. Süleymani'nin yerine geçen kişinin kabiliyet seviyesiyse bu tezi çürütüyor" dedi.
Suikastın ardından İran'ın Irak'taki ABD üslerine misilleme saldırılarına gönderme yapan Şavit, bu operasyonların başarısız olduğunun altını çizerek "Cevap vereceklerini hesaba katmalıyız. Üst düzey bir hedefe saldırmak için fırsat kollayacaklar" diye konuştu.
1996-1998 döneminde Mossad'ın koltuğunda oturan Danny Yatom ise Süleymani'nin Kudüs Gücü'nün liderliğini yapmaktan çok daha fazlası olduğunu, İranlı generalin ayrıca dini lider Ayetullah Ali Hamaney'e çok yakın bir isim olduğunu belirtti.
Süleymani'nin öldürülmesinin hem moral hem de aktif operasyonlar üzerinde ağır bir darbe olduğunu vurgulayan Yatom, "İran'ın bir İsrail hedefine veya bir Amerikan hedefine saldırma şansı aradığına dair haberler var. Bunun imkansız olduğunu söylemiyorum… ama tam bir yıl beklediler ve İran'ın en önemli insanlarından birinin intikamını almayı başaramadılar" dedi.
İsrail Milli Güvenlik Konseyi'nin eski başkanı emekli tümgeneral Giora Eiland de Kudüs Basın Kulübü'nün videolu etkinliğinde yaptığı açıklamada, İran'ın şu anda ABD'deki geçiş sürecinden iki hafta önce büyük çaplı bir çatışmaya girmekle ilgilenmediğini söyledi.
Süleymani'nin ölüm yıldönümü olsa da Tahran'ın bugünlerde adım atmayacağı öngörüsünde bulunan Eiland, "Ancak İran ABD'ye karşı olmasa bile İsrail ya da İsrail çıkarlarına karşı bir noktada misilleme yapma zorunluluğu hissediyor" dedi.
Kudüs Gücü'nün yeni komutanı Tuğgeneral Kaani, selefinin öldürülmesinin yıldönümü hasebiyle geçen gün düzenlenen ve televizyonlardan yayımlanan etkinlikte ABD'ye intikam tehdidinde bulunmuş ve "Kendi evinizin içinden, işlediğiniz suça misilleme yapacak biri çıkabilir" demişti.
İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nün Komutanı Tümgeneral Süleymani, ABD'nin 3 Ocak 2020'de Irak'ta insansız hava araçlarıyla düzenlediği operasyonla öldürülmüştü.
Süleymani dahil 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırı tepkileri beraberinde getirse de Washington yönetimi aldığı tartışmalı kararın arkasında durmuştu.
Misilleme yapması beklenen İran takip eden günlerde ABD'nin Irak'ta konuşlu askerlerinin bulunduğu üsse füze saldırısı düzenlemişti.
Tansiyonun doruk noktasına ulaştığı sırada Tahran'dan kalkan Ukrayna Havayolları uçağının "yanlışlıkla füze sanılarak" vurulmasıysa 176 yolcu ve 9 mürettebatın ölmesine yol açmıştı.

Independent Türkçe, Jerusalem Post



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe