Dünyanın en uzun yaşayan insanlarından 9 sağlıklı yaşam önerisi

Dan Buettner, çalışması sırasında yeni uzmanlarla tanışıp uzun yaşam hakkında fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi (Reuters)
Dan Buettner, çalışması sırasında yeni uzmanlarla tanışıp uzun yaşam hakkında fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi (Reuters)
TT

Dünyanın en uzun yaşayan insanlarından 9 sağlıklı yaşam önerisi

Dan Buettner, çalışması sırasında yeni uzmanlarla tanışıp uzun yaşam hakkında fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi (Reuters)
Dan Buettner, çalışması sırasında yeni uzmanlarla tanışıp uzun yaşam hakkında fikir alışverişinde bulunduğunu söyledi (Reuters)

Yaklaşık 13 yıl önce Dan Buettner adlı yazar ve uzun ömür uzmanı, doktorlardan ve beslenme uzmanlarından kurduğu araştırma ekibiyle Japonya'daki Okinawa, İtalya'daki Sardunya, Yunanistan'daki İkarya ve ABD'deki Kaliforniya gibi birçok bölgeyi ziyaret edip 100 yaş ve üstü insanların yaşadığı bilinen toplulukları inceledi. Blue Zone (Mavi Bölge) adını verdiği bu noktalarda yaşayanların arasındaki benzerlikleri tespit edip, daha uzun ve sağlıklı bir yaşamın ipuçlarını bulmayı hedefledi. Söz konusu kişilerden topladığı 150 beslenme düzenini analiz etti.
CNBC'nin haberine göre, işte bu araştırma sonunda ortaya çıkan 9 öneri:

Yediklerinizin en az yüzde 90'ı bitkisel olsun
Çok yaşayan kişiler, mevsime uygun sebzeleri (özellikle ıspanak, karalahana, şalgam yaprağı, pancar ve pazı) tüketiyor. Diğer mevsimler içinse sebzelerin ya turşusunu kuruyor ya da onları kurutuyor. Blue Zone'daki yemeklerde bütün bir sene boyunca fasulye, yeşillik, tatlı patates, tam tahıllı yiyecekler, meyveler ve çerezler de hakim durumda.
Ayrıca, zeytinyağı sofrada önemli bir yere sahip. Araştırmalar, zeytinyağı tüketiminin iyi kolesterolü artırdığını ve kötü kolesterolü düşürdüğünü gösteriyor. Örneğin İkarya Adası'nda, günde yaklaşık 6 yemek kaşığı zeytinyağının, orta yaşlı insanlarda erken ölüm riskini yüzde 50 azaltıldığı tespit edildi.

Etten uzaklaşın
Blue Zone sakinleri, ortalama yaklaşık 56 gram veya daha az et yiyor. Bunu da genellikle yemekleri tatlandırmak için yapıyor.
Kaliforniya'daki Blue Zone'da yaşayan 96 bin ABD'liyi inceleyen 12 yıllık araştırma, toplulukta en uzun yaşayanların vegan ya da az miktarda balık yiyen pesko vejetaryenler olduğunu belirledi.  Araştırmacılara göre, buradaki vejetaryenler et yiyenlerden 8 yıl daha uzun yaşıyordu.

Balığa dikkat edin
Çoğu Blue Zone sakini, haftada 85 gramdan daha az miktarda balık yiyor ve yenen balıklar genellikle sardalya, hamsi ve morina gibi besin zincirinin ortasında bulunan, cıvaya veya diğer kimyasallara yüksek seviyede maruz kalmayan türler.

Her gün baklagillerden bir ürün tüketin
Baklagiller, uzun yaşama dair her besin düzeninin temeli konumunda bulunuyor. Blue Zone'da da resmen hüküm sürüyor. Zira Kosta Rika'daki Nicoya'da siyah fasulye, Akdeniz'de mercimek, nohut ve kuru fasulye, Okinawa'da soya fasulyesi sıkça kullanılıyor. Baklagiller, içerdiği ortalama yüzde 21 protein, yüzde 77 karışık karbonhidratlar ve çok az yağla dünyadaki diğer ürünlerden gram başına daha fazla besine sahip. Uzun yaşayan çoğu insan, ortalama günde en az yarım bardak baklagiller tüketiyor.

Şekeri azaltın
Blue Zone sakinleri, Kuzey Amerika bölgesinde yaşayanlarla aynı miktarda doğal şeker tüketirken ilave şeker oranı bunun beşte biri kadar, yani günde en fazla 7 çay kaşığı.
Eğer tatlı tüketmeniz gerekiyorsa, özel günlerde kurabiye, şekerleme ve unlu mamuller tüketin. Kahveye, çaya veya diğer ürünlere eklenen şekeri günde en fazla 4 çay kaşığıyla sınırlayın. İlk 5 bileşeni arasında şeker bulunan hiçbir ürünü tüketmeyin.

Atıştırmalık çerez
Bir avuç çerez, yaklaşık 60 gram ağırlığında ve bu, Blue Zone'da yaşayanların tükettiği ortalama miktara tekabül ediyor. İkarya ve Sardunya'da badem, Nicoya'da Antep fıstığı ve Kaliforniya'dakiler her çeşit çerezi tüketiyor. Yiyecek ve uzun ömür üzerine yapılan bir araştırma, çerez yiyenlerin yemeyenlere oranla ortalama iki ila üç yıl daha uzun yaşadığını tespit etti.

Ekmeğe dikkat edin
Mümkünse sadece ekşi mayalı ekmek veya yüzde 100 tam buğday ekmeği tüketmeye çalışın. Piyasadaki ekmeklerin çoğu, insülin seviyesini hızla yükselten ağartılmış beyaz unla üretiliyor. Fakat Blue Zone sakinlerinin yediği ekmekler ya tam tahıl ya da ekşi hamurdan oluşuyor. İkarya ve Sardunya'da ekmekler, her biri geniş bir besin yelpazesi sunan buğday, çavdar veya arpa gibi lif oranı yüksek tam tahıllardan yapılıyor.

Su için
Meşrubatlardan uzak durmaya çalışın. Blue Zone'da yaşayanlar, genellikle su, kahve, çay ve kırmızı şarap tüketiyor.

İşte nedenleri:
Su:
Blue Zone sakinleri günde 7 bardak su içilmesini öneriyor. Su seviyesinin yüksek olmasının, kan akışını kolaylaştırıp pıhtılaşma ihtimalini düşürdüğünü gösteren araştırmalara işaret ediyor.
Kahve: Sardunya, İkarya ve Nicoya bölgesindekilerin hepsi kahve içiyor. Araştırmalar, kahve tüketimiyle daha düşük demans ve Parkinson hastalığı oranlarını ilişkilendiriyor.
Çay: Okinawalılar, bazı araştırmaların kalp hastalığı ve birkaç kanser hastalığı riskini azalttığını ortaya koyduğu yeşil çayları tercih ediyor. İkaryalılar, vücudu iltihaba karşı koruyan antienflamatuvar özelliklere sahip biberiye, yabani adaçayı ve karahindiba gibi ürünleri kullanıyor.
Kırmızı şarap: Yapılan bir araştırma, az miktarda şarap içen kişilerin, içmeyenlere göre daha uzun yaşadığını gösterse de bu, onların içmeye başlaması gerektiği anlamına gelmiyor.

İşlenmemiş gıdalar tüketin
Buettner, uzun yaşayan kişilerin, işlenmemiş yiyecekler tükettiğini tespit ettiğini ifade etti. Bu kişiler, tam tahıllı gıdaları kendileri öğütüyor ve sonra yavaşça pişiriyor. Koruyucu maddelerden mümkün olduğunca uzak duruyor.
 
Independent Türkçe, CNBC



Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
TT

Coldplay skandalındaki kadın, dudak uçuklatan ücretle tavsiye veriyor

Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)
Kristin Cabot ve patronu Andy Byron, Coldplay konserinde sarmaş dolaş halde yakalanmıştı (@calebu2/TMX)

Owen Scott ABD Muhabiri 

Coldplay konseri sırasında öpücük kamerasına yakalanarak kötü bir ün kazanan insan kaynakları yöneticisi, "hikayesini geri kazanma" konuşmasının biletleri için 875 dolar talep ediyor.

53 yaşındaki Kristin Cabot, evli patronu Andy Byron'la sarmaş dolaş görüntülerinin stadyum ekranlarında canlı yayımlanması üzerine aniden eğildikten sonra Nisan 2025'te internet mimine dönüşmüştü.

Artık viral olan videoda Coldplay'in solisti Chris Martin stadyum hoparlörlerinden "Ya gizli ilişki yaşıyorlar ya da çok utangaçlar" demişti.

Olayın ardından Cabot ve Byron dünya çapında manşetlere taşınmış, birçok kişi ilişkileri hakkında spekülasyonlar yürütmüştü.

Artık Cabot, "hikayesini" nasıl geri kazandığını anlatan konuşmalar yapıyor ancak onun söylediklerini dinlemek isteyen katılımcıların 875 dolar gibi dudak uçuklatan bir ücret ödemesi gerekiyor.

Etkinliğin açıklamasında, "Medyanın olumsuz merceği altındaki kadınların uzun süredir maruz kaldığı toplumsal ayıplamanın şiddetini Cabot ilk elden deneyimledi; aynı durumdaki erkekler genellikle bundan paçayı sıyırıyor gibi görünüyor" ifadeleri yer alıyor.

Cabot, Byron'la birlikte Jumbotron'da yakalandığında eşinden ayrılmıştı ancak patronu evliydi.

İki çocuk annesi Cabot skandalın ardından verdiği bir dizi röportajda, bu mim yüzünden "iş bulamadığını" söylemişti.

New York Times'a verdiği röportajda skandaldan "birkaç High Noons"u (alkollü içki markası -çn.) sorumlu tutan Cabot, daha sonra Britanya gazetesi The Times'a kendisini "kızıl harfle" (Scarlet Letter; zina yaptığı için boynuna kızıl bir "A" harfi asılarak toplumdan uzaklaştırılan bir kadını konu alan Nathaniel Hawthorne romanı -çn.) damgalanmış gibi hissettiğini açıklamıştı.

PRWeek'in 2026 Kriz İletişimi Konferansı’nda yapacağı konuşmasının ana konusu, bu mecazi "kızıl harfi" nasıl üstünden attığını açıklamak olacak gibi görünüyor.

Cabot'ın internette yükselen eleştirilere karşı koymak için hizmetlerinden yararlandığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, kendisine sahnede eşlik edecek.
 

Görsel kaldırıldı.Öpücük kamerası videosunun ardından işe aldığı halkla ilişkiler uzmanı Dini von Mueffling, Cabot'a sahnede eşlik edecek (PRWeek)


Etkinliğin açıklaması şöyle devam ediyor:

Bu oturumda Astronomer'ın eski insan kaynakları direktörü Cabot ve onun halkla ilişkiler temsilcisi, sektörün efsane ismi Dini von Mueffling, Cabot'ın kendi hikayesini kontrol altına alıp yeniden yazmasını sağlayan (hem kısa hem de uzun vadeli) stratejileri paylaşacak.

16 Nisan'da Washington D.C.'de düzenlenecek konferansta başka şirketler ve hayır kurumları da etkinlikte konuşma yapma hazırlıklarını sürdürüyor.

Bu oluşumlardan biri, LGBTQ+ bireylerin intiharını önlemeye odaklanan, kâr amacı gütmeyen Trevor Project.

ABD'nin başkentinin göz alıcı halkla ilişkiler etkinliğine katılan bir diğer şirket Blackbird.AI ise yapay zekanın krizleri büyütme tehlikesi üzerine bir konuşma yapacak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
TT

Okyanus tabanının altında tatlı su kaynağı olduğu doğrulandı

Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)
Çökelti örneklerinin alındığı yerler (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Uluslararası bir keşif gezisi, okyanus tabanının altındaki gizli tatlı su rezervlerini ilk kez kapsamlı bir şekilde belgeleyerek, çok az anlaşılan bir sisteme dair yeni bilgiler sundu.

Su, gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini oluştursa da aynı zamanda yeraltı su kaynaklarında da depolanıyor.

Birçok kıyı topluluğu, tatlı su ihtiyaçları için bu su kaynaklarına bağımlı.

Yeraltındaki su kaynaklarının, deniz tabanının altında tatlı, hafif tuzlu su bölgelerine doğru açık denize gittiği biliniyordu ancak bunlar şimdiye kadar neredeyse hiç keşfedilmemişti.

Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, deniz tabanının yaklaşık 200 metre altındaki bir bölgede tatlılaşmış suyu belgeledi ve örnekledi. New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından alınan çökelti örnekleri, ilk kez açık deniz tatlı su sistemlerinin varlığını doğruladı.

Araştırmacılar, bulguların dünyanın dört bir yanındaki benzer gizli su kaynaklarına daha fazla ışık tutabileceğini söyledi.

Devam eden çalışmalarda, bilim insanları, su kaynaklarını yerinde tutan ve su geçirmez tabakalar diye bilinen kumlu katmanlar da dahil olmak üzere, tortularda depolanan suyu örneklemeyi umuyorlar.

grthy
Uluslararası Okyanus Keşif Programı 501 Seferi, New England kıyılarının açıklarında okyanus tabanının altından tortu örnekleri aldı (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Colorado Maden Okulu'ndan jeolog Brandon Dugan, "Tatlılaşmış suyun hem denizel hem karasal tortularda, birden fazla tortu türünde bulunduğunu görmek bizi heyecanlandırdı" dedi.

Bu kadar farklı malzemelerdeki tatlı su, suyun hangi koşullarda buraya yerleştiğini anlamamıza yardımcı olacak.

Araştırmacılar, birçok kıyı bölgesinin tatlı su kaynakları için yeraltı suyuna bağımlı olması nedeniyle, bulguların toplum için büyük önem taşıdığını söylüyor.

ABD'nin kuzeydoğu kıyıları, açık deniz tatlı su rezervlerine sahip olduğu düşünülen en çok incelenen alanlardan biri. Tahminler, New Jersey ve Maine arasındaki Atlantik kıta kenarı boyunca yaklaşık 1300 kilometreküp depolanmış tatlı su olabileceğini gösteriyor.

ds67ı
Bilim insanları, tortu örneklerini renk ve yapı bakımından tanımlamak için Toprak Renk Şeması'nı kullanıyor (Avrupa Okyanus Sondaj Araştırmaları Konsorsiyumu)

Bunu daha iyi anlamak için, araştırmacılar New York'un her yıl 1,5 kilometreküp tatlı su, yani yaklaşık 1,5 trilyon litre kullandığını söylüyor.

Leicester Üniversitesi'nden sedimentolog Sarah Davies, "501 Seferi, başından beri yenilikçi oldu; okyanus sondaj topluluğu genelinde yeni araçlar, yeni yöntemler ve yeni işbirlikleri getirdi" dedi.

13 ülkeden yaklaşık 40 araştırmacının devam eden çalışmaları, besin maddelerinin dünyanın kıta sahanlığı tortularında nasıl döngüye girdiğini ve bu süreçlerin okyanus ekosistemlerini nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkarabilir.

Dr. Davies, "Karadaki çalışmalar bu ivmeyi sürdürüyor ve örnekler şimdiden heyecan verici bir hikaye ortaya koyuyor" dedi.

Independent Türkçe


NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
TT

NASA, Jüpiter'in gerçek boyutunu ortaya çıkardı: "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek"

Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)
Jüpiter, Güneş Sistemi'ndeki diğer tüm gezegenleri içine alabilecek kadar büyük (ESA)

NASA'nın Juno uzay aracı, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni Jüpiter'in sanılandan biraz daha küçük ve basık olduğunu tespit etti.

Bir gaz devi olan Jüpiter büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan oluşuyor. 

Daha önce NASA'nın Pioneer ve Voyager görevlerinden elde edilen veriler, devasa gezegenin ekvatordaki çapının 142 bin 984 kilometre, bir kutbundan ötekine olan uzunluğunun da 133 bin 708 kilometre olduğunu gösteriyordu.

Ancak İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar bu ölçümlerin tam isabetli olmadığını belirledi.

NASA'nın aracı Juno, 2016'dan beri Jüpiter'in yörüngesinde. Görev süresi 2021'de uzatılınca rotası değiştirilen Juno, Dünya'dan bakıldığında Jüpiter'in arkasından geçişler yapmaya başladı.

Bu sayede gezegenin büyüklüğünü daha net bir şekilde hesaplamak mümkün oldu. Aracın, Jüpiter'in arkasından Dünya'ya gönderdiği radyo sinyallerinin Jüpiter'in arkasından geçerken bükülmesi ya da zayıflaması, gezegenin boyutunu ölçmeye yarıyor.

Juno'nun ham verilerini işlemek için gereken teknikleri geliştiren Maria Smirnova "Radyo sinyallerinin, Jüpiter'in atmosferinden geçerken nasıl büküldüğünü izledik. Böylece bu bilgileri Jüpiter'in sıcaklık ve yoğunluğuna ilişkin ayrıntılı haritalara dönüştürdük ve dev gezegenin şekli ve boyutuna ilişkin şimdiye kadarki en net resmi elde ettik" diye açıklıyor.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de 2 Şubat Pazartesi yayımlanan çalışmaya göre Jüpiter'in ekvatordaki çapı sanılandan 8 kilometre, kutupları arasındaki uzunluk da 24 kilometre daha küçük.

Çalışmanın yazarlarından Yohai Kaspi "Ders kitaplarının güncellenmesi gerekecek" diyor. 

Jüpiter'in boyutu elbette değişmedi; değişen, onu ölçme yöntemimiz.

Devasa bir gezegen için birkaç kilometrelik bir farkın önem taşımayacağı düşünülebilir ancak bilim insanları durumun böyle olmadığını söylüyor.

Araştırmayı yöneten Eli Galanti, "Bu birkaç kilometre çok önemli" diyor. 

Yarıçaptaki küçük değişimle, Jüpiter'in iç yapısını gösteren modellerimiz hem kütleçekim verileriyle hem de atmosferik ölçümlerle çok daha iyi uyum sağladı.

Jüpiter, gaz devi gezegenleri anlamada bir standart sunduğu için bu veriler Güneş Sistemi'nin ötesindeki gaz devleri hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmaya katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, Reuters, Space.com, NatureAstronomy