ABD’den Iraklı bir üst düzey yetkiliye yaptırım kararı

Falih el-Feyyad. (AFP)
Falih el-Feyyad. (AFP)
TT

ABD’den Iraklı bir üst düzey yetkiliye yaptırım kararı

Falih el-Feyyad. (AFP)
Falih el-Feyyad. (AFP)

ABD Hazine Bakanlığı, Haşdi Şabi Heyet Başkanı ve eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Falih el-Feyyad’a yaptırım uyguladığını duyurdu. Bakanlık, Feyyad’ı Ekim 2019 ayaklanması sırasında göstericilerin ölümünde parmağı olmakla suçladı.
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo dün düzenlediği basın toplantısında, Feyyad’ın Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında çıkarılan 13818 sayılı Başkanlık Kararnamesi uyarınca cezalandırıldığını söyledi. Pompeo, Feyyad’ın Ekim 2019’da başlayan protestolarda rol oynadığını, nitekim İran müttefiki silahlı grupların, yolsuzluk, işsizlik, ekonomik durgunluk, kötü kamu hizmetleri ve İran’ın Irak’ın iç işlerine karışmasını protesto eden sivillere saldırdığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı, Haşdi Şabi güçlerinin gerçek kurşun kullanarak Iraklı sivillerin ölümüne neden olduğu sırada Feyyad’ın Haşdi Şabi Askeri Konsey’in başkanlığını yürüttüğünü söyledi. Ayrıca İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü’ne üye olduğunu ve daha önce ABD tarafından yaptırım listesine alınan Kays el-Hazeli ve Hüseyin Felah el-Lami gibi milis grupların liderlerinin yanı sıra Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Askeri Konseyi Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in de yer aldığı Kriz Hücresi tarafından desteklendiğini aktardı.
Pompeo sözlerini şöyle sürdürdü:
“İran müttefiki Şii askeri milisler Irak'ta serbest ve adil seçimler, insan haklarına saygılı, şeffaf ve hesap veren bir yönetim isteyen siyasi aktivistlere karşı iğrenç kampanyasını devam ettiriyor. Bu unsurların birçoğu paravan örgütsel isimler kullanarak Irak devletine yönelik devam eden saldırılarını gizlemeye çalışıyor. Bugün gerçekleşen şey, ABD’nin, Irak halkının özgürlük, adalet ve demokrasiye yönelik çabasının yanında olduğunu ifade eden açık bir mesajdır.”
ABD Hazine Bakanlığı daha önce silahlı milis grupların liderlerinden Ekrem el-Kabi, Vad el-Kuduv, Kays el-Hazeli, Riyan el-Keldani, Hazeli’nin erkek kardeşi ve Haşdi Şabi Güvenlik Müdürü Hüseyin Falih’i (Ebi Zeyneb el-Lami lakabıyla biliniyor) yaptırım listesine almıştı. Feyyad, bu listeye dahil edilen bakan seviyesindeki tek isim. Feyyad’ın halihazırda ABD’nin yaptırımlar uyguladığı Ulusal Güvenlik Konseyi’ne üyeliği bulunuyor. Kürt liderlere şimdiye kadar yaptırım uygulamayan ABD Hazine Bakanlığı, daha önce Sünni siyasetçilerden Arap Projesi lideri Hamis el-Hancer ile Ulusal Kitleler Partisi lideri Ahmed el-Cuburi’yi yaptırım listesine eklemişti.
Irak makamları, Feyyad gibi üst düzey bir yetkiliye yaptırım uygulanması kararına resmi düzeyde henüz bir tepki vermedi. Feyyad, eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile eski Haşdi Şabi Heyeti Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis’in birinci ölüm yıl dönümü münasebetiyle dün Basra kentinde düzenlenen anma töreninde konuştu. Süleymani ve Mühendis’in Ocak 2020’de ABD saldırısıyla öldürülmesine, yabancı güçleri Irak’tan çıkararak yanıt vereceklerini ve Irak Meclisi’nin yabancı ve ABD güçlerinin çıkarılmasını öngören kararına karşı tavizsiz olacaklarını syledi. Feyyad konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin zaferin komutanlarını öldürerek işlediği çirkin suça verilecek yanıt yabancı güçlerin Irak’tan çıkarılmasıdır. Meclis’in ABD ve yabancı güçlerin çıkarılmasına ilişkin kararından taviz verilmeyecek. Komutanlarımızın ve evlatlarımızın katillerini topraklarımızda barındıramayız.”



Arakçi’den Avn'a: Lübnan'ı gerçek düşmanı İsrail'den kurtarın

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
TT

Arakçi’den Avn'a: Lübnan'ı gerçek düşmanı İsrail'den kurtarın

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (DPA)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bugün, Lübnan Cumhurbaşkanı'na ülkesini “gerçek düşmanı” olarak nitelendirdiği İsrail’den kurtarma çağrısında bulundu. Bu açıklama, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın dün Tahran’a Lübnan’ın iç işlerine müdahale etmemesi yönünde yaptığı çağrının ardından geldi.

Arakçi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Sayın Avn’ın açıklamalarına bakılırsa, insan İran’ın Lübnan’ın beşte birini işgal ettiğini, nüfusun dörtte birini yerinden ettiğini ve ülkeyi her gün bombaladığını sanabilir. Eğer Lübnan İran için  pazarlık kozu olsaydı, çoktan bir anlaşmaya varmış olurduk. Sayın Cumhurbaşkanı, Lübnan’ı gerçek düşmanınızdan kurtarın” ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aovn ise dün ABD merkezli CNN’e verdiği röportajda, İran’a Lübnan’ın iç işlerine karışmama çağrısında bulunmuştu. Bu açıklama, Washington tarafından ilan edilen ancak başarısızlıkla sonuçlanan yeni İsrail–Hizbullah ateşkes girişiminin ardından geldi.

Avn, “Burası sizin ülkeniz değil, bizim ülkemiz. Sorumluluk da bize ait. Sizin göreviniz ülkemize müdahale etmek değildir” dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı ayrıca, “Ölen bizim halkımız, yıkılan da bizim evlerimizdir” ifadelerini kullandı.

Avn, İsrail ile yürütülen doğrudan müzakerelerin başlamasından bu yana Hizbullah ve Lübnan kamuoyunun bir kesiminden eleştiri alıyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu görüşmeler, diplomatik ilişkileri bulunmayan iki ülke arasında onlarca yıl sonra gerçekleştirilen ilk doğrudan temas niteliği taşıyor.

Öte yandan Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da İran’a, ülkesini ABD ile yürüttüğü müzakerelerde şartlarını iyileştirmek için “pazarlık kartı” olarak kullanmaktan vazgeçmesi çağrısında bulundu.

Tahran yönetimi ise Washington ile yapılacak ve 28 Şubat’ta İsrail ile ABD’nin başlattığı hava saldırılarıyla başlayan savaşı sona erdirmeyi hedefleyen herhangi bir anlaşmanın, Lübnan cephesinde ateşkes sağlanmasını ve İsrail güçlerinin bölgeden çekilmesini içermesini talep ediyor.

Lübnan’daki savaş, 2 Mart’ta Hizbullah’ın İsrail’e roket saldırıları düzenlemesiyle başladı. Hizbullah, saldırıların İran lideri Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırılarında öldürülmesine karşılık olarak gerçekleştirildiğini açıkladı. İsrail ise buna, geniş çaplı hava saldırıları ve Güney Lübnan’a yönelik kara operasyonlarıyla karşılık verdi.

AFP’nin resmi verilere dayandırdığı son istatistiklere göre çatışmaların başlangıcından bu yana İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 3 bin 560’tan fazla kişi hayatını kaybetti. İsrail tarafında ise Lübnan’daki operasyonlar sırasında 27 asker ve bir sivil sözleşmeli personel yaşamını yitirdi.


Lübnan, İran tarafından müzakerelerde kullanılmaya karşı çıkıyor

Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentinde İsrail İHA’sı tarafından hedef alınan ve alev alan aracın etrafında sağlık görevlileri ve acil durum personeli (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentinde İsrail İHA’sı tarafından hedef alınan ve alev alan aracın etrafında sağlık görevlileri ve acil durum personeli (AFP)
TT

Lübnan, İran tarafından müzakerelerde kullanılmaya karşı çıkıyor

Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentinde İsrail İHA’sı tarafından hedef alınan ve alev alan aracın etrafında sağlık görevlileri ve acil durum personeli (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Nabatiye kentinde İsrail İHA’sı tarafından hedef alınan ve alev alan aracın etrafında sağlık görevlileri ve acil durum personeli (AFP)

Lübnan, İran'ın ülkeyi ABD ile yürüttüğü müzakerelerde bir pazarlık unsuru olarak kullanma girişimi olarak değerlendirdiği tutuma karşı çıktı. Bu gelişme, Tahran ve Hizbullah'ın, Beyrut ile Tel Aviv arasında ABD arabuluculuğunda hazırlanan ateşkes anlaşması taslağına yönelik itirazlarının ardından yaşandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, CNN'e verdiği röportajda, İran'ın Washington ile yürüttüğü müzakerelerde Lübnan'ı bir baskı kartı olarak kullandığını söyledi. Avn, İran'ın Lübnan'a yardım etmeye çalışmadığını, bölgedeki çatışmaların bedelini ise Lübnan halkının ödediğini ifade etti.

Lübnan'ın çıkarlarının İran'ın çıkarlarıyla örtüşmediğini vurgulayan Avn, İran Devrim Muhafızları'na da seslenerek, "Lübnan sizin ülkeniz değil" dedi.

Başbakan Nevvaf Selam da İran'ın ülkesine, müzakerelerde şartlarını iyileştirmek için kullanılan bir "pazarlık kartı" gibi davranmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Selam, Lübnanlıların, ateşkes anlaşmasına ilk karşı çıkan tarafın İran Devrim Muhafızları olmasına şaşırdığını belirtti.

Öte yandan Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Ann, Lübnan ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Avn'ın Veliaht Prens'i telefonla aradığı görüşmede taraflar, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çabaları değerlendirdi.

Avn ayrıca, Suudi Arabistan'ın Lübnan'a verdiği destek ve özellikle ülkedeki gerilimin azaltılması ile gerilimin durdurulmasına yönelik katkılarından dolayı Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a teşekkür etti.


İsrail'in düzenlediği hava saldırısında Lübnan ordusundan üst düzey bir subay ve çok sayıda asker hayatını kaybetti

İsrail güçlerinin iki gün önce çekildiği güneydeki Dbayn köyünde yıkılmış bir evin önünde iki Lübnanlı asker (AP)
İsrail güçlerinin iki gün önce çekildiği güneydeki Dbayn köyünde yıkılmış bir evin önünde iki Lübnanlı asker (AP)
TT

İsrail'in düzenlediği hava saldırısında Lübnan ordusundan üst düzey bir subay ve çok sayıda asker hayatını kaybetti

İsrail güçlerinin iki gün önce çekildiği güneydeki Dbayn köyünde yıkılmış bir evin önünde iki Lübnanlı asker (AP)
İsrail güçlerinin iki gün önce çekildiği güneydeki Dbayn köyünde yıkılmış bir evin önünde iki Lübnanlı asker (AP)

Lübnan'ın güneyinde bugün bir askeri araca düzenlenen İsrail hava saldırısında, aralarında üst düzey bir subayın da bulunduğu Lübnan askerleri hayatını kaybetti.

Lübnan Resmi Ajansı (NNA), El-Hardali - El-Cermak yolu üzerinde seyir halindeki bir arazi aracını hedef alan saldırıda, "Lübnan ordusunda görevli tuğgeneral rütbesindeki bir subay ile araç sürücüsünün şehit olduğunu" duyurdu.

Lübnan Ordusu tarafından yapılan açıklamada da şu ifadelere yer verildi:

"İsrail'in Lübnan'a ve halkına yönelik saldırganlığı sürerken, El-Hardali - Nabatiye yolu üzerinde bir askeri aracı hedef alan barbarca İsrail hava saldırısında, aralarında bir subayın da bulunduğu çok sayıda askerimiz şehit olmuştur."

Lübnan ile İsrail arasında ilan edilen şartlı ateşkes anlaşması; Hizbullah'ın ateşi kesmesini ve Güney Lübnan'daki sınır bölgelerinden çekilmesini öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre anlaşma, Lübnan ordusunun devlet dışı tüm aktörlerin dışarıda tutulmasıyla "kontrolü tamamen ve özel olarak" devralacağı "pilot bölgelere" konuşlanmasını öngörüyor.