Tel Tamer’deki güç dengelerinde yeni bir değişiklik beklenirken, ABD askerleri bölgeye konuşlanıyor

Rus zırhlı personel taşıyıcılar, Ayn İsa’dan Tel Tamer’e ulaşan kişilerin yakınında duruyor (Şarku’l Avsat)
Rus zırhlı personel taşıyıcılar, Ayn İsa’dan Tel Tamer’e ulaşan kişilerin yakınında duruyor (Şarku’l Avsat)
TT

Tel Tamer’deki güç dengelerinde yeni bir değişiklik beklenirken, ABD askerleri bölgeye konuşlanıyor

Rus zırhlı personel taşıyıcılar, Ayn İsa’dan Tel Tamer’e ulaşan kişilerin yakınında duruyor (Şarku’l Avsat)
Rus zırhlı personel taşıyıcılar, Ayn İsa’dan Tel Tamer’e ulaşan kişilerin yakınında duruyor (Şarku’l Avsat)

Haseke vilayeti kırsalında bulunan Tel Tamer beldesinin doğu girişi yakınlarında, üstünde ABD bayrağı dalgalanan bir askeri araç durdu, araçtan iki asker indi ve yolda kendilerini selamlayan kişilere ve araç sahiplerine el sallayarak karşılık verdiler. Beldedeki ana meydanda ikinci bir ABD askeri aracı durdu, araçtaki askerler bölge sakinleriyle konuştu, bölgenin kuzeybatı kırsalına yönelik Türk saldırılarının ve bombalamaların devam ettiği bir dönemde insanlara sivil hayatın nasıl geçtiğini sordular. Aynı şekilde günlerdir çatışmalara sahne olan bölgelere gittiler ve yanlarına koşarak gelen çocuklara şeker dağıttılar.
Beldenin batısına yüz metre uzaklıkta bir Rus askeri konvoyu durdu. Konvoy, Rus bayraklarının dalgalandığı onlarca zırhlı personel taşıyıcıdan oluşuyordu. Askeri üniformalı ve hafif silah taşıyan Rus askerler, yılbaşından bu yana en şiddetli Türk saldırılarına sahne olan Rakka kırsalının kuzeyindeki Ayn İsa beldesinden o gün gelen insan kafilesini güvenlik kontrolünden geçiriyordu.
Bölge sakinlerinin aktardığına göre, Tel Tamer’in iki kilometre kuzeyindeki inek çiftliği yakınlarında, Rus güçlerinin bu karmaşık bölgede hareket noktası olarak kullandığı askeri üs binasının birkaç metre uzağına roket mermisi düştü. Saldırı sonucu can kaybı veya maddi hasar olmadığı bildirildi.
Fırat’ın doğusundaki Özerk Yönetim Yürütme Kurulu Eş Başkan Yardımcısı Bedran Çiya Kurd, bir buçuk yıl önce Rus güçlerinden, Barış Pınarı Harekatı bölgelerinin genişlemesini önlemek amacıyla Türkiye’nin Ekim 2019’daki geniş çaplı saldırısını durdurmasını talep ettiklerini ancak Moskova’nın amaçlarının aşamalı bir şekilde ortaya çıktığını söyledi. Kurd “(Rusya) idari, askeri ve ekonomik kontrolünü genişletmek ve petrol kaynakları üzerinde hakimiyet kurmak için bölgedeki rolünü ve etkisini artırmaya çalışıyor. Uluslararası Koalisyon ve Washington’un varlığına son vermek istiyor. Bölgelerimizi, uluslararası ve bölgesel tasfiye hesaplarını yaptığı bir yere çevirdi” ifadesini kullandı.
İdari açıdan Haseke vilayetine bağlı olan Tel Tamer beldesi, Türk ordusu ve desteklediği Suriyeli grupların top atışlarıyla düzenlediği şiddetli saldırılara tanık oldu. Bu saldırılarda Tel Tamer’in kuzeyindeki Derdare, Tel Cuma, Ummu’l Keyf ve Tel Tavil köyleri hedef alındı.  
Çiya Kurd, Moskova’nın hamlelerinin amacının, Şam hükümetinin Suriye topraklarının geri kalanında hakimiyetini genişletmek olduğunu belirterek, “Rusya, ateşkes anlaşmasına uyması için Türkiye’ye baskı uygulama sorumluluğunu yerine getirmeli” dedi.
Türkiye’yi, Rusya’nın rolüne ‘saygısızlık’ etmek ve Rus güçlerin bulunduğu askeri mevzileri bombalamakla suçlayan Kurd, “Moskova’dan beklenen, Ankara konusunda kararlı bir duruş sergilemesidir. Herhangi bir taraf ile halkımıza soykırım pahasına anlaşmanın olmasını veya başka yerler için bölgelerimizin aleyhine sözleşmeler yapılmasını kabul etmeyeceğiz” dedi.
Suriye Demokratik Güçleri’nden (SDG) üst düzey bir askeri yetkili, ABD güçlerinin Deyrizor’da üs olarak da kullandığı El-Ömer petrol sahasında ABD’li yetkililer ile toplantı düzenlediklerini aktardı. SDG’li yetkili, Türk ordusunun ve desteklediği Suriyeli grupların Tel Tamer ve Ayn İsa beldelerinde ilerlemeyeceği konusunda ABD’li yetkililerden güvence aldıklarını söyledi. SDG’li yetkilinin aktardığına göre, toplantıda Türkiye’nin gerilimi tırmandırması ve Ankara’nın çizilen sınır ve temas hatlarına uyması ve bunları aşmamasının gerekliliği ele alındı.
Haseke’ye bağlı Tel Tamer ile Rakka’ya bağlı Ayn İsa’ya askeri operasyon düzenlenme ihtimalinin olup olmadığı sorusunu yanıtlayan SDG’li yetkili, Washington, Moskova, Ankara ve Ankara’ya bağlı Suriyeli yerel gruplar arasında daha önce anlaşmaya varılan temas hatları bulunduğunu söyledi. Yetkili, “Tüm gruplar, uluslararası M4 karayolunu kontrol etmek için çabalıyor ve gerginliği tırmandırıyor. ABD’nin verdiği güvencelerle birlikte Türkiye ve Rusya ikili anlaşmalara bağlı kalacak” dedi.
ABD, Kürt ve Arap savaşçılardan oluşan ve Tel Tamer’in merkezi ile güney ve doğu kesimlerini kontrol eden SDG’yi destekliyor. Türkiye ise Suriyeli silahlı grupların, kontrol altında tuttukları Rasulayn’dan Tel Tamer’in kuzey ve batı kırsalına doğru genişlemelerine destek veriyor.
Rus askeri polisler ile hükümet güçleri de Zergan bölgesi ile Ebu Raseyn’den başlayarak kuzeyde Türkiye sınırına kadar uzanan bölgedeki temas hatlarında konuşlanıyor. Bu güçler aynı zamanda bölgenin batı tarafındaki köylerden Derdare, Kabru’s Sağir, Şeyh el-Ali, Muslata, El-Abbuş ve Babu’l Hayr’ın batısından M4 üzerinde yer alan Ummu’l Hayr ve El-Aliye köylerinin son noktasına kadar uzanan bölgede varlık gösteriyorlar.
Sahadaki güçlerin askeri alarm durumuna geçmesi nedeniyle söz konusu bölgede tansiyon oldukça yüksek. Bu karmaşık bölge artık Suriye çatışma haritasında hassas bir konuma sahip. Zira bu bölgenin üzerinde Rusya, Türkiye ve ABD ile bu ülkelerin desteklediği yerel güçlerin üç nüfuz bölgesi bulunuyor. Tel Tamer’deki güç dengelerinde yeni bir değişiklik beklenirken, Türk ordusu ve desteklediği Suriyeli grupların sahada yaptıkları hazırlıklar bu değişikliğin yönünü tayin etme noktasında belirleyici olabilir.



Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Türkiye ve Ürdün, Gazze’de barış planının uygulanmasının sürdürülmesi gerektiğini belirtti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cumartesi günü İstanbul’da Ürdün Kralı II. Abdullah’ı kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ürdün Kralı II. Abdullah, Gazze’de barış planının hayata geçirilmesinin önemini, ateşkesin kalıcı biçimde sürdürülmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını ve bölge halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ele aldı.

Türk kaynaklara göre, Erdoğan ile Kral II. Abdullah, cumartesi günü İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nde gerçekleştirdikleri görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkiler ile bunların farklı alanlarda geliştirilme yollarını değerlendirdi; bölgesel ve uluslararası gelişmeleri masaya yatırdı.

Ürdün Kralı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye yaptığı kısa ziyaret kapsamında, iki lider önce baş başa bir görüşme gerçekleştirdi, ardından iki ülke heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı yapıldı.

Görüşmelerde Gazze’deki son durum ve barış planının ikinci aşamasının uygulanması ayrıntılı biçimde ele alındı. Taraflar, ateşkesin sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, devam eden İsrail ihlallerini kınadı; insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının önemine ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik her türlü girişimin reddedilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Toplantılarda ayrıca Suriye’deki gelişmeler de ele alındı. Erdoğan ve Kral II. Abdullah, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin korunmasının, ülkenin istikrarını sarsmaya yönelik girişimlerin reddedilmesinin ve Suriyelilerin ülkelerine gönüllü ve güvenli şekilde dönüşlerinin sağlanmasının gerekliliğini vurguladı.

Kaynaklara göre, ikili ve genişletilmiş görüşmelerde bölgedeki diğer gelişmeler de değerlendirildi; taraflar, bölgesel istikrarın sağlanması için iş birliği ve ortak çalışma iradesini teyit etti.

efrgt87kı8
Erdoğan ile Ürdün Kralı’nın, iki ülke heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirdiği genişletilmiş görüşmelerden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Görüşmelere Türkiye tarafında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç katılırken, Ürdün tarafından da muhatap isimler yer aldı.

Ürdün Kralı’nın Türkiye ziyareti, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü (Bab el-Hava) sınır kapısı üzerinden Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kara taşımacılığının 15 yıl aradan sonra yeniden başlatılmasının hemen ardından gerçekleşti.

Ulaştırma bakanlıkları arasında yürütülen ortak koordinasyon ve çabalar sonucunda gümrük ve idari engellerin kaldırılmasıyla hayata geçirilen uygulama kapsamında, cuma günü üç tır deneme amaçlı olarak Türkiye topraklarına giriş yaptı.

Söz konusu adımın, bölgesel kara taşımacılığı haritasında nitelikli bir sıçrama yaratması ve Ürdün’ü, Suriye ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına bağlayan önemli bir ticaret hattını yeniden canlandırması bekleniyor. Bu hat, Cilvegözü (Bab el-Hava) ve Öncüpınar (Bab es-Selame) sınır kapıları üzerinden işleyecek.


Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.