BM, Libya’nın batısındaki belediye meclislerinin seçimlerini memnuniyetle karşıladı

İki Libyalı, Misrata yakınlarındaki Tavurga bölgesinde asılmış çamaşırların yanında yürüyor. Sol üst çerçevede Stephanie Williams görünüyor (AFP)
İki Libyalı, Misrata yakınlarındaki Tavurga bölgesinde asılmış çamaşırların yanında yürüyor. Sol üst çerçevede Stephanie Williams görünüyor (AFP)
TT

BM, Libya’nın batısındaki belediye meclislerinin seçimlerini memnuniyetle karşıladı

İki Libyalı, Misrata yakınlarındaki Tavurga bölgesinde asılmış çamaşırların yanında yürüyor. Sol üst çerçevede Stephanie Williams görünüyor (AFP)
İki Libyalı, Misrata yakınlarındaki Tavurga bölgesinde asılmış çamaşırların yanında yürüyor. Sol üst çerçevede Stephanie Williams görünüyor (AFP)

Libya’daki Birleşmiş Milletler (BM) misyonu, ülkenin batısında 4 belediye meclisinde seçimler düzenlenmesini memnuniyetle karşılarken, Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı güçler de durumu, ‘Ulusal Ordu (LUO) Komutanı Mareşal Halife Hafter  açısından bir ‘ders’ olarak nitelendirdi. Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi’nde Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkanı Talal el-Mihub, Türkiye’nin ortak askeri komitenin işleyişini bozmaya yönelik müdahalesi konusundaki endişelerini dile getirdi.
Belediye Meclisi Seçimleri Merkez Komitesi Başkanı Salim bin Tahiye, koronavirüs kriziyle ilgili ihtiyati tedbirlerin uygulanmasının yanı sıra Libya’nın batısındaki Endülüs mahallesi, Zliten, Sevani Beni Adem ve Kasr Hayyar belediyelerinde olumlu bir atmosferde ve entegre bir güvenlik planı uyarınca seçimlerin yapıldığını belirtti. Salim bin Tahiye, seçimler sırasında herhangi bir ihlalin kaydedilmediğine de dikkati çekti.
Çin merkezli Xinhua haber ajansına göre yetkili, “Bunlar, yeni yılda yapılan ilk seçimler oldu. Bu yıl, Libya’nın çeşitli şehirlerinde 30 belediye meclisinde seçimler yapılmasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Salim bin Tahiye ayrıca, “Zliten belediyesi, yüzde 42 ile en yüksek katılım oranını kaydederken, Endülüs belediyesi yüzde 22’de kaldı. Bu, seçmenler arasında en az rağbetin görüldüğü belediye oldu” dedi.
UMH Sözcüsü Muhammed Kanunu da seçimlere katılımın, kendisini 2016 yılından bu yana belediyelerin seçilmiş belediye başkanlarını devirip yerlerine asker atayarak belediyeleri askerileştirmekle suçlayan Mareşal Hafter için bir ders olduğunu dile getirdi.
Zliten Belediye Meclisi seçimlerinde oy kullandıktan sonra sandık başında askeri selamlamada bulunduğu görülen Kanunu, “Askeri yasa, ordunun, belediye seçimlerine katılmasına izin veriyor” dedi.

BM’den destek
Libya Ulusal Hastalık Kontrol Merkezi ve Dünya Sağlık Örgütü’ne göre BM Libya Özel Temsilcisi Vekili Stephanie Williams, ‘Libya halkının demokratik haklarını kullanma iradesine ve Belediye Konseyi Seçimleri Merkez Komitesi’nin önleyici tedbirlere tam olarak bağlı kalarak seçimleri yürütme çabalarına’ övgüde bulundu.
Williams yaptığı açıklamada, başta kadınlar, gençler ve savunmasız gruplar olmak üzere tüm kayıtlı seçmenleri, ‘barışçıl ve kapsayıcı seçim süreçlerine katkıda bulunmak için tüm ihtiyati tedbirleri alarak oylamaya katılmaya’ çağırdı.
Daha önce feshedilmediği takdirde belediye meclislerinin görev ve sürelerinin dört yıl olduğunu öngören 2012 tarihli ve 59 sayılı yasaya göre Libya’daki 116 belediye meclisinin çoğunluğunun süresi doldu.
Göç ve Mültecilerden Sorumlu Devlet Bakanı Yusuf Celale, geçtiğimiz Perşembe akşamı Libya’daki BM Göç Örgütü Misyonu Başkan Yardımcısı Matt Huber ile ‘savunmasız ve yerlerinden edilmişlerin, ev sahibi belediyelerin ve Trablus’un güney belediyeleri sakinlerinin acil ihtiyaçlarını karşılama stratejisini’ ele aldı.
Celale, yaptığı açıklamada, toplantı sırasında önceliğin ‘güneydeki belediyelere acil yardımların sağlanması, ülkenin güneyinde yer alan Marzuk şehrinin yerinden edilmiş halka destek verilmesi, Tavurga halkının gelecekte geri dönüşlerini destekleyecek programların düzenlenmesi’ olduğunu belirtti. Tavurga halkının geri dönüşü için ilerleyen günlerde bir toplantı düzenlenmesi bekleniyor.

Türkiye endişesi!
Öte yandan Libya Temsilciler Meclisi Savunma ve Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Talal el-Mihub, Türkiye’nin LUO ve UMH güçlerinin yer aldığı 5+5 olarak bilinen Ortak Askeri Komite’nin işleyişine müdahalesinden endişe duyduğunu dile getirdi. Geçtiğimiz Perşembe akşamı bir televizyon kanalına açıklama yapan Mihub, LUO güçlerinin, elleri boş durmayacağını ve Libya’ya yönelik herhangi bir tehdit durumunda tepkinin ani ve hızlı olacağını vurguladı.
Uluslararası misyonu, Cenevre Sözleşmesi’nin sponsoru olarak sorumluluklarını üstlenmeye ve Libya’nın batısında Türkiye ve kollarını dizginlemeye çağıran Mihub, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ve Ankara’nın destekçilerinin Türklerle yaptıkları toplantıların, 5+5 anlaşmasını başarısız kılmak için alınan acil bir talimattan başka bir şey olmadığına dikkati çekti.
Öte yandan UMH Savunma Bakanı Salah en-Nimruş, Zliten’deki Sahil Güvenlik kampına yönelik saldırının 5’inci yıldönümünde hükümetinin Türkiye ile iş birliğine devam edeceğini açıkladı. Nimruş, “Terörizmle mücadele edebilen ve sınırları koruyabilen askeri kuvvetler oluşturmak için eğitim anlaşmalarının sürdürülmesi gerekiyor” dedi.



Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.


Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
TT

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, devletin ülkenin güneyine geri döneceğine söz verdi

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ülkenin güneyindeki Keferşuba sakinleri tarafından çiçek ve pirinç yağmuru eşliğinde böyle karşılandı (Şarku’l Avsat)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, halk ve siyasi partiler tarafından sıcak bir şekilde karşılanan iki günlük bölge gezisi sırasında, İsrail sınırındaki köylerdeki altyapının ‘birkaç hafta içinde’ yeniden inşa edilmesi ve güneydeki devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi için çalışacağına söz verdi.

Başbakan Selam şunları söyledi:

“Bu bölgenin devlete geri dönmesini istiyoruz ve ordunun güneyde sorumluluklarını yerine getirmeye devam etmesinden memnunuz. Ancak egemenlik sadece orduyla değil, aynı zamanda hukuk ve kurumlarla, halka sosyal koruma ve hizmetlerin sağlanmasıyla da tesis edilir.”

Bu ziyaret, Hizbullah ile Başbakan arasındaki siyasi farklılıkların önemli ölçüde aşıldığını gösterdi, zira Başbakan, birden fazla durakta Hizbullah, Emel Hareketi, Değişim bloğundan diğer milletvekilleri ve hatta etkinliklere katılan Hizbullah muhalifleri tarafından karşılandı.

Öte yandan Kuveyt Dışişleri Bakanlığı'nın Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm Kapsamındaki Kararlarının Uygulanması Komitesi, terör listesine Lübnan’daki sekiz hastaneyi ekledi. Bu hastanelerin en az dördü Hizbullah tarafından işletiliyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, ‘bu konuda Kuveytli yetkililerden herhangi bir inceleme veya bildirim almadığını’ açıklarken ‘konuyu açıklığa kavuşturmak, karışıklığı önlemek için doğru bilgileri sunmak ve Lübnan sağlık sistemini korumak için gerekli temasları kuracağını’ bildirdi.