KİK’e yeni bir bakış açısı kazandıran çerçeve: Körfez ‘çatlaklarının onarımı’

Geçtiğimiz Salı günü El Ula'da düzenlenen Körfez zirvesi heyet başkanları (SPA)
Geçtiğimiz Salı günü El Ula'da düzenlenen Körfez zirvesi heyet başkanları (SPA)
TT

KİK’e yeni bir bakış açısı kazandıran çerçeve: Körfez ‘çatlaklarının onarımı’

Geçtiğimiz Salı günü El Ula'da düzenlenen Körfez zirvesi heyet başkanları (SPA)
Geçtiğimiz Salı günü El Ula'da düzenlenen Körfez zirvesi heyet başkanları (SPA)

Körfez ülkeleri liderlerinin El-Ula’da gerçekleştirilen ve olumlu izlenimler veren son zirvesi sloganı olan ‘Körfez dayanışmasının’ peşi sıra gelenler, yakınlaşma adımlarının atılması ve ilişkilerin doğal yoldan geri dönüşü ile memnuniyetle karşılanmaya devam ediyor.
Tarihi El-Ula zirvesinin nabzını yeniden arttıran özel bir an olmasını sağlayan, birlik ve ciddiyet mesajlarını en önemli ve en başarılı Arap bloklarından biri gündemine oturtan husus; gerek siyasetten, gerek halktan Körfezlilerin son üç yıl içerisinde Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) tarihindeki en hassas aşamadan geçmiş olmasıydı.
Geçtiğimiz kriz, uzun soluklu bir boykot şeklinde gelse de, Kuveyt’in çözüm ve kabul yolundaki arabuluculuğu, merhum Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah liderliğindeki 2017 yılının ilk günlerinde başlamış; Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah döneminde devam etmiştir.
Körfez halkı ilişkileri, siyasi varlığı sağlamlaştıran güçlü toplumsal bağlarla dostane ilişkilerdir. Bu nedenle Kuveyt arabuluculuğu, uzun soluklu ve yakınlaşmaya yönelik olmuştur. Zirâ Körfez toplumsal protokolü; ilişkileri vurgulayan, kişilerin takdirini de beraberinde getiren, ruhu yeniden canlandıran, gözlerden ırakta iyileşmeye kapı açan, anlaşmazlıkları ortadan kaldıran niteliktedir.
Geçtiğimiz krizde, İran’ın bölgenin istikrarsızlaştırılmasındaki rolü pekişir, Körfez haricindeki ülkeler bölgeye dahil olurken uluslararası başkentlerde kendilerini çevreleyen bölgesel koşullar nedeniyle acil çözüme ihtiyaç duyuluyordu. Batı vizyonu krizin hızlıca çözülmesi yönündeydi; zirâ konseyin birçok bağlamda tutarlı kalması gerekti. Ancak Körfezliler, aralarındaki anlaşmazlıklara rağmen meseleleri nasıl ele alacaklarının farkındalardı.
El-Ula zirvesi öncesinde olup bitenler, El-Ula öncesindeki gece Kuveyt’in Kral Selman bin Abdulaziz’den ricası üzerine Katar ile hava sahası, kara ve deniz limanlarını açarak iyi niyet göstergesinde bulunan Suudi Arabistan’ın oynadığı rolün bir göstergesiydi. Zirve öncesinde popüler ve siyasi bir parıltı doğuran söz konusu girişim, Suudi kararına göre Körfez büyük evini sağlamlaştırma yolundaki lider rolü vurgulamaya devam etti. El Ula zirvesinde ise, gelecekteki kalkınmanın boyutlarına dair vizyoner bir düşüncede bir araya gelen yeni bir neslin varlığıyla KİK’in yeni bir bakış açısı öne çıktı. Bu nesil yarınlar için hazırlansa da konsey kurucularının karşılaştıkları zorluklar daha geniş çapta süregeliyor. Ancak en az 40 yıl önceki zamanın büyükleri, en önemli stratejik koridor olan ve açgözlülüklerle çevrili bölgede pek çoğunun karşılaştığı jeopolitik ve toplumsal bir sembol haline gelmek için Körfezlileri güvenli karaya taşıyan birleşik sistem sayesinde bunu aşmıştı. Aynı zamanda Mısır’ın varlığı da Körfez ülkeleri arasındaki bağları sağlamlaştırmıştı.
El Ula zirvesi açılışı sırasında yaptığı konuşmada aslında bu vizyonun göze çarpan yanına değinen Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman bin Abdulaziz, “Suudi Arabistan’daki kardeşlerinizin politikası, gelecek planları ve 2030 Vizyonu, ülkelerimiz ve bölgemizin güvenliği, istikrarı ve refahına hizmet etmek için Arap ve İslami işbirliğini güçlendirmenin yanı sıra birleşik ve güçlü bir KİK’i önceliklerinde ilk sıraya alıyor” ifadelerine başvurmuştu.
Şarku’l Avsat ile telefon görüşmesi gerçekleştiren uluslararası ilişkiler profesörü Dr. Abdullatif es-Salimi, tüm Körfez ülkelerinin, onları KİK çerçevesinde birleştirecek stratejik güce sahip olduğuna değindi. Körfez ülkeleri ve liderlerinin farkının, halklarına hizmet etmeyi ilk sıraya koymaları olduğuna dikkat çeken Salimi, bunun altı ülke ve Mısır arasındaki motorun yeniden çalışması için gerekli meseleleri uygulamaya sokacağını söyledi. Zirâ bu ülkelerin istikrarı destekleyip vurgulayan, hem konsey hem de ülkelerindeki uluslararası iletişimin sürekliliği ve güvenilirliğini garanti eden ülkeler olduğunu vurguladı.
Liderlerin devamlı toplantılarını özetleyen El-Ula’da varılan açıklamada, safların birliğinin, KİK ve Arap ülkelerinin ortak ve yüksek çıkarlarının korunması gerektiğinin, geçmişe bir çizgi atılması eğilimi ve yeni ilişkiler evresinin başlangıcının altı çizildi.
Nitekim El-Ula anlaşması, tüm ülkeler tarafından desteklendi. Suudi Arabistan ise istikrarı pekiştirmek, bölgesel çabaları ve kalkınmayı desteklemek için bu tarihi anlaşmaya eylemi onaylama şansı veren istikrar sağlayıcı olarak görüldü. 



Birleşik Arap Emirlikleri, Hizbullah ve İran'la bağlantılı bir terör ağının çökertildiğini duyurdu

Hücre üyeleri BAE yetkilileri tarafından tutuklandı (WAM)
Hücre üyeleri BAE yetkilileri tarafından tutuklandı (WAM)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, Hizbullah ve İran'la bağlantılı bir terör ağının çökertildiğini duyurdu

Hücre üyeleri BAE yetkilileri tarafından tutuklandı (WAM)
Hücre üyeleri BAE yetkilileri tarafından tutuklandı (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri bugün, ülkenin güvenliğini ve istikrarını korumaya yönelik devam eden çabaların bir parçası olarak, Lübnan Hizbullahı ve İran tarafından finanse edilen ve yönetilen bir terör ağının çökertildiğini ve üyelerinin yakalandığını duyurdu.

Devlet Güvenlik Servisi yaptığı açıklamada, söz konusu şebekenin ülke topraklarında hayali bir ticari işletme kılıfı altında faaliyet gösterdiğini, ulusal ekonomiye sızmaya, ekonomik ve yasal düzenlemeleri ihlal eden uygulamalar yoluyla finansal sistemi istikrarsızlaştırmayı amaçlayan dış planları uygulamaya çalıştığını belirtti.

Birleşik Arap Emirlikleri Haber Ajansı'na (WAM) göre, soruşturmalar, şebeke üyelerinin Hizbullah ve İran'la bağlantılı dış taraflarla koordineli olarak önceden hazırlanmış stratejik plana göre hareket ettiklerini ve kara para aklama ve terör faaliyetlerinin finansmanına karıştıklarını ortaya koymuştur; bu durum ülkenin ve kurumlarının güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır.

Devlet Güvenlik aygıtı, ilgili makamların bu tür faaliyetleri yakından izlediğini ve ulusal ekonomiyi veya sivil kurumları terörist veya yıkıcı amaçlarla istismar etme girişimlerine müsamaha göstermeyeceğini teyit etti.

Açıklamada, BAE'nin güvenliğini ve istikrarını korumak için gerekli tüm önlemleri alma taahhüdü vurgulanarak, ülkeyi hedef alan her türlü yabancı müdahale veya yasadışı faaliyetin, kaynağı veya gizlendiği bahane ne olursa olsun, kararlı bir şekilde karşılık bulacağı belirtildi.


Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Büyük Cami'de Ramazan Bayramı namazını kıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Büyük Cami'de Ramazan Bayramı namazını kılıyor (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Büyük Cami'de Ramazan Bayramı namazını kılıyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Büyük Cami'de Ramazan Bayramı namazını kıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Büyük Cami'de Ramazan Bayramı namazını kılıyor (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Büyük Cami'de Ramazan Bayramı namazını kılıyor (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı Veliaht Prens Muhammed bin Salman bin Abdulaziz, bu sabah Mekke'de, Mescid-i Haram'ı ve çevresindeki avluları dolduran kalabalıkla birlikte Ramazan Bayramı namazını kıldı.

Veliaht Prens ile birlikte namazı kılanlar arasında Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd bin Abdulaziz; Spor Bakanı Prens Abdulaziz bin Turki bin Faysal bin Abdulaziz; Prens Fahd bin Turki bin Faysal bin Turki bin Abdulaziz; Prens Suud bin Talal bin Sultan bin Suud bin Abdulaziz; Prens Selman bin Talal bin Sultan bin Suud bin Abdulaziz; Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan; ​​alimler, şeyhler, bakanlar ve üst düzey sivil ve askeri yetkililer yer aldı.


Suudi Arabistan’dan İran’a sert tepki: Askeri adımlar atma hakkımız saklı tutuyoruz

Suudi Arabistan’dan İran’a sert tepki: Askeri adımlar atma hakkımız saklı tutuyoruz
TT

Suudi Arabistan’dan İran’a sert tepki: Askeri adımlar atma hakkımız saklı tutuyoruz

Suudi Arabistan’dan İran’a sert tepki: Askeri adımlar atma hakkımız saklı tutuyoruz

Bölgede savaşın başlamasından bu yana en sert diplomatik çıkışlardan birinde, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bu sabah erken saatlerde, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının ardından Suudi Arabistan’ın ‘gerekli görmesi halinde’ askeri adımlar atma hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.

İran daha önce, gerilimi tırmandıran yeni bir adım olarak, Arap Körfezi’ne bakan güney kıyısındaki Pars doğalgaz üretim sahasındaki tesislerin hedef alındığını duyurmuş ve bölgedeki enerji tesislerini hedef alacağını belirtmişti.

Diğer yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail’in açıklamasının ardından İstihbarat Bakanı İsmail Hatib’in hayatını kaybettiğini doğrularken, Dini Lider Mücteba Hamaney, İsrail’in düzenlediği saldırıda yaşamını yitiren Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin katillerinin ‘bunun bedelini ödeyeceğini’ duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump ise ABD’nin müttefiklerini Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizi tek başlarına karşılamaya bırakma olasılığına öfkeyle değindi. Trump, müttefiklerin, İran’ın neredeyse tamamen kapattığı stratejik su yolunun güvenliğinin sağlanması için Amerikan kuvvetlerine yardım çağrısını reddettiğini belirtti.