Hamas, Suudi Arabistan ile yakınlık kurmak için çok çalışıyor

Hamas, İran’la olan ilişkisinden gurur duymasına rağmen Suudi Arabistan ile yakınlık arayışına devam ediyor (Independent Arabia)
Hamas, İran’la olan ilişkisinden gurur duymasına rağmen Suudi Arabistan ile yakınlık arayışına devam ediyor (Independent Arabia)
TT

Hamas, Suudi Arabistan ile yakınlık kurmak için çok çalışıyor

Hamas, İran’la olan ilişkisinden gurur duymasına rağmen Suudi Arabistan ile yakınlık arayışına devam ediyor (Independent Arabia)
Hamas, İran’la olan ilişkisinden gurur duymasına rağmen Suudi Arabistan ile yakınlık arayışına devam ediyor (Independent Arabia)

İzzeddin Ebu İşa
Hamas, Suudi Arabistan ile yakınlık kurmak için çok çalışıyor. Hamas'ın Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, birçok basın toplantısında Riyad yönetimi ile iyi ilişkileri bulunduğunu ancak bu ilişkilerin iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti. El-Ula Bildirisi’nin imzalanmasının hemen ardından Hamas, ilişkilerini geliştirme fırsatını değerlendirerek Körfez İşbirliği Konseyi’nin 41’inci oturumunun başarısından dolayı tebrik mesajları gönderdi.
Heniyye, Suudi Arabistan’a iki mektup gönderdi. Mesajlardan ilki Kral Selman bin Abdulaziz’e idi. Heniyye mesajında Suudi Arabistan Kralı’nın Arap meselelerini benimseme, onlarda dayanışma içinde olma ve savunma konusundaki tutumuna övgüde bulundu. Suudi Arabistan’ın ayrılıklara köprü olma, uyum ve yakınlaşmayı güçlendirme konusunda iyi bilinen tarihsel rolüne vurgu yaparak bu başarının, tüm alanlarda daha fazla gelişme,  entegrasyon ve işbirliği sağlamak için ortak Arap eylemine zemin sağladığını ifade etti.

Yeni ufuklar açma arayışı
İkinci mesaj ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a gönderildi. Mesajda, Veliaht Prens’in El-Ula zirvesinin başarıya ulaşması için çok çaba sarf ettiği vurgulandı. Bu nedenle onlarla birlikte çalışmayı dört gözle beklediklerini ifade eden Heniyye, mesajında Krallığın zorluk ve risklerle yüzleşme konusunda gerçek bir role sahip tutumları doğrultusunda Filistin davasını desteklenmeye devam edilmesi konusundaki arzusunu dile getirdi.
Bu, Heniyye’nin Veliaht Prens’e gönderdiği ikinci mesaj oldu. Birincisini 2017 yılında, Muhammed bin Selman Veliaht Prens olarak ilan edildiğinde göndermişti. Söz konusu mesajda, Veliaht Prens’i tebrik edip, Riyad’ın Gazze Şeridi ve Filistin davasına daha fazla destek sağlama çabasından dolayı teşekkür etmişti.
Hamas’ın siyasi bürosunun bir üyesi olan Suheyl el-Hindi, bu mesajın belki de Suudi Arabistan ile hareket arasında yeni ufuklar açılmasına yol açabileceğine işaret etti. Hindi, “Bizim için önemli olan bu adım, Filistin'e hizmet etmede etkisi olan Arap liderlerin oylarını kazanma arayışı çerçevesinde geliyor” ifadelerini kullandı.
Heniyye aynı bağlamda, Riyad’ın bölgede Filistin halkını ve davasını destekleyen bir odak noktasını temsil ettiğini ve bunu gösteren net tutumlar olduğunu vurguladı. Heniyye, aslında aralarında iyi ilişkiler olduğunu ve bağı güçlendirmeye çalıştıklarına işaret etti.

Suudi Arabistan’a ciddi ilgi
Hindi, Hamas’ın Filistin davasını destekleyen bir Arap organı oluşturmak için Riyad ile iyi bir ilişki kurmak istediğini söyledi. Hareket liderliğinin Suudi Arabistan'a yaklaşmayı devletin hayalini gerçekleştirmek için güçlü bir fırsat olarak gördüğünü ve siyasi denklemleri etkili bir şekilde değiştirebileceğini belirtti.
Öte yandan Hamas’ın mesajı 2017 yılında açıkladığı yeni belgenin uygulanması bağlamında gönderildi. Batı dünyasının yanı sıra Arap ülkelerine açıklığa, şiddete karşı ve Filistin davasının çıkarlarına odaklanmaya dayanıyor.
Hareketten elde edilen bilgilere göre Heniyye, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüşmek için Riyad'ı ziyaret etmeyi dört gözle bekliyor. Ayrıca Arap arabulucular, Filistin'e büyük destek sağlayacak olan bu ziyareti düzenlemeye çalışıyor.
Suheyl el-Hindi, "Bir fırsat çıktığında, Heniyye ve Hamas’ın yurt dışı ekibi Riyad'ı ziyaret etmekten çekinmeyecek. Bu durum Araplarla ilişkileri güçlendiriyor. Tüm merkez ülkelerle ilişkilerimizi güçlendirmek için çok çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Siyasi analist Naci ez-Zaza, diplomaside mesaj göndermek genellikle, iyi ilişkiler için kapıları çalmak anlamına geldiğini söyledi. Suudi Arabistan'ın bu mesajı kabul etmesi halinde bunun Filistin lehine eklenecek önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Hem Batı Şeria hem de Gazze sakinlerine olumlu yansıyacak iyi ilişkilerin seyrini teşvik ettiğine işaret etti.
Hamas'ın Suudi Arabistan'a yaptığı son ziyaret, 2015 yılının Temmuz ayında, Kral Selman bin Abdulaziz'in hareketin eski lideri Halid Meşal'i kabul ettiği zamandı. 2012 yılının Ağustos ayında Meşal, Krallığı ziyaret etti. 2010 yılının Mart ayında yaptığı ziyarette merhum Dışişleri Bakanı Suud el-Faysal ile görüştü. Heniyye ise, Riyad’a ilk ziyaretini 2007 yılının Şubat ayında gerçekleştirdi. Söz konusu ziyarette Riyad, Filistin Yönetimi ile ilk uzlaşma anlaşmasına ev sahipliği yapmıştı.

Hamas, Suudi Arabistan'ın arabuluculuk yaptığı anlaşmaya saygı göstermedi
Siyasi analistler, Hamas’ın Suudi Arabistan’a yaklaşma girişimiyle, El-Fetih ile olan anlaşmazlıklara son verebileceğine ve Batı Şeria ile Gazze’yi birleştirmeye çalışabileceğini düşünüyor. Siyasi analist Zaza, özellikle Riyad Heniyye’nin mesajına henüz yanıt vermediği için Krallığın ilişkilere verdiği destekten bahsetmek için henüz çok erken olduğuna inanıyor. Ayrıca Filistinliler Krallık tarafından desteklenen ve 2007 yılında imzalanan Mekke Anlaşması'na uymadılar. Bu, yeni anlaşmalara destek vermeyi teşvik etmeyebilir.
Zaza, Riyad’ın Filistin davasına en önemli destek kolu ve bunun en önemli siyasi ve ahlaki savunucusu olduğuna dikkat çekiyor. Hamas mesajı, iki taraf arasındaki atmosferi iyileştirmek için iyi bir girişim olarak değerlendiriyor. Bu, Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerin geri dönüşünün yansımasının bir uzantısı olduğunu düşünüyor.



Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.


Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
TT

Gazze anlaşması: Arabulucuların Hamas’ın silah sorununu çözmek için sınırlı seçenekleri

Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)
Gazze şehrindeki Hamas üyeleri (AFP)

Gazze anlaşmasının ikinci aşamasının 10 gün önce başlamasının ardından İsrail’in taleplerinin başında ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ yer alıyor. Ancak bu talebin nasıl hayata geçirileceğine dair belirsizlik sürerken, Hamas’ın Filistin devleti kurulmadan silahlarını teslim etmeye sıcak bakmaması süreci çıkmaza sokuyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu düğümün arabulucuları son derece sınırlı seçeneklerle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor. Buna göre, ya silahların tamamen tasfiyesi ya da dondurulması yönünde bir formül bulunması ve Hamas’ın buna ikna edilmesi ya da harekete baskı uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu başlığın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere İsrail iç siyasetinde seçim amaçlı bir baskı aracı olarak giderek daha fazla kullanılacağına dikkat çekiyor.

İsrailli muhalif lider Benny Gantz dün X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ‘Hamas’ın silahsızlandırılması’ çağrısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Hamas silah bırakmayı kabul etmezse İsrail bu yapıyı tasfiye edecek” dedi. Netanyahu da salı günü ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmenin ardından, ‘Gazze Şeridi’nin yeniden imarına yönelik herhangi bir adımdan önce Hamas’ın silahsızlandırılmasının vazgeçilmez bir şart olduğu’ konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı.

Strateji uzmanı Tuğgeneral Semir Ragıb, arabulucuların seçeneklerinin sınırlı olduğunu ve önlerinde ya uzlaşı sağlamak ya da baskı uygulamak dışında bir yol kalmadığını ifade etti. Ragıb, silahsızlandırma talebinin İsrail, Washington, Avrupa Birliği (AB) ve bağışçı ülkeler tarafından defalarca dile getirildiğini ve artık savaşın durdurulması ile yeniden imarın önüne konulan temel engellerden biri haline geldiğini söyledi.

Ragıb’a göre Netanyahu ve benzer siyasi aktörler silahsızlandırma dosyasını seçimlerde kullanacak ve anlaşmayı her an sabote edebilecekler. Özellikle ikinci aşama çok sayıda mayın barındırıyor ve Netanyahu, özellikle çekilmeyle ilgili başlıklara yaklaşmak istemiyor.

 Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)Gazze şehrinin Şeyh Rıdvan mahallesinde yıkılmış binaların enkazı arasında ilerleyen Filistinliler (AFP)

Askeri strateji uzmanı Tümgeneral Semir Ferec, mevcut seçeneklerin giderek daraldığını belirterek, silahların tamamen tasfiye edilmesinden ziyade dondurulması yönündeki bir seçeneğin daha olası olduğunu ifade etti. Ferec, Hamas’ın elindeki silahların füze ya da insansız hava aracı (İHA) niteliğinde olmadığını ve bu nedenle teslim edilebileceğini söyledi. ABD ve İsrail’in silah maddesinin uygulanmasında ısrarcı olduğunu kaydeden Ferec, bunun İsrail’in geri çekilmesiyle eş zamanlı gerçekleşmesi ve yeni bir savaşın önüne geçecek garantilerin sunulması gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Reuters’a konuşan Hamas kaynakları, çarşamba günü yaptıkları açıklamada, hareketin silahsızlanma konusunu diğer Filistinli gruplarla görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Washington ya da bölgesel arabulucuların kendilerine silahsızlandırmaya dair ayrıntılı ve somut bir teklif sunmadığını belirtti.

İsrail’in Kanal 13 televizyonu, geçtiğimiz ocak ayının sonunda, ABD’nin Hamas’a silahlarını çok uluslu bir güce teslim etmesi için birkaç haftalık süre tanıyan bir belge hazırladığını bildirmişti. Habere göre, bu sürede uyum sağlanmaması halinde İsrail’e ‘dilediği gibi hareket etme’ konusunda yeşil ışık yakılacak.

Ferec, Hamas’ın manevra alanının son derece sınırlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye başta olmak üzere arabulucularla hızlı bir uzlaşıya varması gerektiğini, zira İsrail’in şu aşamada en büyük engeli bu dosya üzerinden yarattığını ifade etti.

Ragıb ise Hamas’ın önünde, Trump planı ve silahsızlanma maddesini uygulamaktan başka bir seçenek bulunmadığını savundu. Ragıb, bu sürecin uzatılmaması ya da dolaylı yollardan aşılmaya çalışılmaması gerektiğini, ‘çünkü kaybedilen her günün ateşkes anlaşması için bir tehdit anlamına geldiğini’ dile getirdi.

Ragıb, Gazze’de polis güçlerinin önümüzdeki günler ya da haftalar içinde konuşlandırılacağını, istikrar gücünün de devreye girebileceğini belirterek, bu aşamadan sonra manevra alanının daha da daralacağına dikkat çekti.