DMO mevzileri kimliği belirsiz uçaklar tarafından bombalandı

Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valeriy Gerasimov ile ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley arasında ‘kasıtsız hataların’ gerçekleşmesini önlemeye yönelik bir telefon görüşmesi gerçekleşti.

Rus askeri konvoyu pazar günü M4 karayolunda ilerleyen sivil bir konvoya eşlik etti. (AFP)
Rus askeri konvoyu pazar günü M4 karayolunda ilerleyen sivil bir konvoya eşlik etti. (AFP)
TT

DMO mevzileri kimliği belirsiz uçaklar tarafından bombalandı

Rus askeri konvoyu pazar günü M4 karayolunda ilerleyen sivil bir konvoya eşlik etti. (AFP)
Rus askeri konvoyu pazar günü M4 karayolunda ilerleyen sivil bir konvoya eşlik etti. (AFP)

İran'ın Suriye'de konuşlanmasını engellemeye yönelik operasyon devam ederken Suriye'nin doğusundaki Deyrizor kırsalında, Elbukemal Çölü’ndeki İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) ait noktalar dün sabah kimliği belirsiz uçaklar tarafından bombalandı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) en az 4 bombardıman gerçekleşen Elbukemal’in ‘şiddetli patlamalarla’ sarsıldığını, DMO’nun bölgedeki karargahının ve askeri mevzilerinin aldındığını aktardı. SOHR, bombardımanlardan kaynaklı ‘can veya mal kayıplarının büyüklüğü hakkında’ ise şimdilik herhangi bir bilgi olmadığını belirtti.
SOHR, ‘İranlı milislerin ve onlarla birlikte hareket edenlerin, Irak sınırı yakınlarındaki Deyrizor kırsalını üs olarak belirlediklerini’ aktardığı açıklamasında ayrıca DMO’nun söz konusu askeri noktalarının yerini, İsrail ya da ‘kimliği belirsiz’ ancak ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon’a bağlı olduğuna inandığı uçaklar tarafından hedef alınması korkusuyla değiştirmeye çalıştığını kaydetti.
İsrail, Suriye'de gerçekleştirdiği bombardımanlara ilişkin açıklama yapmıyor. Ancak ‘İran’ın Suriye'de konuşlanmasına’ izin vermeyeceğini açıkça belirtiyor.
Bölgeden aktarılan bilgiler İranlıların yakın zamanda Suriye'deki bazı üslerini tahliye ettiklerin gözlemlendiği yönünde.
SOHR 7 Ocakta, silahlı bir insansız hava aracının (SİHA), Deyrizor’un doğu kırsalındaki Elbukemal yakınlarında, Haşdi Şabi milislerine ait bir aracı resmi olmayan bir sınır kapısından Suriye topraklarına girmeye çalışırken hedef aldığını aktarmıştı. Açıklamada saldırıda 4 Haşdi Şabi üyesinin öldüğünü, ayrıca yaralılar olduğunu bildirmişti.
SOHR ertesi gün yani 8 Ocak’ta da DMO unsurları ve İran yanlısı yerel milislerin, Deyrizor'un doğu kırsalındaki el-Meyadin'in çevresinde bulunan çiftliklerdeki askeri karargahlarını ağır silahlardan tamamen arındırdıklarını, ardından bu silahları çok sayıda askeri araç ve ağır vasıta ile el-Meyadin’in içlerine doğru taşıyarak şehrin çeşitli mahallelerine dağıttıklarını bildirdi.
DMO unsurları, el-Meyadin şehrinin yaklaşık 20 kilometre batısında yer alan çiftlik bölgesinde yaşanlara ait yaklaşık 150 çiftliği de ele geçirdi. SOHR, söz konusu çiftlik bölgesinin Nisan 2019’dan bu yana bölgede konuşlu DMO unsurları ve onlara bağlı yerel milislerin yerleştirildiği en büyük yerlerden biri olduğuna ve buranın ağır askeri teçhizatın yanı sıra yüzlerce Zeynebiyyun,  Fatimiyyun ve Haşdi Şabi milisinin bulunduğu eğitim merkezlerine dönüştürüldüğüne işaret etti. SOHR ayrıca ‘tahliyenin, DMO unsurlarının ve yerel milislerin son zamanlarda daha fazla hedef alınmalarından kaynaklandığını’ belirtti.
Diğer yandan SOHR, İran'a bağlı Zeynebiyyun Tugayı liderlerinin, tugayın Rakka'nın kırsalındaki Suriye rejim güçlerinin kontrolü altında bulunan Madan Atik beldesindeki karargahında, Rakka'nın doğu kırsalının bazı ileri gelenleriyle görüştüklerini aktardı. SOHR, Zeynebiyyun Tugayı liderlerinin, ‘bölgedeki gençlerin milis saflarına katılmaya ikna edilmesi karşılığında’ bölge halkına hizmet ve gıda yardımı sağlamak için ‘söz verdiklerini’ ve bu yüzden bölgenin ileri gelenlerini çağırdıklarını kaydetti.
Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), ABD tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı silahlı bir grubun, Deyrizor'un doğu kırsalındaki el-Baguz beldesinden ve es-Secer köyünden 20'den fazla sivili ‘kaçırdığını’ ve bilinmeyen bir yere götürdüğünü aktardı. Baguz beldesi, DEAŞ terör örgütünün Fırat Nehri kıyısındaki son kalesiydi. SDG, 2019 baharında ABD’nin doğrudan desteğiyle beldeyi kontrolü altına aldı.
Bir diğer gelişmede ise Rusya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Valeriy Gerasimov ile ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Milley arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre söz konusu telefon görüşmesinde başta Suriye olmak üzere uluslararası alanda güvenlik ve istikrarın sürdürülmesine ilişkin sorunlar ele alındı.
Açıklamada ayrıca Suriye topraklarında iki taraf arasında sürtüşmeler yaşanmasından veya istenmeyen hataların gerçekleşmesinden kaçınmak için Rusya ve ABD savunma bakanlıkları arasındaki askeri iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine işaret edildiği belirtildi.
Moskova, geçtiğimiz iki hafta boyunca Suriye ile Irak arasındaki sınır bölgesine askeri polis güçleri konuşlandırırken ABD kuvvetleri, Suriye’nin kuzeydoğusundaki üslerine yakın bölgelere ve Ürdün ile Irak sınırlarına yakın noktalara ek birimler yerleştirdi.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.