Dışişleri Bakanlığı: 'Oslo Belediyesinin teröre destek veren tutumu ibret vericidir'

Dışişleri Bakanlığı: 'Oslo Belediyesinin teröre destek veren tutumu ibret vericidir'
TT

Dışişleri Bakanlığı: 'Oslo Belediyesinin teröre destek veren tutumu ibret vericidir'

Dışişleri Bakanlığı: 'Oslo Belediyesinin teröre destek veren tutumu ibret vericidir'

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Oslo Belediyesinin desteklediği bir faaliyet kapsamında, PKK/PYD/YPG terör örgütünün propagandasına hizmet eden sözde kadın haklarıyla ilgili bir tablonun kamuya açık alana asılmasına müsaade edilen bu tutumu ibret vericidir” denildi.
Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Oslo Belediyesinin desteklediği bir faaliyet kapsamında, PKK/PYD/YPG terör örgütünün propagandasına hizmet eden sözde kadın haklarıyla ilgili bir tablonun kamuya açık alana asılmasına müsaade edilmiştir. Diplomatik girişimlerimize rağmen Oslo Belediyesinin teröre destek veren bu tutumunda ısrar etmesi ibret vericidir. Zira, 40 binden fazla insanın ölümünden sorumlu eli kanlı bir terör örgütü olan PKK'nın yaşattığı acılardan en fazla etkilenenler arasında kadınlar bulunmaktadır.
PKK/YPG'nin çocuk kaçırmak dahil işlediği suçlarla bir terör ve suç örgütü olduğu insan hakları raporlarına da yansımıştır. Evlatları terör örgütünce kaçırılıp zorla alıkonulan Diyarbakır Anneleri'nin feryatları buna örnektir. PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD/YPG de kadın istismarının baş aktörlerindendir. Bu terör propagandasına derhal son verilmelidir. Terörizme müsamaha edenlere, bu illetin bir gün kendilerini de vurabileceğini hatırlatırız” ifadelerini kullandı.



Kosova'nın eski cumhurbaşkanına savaş suçlarından 45 yıl hapis cezası istendi

Haşim Taçi (AP)
Haşim Taçi (AP)
TT

Kosova'nın eski cumhurbaşkanına savaş suçlarından 45 yıl hapis cezası istendi

Haşim Taçi (AP)
Haşim Taçi (AP)

Lahey'de görülen davanın son aşamasında, Kosova eski Cumhurbaşkanı Haşim Taçi ve üç eski askeri yetkili için 1990'lardaki Sırbistan ile yaşanan çatışma sırasında işledikleri savaş suçları nedeniyle 45 yıl hapis cezası talep edildi.

Dört sanık, Kosova ve Arnavutluk'taki onlarca yerde Sırplar, Romanlar ve Kosovalı Arnavutlar da dahil olmak üzere yüzlerce sivil ve savaşçı olmayan sivilin öldürülmesi, işkence görmesi, zulüm görmesi ve yasadışı olarak gözaltına alınmasıyla suçlanıyor. Ayrıca insanlığa karşı suçlarla da karşı karşıyalar.

Savcı Kimberly West, savunmanın argümanlarıyla birlikte önümüzdeki hafta sonuçlanması planlanan davanın son bölümünü oluşturan kapanış konuşmasında, "suçlamaların ciddiyetinin zamanla azalmadığını" ifade etti.

Lahey merkezli ancak Kosova yargı sisteminin bir parçası olan mahkemenin, kararını vermeden önce bir ay daha süresi bulunuyor. Beklenmedik durumlar ortaya çıkarsa bu süre iki ay daha uzatılabilir.

57 yaşındaki Haşim Taçi, hakkında iddianame hazırlanmasının ardından cumhurbaşkanlığından istifa etti. İddia edilen suçların işlendiği sırada Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (KLA) siyasi lideriydi, diğer üç sanık ise ayrılıkçı grubun üst düzey subaylarıydı. Dört yıl önce başlayan yargılamada üçü de suçsuz olduklarını savundu.

Kosova Parlamentosu tarafından kurulan Kosova Özel Mahkemeleri, Kosovalı savaşçıların Sırbistan ile yaşanan silahlı çatışma sırasında işlediği iddia edilen savaş suçlarını soruşturup yargılıyor. Kosova'nın başkenti Priştine'de bu sanıklar hala bağımsızlık mücadelesinin kahramanları olarak kabul ediliyor.

Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Kosova Kurtuluş Ordusu'nun yürüttüğü " kurtuluş savaşı"nı "soykırım yapan Sırp saldırganların" eylemleriyle eşitleme girişiminin kalıcı barışa zarar vereceğini belirtti.

"Kosova Kurtuluş Ordusu'nun savaşı haklı ve masumdu" diyen Osmani, "bu gerçek, tarihi yeniden yazma ve Kosova halkının özgürlük mücadelesinin önemini azaltma girişimleriyle çarpıtılamaz" ifadelerini kullandı.


Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
TT

Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bir tekneye düzenlenen ABD saldırısında iki kişi öldü

Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)
Pasifik Okyanusu'nda ABD ordusu tarafından hedef alınan ve alevler içinde kalan bir tekne (Reuters, ABD ordusuna atıfla)

ABD ordusu dün yaptığı açıklamada, Doğu Pasifik Okyanusu'nda uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen bir tekneye düzenlenen saldırıda iki kişinin öldüğünü duyurdu.

Trump yönetimi, eylül ayından bu yana Venezuela'dan Karayipler ve Pasifik bölgelerinde faaliyet gösteren ve "uyuşturucu teröristleri" olarak adlandırdığı gruplara karşı askeri operasyon yürütüyor.

ABD Ordusu Güney Komutanlığı, X platformunda yaptığı açıklamada, "İki uyuşturucu teröristi öldürüldü, biri saldırıdan sağ kurtuldu" ifadesini kullandı.

ABD Sahil Güvenlik Teşkilatı'na, "hayatta kalan için arama ve kurtarma sistemini harekete geçirme" talimatı verildiğini belirtti.

Trump yönetimi yetkilileri, teknelerin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili olduğuna dair kesin bir kanıt sunmadı; bu da operasyonların yasallığı konusunda tartışmalara yol açarak, yargısız infaz teşkil edebilecekleri endişelerini artırıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD'nin bugüne kadar düzenlediği 38 hava saldırısında toplam ölü sayısı en az 130'a ulaştı.

Bu, ABD özel kuvvetlerinin ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasından beri ABD ordusu tarafından açıklanan, uyuşturucu taşıyan bir tekneye yönelik üçüncü hava saldırısı.

Maduro, hapse girmeden önce Karayipler ve Pasifik'teki ABD askeri harekatının rejim değişikliğini hedeflediğini defalarca iddia etmişti.

Geçtiğimiz ay, saldırılardan birinde öldürülen iki Trinidadlının akrabaları, 14 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıda haksız ölüm iddiasıyla ABD hükümetine karşı dava açtı.


Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.