Hafter güçleri, Türkiye’ye ‘ateş açmakla’ tehdit etti

LUO unsurlarının Bingazi’deki tatbikatlarından bir görüntü (AFP)
LUO unsurlarının Bingazi’deki tatbikatlarından bir görüntü (AFP)
TT

Hafter güçleri, Türkiye’ye ‘ateş açmakla’ tehdit etti

LUO unsurlarının Bingazi’deki tatbikatlarından bir görüntü (AFP)
LUO unsurlarının Bingazi’deki tatbikatlarından bir görüntü (AFP)

Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO), Türkiye’yi, Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) ait bölgelerde güçlerinin kontrol ettiği üslere ‘silah ve paralı asker nakletmeye devam etmekle’ suçlarken, Libya’daki Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ateş açmakla tehdit etti.
Öte yandan UMH Başkanlık Konseyi Başkanı Fayiz es-Serrac da başkent Trablus’ta Temsilciler Meclisi’nin bazı üyeleriyle birlikte yeni bir hükümetin kurulması meselesini ele aldı. Serrac’ın yardımcısı Ahmed Muaytik ise üst düzey yetkililerle istişarelerde gerçekleştirmek üzere Mısır’a ziyarette bulundu.
Hafter’in sözcüsü Ahmed el-Mismari, geçen çarşamba günü düzenlediği basın toplantısında, Tük silahlarının Libya’nın batısına nakledilme operasyonunun uydu görüntülerini izledi. Mismari, “Uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler’in (BM) gözü önünde askeri fırkateynler gönderen Türkiye, müzakerelere Libya topraklarından ayrılmayacağı mesajı veriyor. Libyalı taraflar arasında 90 gün içerisinde yabancı kuvvetlerin ve paralı askerlerin Libya’dan çıkarılmasını öngören ateşkes anlaşmasına uymayacaktır” diyerek, 90 günlük mühletin birkaç gün sonra sonlanacağını belirtti.
Mismari, “Fırkateynler ve askeri birimler her gün Misrata Havalimanına ve Hava Kuvvetleri Akademisi’ne giriyor. El-Vatiyye üssü, Türk Hava Kuvvetleri’nin dev kargo uçaklarını, el-Hums ve Misrata gibi limanlar da kargo gemilerini karşılıyor. Avrupa Birliği’ne (AB) bağlı Irini operasyonunu ve uluslararası toplumu yanıltmak için sivil gemilerle kaçakçılık yapılan silahlar var” ifadelerini kullandı.
Ahmed el-Mismari, Libyalı taraflar arasındaki siyasi diyaloğu memnuniyetle karşılayan ve diyaloğa herhangi bir müdahalede bulunmayan Hafter’in, ‘terörle mücadele için özel birimler hazırladığını ve Libya topraklarındaki herhangi bir güvenlik ihlalini her an ve her yerde çözebileceğini’ vurguladı.
Öte yandan LUI askeri savcısı ve 5+5 Ortak Askeri Komite heyetinin bir üyesi olan Tuğgeneral Farac el-Savsaa, 23 Ekim tarihinde Cenevre’de sağlanan ateşkesin tüm hükümlerinin uygulanması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.
Savsaa, geçen çarşamba günü yaptığı açıklamada, tüm Libyalıların koşulları dikkate alınarak petrolün yeniden üretileceğini, ihraç edileceğini, batıda, doğuda ve güneyde havayollarının yeniden açılacağını ve iki taraf arasında esir takasının başlayacağını belirtti. Tuğgeneral Farac el-Savsaa, “Takas, şu ana kadar üç aşamalı olarak gerçekleşti ve hala devam ediyor” diyerek, ordudaki tutukluların sağlık durumlarının "oldukça iyi’ olduğunu söylerken, onlarla iyi şekilde ilgilenildiğine dikkati çekti.
Aynı şekilde Savsaa, Askeri Komite’nin faaliyetlerini sürekli olarak takip ettiğini söyleyen ve Cenevre Anlaşması’nda belirtilenlere uyma çağrısı yapan Halife Hafter’in rolüne övgüde bulundu. Ayrıca BM Genel Sekreteri Libya Özel Temsilci Vekili Stephanie Williams’ın ateşkesin tüm maddelerini uygulamaya yönelik sürekli çabalarını da övdü.
Williams, geçen çarşamba günü Cenevre’deki çalışmalarının başlaması üzerine siyasi Diyalog Forumu’ndan doğan danışma komitesine, BM’nin ‘Libya’da Libyalıların elleriyle biz çözüm ve dışarıdan herhangi bir dayamada bulunulmamasını’ istediğini bildirmişti. Bu hususta Williams, “Libya kökenli bir çözüm istiyoruz. Bu toplantı sırasında, birleşik bir yürütme otoritesinde liderlik pozisyonlarını üstlenecek adayların isimlerini vermeyeceğiz. Yetkilinin isimlendirilmesinde misyonun rolü olduğunu kabul etmiyorum. Bazı kesimler bunu iddia ediyorlar. Bu bir Libya kararıdır” dedi.
Fransa yönetimi de Libya’daki büyükelçiliği aracılığıyla komite toplantısına başarı dileklerini sundu. 14 Ocak’ta yaptığı açıklamada Fransa, bu yılın sonunda ulusal seçimlere ulaşmak için birleşik bir yürütme otoritesinin gerekli olduğunu vurgulayarak, “Ülkenin değişim ve egemenlik arzusuna cevap verme zamanı geldi” dedi.
Diğer taraftan Fayiz es-Serrac, geçen çarşamba günü bir dizi parlamento üyesiyle bir ulusal birlik hükümeti kurulması meselesini görüştüğünü açıkladı. Serrac, açıklamada genel seçimlerin yapılacağı tarihe uyulması ve tüm tarafların seçim sonuçlarına bağlı olması gerektiğini belirtti.
Serrac, görüşmede Temsilciler Meclisi ile hükümetine bağlı Başkanlık Konseyi arasında koordinasyon ve iletişim görevlerini üstlenecek bir ekip kurulmasına karar verildiğini de duyurdu.
Fayiz es-Serrac’ın yardımcısı Ahmed Muaytik de 14 Ocak’ta Kahire’ye sürpriz bir ziyaret gerçekleştirirken, kaynaklara göre Libya kriziyle ilgili olarak Mısır komitesi yetkilileriyle görüşmede bulunacak.
UMH’de Savunma Bakanı Salah en-Nimruş, Hafter’in Libya’da barışı hedefleyen herhangi bir diyalogun sonuçlarından hoşnut olmayacağını belirtti. Nimruş, 14 Ocak’ta bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada Hafter’in, her zaman barışçıl çözümleri engellediğini söyledi. UMH güçlerinin, savaşı sona erdirmek isteyen her türlü girişimini memnuniyetle karşıladığını da dile getiren Salah en-Nimruş, UMH’nin hiçbir zaman bir savaş savunucusu olmadığını vurguladı.
UMH’ye bağlı İçişleri Bakanı Fethi Başağa ile 'Sayd el-Efai’ (Yılanların Avı) operasyonu hususunda yaşadığı anlaşmazlığı da doğrularken, bu operasyondan önceden haberi olmadığını dile getirdi. Nimruş ayrıca, operasyonun gerektiği gibi hedeflerine ulaşması için ön koordinasyonun gerçekleşeceği yönündeki umudunu dile getirdi.
Diğer taraftan Başağa, Hollanda’nın Trablus büyükelçisi Lars Tummers’in Trablus Büyükelçiliğin’de yaptığı çalışmalar nedeniyle övgüde bulundu. İçişleri Bakanı, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, ‘yolsuzluk, terörizm ve organize suçla mücadelede’ iş birliğini sürdürme taahhüdünde bulundu.



Libya Yüksek Devlet Konseyi’nin yeni Başkanı Muhammed Takala oldu

Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
TT

Libya Yüksek Devlet Konseyi’nin yeni Başkanı Muhammed Takala oldu

Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)
Libya bayrağı (Reuters-Arşiv)

Libya Yüksek Devlet Konseyi üyeleri, bugün yapılan ikinci turda Muhammed Takala’yı yeni başkanları olarak seçti.

Şarku’l Avsat’ın, Libya merkezli Al-Ahrar kanalından alıntı yapan DPA’dan aktardığı habere göre, Muhammed Takala, bugünkü oylamada Yüksek Devlet Konseyi eski Başkanı Halid Mişri’yi geride bırakarak yeni başkan olarak seçildi.

Yüksek Devlet Konseyi başkanlığı için her yıl seçimler düzenleniyor. Şu ana kadar, Abdurrahman Suveyhili ve Halid Mişri konseye başkanlık eden isimler oldu.

2015 tarihli bir siyasi anlaşmanın şartları uyarınca önemli siyasi konularda söz sahibi olan Yüksek Devlet Konseyi ve ülkenin doğusunda bulunan Temsilciler Meclisi, başbakanı seçmek, önerilen bütçe hakkında yorum yapmak ve egemenlik pozisyonlarını seçmek dahil olmak üzere çeşitli yetkileri paylaşıyor.


Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Libya İstikrar Hükümeti’yle birleşme ihtimalini dışlıyor

Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
TT

Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Libya İstikrar Hükümeti’yle birleşme ihtimalini dışlıyor

Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)
Mareşal Halife Hafter, Bingazi'de BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile görüştü. (Libya Ulusal Ordusu)

Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH), rakibi Usame Hammad liderliğindeki Libya İstikrar Hükümeti (LİH) ile birleşme olasılığını dışladı. Diğer yandan Mareşal Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) heyeti, ortak kara sınırlarını güvence altına alma çabalarının bir parçası olarak ülkenin güneyindeki bölgeleri ziyaret etmeye devam etti.

Misurata Üniversitesi İngilizce bölümü öğrencilerinin dün (Cumartesi) gerçekleşen mezuniyet törenine katılan Dibeybe'ye yakın bir kaynak, “UBH’nin LİH’le birleşmesi söz konusu değil. Bu konuda Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile herhangi bir görüşme olmadı” dedi.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, “İki hükümetin yeni bir hükümet çatısı altında birleşmesi şu anda pek olası değil. Dibeybe hükümeti, ülkedeki tek meşru hükümet olarak çalışmalarına devam edecek” ifadelerini kullandı.

ergt
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe (UBH)

UBH Sözcüsü Muhammed Hammude, Dibeybe'nin yardımcısı Ramazan Ebu Cenah'ın ‘BM himayesinde iki hükümetin olası birleşme beklentisi’ hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Temsilciler Meclisi (TM) tarafından yetkilendirilen Hammad hükümeti de sessiz kalırken, TM Sözcüsü Abdullah Buleyhık herhangi bir yorumda bulunmadı.

Mareşal Halife Hafter ise dün BM Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy ile “Bingazi kentindeki karargahında son siyasi gelişmeleri görüştüklerini” belirtti. Hafter görüşmede “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin yapılması için uygun koşulların yaratılması gereğini” teyit ettiklerine işaret etti.

Bu hamleler, TM Başkanı Akile Salih'in daveti üzerine yarın (Pazartesi) Bingazi şehrinde Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) ile ‘Cumhurbaşkanı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin seçim yasalarını hazırlamakla görevlendirilen 6+6 Komitesi’nin çıktılarını görüşmek’ üzere yeni bir oturum düzenleme hazırlıkları çerçevesinde yapıldı.

Diğer yandan, Mareşal Halife Hafter'in Sözcüsü Tümgeneral Ahmed el-Mismari, güneydeki Sebha şehri sakinlerine seslenerek, şehri ve halkını terörist grupların sızmasına karşı korumak için daha dikkatli olmaya çağırdı.

El-Mismari, ordunun tüm bölgelerde kontrolünü ve güvenliğini sağlamaya yönelik sürekli çabalarının bir parçası olarak, "yasadışı göç" ile mücadele etmek için ülkenin güneyindeki bazı sınır bölgelerinde uzun ve nadir bir ziyaret gerçekleştiren Ulusal Ordu delegasyonuna liderlik ediyor.

Öte yandan Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir, Afrika Merkez Bankaları Birliği'nin Gambiya'da düzenlenen yıllık toplantıları sırasında Kuzey Afrika (Mısır, Fas, Tunus, Cezayir, Moritanya ve Sudan) Merkez Bankaları Grubu Başkanlığı'na seçildiğini açıkladı.

El-Kebir, Afrika Merkez Bankaları Birliği'nin 2024 yılı için bir sonraki toplantısının Libya Merkez Bankası'nın ev sahipliğinde yapılacağını belirtti.

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi ise Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu'dan (Libya ve Cezayir ziyaretlerinde bulunan özel temsilcisi Babagana Kingibe aracılığıyla) yazılı bir mesaj aldığını söyledi. El-Menfi, Kingibe'nin, geçen ay Abuja'da toplanan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'nun (ECOWAS) kararları çerçevesinde kendisine durumla ilgili gelişmeler hakkında bilgiler verdiğini belirtti

xcsdf
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Nijer'e komşu ülkeler tarafından anayasal meşruiyete saygı gösterilmesini sağlayan koşullara ulaşmak için ortak çabaların önemini vurguladı. (Reuters)

El-Menfi, istikrar ve barışın tesisi için iki ülke ile Afrika'daki diğer kardeş ülkeler arasındaki istişare ruhunu ve seçilmiş rejimlerin anayasaya aykırı değişikliklerini tanımama yükümlülüğünü pekiştireceğini düşündüğü bu adımı memnuniyetle karşıladı. El-Menfi ayrıca, Nijer'e komşu ülkelerin (Libya, Cezayir ve Çad) ECOWAS içindeki kardeşleriyle birlikte Nijer'deki durumu anayasal meşruiyete saygıyı sağlayacak düzeye getirmek için ortak çabalarının önemini vurguladı.


Dibeybe hükümeti Tahran'la kanal açarak neyi hedefliyor?

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

Dibeybe hükümeti Tahran'la kanal açarak neyi hedefliyor?

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Libyalı mevkidaşı Necla Menguş'u Tahran'da kabul etti. (İran Dışişleri Bakanlığı)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Dışişleri Bakanı Necla Menguş'un İran'ın başkenti Tahran'a yaptığı resmi ziyaret, geçtiğimiz hafta yerel ve bölgesel medyanın ana gündemlerindendi. Söz konusu ziyaret, üst düzey bir Libya delegasyonunun yaklaşık 17 yıl aradan sonra İran’a yaptığı ilk diplomatik ziyaretti.

Menguş'un İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan'ın daveti üzerine Tahran’a yaptığı ziyaret, Dibeybe hükümetinin bundan elde edebileceği fayda hakkında bazı soruları gündeme getirdi. Belki de görüşme Lübnan'da tutuklu bulunan Hannibal Kaddafi'nin dosyasının görüşülmesini amaçlıyordu.

Libya Temsilciler Meclisi (TM) üyesi Rabia Ebu Ras, Dibeybe hükümetinin “bölge ve bilge dışında birçok taraf ve güçle ittifaklar kurmaya çalıştığını ve Libya içindeki siyasi konumunu ve gücünü daha uzun süre elinde tutma kabiliyetini güçlendirmek amacıyla yeni bölgesel politikalarda aktif bir taraf olmayı hedeflediğini” söyledi.

Rabia Ebu Ras Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamalarda, bu ziyaretin arkasında Dibeybe hükümeti için ‘potansiyel kazanımlar’ olduğuna işaret ederken, bazılarının Türkiye'nin bu ziyaret için arabulucu rol oynadığı fikrini dışladı. Ebu Ras, söz konusu ziyaretin Menguş'un geçtiğimiz mayıs ayında Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Suudi Arabistan'ı kapsayan Körfez gezisi sırasında planlanmış olabileceğini ifade etti.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi araştırmacılarından Mısırlı Dr. Muhammed Naci Abbas, Manguş'un ziyaretinin gerçekten de Dibeybe hükümetinin ‘dış ilişkilerinin marjını genişletmesine’ olanak sağlayabileceği tezine katılıyor. Abbas ziyaretin, İran'ın Kuzey Afrika ülkelerine açılma isteğinin ve Tahran ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin gelişiminin üzerine geldiğini söyledi.

Abbas, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi yönetimi, selefi Hasan Ruhani'ye yöneltilen Kuzey Afrika ve Arap bölgesini dikkate almamak ve yalnızca Batı’ya güvenmekle ilgili suçlamaları ele almak istiyor” dedi.

İran uzmanı olan Mısırlı araştırmacı, ziyaretin iki ülke arasındaki çeşitli alanlarda ortaklıklar, ekonomik ilişkiler veya İran'ın Libya'daki siyasi krizin çözümünde herhangi bir rol oynaması gibi amaçlarla gerçekleştiğini reddederek şunları söyledi: “Libya siyasi arenasında nüfuz sahibi olanlar, Washington, Kahire, Ankara ve Libya'nın geri kalan komşu ülkeleri gibi, burada açık bir varlığa sahip olanlardır. Dolayısıyla Tahran'ın tüm bunların üzerine geçmesi düşünülemez.”

Mısırlı araştırmacı değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Evet, İran medyası Abdullahiyan'ın Menguş ile yaptığı görüşmelerde ülkesinin Libya'daki yeniden yapılanma çabalarına katılma arzusuna ilişkin ifadesine atıfta bulundu. Ancak bu, İran'a uygulanan ekonomik yaptırımlara ek olarak, Libya siyasi sahnesinin devam eden karmaşıklığı göz önüne alındığında (dışlanmasa da) büyük ölçüde erken.”

Libyalı siyasi analist İzzeddin Akil ise Menguş'un Tahran'a yaptığı ziyaretin amacının “ABD önerilerini İran tarafına iletmek” ve Tahran'ın 2015 yılından bu yana tutukluluğunun devam etmesinde ısrar eden bazı Lübnanlı güçler üzerindeki güçlü etkisi nedeniyle, Hannibal Kaddafi meselesini görüşmek” olduğuna inanıyor.

Akil, “Dibeybe'nin Hannibal'i gerçekten Libya'ya geri getirebilmesinin siyasi rakipleri (TM ve Devlet Yüksek Konseyi) karşısında konumunu güçlendirmenin yanı sıra, seçim tarihi geldiğinde cumhurbaşkanlığı yarışında eski rejim destekçilerinin ve ona bağlı olanların oylarını garanti edeceğini" söyledi.

Akil, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Tahran, krizlerini gidermek ve Arap bölgesindeki herkese açılmak istiyor. Bu ziyaret, amaçlarının bir kısmını gerçekleştirdi. İran, diplomatik tecrübesiyle ziyareti geliştirmekten ve iki ülke arasında gelecekteki ilişkileri çeşitli yollarla pekiştirmekten çekinmeyecektir” şeklinde konuştu.

Libyalı yazar Abdullah el-Kebir, ziyaretin Hannibal Kaddafi davasıyla ilgili olabileceğini belirterek,  Dibeybe'nin eski rejimin destekçilerini yanına çekmede herhangi bir olumlu ilerlemeden fayda sağlayacağı görüşüne destek verdi.

El-Kebir, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ziyaretle ilgili birçok soruyu, (iki ülke arasındaki Kaddafi dönemindeki güçlü ilişkiye kıyasla) iki ülke arasındaki ilişkilerin uzun vadeli kopmasına bağladı. El-Kebir, “İran önemli bir bölge ülkesi. Onunla yeni bir sayfa ve Trablus ile Tahran arasındaki kapalı kapıları yeniden açmak faydalı olabilir. Şiilik korkuları ise Sünni Maliki düşünce okulunun bazı mensupları tarafından abartılıyor” değerlendirmesinde bulundu.