Netanyahu’nun rakibi Saar, Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyor

Gideon Saar. (Reuters)
Gideon Saar. (Reuters)
TT

Netanyahu’nun rakibi Saar, Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyor

Gideon Saar. (Reuters)
Gideon Saar. (Reuters)

İsrail Dışişleri Bakanlığı, yeni ABD Başkanı Joe Biden’ın geçiş ekibinden “Donald Trump’ın ‘İbrahim Anlaşmaları’ kapsamını yeni Arap devletleri kapsayacak şekilde genişletme politikasını sürdüreceği yönünde” mesajlar aldığını duyurdu.
Başbakanlık için Binyamin Netanyahu ile yarışan Yeni Umut Partisi Başkanı Gideon Saar da Filistin devletinin kurulmasına karşı olduğunu ve Washington’daki yeni yönetimi bu fikirden vazgeçmeye ikna etmek için çalışacağını bildirdi.
Saar, 15 Ocak’ta İsrail ve ABD basınına yaptığı açıklamalarda, Biden ile diyalog kurma konusunda Netanyahu’dan daha iyi bir konumda olduğunu vurguladı, yeni ABD Başkanı’nın yönetimiyle bir çatışma rotası olarak görünen her durumdan kaçınmak için araçları bulunduğunu kaydetti.
Netanyahu’nun ‘Başkan Trump ile ilişkileri iyi şekilde güçlendiren ancak Demokrat kanattan uzaklaşan’ politikasına leşiriler yönelten Saar, ABD’nin iki partisinden de İsrail’e geleneksel desteği yeniden sağlama taahhüdünde bulundu. Gideon Saar, yerleşim yerlerinin kaldırılmasını da içeren bağımsız bir Filistin devletinin kurulması kararını asla kabul etmeyeceğini belirttiği açıklamasının devamında “Ülkemizin kalbinde bir Filistin devletinin kurulmasına karşı çıkıyorum. Bu durumun barış getirmeyeceğine ve bölgede istikrar ve güvenliği zedeleyeceğine inanıyorum” ifadesini kullandı. Tavrının, ‘yerleşim yerlerinin inşasına karşı çıkan ve iki devletli çözümü tercih eden Biden ile bir anlaşmazlığa yol açabileceğinden korkup korkmadığı’ ile ilgili bir soruya da yanıt veren Saar, “Onu, Filistin devletini reddetmenin İsrail ve ABD’nin çıkarına olduğuna ikna etmeye çalışacağım” dedi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı kaynakları da ABD Başkanı seçilen Joe Biden yönetiminden yetkililerin yakın zamanda Tel Aviv’e bazı mesajlar gönderdiklerini aktardı. Kaynaklara göre mesajlarda, Donald Trump yönetiminin son aylarında başlayan İsrail ve Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini yeni yönetimin de sürdürmeye çalışacağı ifade edildi. Orta Doğu Dairesi Başkanı Eliav Binyamin de ABD’deki çeşitli araştırma enstitülerine ve İsrail yandaşı aktivistlere verdiği brifing sırasında söz konusu meseleye ilişkin şunları söyledi:
“İsrail ile Arap ülkeleri arasında son aylarda kurulan ilişkileri geriye döndürmenin mümkün olduğunu sanmıyorum. ABD’deki yeni yönetimin İsrail’den önce meşgul olması gereken birçok konu var. Ancak Biden’ın ekibiyle temas halindeyiz. Kendilerinden normalleşme sürecini desteklediklerini duyduk. Devam etmeye hazırlar ve biz de onlarla birlikte bunun üzerinde çalışacağız.”
Yetkili, İsrail’in ilişkileri normalleştirmek için anlaşmalara varmak amacıyla Kuzey Afrika ve Körfez’deki diğer ülkelerle temaslarını sürdürdüğünü doğruladı. Eliav Binyamin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bazıları normalleşme anlaşmalarına daha çok, bazıları ise daha az hazır durumda. Ama diğer ülkelerin de buna katılmasını bekliyorum. Bunun haftalarca mı yoksa aylarca mı süreceğini bilmiyorum. Ama başka ülkeler de olacak. Bazı ülkelerin, İsrail ile barış ve normalleşme anlaşmalarını imzalayan ülkeler arasındaki ilişkilerin nasıl ilerleyeceğini görmek için beklediğini düşünüyorum.”
Yetkili, Abu Dabi’de bir İsrail büyükelçiliği, Dubai’de bir konsolosluk ve Bahreyn’in başkenti Manama’da da bir büyükelçilik açma yönündeki adımlarını ilerletmek için bu günlerde bakanlığından bir ekibin hazırlandığını belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’den heyetlerin ülkelerinde büyükelçilik açmak amacıyla İsrail hükümetinin koronavirüsün yayılmasıyla mücadeleye yönelik uyguladığı karantinanın sona ermesini beklediklerini ve İsrail’e ziyarette bulunacaklarını vurguladı.
Söz konusu açıklama, İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi’nin Çin, Rusya ve İngiltere’deki eski İsrail Büyükelçisi Zvi Heifetz’i BAE ve Bahreyn’de İsrail temsilcilikleri açılması hususunda özel elçi olarak atadığı bilgisinin ardından geldi.
Eliav Binyamin, Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, Başbakan Netanyahu ve Bakan Aşkenazi’nin yakın gelecekte BAE ve Bahreyn’i ziyaret edeceğini belirtti. Söz konusu ziyaretleri gecikmesinin sebebinin ise hükümetler tarafından koronavirüs nedeniyle uygulanan kısıtlamalar olduğunu kaydetti.
Diğer yandan ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman, Biden’ın ‘Kudüs’te Filistinlilere hizmet veren ABD Başkonsolosluğu’nu yeniden açma niyeti’ dolayısıyla bu hafta başında Knesset’teki Dışişleri ve Güvenlik Komitesi’ne verdiği kapalı brifingde memnuniyetsizliğini dile getirdi. Friedman, bu fikri kabul etmeme ve direnme çağrısı yaptığı açıklamasında şunları söyledi:
“Böyle bir adım, Filistin Yönetimi’nde ABD diplomatik temsil düzeyini yükseltmek anlamına gelecektir. Bu durum, ABD yönetiminin ‘Filistinlilerin Kudüs şehrinin bazı bölgeleri üzerindeki iddialarını’ tanıdığına dair sembolik bir işaret olacaktır.”



Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.


Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
TT

Suriye'nin güneyinde bir güvenlik görevlisi dört kişiyi öldürdü

Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)
Süveyda'da Suriye İç Güvenlik Güçlerine ait bir kontrol noktası (Arşiv-Reuters)

Suriye yetkilileri, ağırlıklı olarak Dürzi nüfusun yaşadığı Süveyda vilayetinde dört sivilin ölümüne ve bir kişinin de ağır yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyla ilgili şüpheyle bir İç Güvenlik Kuvvetleri mensubunu gözaltına aldı.

Resmi haber ajansı SANA, Süveyda İç Güvenlik Şefi Hüseyin el-Tahhan'ın şu sözlerini aktardı: "Süveyda kırsalındaki el-Matouna köyünde korkunç bir suç işlendi ve dört vatandaş öldü, bir kişi de ağır yaralandı."

El-Tahhan, “bir mağdurla iş birliği içinde yapılan ilk soruşturmalar, şüphelilerden birinin bölgedeki İç Güvenlik Müdürlüğü personeli olduğunu ortaya koydu” açıklamasını yaptı ve “memur derhal gözaltına alındı ve yasal işlemlerin tamamlanması için soruşturmaya sevk edildi” ifadelerini kullandı.

Güney Suriye'deki Dürzi azınlığın kalesi olan Süveyda Valiliği, 13 Temmuz'dan itibaren bir hafta boyunca Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi savaşçılar arasında çatışmalara sahne oldu, hükümet güçlerinin ve ardından Bedevilerin yanında yer alan silahlı aşiret mensuplarının müdahalesiyle kanlı çatışmalar yaşandı.

20 Temmuz'da ateşkes sağlandı, ancak durum gerginliğini korudu ve Süveyda'ya erişim zorlaştı.

Bölge sakinleri, hükümeti eyaleti kuşatma altına almakla suçlarken, on binlerce insan yerinden edildi; Şam ise bu suçlamayı reddediyor. O zamandan beri birkaç yardım konvoyu bölgeye girdi.

Süveyda valiliğindeki iç güvenlik başkanı, "kurbanların ailelerine en içten taziyelerini" ileterek, "vatandaşlara karşı yapılan her türlü ihlalin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ve halkın güvenliğini ve emniyetini tehdit eden hiçbir eyleme müsamaha gösterilmeyeceğini" vurguladı.