Trump’ın ‘özel af’ çıkarma talebinin karşısındaki engeller

Başkan Trump’ın 8 Mayıs 2018’de Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninin arşiv fotoğrafı (EPA)
Başkan Trump’ın 8 Mayıs 2018’de Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninin arşiv fotoğrafı (EPA)
TT

Trump’ın ‘özel af’ çıkarma talebinin karşısındaki engeller

Başkan Trump’ın 8 Mayıs 2018’de Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninin arşiv fotoğrafı (EPA)
Başkan Trump’ın 8 Mayıs 2018’de Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninin arşiv fotoğrafı (EPA)

Başkan Donald Trump, koltuğunu Joe Biden’a devretmeden, 19 - 20 Ocak tarihlerinde görev süresinin resmi olarak sona ermesinden saatler önce “özel af” çıkarmayı planlıyor.
Başkan yardımcıları ve hukuk uzmanları, Amerikan tarihinde emsal teşkil ettiği ve anayasanın bahsetmediği bir ayrıntı olduğu için “özel af” çıkarma konusu çerçevesinde Trump’a danışmanlık yapıyor.
Trump’ın Temsilciler Meclisi tarafından azledilmesi yönünde ikinci kez karar alınması ve Senato’da yaklaşan davası Trump için yasal ve anayasal zorluklar teşkil ediyor.
Kuzey Carolina Üniversitesi’nde Hukuk Profesörü olan Michael J. Gerhardt, “ABD Başkanı kendisine karşı suç işlemeden önce herkesi affedebilir, bu da kendisine cezai sorumluluktan yasal muafiyet verir. Bu yüzden mahkeme, sadece federal suçlar noktasında af çıkardığı için söz konusu kararnameyi kabul edecektir” dedi.
Ancak başkanın kendi özel af talebine gelindiğinde Gerhardt, hukuk uzmanları arasında görüş ayrılığı olduğunu açıklayan tarihsel bir emsal olmadığından dolayı, Amerikan Anayasası’nın bu konuda net olmadığını düşündüğünü söyledi.
Uzmanların çoğu, aynı anda hem sanık hem de yargılayan olamayacağından dolayı, mahkemenin Trump’ın özel af talebini kabul etmeyeceğine inanıyor.
Gerhardt sözlerine şöyle devam etti:
“Trump’ın danışmanlarının onu bu adımı atmamaya çağırdığını duydum. Çünkü bu adımın atılması, kısmi olarak suçlu olduğunu kabul etmek anlamına geliyor. Ancak Gerald Ford iktidara geldiğinde olduğu gibi, Joe Biden göreve başladıktan sonra Trump’ı affedebilir.
Gerald Ford iktidara geldikten sonra Richard Nixon’ı tüm suçlarından dolayı affetmişti. Gerhardt, Biden’ın benzeri pozisyonda yer alacağından şüpheli olduğunu söyledi.
Gerhardt, “Trump kendisini affetme yetkisine sahip olsaydı bile bu durum kendisini Kongre’nin azil kararı vermesinden korumayacaktı. Buradaki anayasa çok açık. Görevden alma durumları dışında, Başkanın ABD’ye karşı işlenen suçların uygulanmasını erteleme ve affetme yetkisi var.

Trump iki büyük engelle karşı karşıya
İlk engel, yalnızca federal suçlamaları kapsayan ve eyalet bazındaki suçlamaları içermeyen özel af ile ilgili.
İkinci engel ise anayasal. Anayasa, Başkanın azil sürecinde kendisini affetmesini engelliyor. Bu durum Trump’ın görevden azline ilişkin, suç işlediği ve herhangi bir af kararına tabi olmayacağı anlamına geliyor.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.