Dünyada 49 ülkede 37,9 milyon doz Kovid-19 aşısı yapıldı

Dünyada 49 ülkede 37,9 milyon doz Kovid-19 aşısı yapıldı
TT

Dünyada 49 ülkede 37,9 milyon doz Kovid-19 aşısı yapıldı

Dünyada 49 ülkede 37,9 milyon doz Kovid-19 aşısı yapıldı

Tarihin en büyük aşılama kampanyası olan Kovid-19 aşısına ilişkin raporlanan verilere göre, 49 ülkede toplamda 37,9 milyondan fazla doz aşı yapıldığı açıklandı.
Dünya genelinde 94 milyondan fazla vaka ve 2 milyondan fazla ölüme neden olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını durdurmak için ülkeler üreticilerden milyonlarca doz aşı sipariş etti. Ülkelerin resmi web sitelerinden ve resmi açıklamalarından derlenerek analiz edilen Kovid-19 aşısı uygulamasına ilişkin veriler ile dünyanın Kovid-19 aşı haritası çıkarıldı. Ülkelerde dağıtılan ve uygulanan aşı dozlarının raporunu hazırlayan Bloomberg, 49 ülkede 37,9 milyondan fazla doz aşı uygulandığını açıkladı. Günlük aşı uygulanma oranının dünya genelinde ortalama 2,41 milyon doz olduğu belirtildi.
Dünya genelinde ciddi bir sağlık tehdidi olarak hızla yayılmaya devam eden Kovid-19’u durdurmak için şu anda Kuzey Amerika, Avrupa ve Orta Doğu'da kullanımı onaylanan Pfizer-BioNTech aşısının en az 49 ülkede aşılama kampanyalarının başlatıldığı belirtildi. Bloomberg tarafından hazırlanan dünyanın aşı raporuna göre, ABD'de 13 milyon doz aşı uygulandığı ve her 100 kişide toplamda 3.9 doz aşı yapıldığı aktarıldı. İngiltere'de ise 3.7 milyon doz aşının uygulanarak her 100 kişide 5.5 oranında doz aşı verildiği belirtildi. İngiltere ve ABD'yi takiben Rusya'da, 1.5 milyon kişinin aşılandığı ve 100 kişide 1 doz aşı yapıldığı, İtalya'da ise 1 milyon kişinin aşılanarak her 100 kişide 1.7 doz aşı uygulandığı belirtildi.
Aşı kampanyalarının başlamasıyla, ülkeler arasında eşit aşılama olmadığı kaydedilirken, bazı ülkelerin aşılamada daha avantajlı başlangıç yaptığı görüldü. Çin ve Rusya kendi aşılarını piyasaya sürerek milyonlarca kişinin aşılanmasını sağladı. Çin, Sinovac Biotech, CanSino Biologics, Sinopharm aşıları ile 9 milyon doz aşıyı 100 kişide 0.64 oranında doz uyguladı. Rusya, Gamaleya aşısı ile 1.5 milyon doz aşıyı 100 kişide 1.02 doz oranında uyguladı.
İsrail'in her 100 kişide 24,2 doz oranında aşı uygulayarak diğer ülkeleri geride bıraktığı ifade edildi. İsrail'i takiben en yüksek aşı dozu sunan Birleşik Arap Emirlikleri 100 kişide 15.5 doz aşı uygulayarak toplamda 1.6 milyon doz aşı yapılmasını sağladı.
Bloomberg'in aşı raporuna göre, ülkelerin toplamda uyguladığı doza göre yapılan sıralamada, listenin en başında ABD, Çin, Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri yer alırken, Türkiye`nin aşı programına yeni başlamasına rağmen, Kanada, Fransa, Polonya gibi ülkelere kıyasla vatandaşına daha fazla aşı sunduğu belirtildi.

Salgını bitirme yarışı
Koronavirüs salgınını bitirmek için geliştirilmesinde ve denenmesinde milyonlarca dolar harcanan en umut verici 9 aşının gelişim takibi raporunda, şu anda insanların kullanımına açık 7 aşı olduğu bildirildi. Dünyada ilk onaylanan ve uygulanmaya başlanan yüzde 95 etkinliğe sahip Pfizer ve BioNTech'in aşısının 2021'de 1.3 milyar doz aşı üretilmesi bekleniyor. Eksi 70 derecede saklanan aşının etkinliği için 2 doz uygulanması gerekiyor.
Eksi 2 derecede saklanarak 2 doz uygulanması gereken Moderna'nın Kovid-19 aşısının ABD için 20 milyon, küresel olarak 100 milyon doz üretilmesi hedefleniyor. 3 milyar doz aşı üretmek için sözleşme yapan AstraZeneca ve Oxford Üniversitesi aşısının yüzde 70 etkinliğe sahip olduğu biliniyor.
Yaygın kullanımı onaylanan ve uygulanmaya başlanan diğer aşılar arasında Çin menşeili Sinovac Biotech, CanSino Biologics, Sinopharm ve Rusya'nın aşısı Gamaleya bulunuyor. Novavax ve Johnson & Johnson firmalarının Kovid-19 aşıları ise yaygın kullanım için onay bekliyor.

Aşı sözleşmeleri
Yüzyılın en kötü salgından kurtulmak ve Kovid-19 ile mücadelede aşılarını güvence altına almak isteyen ülkeler, üreticilerle aşı sözleşmeleri yaptı. Toplamda 8.33 milyar doz aşının sözleşmesinin yapıldığı açıklanırken, aşıların eşit dağıtıldığı takdirde dünya nüfusunun yarısından fazlasını kapsayacak şekilde herkese aşı sağlanabileceği belirtildi. Ancak zengin ülkelerin kapsamlı aşı tedarik anlaşmalarında beyan ettikleri yüksek talepler ve aşıların depolanma koşulları nedeniyle tedariklerde gecikme olduğu öğrenildi. Rapora göre Kanada nüfusunun yüzde 303'ünü kapsayacak şekilde aşı sipariş ederken, onu takiben Birleşik Krallık'ta nüfusun yüzde 302'si, Yeni Zelanda'da yüzde 246'sı, Avustralya'da yüzde 229'u, Almanya'da yüzde 183'ü, Fransa’da yüzde 183'ü ve ABD'de nüfusunun yüzde 168'ini kapsayacak şekilde aşı tedariği anlaşması yapıldığı belirtildi.

ABD'de 13 milyon doz aşı yapıldı
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinden elde edilen rapora göre, ABD'de 14 Aralık'ta sağlık çalışanlarının aşılanmasıyla başlayan Kovid-19 aşılama süreci ile şu ana kadar ABD'de 13 milyon doz aşı yapıldığı ve her 100 kişide ortalama 3,9 doz aşı uygulandığı belirtildi. ABD'de eyaletlere göre yapılan Kovid-19 aşı analizinde, en fazla aşı dağıtımının 3.5 milyon kişiye ulaştırılması ile California eyaletine yapıldığı, sonrasında 2.1 milyon kişiye ulaştırılarak Texas ve Florida eyaletine yapıldığı belirtildi. Toplamda uygulanan aşı dozu haritasına göre California'da 1.1 milyon kişiye aşı uygulandığı ve 204 bin kişinin aşının ikinci dozunu aldığı belirtildi. Teksas'ta ise 1.2 milyon kişinin aşılandığı ve 156 bin kişinin aşının ikinci dozunu aldığı belirtildi.

İngiltere'de 3.7 milyon doz aşı yapıldı
Dünyada ilk olarak Pfizer ve BioNTech'in geliştirdiği Kovid-19 aşısının yaygın kullanımına başlayan İngiltere'de aşılama programının başlamasından bu yana toplamda 3.7 milyon doz aşılama yapıldığı açıklandı. Her 100 kişiye 5.5 oranında doz uygulanan İngiltere'de, Pfizer ve BioNTech'in aşısının yanı sıra AstraZeneca ile Oxford Üniversitesi ve Moderna'nın aşısı uygulanıyor. İngiltere Kovid-19 nedeniyle 87 binden fazla can kaybının kaydedildiği ve en yüksek ölüm sayısına sahip Avrupa ülkesi olurken, dünya genelinde ise 5. sırada yer alıyor.



Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
TT

Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)

İsrail, ABD'nin sağladığı termal mühimmatla 3 bine yakın Filistinliyi küle çevirmiş.

Katar merkezli medya kuruluşu El Cezire'nin haberinde, İsrail ordusunun Gazze savaşında yüksek ısı üretebilen termal ve termobarik bomba kullandığı öne sürülüyor. 

Gazetenin "Hikâyenin Geri Kalanı" adlı araştırmasına göre, Gazze Sivil Savunma ekipleri savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana 2 bin 842 Filistinliyi "buharlaşmış" diye belgeledi. 

Bu kişilerden geriye yalnızca duvarlara sıçramış kan izleri veya küçük doku parçaları kaldığı belirtiliyor.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, kayıtların sahadaki adli incelemelere dayandığını, olay yerinde "eleme yöntemine" başvurduklarını belirtiyor: 

Hedef alınan bir eve giriyoruz ve içeride olduğu bilinen kişi sayısını çıkarılan cesetlerle karşılaştırıyoruz. Aile içeride beş kişi olduğunu söylüyorsa ve biz yalnızca üç sağlam ceset bulabiliyorsak, kapsamlı aramalar sonucunda sadece biyolojik izler kaldığını gördüğümüzde, diğer iki kişiyi 'buharlaşmış' olarak kaydediyoruz.

Haberde, bu durumun termal ve termobarik silahların sistematik kullanımından kaynaklandığı iddia ediliyor. "Vakum bombası" diye de bilinen bu silahlar 3 bin 500 santigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Genel Direktörü Dr. Münir el-Burş, insan bedeninin yaklaşık yüzde 80'inin sudan oluştuğunu hatırlatarak şunları söylüyor: 

3 bin dereceyi aşan enerjiye, yoğun basınç ve oksidasyon eşlik ettiğinde vücut sıvıları anında kaynar. Dokular buharlaşır ve küle dönüşür. Bu kimyasal olarak kaçınılmazdır.

Rus silah uzmanı Vasily Fatigarov, bombanın yanma süresini uzatmak için karışıma alüminyum, magnezyum ve titanyum tozları eklendiğini, bunların ısıyı daha da artırdığını belirtiyor. 

ABD yapımı bazı bombalarda kullanılan tritonal maddesinin de çok yüksek ısı ürettiği vurgulanıyor.

Araştırmaya göre yaklaşık 900 kilogramlık MK-84 "Hammer" bombası, tritonal içeriyor ve 3 bin 500 santaigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Sığınak delici" BLU-109 bombalarınınsa içerdiği PBXN-109 patlayıcı karışımı sayesinde kapalı alanlarda büyük ateş topu oluşturarak içeridekileri yaktığı ifade ediliyor. 

İsrail ordusunun bu bombaları, Eylül 2024'te "güvenli bölge" ilan ettiği El-Mevasi'de kullanıldığı ve 22 kişinin kalıntı bırakmadan öldürüldüğü savunuluyor. 

AFX-757 patlayıcısının kullanıldığı GBU-39 hassas güdümlü bomba da Ağustos 2024'teki Tabiin Okulu saldırısında kullanılmış. Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okul binasına atılan bu bomba, basınç dalgası ve yüksek ısıyla öldürüyor. Rus uzman Fatigarov'a göre mühimmat, binayı nispeten sağlam bırakıp içindekileri yakarak yok etmek için tasarlanmış. 

Gazze'deki Sivil Savunma ekiplerinin, "buharlaşmış" cesetlerin olduğu alanlarda GBU-39'a ait kanat parçaları bulduğu aktarılıyor.

Georgetown Üniversitesi'nin Katar kampüsünden hukukçu Diana Buttu, bu tür silahların kullanımının yalnızca İsrail'i değil tedarikçileri de sorumlu kıldığını vurgulayarak şunları söylüyor: 

Bu sadece İsrail'in işlediği değil, küresel çapta yapılmış bir soykırımdır.

Buttu, "Bu silahların ABD ve Avrupa'dan sürekli olarak gönderildiğini görüyoruz. Bu silahların savaşçıyla çocuk arasında ayrım yapmadığını bilmelerine rağmen, göndermeye devam ediyorlar" diye ekleyerek, bunun savaş suçu sayılacağını belirtti. 

Birleşmiş Milletler'e bağlı İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun geçen yıl eylülde yayımladığı raporda, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlilere karşı soykırım yaptığı sonucuna varılmıştı. Tel Aviv yönetimiyse raporun bulgularını "yanlış ve çarpıtılmış" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, El Cezire, The Cradle, New Arab


İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)

Avustralya'yı ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkedeki antisemitizmi “korkutucu” ve “endişe verici” olarak nitelendirirken, “barış isteyen sessiz çoğunluk Avustralyalılar”a da dikkat çekti.

Herzog, Sidney'deki Bondi Plajı'nda meydana gelen ölümcül silahlı saldırının kurbanlarına taziyelerini sunmak ve Yahudi topluluğunu teselli etmek için pazartesi günü Avustralya'ya dört günlük bir ziyaret başlattı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün Melbourne'a (güneydoğu) gitmeden önce Seven TV'ye verdiği demeçte, 14 Aralık'ta 15 kişinin öldüğü saldırının ardından antisemitik nefret “dalgasının” zirveye ulaştığını söyledi.

Bunun “korkutucu ve endişe verici” olduğunu vurgulayan Herzog, “barış isteyen, Yahudi topluluğuna saygı duyan ve elbette İsrail ile diyalog kurmak isteyen sessiz bir Avustralya çoğunluğu da var” diye belirtti.

Pazartesi günü, Herzog'un Sidney'e gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ve polis arasında çatışmalar çıktı.

AFP muhabiri, polisin göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandığını ve yürüyüş önceden belirlenmiş rotadan sapmaya çalıştığında Fransız basın muhabirleri de dahil olmak üzere, gazetecilere göz yaşartıcı gaz atıldığını bildirdi.

Görsel kaldırıldı.
Melbourne'deki Flinders Street İstasyonu önünde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un ziyaretine karşı düzenlenen gösteri için toplanan protestocular (EPA)

AFP muhabiri, yürüyüşçüler ile polis arasında çıkan çatışmalarda en az 15 protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.

Yürüyüş, Herzog'u Gazze Şeridi'nde “soykırım” yapmakla suçlayan ve Canberra'nın uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak soruşturulmasını talep eden Palestine Action grubu tarafından düzenlendi.

Avustralya'daki Yahudileri temsil eden ana kuruluş olan Avustralya Yahudileri Yürütme Konseyi ziyareti memnuniyetle karşılarken, Avustralya Yahudi Konseyi ziyareti reddetti ve İsrail cumhurbaşkanını, Gazze Şeridi'nin “süregelen yıkımından” sorumlu tuttu.

Görsel kaldırıldı.
Pazartesi günü, Sydney'de Herzog'un gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ile polis arasında çatışmalar çıktı (EPA)

Bu arada ABC, Melbourne Üniversitesi'ndeki bir binaya “Herzog'a ölüm” yazısının yazıldığını bildirdi.

2025 yılında, bağımsız bir BM soruşturma komisyonu, İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Yahudi devletine saldırmasının ardından patlak veren savaşın başlangıcından bu yana Gazze'de “soykırım” işlediğine karar verdi.

Birleşmiş Milletler adına konuşmayan komisyona göre, Herzog ve diğer İsrailli liderler Filistin topraklarında “soykırımı kışkırttı”, ancak İsrail bunu ‘kesinlikle’ reddetti, “önyargılı ve yanlış bir rapor” olarak kınadı.


Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.