Berlin, Navalny dosyasını Moskova'ya devretti

Alexei Navalny, 2018'de Moskova'da Putin karşıtı bir gösteri sırasında (AFP)
Alexei Navalny, 2018'de Moskova'da Putin karşıtı bir gösteri sırasında (AFP)
TT

Berlin, Navalny dosyasını Moskova'ya devretti

Alexei Navalny, 2018'de Moskova'da Putin karşıtı bir gösteri sırasında (AFP)
Alexei Navalny, 2018'de Moskova'da Putin karşıtı bir gösteri sırasında (AFP)

Rusya'nın en önde gelen muhaliflerinden Alexei Navalny'nin bugün Rusya'ya dönmesi bekleniyor. Almanya, Navalny'nin zehirlenmesiyle ilgili iddialar üzerine açılan yasal dosyayı Moskova'ya devretti. Navalny'nin dönüşü üzerine Kremlin büyük bir ikilemle karşı karşıya; ya ülkeye geldiği gibi tutuklanacak ya da serbest bırakılacak. Alman hükümetinden bir kaynağın Cumartesi günü, Fransız basınına bildirdiğine göre Almanya Adalet Bakanlığı Sözcüsü, Alman yetkili makamının Alexei Navalny'ye yapılan saldırı ile ilgili olarak Rusya Savcılığının dört karşılıklı adli yardım talebine yanıt verdiğini açıkladı.
Alman Adalet Bakanlığı Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kan ve doku örnekleri ile giysi parçaları gibi suç soruşturması başlatmak için gerekli tüm bilgiler artık Rusya'nın elinde. Alman hükümeti, Rus yetkililerin artık Navalny'nin karşı karşıya kaldığı suça ışık tutmak için gerekli tüm adımları atacağını varsayıyor.”
Alexei Navalny'nin Almanya'da aylar süren tedavisinin ardından Rusya'ya geri dönme niyetini açıklaması, onun güvenliği ve özgürlüğünden korkan taraftarlarının yanı sıra muhalifleri için de bir endişe kaynağı yarattı. Navalny'nin dönüşü üzerine Kremlin büyük bir ikilemle karşı karşıya; ya ülkeye geldiği gibi tutuklanacak ya da serbest bırakılacak.
Uzmanlara göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ehven-i şerri tercih etmeli.  Alexei Navalny'nin serbest bırakılması Putin’i zayıf gösterebilirken, hapis cezasına çarptırılması ise dünyanın dikkatinin meseleye odaklanmasına sebebiyet verebilir.
Siyasi analist Tatiana Stanovaya AFP'ye verdiği demeçte şunları söyledi: "Burada iyi bir seçenek yok, ancak yine de bir karar verilmesi gerekiyor."
Üç Avrupa laboratuvarı 44 yaşındaki Alexei Navalny'nin Sibirya’da yürüttüğü bir seçim çalışması sırasında Sovyet yapımı Noviçok saldırısı ile zehirlendiği sonucuna vardı. Bu sonuç, Moskova'nın reddetmesine rağmen Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü tarafından doğrulandı. Rusya, Navalny’nin saldırıya uğraması ile ilgili iddialar hakkında bir soruşturma açmayı reddederken, Rus muhalif hakkında kişisel amaçlar için 356 milyon ruble (3,9 milyon euro) bağış yapmak suçlamasıyla yeni bir soruşturma başlattı.
Navalny görevi kötüye kullanmak ve yolsuzluk suçlamalarına karışmak suçları sebebiyle 2014 yılında hapis cezasına çarptırılmış ve cezası ertelenmişti. Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı (Interpol) Perşembe günü yaptığı açıklamada Alexei Navalny'nin ertelenen hapis cezasının şartlarını ihlal ettiği gerekçesiyle Rusya’ya ayak basmasının ardından tutuklanacağını açıkladı.
Siyasi analist Anton Ureich, Rus yetkililerin Navalny'nin geri dönmesini gerçekten istemediklerini ve şimdi panik halinde olduklarını ileri sürüyor.
Navalny defalarca yargılandı ve kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldı. Alexei Navalny bir yolsuzlukla mücadele aktivisti ve ilgiyle takip edilen birçok miting düzenledi. Ancak yanlış seçim stratejisi yerel seçimlerde pek çok utanç verici güç kaybına neden oldu.
Stanovaya, “Tutuklamaktan kaçınmak için, Rus yetkililer ona "yabancı ajan" gibi bir yaftada bulunarak siyasi faaliyetini azaltacak yöntemlere başvurabilir. "Yabancı ajan" ifadesi bireylerin veya kuruluşların diğer ülkelerden bağış almasını engelleyen bir yasadan türetilmiş bir terimdir. Kremlin, sonbaharda yapılması planlanan yasama seçimleri sebebiyle daha acil bir yol seçebilir.”
Stanovaya, “Kremlin bu oyundan bıktı. Navalny ile yüzleşme çok uzun zamandır devam ediyor.”
Navalny, aleyhindeki kovuşturmalar nedeniyle seçimlerde aday olma hakkına sahip değil ve ana akım medyadan dışlanmış durumda. Bu nedenle, popülaritesi Moskova'da ve bazı büyük şehirlerde yoğunlaşmıştır. Öte yandan Navalny’nin bazı müttefiklerinin seçimlere katılmaları engelleniyor.
Destekçileri, zehirlenmesinden bu yana Navalny'nin davasına uluslararası kamuoyunun ilgi göstermesini ve yetkililerin onu tutuklamasını veya hapse atmasını engellemesini umuyor. Navalny'nin destekçileri Pazar günü Rusları Moskova'daki Vnukovo Havalimanı'na Navalny'yi karşılamak üzere toplanmaya çağırdı. Facebook'ta bu amaçla kurulan bir etkinliğe yaklaşık iki bin kişi katıldı.
Siyasi analist Sergey Medvedev'e göre, Navalny'nin Rusya'ya dönüşü ne olursa olsun güçlü bir adım. Sergey Medvedev Facebbok’tan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Bu, şimdiye kadar felç olmuş ve hatta var olmayan Rus siyasi yaşamının yeniden başlangıcını teşkil ediyor.”



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.