Kremlin, Batı’nın Navalni eleştirilerini yok sayıyor

Navalni, geçen pazartesi günü Moskova’nın dışındaki bir karakola götürüldü. (AFP)
Navalni, geçen pazartesi günü Moskova’nın dışındaki bir karakola götürüldü. (AFP)
TT

Kremlin, Batı’nın Navalni eleştirilerini yok sayıyor

Navalni, geçen pazartesi günü Moskova’nın dışındaki bir karakola götürüldü. (AFP)
Navalni, geçen pazartesi günü Moskova’nın dışındaki bir karakola götürüldü. (AFP)

Moskova yönetimi 19 Ocak’ta, Rus muhalif Aleksey Navalni’nin serbest bırakılmasına yönelik artan çağrılara karşı Batı’ya mesaj gönderdi.
Kremlin, Batı’nın çağrılarına “kulak asmayacağını” bildirdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı da meseleye dair bir duruşma düzenleyerek Rus muhalifi zehirlemede rol oynamakla suçlanan Kremlin’e yakın isimlere yeni bir yaptırım paketi uygulanmasını gündeme getirdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kremlin’in Navalni hakkında dış açıklamalara kulak asma niyetinde olmadığına dikkat çekti. Gazetecilerin bazı ülkelerin Navalni’nin serbest bırakılması çağrıları üzerine yorum yapma talebine yanıt olarak Peskov, Rusya’nın bu açıklamalardan haberdar olduğunu ancak bu ifadeleri dikkate almadıklarını ve almayacaklarını vurguladı. Sözcü “Bir vatandaşın Rus yasalarına uymadığı gerçeğinden bahsediyoruz. Bu durum, tamamen bir iç meseledir. Kimsenin müdahale etmesine izin vermeyeceğiz ve bu tür ifadelere kulak asma niyetinde de değiliz” dedi.
Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rus muhalifin geçen pazar günü Moskova’ya ulaşmasının ardından tutuklanması kararının arkasında olduğu suçlamalarını ise yalanladı.
Putin’e yöneltilen suçlamaları ‘yalnızca saçmalık’ olarak nitelendiren Peskov, Navalni ile ilgili durumun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ilgilendirmediğini, Rusya Federal Yargı İcra Dairesi’nin şikayetleri olduğunu kaydetti.
Muhalefetin gelecek cumartesi günü toplu protestolar düzenleme çağrılarına ilişkin olarak ise Peskov, “Kremlin, Navalni’nin tutuklanmasıyla ilgili durum çerçevesinde kitlesel protestolardan korkmuyor” diyerek, ancak bu çağrıların, yasadışı bir şeye yapılması dolayısıyla endişe verici olduğunu vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı daha önce, Navalni’ye ilişkin koşullara yönelik yorumlara bulunan politikacılara ‘uluslararası hukuka saygı gösterme, egemen devletlerin ulusal yasalarını ihlal etmeme ve ülkelerindeki sorunlara müdahale etmeme’ çağrısında bulunmuştu.
Süreç, bir Rus mahkemesinin Navalni’ye karşı açtığı bir dizi dava kapsamında yargılanması için 30 gün hapis kararı vermesinin ardından hızlandı.
Muhalif çevreler, Rus yetkililerin ‘onu yıllarca hapiste tutmak için Navalni aleyhine bir dizi dava uydurmaya çalıştığını’ belirtiyor.
Güvenlik yetkililerinin ‘izinsiz’ faaliyetlerin gerçekleşmesine izin vermeyecekleri yönündeki uyarılarına rağmen Navalni yandaşları, gelecek cumartesi günü kitlesel protesto çağrısında bulundu.
Gelişmeyle eş zamanlı olarak Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komisyonu 19 Ocak’ta, Navalni’nin zehirlenmesini görüşmek üzere bir dizi yardımcısının katıldığı bir oturum düzenledi. Navalni’nin yardımcısı Leonid Volkov, konseydeki Rusya Federasyonu temsilcilerinin oturumu kesintiye uğratmaya çalıştıklarını, Rus heyetin başkanı Peter Tolstoy’un Hukuk Komitesi’ni ‘Rus karşıtı duyguları kışkırtmakla’ suçlayan bir mesaj gönderdiğini açıkladı.
Oturumda, Rusya’ya yeni bir yaptırımların uygulanması önerisinin tartışıldığı, güvenlik hizmetlerindeki isimlerin ve Navalni’yi zehirleme ve siyasi olarak örtbas etme eyleminin planlanması ve uygulanmasında çeşitli düzeylerde rol oynamakla suçlanan Rus muhalefet heyetine yakın diğer isimlerin bir listesinin sunulduğu belirtildi. Rus muhalefeti, ‘Navalni Listesi’nin onaylanmak üzere Avrupa makamlarına sunulmasını bekliyor.
Rusya Devlet Duması Başkanı Vyacheslav Volodin, ABD’yi ‘Başkan Donald Trump’ı ifade özgürlüğünden mahrum ederek demokrasi standartlarını değiştirmekle’ suçladı.
Volodin, Navalni meselesini tartışmaya tahsis edilen ancak Batı’ya karşı geniş bir eleştiri kampanyası yürütmek için bir fırsat haline gelen oturumda konuştu. “Bugün tüm dünyaya demokrasi standartlarını aşılayan bir ülkenin, aynı standartlarla alay ettiği çok açık” ifadesini kullandı.
Rus parlamenterler, 75 milyon ABD’nin oy verdiği mevcut Başkanın ifade özgürlüğünden mahrum bırakılması meselesini yeniden düşünmeye çağırırken Trump’ın seçmenleriyle iletişim kurmasının engellenmesinin ‘bu konuda yargı kararı olmaksızın gerçekleştiğine’ dikkat çektiler.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe