Ahmet Nur Çebi: 'Kadro dışı olanlar gitmedikçe transfer yapamayız'

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi (İHA)
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi (İHA)
TT

Ahmet Nur Çebi: 'Kadro dışı olanlar gitmedikçe transfer yapamayız'

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi (İHA)
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi (İHA)

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, siyah-beyazlı ekibin YouTube kanalında taraftarlardan gelen soruları yanıtladı. Kadro dışı olan oyuncuların ayrılmak istemediklerini ve bu futbolcularla yolları ayırmadan transfer yapmalarının zor olduğunu söyleyen Çebi, Talisca'nın da gündemlerine hiç gelmediğini ifade etti. Çebi ayrıca bugüne kadar en fazla sevindiği golün, Sergen Yalçın'ın 100. yılda şampiyonluğu getirdiği golü olduğunu söyledi.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, kulübün YouTube hesabında siyah-beyazlı taraftarlardan gelen soruları yanıtladı. 2 kez Kovid-19 atlatan Çebi, sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Hastalığın atlattığını söyleyen Çebi, “Covid'in herkesin üzerindeki etkisi farklı oluyor. Ama sonuçta adı üzerinde, pandemi. Bundan en çok etkilenen spor faaliyetleri oldu. İnşallah Covid'i bitirerek güzel günler göreceğiz” dedi.

“Şımarmadan devam etmeliyiz”
Takımın ligde lider durumda bulunmasının çok güzel olduğunu söyleyerek sözlerine devam eden Ahmet Nur Çebi, “Şu anda bulunduğumuz yer çok güzel. Ama lig uzun bir maraton ve mayıs ayının 16'sını görmeden kimin şampiyon olacağın belli olmayacak. O nedenle ayaklarımızın yere basması, daha çok çalışmamız ve şımarmamamız gerekiyor. Bu işin tek pozitif takımı birbirimize olan sevgi ve saygıda, bağlılıkta çok büyük mesafe kat edildiğini görmek, diğeri de Beşiktaş camiasına ‘Sabırlı olun' mesajının doğru olduğunun görülmesi. Şu anda takımın lider olmasının en büyük artısı budur. Rakiplerimiz bizden daha fazla transfer yaptılar, beklentiler rakiplerimizin daha başarılı olabileceği şeklindeydi. En azından biz de bunun içinde olduğumuzu ispat ettik. Bunu yeterli görmeyen ve inanmayanlar vardı. Rakipleri destekleyen medya mensupları sürekli onlara enerji verirken, bizi de aşağılara doğru çekmeye çalıştılar. Şu andaki mutluluğun ilk nedeni camiamızın mutluluğudur, diğeri de atılan tutulan bu kadar söylemin yersiz olduğunun ispatlanması. Taraftarların mutlu olduğunu görüyorum ve bundan da huzurluyum” açıklamasını yaptı.

“Pandemi planlarımızı etkiledi”
Başkanlık koltuğuna oturduğunda takımın 13. sırada olduğunu söyleyen Beşiktaş Başkanı Çebi, “Sezonun başlangıcından geriye dönüp baktığımda 15 ay önce geldiğimiz bir süre var. Geldiğimizde 13. sırada olan ve özgüvenini kaybetmiş bir takım vardı. Geldikten sonra bunu toparlamak çok önemliydi ve bunu başardık. Kimse beklemezken Şampiyonlar Ligi'ne katılma başarısı elde ettik. Ancak pandeminin getirdiği süreç çok olumsuzdu. Mart, nisan, mayıs ayında oyun oynanmadı. Haziran ve temmuzda bu süreç tamamlanmaya çalıştı. Transfer tarihleri ertelendi, oyuncuyu gönderemiyorsunuz ve aynı zamanda ligde yarışıyorsunuz. Bunun bitişinde Şampiyonlar Ligi'nde mücadele hakkını kazandık.
Trabzonspor'un cezası nedeniyle bu durum bizim önümüze konuldu. Böyle olunca da çok çabuk şekilde transfer yapmamız gerekti ancak bu da mümkün değildi. Beklediğimiz tarihler çok öne geldi. Planlarımız başkaydı ve durum böyle olunca eksiklerimiz oldu. PAOK maçında sağ bek Douglas'ı oynatamadık. ‘Sakatım, oynamak istemiyorum' dedi. Bunlar bile bizim planlarımızı alt üst etmeye yetti. Ama zaman içinde doğru transferler, birlik beraberlik, hocamızın emekleri ve çocukların da birbirlerine olan sevgi, saygısı ve bizlere inanmasıyla büyük bir mesafe kat edildi. Ama daha işin yarısını bile yakalamadık, çok yol var ama bunlar bizim için motivasyon. Yine de rahat olabileceğimiz bir liderlik olmamalı” açıklamasını yaptı.

“Keşke 2-3 sene önce yönetimden ayrılsaydım”
Vodafone Park'ta kale arkası tribününde koltukların sökülmesiyle ilgili soruyu yanıtlayan Çebi, “Vodafone Park'ın kale arkası koltukları için gerekli müracaatı yaptık. Gerekli analizler yapıldı. Spor Bakanlığı yetkilileri tarafından bu onaylandı ancak pandemi süreci bitmeden yapılmayacak. Taraftarı özledik, onlar da bizleri özledi ve onların istediği gibi bir yer inşa etmek istiyoruz” diye konuştu. Geçmişte pişman olduğu konularla alakalı da konuşan Çebi, “İnsan yaşarken, iş yaparken çok ‘keşke' der ama en önemlisi eski yönetimden 2-3 sene daha önce ayrılmalıydım. Orada hata yaptığımı düşünüyorum. Belki daha faydalı olabilirdim Beşiktaş için” ifadelerini kullandı.

“Kadro dışı isimler gitmedikçe transfer yapamayız”
Takımdaki futbolcuların maaşlarının arasında uçurum olduğunu söyleyen Çebi, “Maaş skalasına baktığımız zaman çok düşük ve çok yüksek arasında uçurum var. Birlik, beraberlik ve huzur için bu yanlış politika. Başarıya odaklı ve birbirine yakın ücretlerle daha da başarılı olacağımızı düşünüyorum. Geçmişten gelen, başımızın belada olduğu ve Beşiktaş'ı transfer anlamında önünü kapatan oyuncularımız var. Bunların da tercihlerini geldiği zaman hocamız yaptı ve ‘Bunlarla devam edemeyeceğiz, katkı vereceklerini düşünmüyorum' dedi. O kadar ilginç şeyler yaşadık ki. Şu anda ücretleri çok yüksek olan ve katkı alamadığımız futbolcuların hiçbirisi şu ana kadar gitmedi.
‘Gitmeyi düşünmüyoruz, aldığımız ücreti başka yerde bulamayız. Eğer teklif gelirse önce teklif gelen şehre sonra da paraya bakarız' dediler. Bu şekilde 6 ay geçti. Yaz sezonunda yollarımızı ayırmak istediğimiz arkadaşlarımızdı ve yerlerine transfer yapmamız gerekiyordu. Onları çok zor realize ettik. Şu anda başarılı olan isimlerin aldığı ücretlere bakıldığında, başarısız isimlerin ücretlerinin ister istemez yapılan politikaların Beşiktaş'ı yorduğunu, 1,5 yıl daha yoracağını görüyoruz. Kadroları değiştirmeye çalışıyoruz. Mevcut arkadaşlarımızdan kontratlarını feshedemediklerimiz oldukça transferde önümüz açılmıyor. Onlar da bu desteği vermiyorlar. Tabii ki futbolcuları da yargılamıyorum, onlar da kontratlarını yapmışlar. Neye istinaden bu şekilde kontratlar yapılmış, kamuoyunu değerlendirmesine bırakıyorum” diyerek sözlerine devam etti.

“Ben kimseyi etkilemek istemem”
Fikret Orman dönemini ibra edip etmeyeceğiyle ilgili soruyu yanıtlayan Ahmet Nur Çebi, “Bizim futbol anonim şirketinde 2 kez genel kurul geçirdik ve başkan ve yönetim kurulu olarak tavrımız belli. Dönüp oraya bakıldığında cevabını bulursunuz. Ancak ben kimseyi etkilemeyi sağlıklı bulmuyorum. Ben o gün gelince oyumu nasıl kullanacağımız görürler. Kimseyi etki altında bırakmak istemiyorum. Beşiktaş Genel Kurul Üyeleri özgür iradeleriyle karar verirler. İbra konusunda da doğru karar vereceklerinden şüphem yok, benim etkim altında kalmaları gerekmiyor” dedi.

“Voleybolda da basketboldaki projeyi uygulayacağız”
Basketbol takımının başarısıyla ilgili konuşan Ahmet Nur Çebi, “Gençler ileride büyüyorlar ve büyürken de hayalleri ve projeleri oluyor. Kimi çok zengin, kimi çok başarılı olmak istiyor. Biz gençlerle yola çıktığımızda, onlar hayalleriyle başarıyı kovalıyorlar. Onlara çok iyi teklifler geldiğinde, oyuncuların da kararlarına destek oluruz, kulübümüz de bundan menfaat sağlar. Banvit projesi başarı odaklı ve uzun vadeli bir projedir. Kısa vadede ekonomik anlamda gelir düşünmüyoruz ve basketbol takımını daha ileriye taşıyacaklarını düşünüyoruz. Futbolda da bunu düşünüyoruz ama kontratlar o kadar büyük ki, basketboldaki hamleyi yapamıyoruz. Diğer amatör branşlarda da bu tarzı takip edeceğiz.
Voleybol takımımızın küme düşme sorunu var. Düşebilir, spor mantığı budur. Rakipleriniz de kazanmak için oynuyor. Ama bizim önümüzü tıkayan bir transfer yasağı var. Yıllardır voleybolcu arkadaşlara yüksek verilen paralar nedeniyle haciz altında olan bir kulübümüz var ve bu nedenle transferimizi açmadılar. Biz de altyapıdaki arkadaşlarımızla yola devam edelim dedik ama maalesef altyapıda maaş alanlar olmasına rağmen, burada kimseyi bulamadık. Ama bu çocuklarla devam edeceğiz. Bugün küme düşebiliriz ama ileride başarılı olacaklar. Bu takımlarımız gençlerle uzun vadede daha başarılı olacaktır. Buna inanıyorum. Basketbol projesine voleyboldan 1 sene önce başlamıştık. O nedenle basketbola bakarak voleybolun geleceğini görün” diye konuştu.

“Rosier, Ghezzal ve Montero'nun bonservisleri bizi zorlayabilir”
Beşiktaş'ın tam anlamıyla borçsuz hale gelmesi için önemli bir süreye ihtiyaç olduğunu söyleyen Çebi, “Beşiktaş'ın borçsuz günlerini isterseniz 3-5 senede halledebilirsiniz. Ama burası spor camiası ve başarı da gerekiyor. Böyle olunca süre uzuyor. Benim beklentim 10-12 sene içinde kontrol edilebilir bir ekonomik yapı olmayacaktır ancak daha sonrasında kesinlikle olacaktır. Basketbolda olduğu gibi, futbolda 1 sene, 1,5 sene sonra bitecek kontratlardaki oyuncuların yerine seçerek koyduğumuz oyuncularla ve bunların ilerideki satışlarından sağlanacak gelirlerle Beşiktaş'ın önünde 10-12 sene var” dedi. Kiralık olarak forma giyen Rosier, Ghezzal ve Montero'yu takımda tutmak istediklerini söyleyen Çebi, “Kiralık oyuncuları tutabilirsek önümüzdeki sene daha iyi olabilir. Ancak bu bahsi geçen 3 kiralık oyuncumuzu takımları, geçen sene çok istememize rağmen ‘Önümüzü görelim' diyerek konuyu uzattılar. 3 oyuncumuz ‘Biz görmek istiyoruz, Beşiktaş'ı tanımak istiyoruz ve bu seneyi tanıma yılı olarak görmek istiyoruz' dediler ve bu süreyi yaşıyoruz. Rosier, Ghezzal ve Montero'nun bonservisleri bizi zorlayabilirler. Bunu söylemek zor ama söylemek zorundayım” diyerek devam etti.

“TFF pandemi döneminde gereken desteği vermedi”
Türkiye Futbol Federasyonu'nun sisteminde bir sorun olmadığını ifade ederek sözlerini sürdüren Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, “TFF sisteminde sorun olduğunu düşünmüyorum ama sistemi uygulamak için cesaret ve atak olmak gerekiyor. Bu konuda TFF'de yavaşlık görüyorum. Anlayışlı davranılması gereken bir süreçten geçiyoruz. Hepimizi zorlayan bir süreç. Bu süreçte TFF'nin bazı konularda kulüplerin önünü kapatmak yerine pandemi var diyerek önümüzü açması gereken çok konu oldu. Yabancı sayısı 14'ten 16'ya çıkarıldı. Bunu plansız yapmadık. Bu talebi ben istedim, isteme nedenim sadece bu süreç içindi. Çünkü 3-0 hükmen mağlup sayılırsınız şartını koyuyorsanız, önümüzü açmanız gereken yerler olmalı dedik. 2 aydır yapılan görüşmeler sonucunda bunu geçen hafta aldık. Ama bu sefer kur artışı oldu ve bizi eksiye geçirdiler. Ülkenin enflasyon politikası yüzde 10'sa bunu yüzde 10 yaparsınız. Pandemi ile ilgili konularda biraz daha hoşgörü içinde olunmalı. UEFA ve FIFA her ne kadar ‘Yanındayız, kulüplerin durumunu anlıyoruz' deşelerse bile, futbolcular mahkemeye gittiğinde futbolcuları haklı bulmaları, TFF'nin de bu konuda yanımızda olmamaları konusunda rahatsızız. UÇK'da kontratı feshedilen kişiler hakkında yüzde 25 indirim yapılırdı, şimdi Tahkim Kurulu yüzde 100 ödenecek kararı alıyor. Bu durumda yapılmaması gereken bir durum bu. FIFA pandemi nedeniyle gelirlerin yüzde 15'ini kestiğini beyan ediyor ama futbolcudan kesinti yapamazsınız diyor” diyerek devam etti.

“Talisca hiç gündemimizde olmadı”
Daha önce Beşiktaş forması giyen yıldız oyuncu Talisca'nın gündemlerine gelmediğini ifade eden Çebi, “Talisca gündemimizde hiç olmadı. Bizim de onun gündeminde olduğumuzu düşünmüyorum. Marka değeri çok yüksek oyuncuların etrafında çalışanlar var ve takipçi sayılarını artırmak için bu tarz işler yapıyorlar. Taraftarlar bu tarz şeylere inanmasından. Biz zaten bir şey yapacağımız zaman söylüyoruz. Herkesin bir şeyi 3 gün önceden öğrenmesinin ne faydası oluyor bilmiyorum, herhalde merak ve sevgiden kaynaklanıyor” dedi. Maçlardan önce tesislerde takımı ziyaret etmesiyle ilgili “Maçlardan önce futbolcular sahaya çıkarken ‘Biz de buradayız, yalnız değilsiniz' demek için gittiğim oluyor tesislere. Belki kendi moralimi düzeltmek için de gittiğim oluyordur” diyen Çebi, takımdaki genç oyuncularla ilgili olarak da “Futbolcu oynadıkça başarılı oluyor. Hocamız kaleci düşünmedi. Ersin'in de Utku'nun da başarılı olabilmesi için oynaması gerekiyor. Onların şans bulması için de risk alınması gerekiyor. Belki 1-2 maç kaybedersiniz bu riskle ama yıllar boyunca 100 maç kazandıracak birini kazanabilirsiniz. U19 ligleri ocak ayında başlıyor. Çocuklar kilo aldı mı, kasları eridi mi? Bu nedenle projemizi tam olarak gerçekleştiremedik, 6 ay sekteye uğradı diyebiliriz” ifadelerini kullandı. Kadın futboluna da değinen Başkan Çebi, “Kadınlar konusunda Beşiktaş her zaman bir adım yukarıdadır. Onlara verdiğimiz değer her zaman fazla olmuştur. Kadın futbol takımının olması ve mesafe olması bizim adımıza çok önemli bir olay. Oynamalarını çok istiyoruz. Ancak konu sağlık olunca üst otoritelerin verdiği kararlara saygı duymalıyız. Temennim ve arzum, bir an önce kadın futbolcularımızın sahaya çıkması yönünde” dedi.

“Bizi seven futbolcular (!) gitmeden transfer yapamayız”
Transfer döneminde eksikleri kapatmak istediklerini söyleyen Ahmet Nur Çebi, “İnsanların eksiklerini kapattığı zamanlar, başarıya daha çabuk ulaştığı zamanlardır. Bizim de takımımızda eksiklerimiz var, transfer yapmak istiyoruz ama maalesef daha önce yapılan kontratlar, TFF'de limitlerimizi aşıyor. Bizi çok seven (!), gitmeyen ve yüksek ücretler alan futbolcuların ayrılması durumunda başka oyuncu alabileceğiz. ‘Canım cennet istiyor ama günahlarım bırakmıyor' lafı vardır. Bunun gibi bir durum var. Ben hiç yalan söylemedim. Bu durumun hallolabilmesi için bazı isimlerin gitmesi gerekiyor. Yıldız oyuncu getirebilirsiniz, getirdiği oyuncunun kontratında istediği rakamın altına imza atabilirsiniz. Ancak bunu ödeyemezseniz zaten oyuncu oynamadan gider ve fesih ihbarnamesini gönderip geri kalan parasını ister. Diğer oyuncuların parasını nasıl ödeyeceksiniz? Artık bu ücretler, camianın taşıyacağı ücretler olmalıdır, başkanların taşıyacağı ücretler olmamalı. Bir başkan 1 ay taşır, başka bir başkan 3 ay taşır ama sürekliliği olmaz. Yıldızlarımızı kendi içimizden yetiştirelim. Rıdvan hangi yıldız oyuncudan geri. Hocamız ısrar etti. Dorukhan iyi bir oyuncu. Kalede Ersin olgunlaşıyor. Rosier'i hanginiz tanıyordunuz, bana göre yıldız bir oyuncu, tartışmam bile. 600-700 bin Euro'ya getirdiğiniz oyuncu yıldız değil de 7 milyon Euro'ya getirdiğiniz mi yıldız? Bırakın o yıldızlar başkalarına kalsın” açıklamasında bulundu.

“Beşiktaş TV'yi almak isteyen varsa biz de seviniriz”
Beşiktaş TV'nin yeniden açılıp açılmayacağıyla ilgili olarak konuşan Çebi, “Şu andaki imkanlarımız da televizyon kanalından aşağıda değil. Dolayısıyla çok külfetli olan televizyonu açmak kolay değil. Birileri eğer Beşiktaş TV'yi alarak yürütmek istiyorsa, seve seve kabul ederiz. Birlik ve beraberlik bu manada çok önemli. Değerli iş adamlarımız var, birisi çıkıp kanalı teknik ve ekonomik anlamda hayata geçirirse olabilir. Genel Kurul Üyelik ücreti 5 bin TL'den aşağıya çekilmeyecek. 1200 TL'lik dönemde ilgi ve alaka beklediğimiz kadar olmadı. O günkü kura göre bugünkü karşılığı 5 bin Lira'nın da üzerinde. Bunlar genel kurulun vereceği kararlar. Önerge verilirse oylama yapılır. Bu konulara çok müdahil olmak istemiyorum. Ama ne kadar çok genel kurul üyesi olursa daha iyi olur. Başkalarının aidatlarını ödeyenlerle ilgili çalışmalara başladık. 31 Aralık'ta yapılan ödemelerin birçoğunu iade ettik. 1 kişi 300-400 kişinin parasını yatırmış. Üyelik ve yatırmış oldukları aidatlarla ilgili de bilgi verildi. Hala anlamıyorum ben. 1 kişi Beşiktaş Kulübü'ne aşıksa 120 TL'yi öder. Bu şereftir. Miktar önemli değil. Genel Sekreter Mesut Bey'e, ‘Birisi annesinin, eşinin parasını yatırmış. Soyadı tutuyor ve buna muhalefet edemeyiz' dedim. Bunları kabul ediyoruz. Ama körün gözüne parmak sokmanın anlamı yok. Mahkemelere evrak verilmiyormuş. Bunu söyleyen varsa, hangi evrak lazımsa ben vereyim, gitsin mahkemeye versin. Gereksiz spekülasyonlar yapılıyor. Bizim küçük muhalefetimiz vardı seçimde. Küçük muhalefetin büyümesi için doğru muhalefet yapması gerekiyor. Ufak işlerle uğraşmasınlar” diye konuştu.

“En sevindiğim gol, Sergen'in golü'
Bugüne kadar en çok sevindiği golün Sergen Yalçın'ın 2003 yılında Galatasaray'a attığı ve 100. yılda şampiyonluğun geldiği gol olduğunu söyleyen Çebi, "Sergen attı şampiyonluk geldi' benim en çok sevindiğim gol oldu” dedi. Ağır bir süreçten geçtiklerini ifade eden Beşiktaş Başkanı, “Ağır bir dönemden geçiyoruz ve bu süreç 1 sene daha sürecek. Biz buraya geldiğimizde bunu bekliyorduk ama beklediğimizin dışında bir zorlukla karşı karşıyayız. Yalnız hissetmiyorum çünkü Beşiktaşlıların beni sevip saydığını hissedebiliyorum. Şu anda bu görevi yaparken en mutlu olduğum şey, taraftarlarla iç içe gelebilmek. Ama maalesef ben görevdeyken pandemi patladı. Maçlardaki başarı ve Beşiktaşlılarla yan yana yürümekten büyük keyif alıyordum” dedi. Başkan olarak hedefinin ekonomik anlamda kulübün kendine yetmesi olduğunu sözlerine ekleyen Çebi, “Ekonomik anlamda gelir-gider dengesini sağlamak ve sportif faaliyetlerde başarılı olan Beşiktaş'ı oluşturmak istiyoruz. Oyuncularını parlatıp satışlarından gelir elde edebilen bir model doğrultusunda gidiyoruz. Ama bizden sonra gelecek olan arkadaşların da bu modele uyum sağlaması gerekiyor. Popülist davranışlar bunu yaptı. ‘Çıldırt beni başkan, topçu getir başkan' denildi. Yıldızların olmadığı dönemde 2 şampiyonluk, yıldızların olduğu dönemde ise havanda su dövdüğümüz bir dönem oldu” ifadelerini kullandı.

“Bir çocuğu yıldız yapabiliyorsanız o zaman yıldız sizsiniz”
Gençlere yatırım yapılacağını ifade eden Çebi, “Beşiktaş formasına saygı duyan, bunu sevgiyle giyebilen her çocuk bizim çocuğumuzdur. Bizim için mühim olan onların zeki, çevik ve ahlaklı olanlarını bularak Beşiktaş'a kazandırmak ve yol yürümek. Beşiktaş'ın geçmişten gelen ve altyapıdan gelen büyük başarıların olduğu bir dönem var. Bizim için de bu bir örnek. Altyapıdan olması çok iyi olur ama bunun yanı sıra mesela Manisaspor'un, Eskişehirspor'un altyapısından genç bir çocuğu alarak yıldız yapabiliyorsanız, o zaman yıldız sizsiniz. Aksi halde, Kartal Yuvası'ndan forma alanların paralarını yok pahasına dağıtarak gelinen sonuçlar hayırlı olmayacaktır” dedi. Pilot takım uygulamasıyla ilgili olarak “Pilot takım uygulamasını düşündük. Ama sezon başlamadan önce TFF genç takımlardan bir lig daha oluşturulmasını gündeme getirdi. Rezerv lig için biz başvuru yaptık ve bu nedenle pilot takım uygulamasını düşünmedik. Ama enteresan şekilde tek dilekçe veren biz olmuşuz. Geçen sene pilot takım uygulamasını yapamadık ama bu sene düşünebiliriz” diyen Çebi, bir taraftarın “Pandemi bittiğinde taraftarla iç içe maç izlemek ister misiniz?” sorusuna “Biletimi alırlarsa gider taraftarla birlikte maçı izlerim” cevabını verdi.

“Şubat sonuna kadar revizeyi yaparız diye düşünüyorum”
Bankalar konsorsiyumuyla ilgili konuşan Çebi, “Bankalarla yeniden yapılandırma konuşuluyor. İçinde bulunduğumuz kredi çok sağlıklı değil. Beşiktaş'ın önünü kapatan, faaliyetleri yapmasına engel olan bir sözleşme var ortada. 10 aydan bu yana kredinin yeniden yapılandırılması için mücadele ediyoruz. Ancak bankalar da haklı olarak verdikleri kredileri sağlama alabilmek için biraz bizimle kavga içindeler. Haklılar bu konuda. Onlar olmasa kulüpler de bu kadar yaşayamazdı. Çok daha iyisini yapmak mümkün ama bankalar müsaade etmiyor. Yine de şubat sonuna kadar biraz daha iyi şekilde revize ederiz diye düşünüyorum” dedi. Denetimin devam ettiğini de sözlerine ekleyen Beşiktaş Başkanı, “Önceki dönemle ilgili denetim raporları hala devam ediyor. Bunu şubat ayında ihale ettik. Mart ayında pandemi başlamadan 1-2 hafta önce sözleşmeyi yaptık. Ancak maalesef genç arkadaşlarımız çalışırken Kovid-19'a yakalandılar. Hem 10 yıl denetleniyor hem de pandemi döneminde bu denetleme yapılıyor. Bizim kendileriyle anlaşmamız 1 yıldı ve mart ortasına kadar anlaşmamız var. Rapor çalışması devam ediyor. Raporun gündeme alınmaması söz konusu değil. Beşiktaş'ın ilgili kurulları var. Onlarla da değerlendirme yapacağız ve nasıl bir yol alacağımızı soracağız. Bunu da yapmadan önce hukuk komitesine ilgili dosya verilecek ve alınacak olan rapor değerlendirilip sonrasında gereği yapılacak” açıklamasında bulundu.

“Futbolcuların Alanyaspor'da oynaması kötü mü?”
Sezon başında Alanyaspor'a kiralık olarak verilen oyuncularla ilgili algı oluşturulduğunu söyleyen Ahmet Nur Çebi, “Alanyaspor'a giden oyuncularla ilgili algı oluşturanlar, Beşiktaş'ın küçük muhalefeti. Yönetim kurulunu yıpratmaya çalışıyorlar. Ben ‘Hiçbir zaman camiaya yalan söylemedim ve söylemeyeceğim' dedim. Ayrıca Beşiktaş'ın 1 kuruşunu kimseye yedirmem dedim. Artık genel kurulda bindirilmiş kıtalar olmayacak dedim ve geçmişi inceleyeceğiz, kimin günahı varsa, ben de dahil olmak üzere gereğini yapacağız dedik. Ben hepsini yapacağım ve yapmaya devam edeceğim. İnsanlar evlerinde oturup laf olsun diye gruplardan bunları yazıyor ve bizleri yoruyor. Gelin aday olun, seçimde konuşun. Biz futbolcuları Alanyaspor'a kiraya verdik diyoruz ama anlamıyorlar. Ben Beşiktaş'a harcayacağım zamanı kötü zihniyetli insanlara harcamak istemiyorum. Beşiktaş'ın Alanyaspor'a verdiği oyunculardan birisini Welinton transferinde kullandık. Diğer 2 oyuncumuz da Alanyaspor gibi zirveyi kovalayan bir takımda forma buluyorlar ve bonservisi bizde. Bazen genç oyuncuları 2. Lig'de oynatacak takım bulamıyoruz. Şimdi tam tersi olmuşken eleştiriliyoruz. Keşke Alanyaspor'a diğer oyuncularımızı da gönderseydik. Bizim çocuklarımız Alanyaspor gibi başarılı bir kulüpte top oynuyorlar” dedi. Son olarak bir taraftarın başkana “Nasılsınız, sağlığınız iyi mi” sorusu karşısında şaşıran Çebi, “Genelde bu sorulara alışık değilim. ‘Parayı ödedin mi, transfer yaptın mı' diye sorular oluyor genelde. Sağlımı iyi, ailem iyi. Mutluyum. Geçen hafta 2 önemli rakibimizin birini basketbolda, diğerini futbolda yenmişiz, gayet mutluyum. Beşiktaş bundan sonra daha iyi olacak, kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı. Camiaya da mesaj veren Çebi, “Beşiktaş'ta muhalefet olmak için muhalif olanlara itibar etmeyin. Sahte hesapları dikkate almayın, birlik ve beraberlik içinde olun. Yöneticinizi, hocanızı, futbolcunuzu sevin. Ekonominiz el verdiğince de Beşiktaş'a formayla, biletle destek olmaya çalışın” diyerek sözlerini tamamladı.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM