Türkiye, PKK’ya karşı Irak ile ‘mutabakata’ vardı

Türkiye, PKK’ya karşı Irak ile ‘mutabakata’ vardı
TT

Türkiye, PKK’ya karşı Irak ile ‘mutabakata’ vardı

Türkiye, PKK’ya karşı Irak ile ‘mutabakata’ vardı

Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar, dün yaptığı açıklamada, PKK’ya karşı Irak ile ‘mutabakata’ vardıklarını açıkladı. Türk kaynaklar, Mart ayının ikinci yarısından sonra Ankara, Bağdat ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Kuzey Irak’taki PKK üslerini hedef alan ortak bir operasyon düzenlemesini bekliyor.
Türk medyasının, isimlerini açıklamadığı yetkili kaynaklardan aktardığına göre, Savunma Bakanı Hulusi Akar ve ona eşlik eden Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’in Bağdat ve Erbil’e yaptıkları ziyaret sırasında, PKK’yı hedef alacak ortak askeri operasyon düzenleme konusunda Irak ve IKBY hükümeti yetkilileri ile anlaşma yapılmış olmasına dair ihtimaller var.
Türk güçleri, Haziran’dan bu yana Kuzey Irak’taki hava ve kara operasyonlarını sürdürüyor. Bu duruma öfkeli tepkiler veren ve itiraz eden Irak hükümeti, daha önce Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’ne protesto notası vermişti. Aynı şekilde Türkiye’nin bölgedeki bazı üslerini koruması da iki komşu ülke arasında ihtilaf noktası oluşturuyor.
3 gün süren ziyaret boyunca Akar ile görüşen Iraklı yetkililer, Irak’ın tüm topraklarında Irak’ın egemenliğine saygı ilkesinin pekiştirilmesini vurguladılar.
Akar, Türkiye’nin, Erbil’deki IKBY Hükümeti ve Bağdat’taki Irak merkezi hükümetiyle işbirliği içerisinde ‘teröre’ son verme konusundaki kararlılığını yineledi. Erbil’deki Türk Konsolosluğu’nda dün yaptığı açıklamalarda Irak ziyaretinin değerlendirmesini yapan Akar, “Hem bölgesel yönetim hem de Bağdat ile yapacağımız iş birliği sonucunda teröristlerin sonunu getirmekte kararlı olduğumuzu söyleyebiliriz … Önümüzdeki dönemde iş birliğimizin gerçekleşmesi ve bununla alakalı uygun mekanizmaları kurmak suretiyle Türkiye-Irak, Türkiye-Erbil arasındaki iş birliği terörle mücadele konusunda çok önemli birtakım gelişmelere sebep olabilecek” dedi.
Türkiye’nin “Sincar’dan teröristlerin çıkarılmasını yakinen takip ettiğini ve bu konuda destek vermeye hazır olduğunu söyleyen Akar, Bağdat ve Erbil’deki yetkililerle olan görüşmesini ‘olumlu ve yapıcı’ diye niteleyerek, görüşmelerde iki ülkeyi ve bölgeyi ilgilendiren güvenlik meselelerinin yanı sıra PKK ile mücadele dosyasını ele aldıklarını belirtti.
Bağdat ve Erbil, Ekim 2020’de Sincar ile ilgili ‘tarihi’ bir anlaşmaya vardıklarını ilan etmişti. Anlaşma, iki yönetimin Sincar’da ortak yönetim kurmasını ve 2017 sonrası düzenlemelerin iptal edilmesine hükmediyor. Anlaşmada, Federal Polis Teşkilatı’nın IKBY ile işbirliği içinde Sincar’daki güvenliği koruma görevini üstlenmesi ve DEAŞ işgali sebebiyle yüzde 80’i zarar gören bölgenin yeniden imar edilmesi öngörülüyor. Anlaşma metninde ayrıca yerinden edilenlerin yurtlarına dönebilmesi için PKK unsurları ve Haşdi Şabi gruplarının Sincar’dan çıkarılması gerektiğine vurgu yapılıyor.
Türk medyasında çıkan haberlerde, Ankara’nın Sincar’daki PKK nüfuzunu kısıtlamak ve ardından PKK’nın Suriye’deki koluna odaklanmak amacıyla 3 aşamalı bir plan üzerinde durduğuna işaret ediliyor. Buna göre, İlk aşamada örgütün, Suriye’nin karşısında yer alan Sincar bölgesindeki faaliyetlerini bitirmek veya sınırlı hale getirmek. Bu yolla en fazla iki yıl içinde örgütün Suriye ile ilişkisinin Kandil’dekine benzer bir şekilde kopacağı görüşü hâkim. İkinci aşamada, PKK’nın Suriye kolu (YPG) ile içeride mücadele süreci bulunuyor. Ancak bu planın hayata geçirilmesi için de bölgesel dengeler, ABD’nin tutumu, İran’ın samimiyeti önem kazanıyor. Üçüncü aşama ise restorasyon ve normalleşme. Normalleşme ile ilgili olarak Ankara-Moskova hattında görüşme trafiği dahilince Suriye sürecinde yer almaları sağlanacak.
Akar’ın Irak ziyareti, Türk medyasında geniş yer buldu. Ziyaretle ilgili yapılan yayınlarda, güvenlik meselelerine ve özellikle de Sincar bölgesindeki PKK ile mücadeleye odaklanıldı. Vatan Partisi’ne yakınlığıyla bilinen Aydınlık gazetesi, Sincar haritası ve Türkiye’nin PKK’nın Suriye kolu olarak nitelediği YPG’nin kontrol ettiği bölgelerin haritasını “Hulusi Akar ve Yaşar Güler Bağdat’ta, Masada Sincar Var” başlığıyla manşetten verildi.
Aydınlık, isim vermediği kaynaklardan aktardığı haberde, Sincar bölgesinin PKK’lılar tarafından Suriye’nin kuzeydoğusundaki nüfuzunu desteklemek için kullandığı bağlantı noktası olması nedeniyle Türkiye’nin Sincar’a büyük önem verdiğini yazdı.
Genlkurmay Başkanı Güler ve Akar, Bağdat’taki ziyaretleri sırasında Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Başbakan Mustafa el-Kazimi, Savunma Bakanı Cuma İnad, İçişleri Bakanı Osman el-Ganimi ile bir araya geldi. Güler ve Akar önceki gün IKBY ziyareti sırasında da Erbil’de IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Eski IKBY Başkanı Mesud Barzani ile görüşmesinin ardından Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) Erbil’deki ofisini ziyaret etti. Güler ve Akar’ı ofisi ziyaretinde IKBY Etnik ve Dini Unsurlardan Sorumlu Bakan ve ITC Yürütme Kurulu Üyesi Aydın Maruf Selim karşıladı. Akar, “Irak Türkmen Cephesi’ne yönelik desteğin süreceğini” vurguladı.
Akar’ın Bağdat ve Erbil ziyareti, Irak Başbakanı Kazimi’nin Ankara ziyareti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinden bir ay sonra geldi. Gözlemciler, Akar’ın ziyaretini, ABD Başkanı Joe Biden’ın dış politikaya göz atmaya başlamadan önce Türkiye’nin dışardaki varlığını ve cephelerini teminat altına almak için attığı adımların bir parçası olarak değerlendirdi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe