Yeni çatışmalardan korkulan Darfur’a sükunet hakim

30 Aralık'ta Güney Darfur başkenti Nyala'da yerinden edilenlerin kaldığı Kalma Kampı’ndaki çocuklar (AFP)
30 Aralık'ta Güney Darfur başkenti Nyala'da yerinden edilenlerin kaldığı Kalma Kampı’ndaki çocuklar (AFP)
TT

Yeni çatışmalardan korkulan Darfur’a sükunet hakim

30 Aralık'ta Güney Darfur başkenti Nyala'da yerinden edilenlerin kaldığı Kalma Kampı’ndaki çocuklar (AFP)
30 Aralık'ta Güney Darfur başkenti Nyala'da yerinden edilenlerin kaldığı Kalma Kampı’ndaki çocuklar (AFP)

Diplomatik kaynakların ve bir Sudan hükümeti yetkilisinin bildirdiğine göre, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), son günlerde yüzlerce kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olan kanlı çatışmaların ardından Sudan'ın Darfur şehrindeki durumu tartışmak için olağanüstü toplantı düzenliyor.
AFP’ye konuşan kaynaklar, kapalı toplantının BMGK’nın üç daimi üyesi İngiltere, ABD ve Fransa, aynı zamanda Norveç, İrlanda ve Estonya'nın talebi üzerine gerçekleştirileceğini bildirdi.
AFP’ye konuşan diplomatik kaynak, Avrupa’nın talebi ile düzenlenecek toplantının ABD desteğini aldığını söyledi.
Üç gün süren çatışmaların ardından Sudanlı güçlerin konuşlandırılması sonrasında Darfur'a sakinlik hâkim olurken, yeni çatışmalara dair korkular devam ediyor. 
2003 yılında bölgede patlak veren çatışmalar sırasında sığınmacıların akın ettiği kamplara sıçrayan şiddet neticesinde yaklaşık 50 bin kişi bölgeden kaçtı. Güney Darfur Eyalet Valisi Musa Mehdi İshak, DPA’ya verdiği demeçte, bu çatışmalarda yaklaşık 200 kişinin öldürüldüğünü, nitekim Hartum’daki federal yetkililerin kabile çatışmalarına bir son verip güvenliğin sağlanması için buraya ordu ve polis kuvvetleri konuşlandırdığını bildirdi.
Resmi raporlara göre Darfur’daki Cuneyna ve Gereida’da da sessizlik hâkim.
Söz konusu şiddet olayları, Birleşmiş Milletler-Afrika Birliği Darfur Misyonu'nun (UNAMID) ciddi iç anlaşmazlıklara rağmen 31 Aralık'ta görevini resmi olarak sona erdirmesinin iki hafta ardından meydana geldi.
Batı Darfur Eyalet Valisi Muhammed Abdullah ed-Duma’nın evinin bilinmeyen gruplar tarafından saldırıya uğraması ardından Vali’nin özel muhafız güçleri görevlendirildi. Valilik, bu saldırının kaosu yaymaya, güvenlik ve istikrarı baltalamaya yönelik girişim olduğunu öngördü.
Dün Bakanlar Kurulu merkezi önünde oturma eylemi düzenleyen Hartum’un Evlatları grubu, devlet prestijinin artırılması, bölge askeri komutanının görevden alınması, milislerin silahsızlandırılmasını ve Komutan Muhammed Hamdan Daklu liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri’nin geri çekilmesi talebinde bulundu.
Başsavcı Tac es-Sir el-Habr, olayları araştırmak, gerekli talimatları vermek ve çatışmaları kontrol altına almak için el-Cuneyna şehrine göndermek üzere bir komite kurdu. Bu komitenin iki hafta içerisinde rapor sunması bekleniyor.
Vatandaşları ve hayati tesisleri korumak, güvenliği artırmak ve durumu kontrol etmek için güvenlik takviyeleri gönderen Güvenlik ve Savunma Konseyi, kanun kaçakları hakkında adaletin uygulanacağı, faillerin hesaba çekileceğini vurguladı.
Hükümetin vatandaşları silahsızlandırılması kampanyasına rağmen, 2003'te Darfur'da çatışmalar patlak verdiğinden bu yana sivil ve kabilelerin elindeki silahlarda artış gözlemleniyor.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.