BM, Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki cinsel şiddet iddialarından dolayı endişeli

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri Tigray sınırına yakın Amhara bölgesindeki görevlerine gitmeye hazırlanırken (Arşiv - Reuters)
Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri Tigray sınırına yakın Amhara bölgesindeki görevlerine gitmeye hazırlanırken (Arşiv - Reuters)
TT

BM, Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki cinsel şiddet iddialarından dolayı endişeli

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri Tigray sınırına yakın Amhara bölgesindeki görevlerine gitmeye hazırlanırken (Arşiv - Reuters)
Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri Tigray sınırına yakın Amhara bölgesindeki görevlerine gitmeye hazırlanırken (Arşiv - Reuters)

Birleşmiş Milletler dün (Perşembe) yaptığı açıklamada, Etiyopya'nın Tigray bölgesinde ciddi cinsel şiddet yaşandığına dair iddialardan dolayı "derin endişe duyduklarını" ifade etti.
Birleşmiş Milletlerin (BM) Çatışma Bölgelerinde Cinsel Şiddet Özel Temsilcisi Pramila Patten, Facebook hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Bazı kişilerin şiddete yakın tehditler altında aile üyelerine tecavüz etmeye zorlandıkları iddia edilen endişe verici raporlar var. Raporlarda, bazı kadınların askeri güçler tarafından temel ihtiyaç ürünleri karşılığında cinsel birlikteliğe zorlandıkları bildirilirken, tıp merkezlerinde acil kontrasepsiyon (gebelikten korunma) ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları tespit etmek için yapılan testlerin arttığı kaydedildi."
Alman haber ajasının (DPA) haberine göre BM Temsilcisi Patten, bazı mülteci kamplarında kadınlara ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddete ilişkin artan raporların olduğunu ifade etti.
Etiyopya hükümeti, bölgeyi yöneten ve hükümete muhalefet eden Tigray Halk Kurtuluş Cephesi'nin (TPLF) gücünü kırmak için geçen yıl Kasım ayında kuzey Tigray bölgesine askeri bir saldırı başlattı.
Hükümet, çatışmanın devam ettiği yönündeki haberlere rağmen Aralık ayı başlarında bölgenin kontrolünün ele geçirilerek çatışmanın sona erdiğini duyurdu.
Tehdit Altındaki Halklar Derneği (STP), bu yılın başlarında çatışmayla ilgili bağımsız bir uluslararası soruşturma yapılması çağrısında bulundu. Dernek, tanıklardan aktarılan bilgilere göre bölgede en az 2 bin sivilin öldürüldüğünü ve bir milyondan fazla insanın yerinden edildiğini kaydetti.
Addis Ababa'daki hükümet şu ana kadar iddialarla ilgili bağımsız bir soruşturma yapılmasını reddetti.



Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.


Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
TT

Hamas rehineleri teslim etti ve Trump'tan övgü aldı

Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)
Hamas militanları, Han Yunus'ta İsrailli rehinelerin cesetlerini arama çalışmaları sırasında bir tünelden çıkarılan cesedi taşıyor, 29 Ekim 2025 (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, Gazze Şeridi ile ilgili son açıklamalarında hem hayatta olan hem de ölen İsrailli esirlerin serbest bırakılmasında Hamas'ın oynadığı rolü defalarca övdü.

Trump'ın tekrarlanan açıklamaları, en iyimser Amerikalıların ve İsraillilerin bile, özellikle Gazze Şeridi'ni harap eden iki yıllık İsrail savaşı göz önüne alındığında, tüm esirlerin, hayatta olan ve ölenlerin, bu kadar kısa sürede geri döneceğini tahmin etmediklerini ortaya koyuyor.

Bu arada, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde Hamas'a karşı faaliyet gösteren beş Filistinli milis grubu kurmakla övünürken, iktidardaki sağ kanattaki çevreler, bu tür örgütlenmelerin en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiği ve daha fazla para ödeyecek birilerini bulmaları halinde muhtemelen kendilerine karşı döneceği ve İsrail'e düşman kesilebileceği gerekçesiyle, bu grupların rolüne ve onlara harcanan devasa miktardaki paraya karşı uyarıda bulunuyor.