Londra’dan Sudan ve Etiyopya arasında arabuluculuk girişimi

Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, İngiliz mevkidaşı Dominic Raab ile dün Hartum'daki ortak basın toplantısı sırasında (AFP)
Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, İngiliz mevkidaşı Dominic Raab ile dün Hartum'daki ortak basın toplantısı sırasında (AFP)
TT

Londra’dan Sudan ve Etiyopya arasında arabuluculuk girişimi

Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, İngiliz mevkidaşı Dominic Raab ile dün Hartum'daki ortak basın toplantısı sırasında (AFP)
Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin, İngiliz mevkidaşı Dominic Raab ile dün Hartum'daki ortak basın toplantısı sırasında (AFP)

Birleşik Krallık, Sudan ile Etiyopya arasındaki sınır anlaşmazlığı sorununu çözmek ve sorunun iki komşu ülke arasında bir savaşa dönüşmesini önlemek için yoğun çabalara öncülük ediyor. İki ülke arasındaki sınır hattı 1902'de Birleşik Krallık ve Etiyopya arasında yapılan anlaşmalarla çizildiği için Sudan ziyaretini sonlandırıp Etiyopya'ya giden İngiliz Dışişleri Bakanı’nın çatışmayı çözme ve gerilimi yatıştırma konusunda rol oynaması bekleniyor. 
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Dominic Raab, dün Sudan'a yaptığı ziyaretin sonunda Hartum Havalimanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, ziyaretinin Etiyopya'yı da içerdiğini ve bölgenin çıkarlarını korumak ve çatışmaya makul bir çözüm bulmak amacıyla Etiyopya’ya gideceğini bildirdi.
Sudan Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin ise, konuğuna durumun gelişimi hakkında açıklama yaptığını belirterek, Sudan'ın sınırlarının uluslararası alanda bilindiğini vurguladı. Bakan Kameruddin, “Sudan ile Etiyopya arasındaki sınır 1902’de belirlendi. İngiliz Dışişleri Bakanı Raab’ın gelecekte Etiyopya’ya yapacağı ziyarette Etiyopyalı kardeşlerimize bu konunun kapandığını hatırlatmasını umuyorum" ifadelerini kullandı.
Etiyopya'nın Birleşik Krallık’ın ülkesine karşı taraflı davrandığını iddia etmesine rağmen, tarihi kanıtlar Etiyopya'nın anlaşmayı kendi özgür iradesiyle imzaladığını ve o sırada bir koloni olmadığını doğruluyor.
Belgeler ve bir dizi anlaşmalar, iki ülkenin sınırlarının o dönemden itibaren çizildiğini ve iki ülke arasındaki sonraki müzakerelerin Etiyopya'nın sınırları tanımasını içerdiğini ve iki tarafın kaldırılan sınır işaretlerini yeniden yerleştirmek ve iki işaret arasındaki mesafenin görünür olması için daha yakına getirmek amacıyla müzakereler düzenlediğini doğruluyor.
Öte yandan Londra, Hartum geçiş hükümetine verdiği desteği yineledi. İngiltere Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada “söz konusu ziyaretin devrik Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in yönetimine karşı yapılan halk protestolarının ardından Nisan 2019'da devrilmesiyle birlikte iktidarı ele geçiren geçiş hükümetine desteğin gösterilmesi için geldiği” belirtildi.
Londra, Sudan'ın borçlarını azaltma ve ayni mali yardım sağlama niyetlerini açıkladı. Sudan ise, hükümetin yürüttüğü ekonomik reformların etkileriyle mücadele etmeleri için ailelere yönelik doğrudan mali destek programının bir parçası olarak 40 milyon İngiliz sterlini (55 milyon dolar) tutarındaki ilk kısmı teslim aldı. Birleşik Krallık ayrıca, Sudan'ın Afrika Kalkınma Bankası'ndaki borçlarını kapatmak için 300 milyon dolar ödeyeceğini bildirdi.
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Dominic Raab, yaklaşık 20 yıldır İngiliz bir yetkili tarafından ilk kez bu düzeyde türünün ilki sayılan bir ziyaretle önceki gün Sudan'a geldi. Bakan Raab Sudan'da Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Başbakan Abdullah Hamduk, Dışişleri Bakanı Ömer Kameruddin ve ve Sudan Adalet Bakanı Nasreddin Abdulbari ile görüşmelerde bulundu. 
Londra'nın Sudan ile ilişkilerini geliştirmeye devam etme isteğini belirten Bakan Raab, “Birleşik Krallık ve Sudan'ın güçlü tarihsel bağları ve refah ve büyüme görmek istediğimiz ticari bir ortaklığı var” sözleriyle "geçiş hükümeti tarafından sağlanan ilerlemeye" atıfta bulundu.
Raab, ülkesinin Sudan hükümetinin demokratik ve ekonomik dönüşüme yönelik çabalarına ve devrimde öncü rol oynayan kadınlarla toplantılar düzenlemesine verdiği desteği vurguladı. Ayrıca Londra’nın desteğinin muhtaç insanlara nasıl katkıda bulunduğu konusunda onların yanında durduğu için Sudan’ı takdir etti.
İngiliz Bakan, Hartum'da kaldığı süre boyunca, aralarında avukat ve insan hakları savunucusu olan Samiye el-Haşimi ve devrimin önde gelen isimlerinden Refika Abdurrahman, Ahlam Hadar da dahil olmak üzere bir dizi önemli isimle bir araya geldi. Bakan Raab söz konusu isimlerle, Sudan'ın geleceği hakkındaki vizyonlarını öğrenmek ve İngiltere'nin nasıl daha fazla destek sağlayabileceğine dair görüştü.
İngiliz Dışişleri Bakanı, önemli ekonomik reformları uygularken 1,6 milyon kişiye doğrudan mali destek sağlamak için Sudan Aile Destek Programı'na 40 milyon İngiliz sterlini acil yardım yapıldığını duyurdu. Ayrıca Sudan Başbakanı'na, Sudan hükümeti tarafından gerçekleştirilen ekonomik reformların uygulanması sırasında Sudan'ın borcunun azaltılmasını desteklemeye hazır olduklarını bildirdi.
Basın kaynaklarına göre, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Sudan'ı ziyareti sırasında Sudan'daki geçiş döneminin adalet programlarını destekleme konusunu ele aldı. Ayrıca geçiş dönemi adaleti konusunda Sudan öncülüğünde kapsamlı bir diyaloğu desteklemek için bir İngiliz programını duyurdu. Bunun yanı sıra görüşmelerde, iki ülke arasındaki ikili ilişkiler ve bunları geliştirme yolları, ülkedeki barışçıl siyasi geçişi desteklemek ve üzerinde çalışmak, sınır sorunundaki ve Etiyopya Nahda (Hedasi) Barajı'nı içeren Sudan-Etiyopya ilişkilerindeki mevcut gerilimi azaltmak ve iki ülkenin birlikte nasıl yakın çalışabilecekleri konuları ele alındı.
Bakan Raab, Sudan'ın tarihinde belirleyici bir aşamadan geçtiğini, ülkesinin Sudan halkının yanında olmaktan ve özgürlük, barış ve adalete geçişte Başbakan Abdullah Hamduk'u desteklemekten gurur duyduğunu belirterek, "İngiltere Sudan halkıyla yan yana olmaktan gurur duyuyor ve Başbakanı’n bu ülkenin özgürlük, barış ve adalet yolculuğunda onu destekliyor” dedi.
Raab, Tigray özerk bölgesindeki çatışmalardan kaçan 55 binden fazla Etiyopyalı sığınmacıya ev sahipliği yapmak da dahil olmak üzere Sudan hükümetinin gerçekleştirdiği yardım çalışmaları nedeniyle hükümetinin takdir ve teşekkürlerini Başbakan'a iletti. Ayrıca ziyaretinin amacının, Londra’nın Sudan'ın demokratik geleceğine olan bağlılığını vurgulamak olduğunu bildirdi.
Bakan Raab’ın ziyareti sırasında Sudan Maliye ve Ekonomi Planlama Bakanı, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Buna göre Londra yönetimi, geçiş hükümeti tarafından uygulanan ekonomik reformları destekleme taahhütlerini yerine getirdi ve 40 milyon sterlin tutarındaki İngiltere desteği Hartum’a teslim edildi.
Sudan resmi haber ajansı SUNA'nın haberine göre, Maliye Bakanı Hiba Muhammed Ali, mutabakat zabtının imzalanmasının ardından Maliye Bakanlığı’nın, ülkedeki ekonomik istikrarı desteklemek için Dünya Bankası'nın Çok Taraflı Kredi Fonu aracılığıyla yoksul aileleri desteklemek amacıyla başlatılan "Semerat" programını finanse edeceğini bildirdi.
Bakan Ali, söz konusu miktarın Londra’nın geçen yıl Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Sudan Ortaklıklar Konferansı'nda taahhüt ettiği katkının bir parçası olduğunu belirtti. Ayrıca açıklamasında, ekonominin on yıllardır karşı karşıya olduğu yapısal bozulmaları düzeltme sözü verdi.
Sudan hükümeti, Maliye, Ekonomik Planlama, Çalışma ve Sosyal Kalkınma Bakanlıkları ve diğer uzman kuruluşlar arasındaki ortaklıklar aracılığıyla, geçiş hükümeti tarafından yürütülen ekonomik iyileştirmeler sonucunda ailelerin yaşadığı ekonomik zorlukları hafifletmeyi amaçlayan “Semerat” yoksul aileleri destekleme programının ilk aşamasını uygulamaya başladı. 
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk ise, Raab ile görüşmesinin ardından ülkesinin iki halk arasındaki uzun süredir devam eden dostluğun ruhunu yansıtan Londra ile işbirliğini güçlendirmeye istekli olduğunu belirtti.
Başbakan Hamduk, Londra’nın Sudan devrimini ve barışa yönelik rolünü destekleyen tutumunu takdir etti. Ayrıca, Sudan Ortaklıklar Grubu çerçevesinde, geçiş döneminin programlarının uygulanmasında ve demokratik geçiş için hazırlanmada ilerleme sözü verdi



Rusya'nın güneyindeki bir köy, askeri bir tesisin füze saldırısına uğramasının ardından tahliye edildi

Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)
Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)
TT

Rusya'nın güneyindeki bir köy, askeri bir tesisin füze saldırısına uğramasının ardından tahliye edildi

Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)
Rusya'nın Volgograd bölgesindeki bir eğitim alanında Rus askerleri (Arşiv-AP)

Rusya, bu sabah Volgograd bölgesine yapılan füze saldırısını püskürttüğünü açıkladı, ancak düşen enkaz bir askeri tesiste yangına neden oldu ve yetkililer yakındaki bir köyü tahliye etti.

Andrey Bocharev Telegram'da yaptığı açılamada, “Düşen enkaz, Kotluban köyü yakınlarındaki Savunma Bakanlığı tesisinin arazisinde yangına neden olduğunu” belirtti.

Bocharev’in açıklamasında, “Yangın söndürme operasyonu sırasında sivillerin patlama riskinden korunması için yakınlardaki Kotluban köyünün tahliyesi ilan edildi ve tahliye işlemi gerçekleştiriliyor” ifadesi yer aldı.


Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
TT

Britanya, Ukrayna için ABD'den silah satın almak üzere 205 milyon dolar taahhüt etti

Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)
Ukraynalı askerler, Rusya'nın ülkelerine yönelik saldırıları sürerken, 11 Kasım 2023 tarihinde Ukrayna'nın Çernihiv bölgesinde hava savunma tatbikatlarına katılıyorlar (Reuters)

İngiliz Savunma Bakanı John Healey dün yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Kiev'e ABD silahları tedarik etmek için Ukrayna Öncelik Listesi girişimine 150 milyon sterlin (205 milyon dolar) ayırdığını duyurdu.

Bu girişim, yeni ABD askeri yardımının durduğu bir dönemde, Ukrayna'ya ABD silahlarının akışını sağlamak amacıyla geçen yaz kurulmuştu.

Haley, e-posta ile yaptığı açıklamasında, “Birleşik Krallık'ın Ukrayna Öncelikli İhtiyaçlar Listesi girişimine 150 milyon sterlinlik bir destek sağlayacağını teyit etmekten memnuniyet duyuyorum” ifadesini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre “Birlikte, Putin'in acımasız saldırısına yanıt olarak Ukrayna'ya ihtiyaç duyduğu hava savunmasını sağlamalıyız” diye ekledi.

Bu girişim, müttefiklerin Kiev için ABD hava savunma sistemleri ve diğer hayati ekipmanların satın alınmasını finanse etmesine olanak tanıyor.

ABD'nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker salı günü yaptığı açıklamada, müttefiklerin bu program aracılığıyla halihazırda 4,5 milyar dolardan fazla kaynak sağladığını söyledi.


Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump: İran ile müzakere tercih edilen seçenektir

İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı'nın internet sitesinde yayınlanan, Beyaz Saray'da ABD Başkanı ile yaptığı görüşmeye ait fotoğraf.

Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile üç saatten fazla süren bir toplantının ardından, ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile müzakerelerin sürdürülmesi konusundaki ısrarı dışında, İran konusunda aralarında nihai bir anlaşmaya varılamadığını doğruladı.

Trump, toplantıyı “çok verimli” olarak nitelendirerek, Washington ile Tel Aviv arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı. Müzakerelerin tercih ettiği seçenek olmaya devam ettiğini teyit ederken, çabaların başarısız olması halinde “ciddi sonuçlar” olacağı konusunda uyarıda bulundu. Trump, Gazze ve genel olarak bölgede “önemli ilerlemeler” olduğuna işaret ederek, “Ortadoğu'da barışın hâkim olduğunu” ifade etti.

Tahran'da, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devrimin 47. yıldönümü anma töreninde, ülkesinin “nükleer silaha sahip olmak istemediğini” ve nükleer programının barışçıl niteliğini kanıtlayacak “her türlü soruşturmaya” hazır olduğunu belirtti. Ancak, İran'ın “aşırı taleplere boyun eğmeyeceğini” vurguladı ve egemenlik ilkelerinin ihlalini kabul etmeyeceğini belirtti.

İran'ın Dini Lideri'nin danışmanı Ali Şemhani ise İran'ın füze kapasitesinin “kırmızı çizgi” olduğunu ve ABD ile dolaylı görüşmeler bağlamında “pazarlık konusu olamayacağını” söyledi.

Bölgesel olarak, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'yi Doha'da kabul etmeden önce Trump ile telefonda gerilimin azaltılması konusunu görüştü.