Almanya, Avrupa’da Esedi başkanlığında yönetilen İran istihbarat ağını araştırıyor

Polis, 11’den fazla ülkede ziyaret ettiği yerlerin adreslerini içeren belgeler buldu.

Avrupa’da turist gibi görünen Esedi diğer bir fotoğrafta şüpheleri üzerinden çekmek için oğulları ile birlikte dolaşırken. (Belgelerin içinden)
Avrupa’da turist gibi görünen Esedi diğer bir fotoğrafta şüpheleri üzerinden çekmek için oğulları ile birlikte dolaşırken. (Belgelerin içinden)
TT

Almanya, Avrupa’da Esedi başkanlığında yönetilen İran istihbarat ağını araştırıyor

Avrupa’da turist gibi görünen Esedi diğer bir fotoğrafta şüpheleri üzerinden çekmek için oğulları ile birlikte dolaşırken. (Belgelerin içinden)
Avrupa’da turist gibi görünen Esedi diğer bir fotoğrafta şüpheleri üzerinden çekmek için oğulları ile birlikte dolaşırken. (Belgelerin içinden)

Almanya, İran’ın kendi topraklarında yaptığı casusluk eylemlerinin boyutuna ilişkin geniş çaplı bir soruşturma yürütüyor. Söz konusu bilgi, Şarku’l Avsat’ın bir kopyasına ulaştığı, halihazırda devam eden araştırmalardan elde edilen belgelerde yer alıyor.
Araştırmalar, Almanya polisi tarafından İranlı eski diplomat Esedullah Esedi’nin arabasından toplanan belgelere dayanıyor. Viyana’daki İran Büyükelçiliği’nde diplomat olarak çalışan Esedi, 2018 yılının Temmuz ayında Bavyera eyaletinde tutuklanmıştı. Almanya, Esedi’yi Belçika’ya teslim etmiş ve burada İranlı rejim muhalifleri tarafından Paris’te yapılması planlanan bir konferansı hedefleyen terör operasyonuna hazırlık ve teşvik etmedeki rolü nedeniyle yargılanmaya başlamıştı.
Almanya polisi Esedi’yi yanında iki oğlu ile birlikte daha önceden kiraladığı arabasını kullanırken tutuklamış ve arabanın içerisinde büyük miktarda delil içeren iki defter bulmuştu. Defterlerden siyah renkli olanının içerisinde Latince ve Farsça olduğu düşünülen şifreler yer alıyordu. Alman devlet kanalı Das Erste’nin haberine göre araştırmacılar söz konusu şifrelerin Fransa’daki İran rejimi muhaliflerinin konferansında terör eylemi yapmayı planlayan İran asıllı Belçikalı bir çifte yazılmış talimatlar olduğu görüşündeelr.  Çiftin Belçika’nın Antwerpen kentinde Esedi ile birlikte yargılanma süreci devam ediyor. Haklarındaki kararın önümüzdeki şubat ayında verilmesi bekleniyor.
Almanya polisinin Esedi’nin arabasında bulduğu ve Şarku’l Avsat’ın bir kopyasına ulaştığı yeşil renkli 200 sayfalık ikinci defterde yaygın olarak kullanılan Farsça isimli kişilere yapılan ödemelerin faturası yer alıyordu. Defterin içindeki bilgilerden Esedi’nin Avrupa’daki İranlı ajanlara hizmetleri için nakit ödemeler yaptığı anlaşılıyor.
Yeşil defterde görünüşe göre Esedi’nin 11’den fazla ülkede ziyaret ettiği yerlerin adları yer alıyor. Bu da kendisinin Avrupa’da  faal bir şekilde seyahat ettiğini gösteriyor. Aynı şekilde ziyaretlerini gerçekleştirdiği tarihler de kaydedilmiş durumda. Alman polisi soruşturmalara yardımcı olması adına bu bilgileri 11 Avrupa ülkesindeki polis departmanlarına gönderdi. Söz konusu ülkeler arasında Fransa, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Belçika, İtalya ve Hollanda bulunuyor. Restoran, otel, mağaza ve turistik yerlere ait adreslerin büyük bir kısmının Almanya’da olduğu anlaşılıyor. 289 adresten 144’ünün Almanya’da olduğuna dikkat çekiliyor.Bu da İran’ın Avrupa’daki istihbarat faaliyetlerinin çoğunun Almanya toprakları üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Defterin içindeki 41 adres ile ikinci sırada Fransa gelirken üçüncü sırada 13 adres ile İtalya yer alıyor.
Almanya’daki adreslerin biri Hamburg kentinde, içinde bir caminin bulunduğu ve Alman istihbaratı tarafından izlenen “Hamburg İslam Merkezi”ne işaret ediyor. Almanya İstihbarat Birimi tarafından geçen yaz yayınlanan yıllık raporda Şii camisinin Hizbullah’ın fikirlerini yaydığı, “İslam devrimini yaymayı” amaçladığı ve İran destekli Lübnanlı milislere destek sağladığı bildirilmişti. Esedi, Belçika’ya iade edilmeden önce, Alman polisi tarafından sorgulandığı sırada sadece turist olduğunu ve defterdekilerin iki oğluyla birlikte gittiği turistik yerlerin adresleri olduğunu söylemişti. Görünüşe göre Esedi kendisini turist gibi göstermek istiyordu. Nitekim Bavyera’da tutuklanmadan bir gün önce Köln Hayvanat Bahçesi’nde görülmüştü.
Polis ayrıca Esedi’nin yaygın olarak kullanılan Farsça isimli kişilere 2 bin 500 ila 5 bin euro arasında değişen meblağlarda nakit ödeme yaptığını ve bir keresinde de dizüstü bilgisayar verdiğini gösteren makbuzları ele geçirdi. Makbuzlar, sabit maaş gibi görünen aylık veya dönemsel ödemelerin yapıldığını gösteriyor. Araştırmacılar, bunların casuslara İran İstihbarat Birimi’ne aktardıkları bilgiler karşılığında yapılan ödemeler olduğundan şüpheleniyorlar. Alman devlet kanalı Das Erste’ne göre araştırmacılar, Belçikalı çiftin İran istihbaratı için yıllarca yaptığı işler karşılığında 200-300 bin euro aldığı görüşündeler.
Almanya’daki İran rejimi muhalefeti de Şarku’l Avsat’ın ulaştığı  söz konusu bilgileri doğruladı. Esedi’ye karşı Belçika’daki duruşmada şahitlik eden ve kamu davası açan “İran Direniş Konseyi” Sözcüsü Cevad Debiran Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı:
“İran İstihbarat Bakanlığı, Avrupa’daki İran büyükelçiliklerinin yardımıyla yönetilen ajanlardan oluşan bir ağa sahip. Buradaki diplomatik imkanlar kötüye kullanılıyor. Esedullah Esedi, Avrupa’daki İran istihbaratının başı ve ajanlardan oluşan bir ağı yönetiyordu. Bunlardan üçü Belçika’da mahkemede yargılanıyor. Ancak çoğunun kimliği bilinmiyor.”
Debiran, Esedi’nin arabasında bulunan defterine ayrıntılarını yazdığı 298 buluşmadan 144’ünü Almanya’da gerçekleştirmesinin Almanya’nın İran istihbarat faaliyetleri için merkezi bir nokta olduğunu gösterdiğini söyledi. Debiran açıklamasıını şöyle sürdürdü:
“Esedi’nin ajanlarının ağıyla yaptığı görüşmelerin yüzde 40’ı Almanya'da gerçekleştirildi. Bu iki anlama geliyor. Birincisi ajan ağının büyük bir kısmı Almanya’daydı. İkincisi de Almanya, İran’ın terör amaçlı istihbarat faaliyetlerinin oyun alanı konumunda. İran’ın uyuyan terör hücreleri ve İran büyükelçilikleri tarafından yönetilen Avrupa’da yayılmış bir grup casusu var. Söz konusu kişiler genelde nakit olarak ücretlerini alıyorlar.”
İran rejimi muhalefeti, Almanya hükümeti ve Avrupa Birliği’ne (AB), Tahran’a Avrupa’da yaptığı istihbarat operasyonlarında daha fazla katı davranılması çağrısında bulunuyor. Debiran, Berlin ve Brüksel’e “İran rejiminin terörüne karşı asla tolerans göstermemeleri ve Tahran’ın ihlallerine boyun eğmemeleri gerektiğini” belirterek İranlı diplomatların sınır dışı edilmesi ve İran rejiminin ajanı olduğu kanıtlanan kişilerin vatandaşlıklarının ve ikametgahlarının iptal edilmesi çağrısında bulundu.



Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
TT

Netanyahu, İran ile müzakereleri görüşmek üzere çarşamba günü Washington'da Trump ile bir araya gelecek

Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)
Trump ve Netanyahu'nun Washington'da gerçekleşen daha önceki bir görüşmeden (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelerek İran ile müzakereleri görüşeceği bildirildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada, Netanyahu'nun ‘(İran ile) yapılacak herhangi bir müzakerede balistik füzelerin sınırlandırılması ve İran'ın bölgedeki vekillerine verilen desteğin durdurulmasının yer alması gerektiğine inandığı’ belirtildi.

Reuters'a göre çarşamba gün  yapılacak görüşme, ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz yıl ocak ayında göreve dönmesinden bu yana Netanyahu ile Trump arasında yapılacak yedinci görüşme olacak. Öt yandan İsrail basınına göre Netanyahu, Trump'a İsrail'in İran'ın nükleer programını tamamen yok etme kararlılığını vurgulayacak.

İran ile ABD arasında geçtiğimiz cuma günü Umman'da nükleer dosyasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bu önemli müzakerelerin başarısızlığının Ortadoğu'da yeni bir savaşı tetikleyebileceği yönündeki endişelerin artması üzerine, görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğunu ve devam edeceğini söyledi. Ancak Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan görüşmelerin ardından, ‘tehditlerin ve baskının kaldırılması herhangi bir diyalogun başlaması için şart’ olduğunu vurgulayan Arakçi, “(Tahran) sadece nükleer meselesini görüşecek... ABD ile başka hiçbir konuyu görüşmeyeceğiz” dedi.

Öte yandan her iki taraf da Tahran ile Batı arasında uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiye yeni bir şans vermeyi kabul ettiklerini belirtti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçtiğimiz çarşamba günü yaptığı açıklamada, Washington'ın müzakerelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze programı ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin yanı sıra ‘kendi halkına davranış biçimini’ de kapsaması istediğini söyledi.

İranlı yetkililer, bölgedeki en büyük füze programlarından biri olan İran'ın füze programını tartışmayacaklarını defalarca kez belirtmiş ve Tahran'ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını istediğini söylemişlerdi.

Diğer taraftan Washington’a göre nükleer bombaya giden potansiyel bir yol olan İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri kırmızı çizgiyi oluşturuyor. Tahran ise uzun süredir nükleer yakıtı silah amaçlı kullanma niyetinde olmadığını vurguluyor.


Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Netanyahu, Trump'a İran nükleer projesinin tamamen ortadan kaldırılmasının gerekliliğini vurgulayacak

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

İsrail haber sitesi Ynet dün, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'in İran nükleer projesini tamamen ortadan kaldırma kararlılığını teyit edeceğini bildirdi.

İnternet sitesi, iyi bilgilendirilmiş bir kaynağa atıfta bulunarak, "İsrail'in tutumu, İran nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması, uranyum zenginleştirmenin durdurulması, zenginleştirme kapasitesinin durdurulması ve zenginleştirilmiş uranyumun İran topraklarından çıkarılması konusunda ısrar etmek olacaktır" dedi.

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre kaynak, "İsrail, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı müfettişlerinin İran'a geri dönmesini ve şüpheli bölgelere sürpriz ziyaretler yapılmasını talep ediyor" ifadelerini kullandı.

Ynet haber sitesi, kaynağın şu sözlerini aktardı: "İran ile yapılacak herhangi bir anlaşma, İsrail'i tehdit edemeyeceklerinden emin olmak için füze menziline 300 kilometrelik bir sınır getirmelidir."

Ofisi dün yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun önümüzdeki çarşamba günü Washington'da Trump ile görüşeceğini duyurdu.


Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
TT

Maskat’taki müzakereler uranyum zenginleştirme meselesi nedeniyle belirsizliğini koruyor

Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)
Arap Denizi'nde Nimitz sınıfı bir uçak gemisinin güvertesinde bulunan bir ABD askeri uçağı (AFP)

Maskat'ta Washington ve Tahran arasında yapılan ilk dolaylı müzakerelerin ertesi günü, ikinci turun kaderi uranyum zenginleştirme meselesinin çözülmesine bağlı gibi görünüyordu. ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yeni bir müzakere turunun ‘önümüzdeki hafta’ yeniden başlayacağını duyurdu.

ABD yönetimi ‘sıfır zenginleştirme’ talep ederken, Tahran uranyum zenginleştirmeyi ‘egemenlik hakkı’ olarak nitelendirerek buna karşı çıkarak bunun yerine ‘güven verici’ bir zenginleştirme seviyesi önerdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelerde ele alınan konuların genişletilmesine karşı çıktı. Füze programının ‘şimdi ve gelecekte müzakere edilemez’ olduğunu vurgulayan Arakçi, programı ‘tamamen savunma amaçlı’ olarak nitelendirdi.

İran’ın saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerine saldıracağı yönünde yeni bir uyarıda bulunan İranlı bakan, ülkesinin ‘savaşı önlemeye olduğu kadar savaşa da hazır’ olduğunu vurguladı.

Öte yandan ABD'nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Arap (Umman) Denizi'ndeki Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etti.

Diğer taraftan İsrail'de müzakerelerin sonuçlarına şüpheyle yaklaşılıyor. İsrailli yetkililer ‘anlaşmaya varılamayacağını’ söylerken Tel Aviv dün akşam, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun çarşamba günü Washington'da Trump ile İran meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini duyurdu.