Fetih seçimlere yönelik hazırlıklarını tartışıyor… Hamas şeffaflığa vurgu yapıyor

Gruplar önümüzdeki ay Kahire’de bir araya gelecek ve “ortak liste hakkında” tartışmalar devam ediyor

El-Halil’de İsrail ordusunun koruması altında yaklaşık 800 Yahudi yerleşimci yaşıyor ve çevrelerinde yaklaşık 200 bin Filistinli oturuyor (EPA)
El-Halil’de İsrail ordusunun koruması altında yaklaşık 800 Yahudi yerleşimci yaşıyor ve çevrelerinde yaklaşık 200 bin Filistinli oturuyor (EPA)
TT

Fetih seçimlere yönelik hazırlıklarını tartışıyor… Hamas şeffaflığa vurgu yapıyor

El-Halil’de İsrail ordusunun koruması altında yaklaşık 800 Yahudi yerleşimci yaşıyor ve çevrelerinde yaklaşık 200 bin Filistinli oturuyor (EPA)
El-Halil’de İsrail ordusunun koruması altında yaklaşık 800 Yahudi yerleşimci yaşıyor ve çevrelerinde yaklaşık 200 bin Filistinli oturuyor (EPA)

Fetih Hareketi Merkez Komitesi üyesi Izam el-Ahmed, hareketinin Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) gruplarıyla bir araya gelerek yaklaşan seçimlerde gruplar için “bir koalisyon listesi” oluşturulmasına yönelik konuyu tartıştığını, ancak henüz herhangi bir karara varılmadığını ve Kahire’deki diğer grupların da dahil olacağı bir toplantının beklendiğini söyledi.
Ahmed Filistin’in resmi radyosuna yaptığı açıklamada “Temel olarak bir koalisyon listesi oluşturma imkanını ele aldık. Bu önemli konu üzerinde durduk çünkü önümüzdeki ay Kahire’de yapılması planlanan grupların toplantısında bu konu kesinlikle masaya yatırılacak” dedi.
Fetih ve Hamas hareketlerini tek bir listede toplayabilecek ortak liste ya da koalisyon listesi fikri, Filistin topraklarında bu fikri destekleyenler ve desteklemeyenler arasında tartışmalara yol açtı. Bazıları bu listeyi alaya alarak Fetih ve Hamas’ın iki büyük grup olduğu ve dolayısıyla da rekabetin aralarında olması gerektiği düşünüldüğünde kimin rekabet edeceğini sorguladı.
Fetih ve Hamas Filistin topraklarının kontrolünü büyük ölçüde paylaşıyor. 2007 yılında yaşanan ve hala da devam eden bölünmüşlükten sonra Fetih Hareketi Batı Şeria’ya hükmederken Hamas Hareketi de Gazze Şeridi’nin kontrolünü eline almıştı.
Filistinliler, Fetih ve Hamas hareketlerinin yasama meclisine, hükümete ve FKÖ’ye katılma taahhüdünde bulunmasının ardından Filistin Yasama Konseyi için önümüzdeki mayıs ayında yapılması planlanan seçimlerin, Batı Şeria ve Gazze’deki bölünmüşlüğün sonu ve Filistin kurumlarının birleşmesinin bir başlangıcı olmasını ümit ediyorlar. Fetih ve Hamas hareketlerinin verdikleri vaatlerin ciddiyeti seçimlerin yapılması ve sonuçlarına bağlı kalınması ile sahada test edilecek.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas geçtiğimiz cuma günü 22 Mayıs 2021’de milletvekili ve 31 Temmuz 2021’de devlet başkanlığı seçimlerinin yapılmasını öngören kararnameyi imzalamıştı. Kararnamede Filistin Ulusal Konseyi’nin oluşturulmasında parlamento seçim sonuçlarının ilk aşama sayılması ve Ulusal Konsey’in FKÖ Temel Kanunu ve ulusal anlaşmalara uygun olarak 31 Ağustos 2021 tarihinde tamamlanması koşulu yer alıyor. Böylece Ulusal Konsey seçimleri mümkün olduğunda yapılabilecek.
Hamas Hareketi seçimlerin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını talep ediyor
Fetih Hareketi hiç vakit kaybetmeden seçimlere en geniş çapta katılım gösterilmesi için çağrı yaparken, Hamas Hareketi seçimlerin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını talep etti.
Geniş ve kapsamlı bir anlaşmaya varılması için Filistinli grupların önümüzdeki ayın başlarında Kahire’de bir araya gelmesi bekleniyor.
Ahmed grupların söz konusu toplantıda seçim kararnamesinin zamanında uygulanması, seçimler için siyasi, medya ve güvenlik koşullarının hazırlanması ve tüm listeler arasında bir Ahlaki Kurallar İlkesi imzalanması için gerekli düzenlemeleri tartışacağını söyledi.
Seçimlere doğru giderken Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas bugün hareketin oylama için hazır olup olmadığını gözden geçirmek üzere Fetih Hareketi Merkez Komitesi’nin toplantısına başkanlık edecek. Merkez Komitesi’nin toplantıda seçimlerle ilgili “en ince ayrıntıları” ele alacağını söyleyen Ahmed açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Şöyle sorular soracağız: Seçimlere nasıl katılacağız? Liderlik ve mevzuata ilişkin çerçeveler için neler gerekli? Ne gibi kıstaslar belirlenecek? Seçimlerin başarılı geçmesi için gerekli olan idari, yönetim ve güvenlik önlemleri neler olacak? Ortak listelere katılma imkanı var mı?”
Izam el-Ahmed, toplantının gündemindeki tek maddenin seçim olacağını belirtti
Ahmed Merkez Komitesi’nin, çıkardığı kararların uygulanıp uygulanmadığını takip etmek üzere çeşitli komiteler kuracağını ve toplantının gündemindeki tek maddenin seçim olacağını sözlerine ekledi.
Diğer taraftan ise Hamas, Kahire toplantısı öncesinde geniş çapta iç tartışmalar yürütüyor. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, önümüzdeki Filistin seçimleri dosyasında prosedürlerin ve düzenlemelerin şeffaflığının ve oy verme özgürlüğünün sağlanması başta olmak üzere İsrail’e “özellikle Kudüs’te seçim sürecini ve uygulanmasını sekteye uğratmaması için” baskı yapma konusunda Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası toplumun rolünün önemini vurguladı.
Heniyye seçim sonuçlarının kabul edilmesinin önemine değinerek “Hamas bu noktaya ulaşmak için büyük bir çaba sarfetti ki bu, halkın demokratik bir temele dayanarak kendi yönetimini seçerken söz hakkına sahip olabilmesi için yasama, başkanlık ve Ulusal Konsey seçimlerinin tarihlerine ilişkin bir başkanlık kararnamesinin çıkarılmasının önünü açtı. Hamas, seçimleri Filistin’in iç müessesesini düzenlemek, bölünmeye bir son vermek, ortaklık ilkesini güçlendirmek, büyük sıkıntılardan geçen ulusal projeyi korumak ve yurt dışındaki halkımızın yönetim kurumlarına yeniden dahil edilmesi için bir başlangıç noktası olarak görüyor” ifadelerini kullandı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.