AstraZeneca aşısı hakkındaki soru işaretleri?

İçinde AstraZeneca aşısı olan şişeler (Reuters)
İçinde AstraZeneca aşısı olan şişeler (Reuters)
TT

AstraZeneca aşısı hakkındaki soru işaretleri?

İçinde AstraZeneca aşısı olan şişeler (Reuters)
İçinde AstraZeneca aşısı olan şişeler (Reuters)

İngiliz-İsveç ortaklı ilaç firması yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği aşı ve bu aşıyı geliştirme hızından ötürü birkaç hafta önce büyük övgü aldı.
Uzmanlar, özellikle de Pfizer-BioNTech aşısına kıyasla taşınması ve depolanması kolay olduğu için AstraZeneca şirketi tarafından üretilen aşının piyasaya sürülmesini salgınla mücadelede bir dönüm noktası olarak yorumladılar.
İngiliz-İsveç ortaklı ilaç şirketi, aşıyı düşük ve orta gelirli ülkelere kar amacı gütmeden sağlama konusundaki kararlılığından ötürü de ayrıca takdir topladı.
Ancak AFP’nin aktardığına göre ürettiği aşıların etkinliği ve Avrupa Birliği'ne (AB) teslimatını geciktirmesi sebebiyle davalık olma olasılığı bulunan şirket hakkında birtakım soru işaretleri bulunuyor.
Avrupa Komisyonu, AstraZeneca ile imzalanan ön alım anlaşmasını dün yayınladı. Anlaşmaya göre şirket AB’ye 300 milyon doz aşı tedarik edecek.
Avrupa Komisyonu'nun talebi üzerine Belçika'da aşı üreten bir laboratuvar, dün, üretim sorunlarının sahada incelenmesi amacıyla denetlendi.
Öte yandan Alman Robert Koch Enstitüsü ise 65 yaşın üzerindeki kişiler için AstraZeneca aşısının ne denli etkin olabileceği sorusunu gündeme taşıdı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün gazetecilere yaptığı açıklamada AstraZeneca aşısının "65 yaş üstü insanlar için etkisiz göründüğünü" söyledi. Bu hususta etkin bir bilginin olmadığını dile getiren Macron, AstraZeneca aşısının 65 yaşın üzerindeki insanlar için neredeyse etkisiz olduğunu ifade etti.
Bu gelişmeler, Avrupa İlaç Dairesi’nin koronavirüse karşı geliştirilen üçüncü aşı olarak AstraZeneca aşısının kullanımını onaylamasının ardından geldi.
Financial Times gazetesi dün, AB ile ilişkilerin gerilmesinin ilaç üretim grubuna zarar verebileceğini belirtti.
CMC Markets analisti Michael Heusen, konuyla ilgili olarak AFP'ye verdiği demeçte: “İlaç şirketleri ile AB arasındaki gerginlik her iki taraf için de iyi bitmeyecek. Bu çatışmalar "aşı milliyetçiliğinin" neden bu kadar endişe verici olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Birliği, ihracata kısıtlama getirme tehdidini yerine getirirse arzlarda bir azalma olabilir, bu da İngiltere ve başka ülkelerin "karşı tedbirler" almasına yol açabilir.”
Avrupa Birliği ile AstraZeneca şirketi arasında yapılan ön anlaşmaya göre, şirket aşı dozajlarını üretmek ve dağıtmak için "en makul çabayı" göstermeyi taahhüt ediyor.
Edwin Co'nun hukuk şirketi ortağı ve İngiliz Barosu The Law Society Başkanı David Green konuya ilişkin şunları söyledi: “Şirket aşıyı kar için tedarik etmese bile sözleşme açık. Avrupa Birliği ile yapılan sözleşme Belçika yasalarına tabidir ve bu nedenle "davaların görüleceği tek yer Belçika'dır. AstraZeneca, yükümlülüklerini yerine getirmek için "mümkün olan en makul çabayı" göstermemesi durumunda, sözleşmeyi ihlal etmiş olacak ve dolayısıyla mahkemelik olma riski ile karşı karşıya kalacak.”
Ancak, son anlaşmazlığın mali sonuçlarının bağlama oturtulması gerektiğini belirten AJ Bell analisti Ross Mold, “AstraZeneca / Oxford aşısı hakkında Almanya’nın çekincelerinin bulunması ve ABD Gıda ve İlaç Dairesinin bu aşıyı onaylama konusundaki açık isteksizliği talihsiz durumlar. Yaşananlar, şirketin FTSE 100 endeksindeki itibarına da yardımcı olmuyor. Ancak diğer birçok ülke bu aşının sürekli kullanımından memnun görünüyor. Öte yandan düşük aşı fiyatı, "karlar üzerindeki etkinin muhtemelen sınırlı olacağı" anlamına geliyor. İlaç grubunun hisse fiyatındaki son düşüşün nedeni, “39 milyar dolarlık nakit alım önerisi ile ilgili yatırımcı endişelerinden kaynaklanmaktadır.”
Salgının şirketin geçmişte eksik olan aşı üretimi konusunda uzmanlık kazanmasına olanak tanıdığını düşünen Hargreaves Landsdown analisti Susannah Streeter, “Aşı tedariki için hükümetler arasında tartışmalara yol açacak şekilde bir çabanın olması uzun vadede AstraZeneca’nın itibarına zarar verecek değil. Aksine bu durum, şirketin yaptığı önemli katkıya dikkat çekilmesini sağlar.”



Trump: İran Katar'a saldırırsa Güney Pars petrol sahasını tamamen yok edeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: İran Katar'a saldırırsa Güney Pars petrol sahasını tamamen yok edeceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Güney Pars doğalgaz sahasına yapılan saldırının İsrail tarafından gerçekleştirildiğini, ABD ile Katar'ın bu saldırıyla hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi.

Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, "Amerika Birleşik Devletleri'nin bu saldırıdan haberi yoktu, Katar'ın bu saldırıyla hiçbir şekilde ilgisi yoktu ve böyle bir şeyin olacağından önceden haberi yoktu" ifadelerini kullandı.

Şöyle devam etti: "İran Katar'a saldırmaya karar verirse, Amerika Güney Pars doğalgaz sahasını tamamen yok edecektir."


Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
TT

Tahran’ın açık bir yıpratma savaşındaki kolu Iraklı gruplar

17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı
17 Mart 2026’da Bağdat’taki korunaklı Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği çevresi dışında yangın çıktı

Ortadoğu’da askeri çatışmaların başlamasından bu yana, Tahran’a bağlı Iraklı silahlı gruplar Amerikan çıkarlarını hedef tahtasına yerleştirdi. Bu gruplar, uluslararası güçlerin bulunduğu askeri üsleri, diplomatik misyonları ve hayati petrol tesislerini sık sık hedef alıyor.

Washington tarafından terör listesine alınan bu örgütler, daha çatışmanın başında yaptıkları açıklamalarda, bölgesel gerilimin uzun süreli bir “yıpratma savaşına” dönüşeceği uyarısında bulunmuştu.

“Eksenlerin” iç içe geçmesi

Yerel üretime dayandıklarını vurgulayan bir açıklamada, Nuceba Hareketi adlı grup, “Direniş ekseni içinde insansız hava araçları ve füzelerin üretimi, Iraklı evlerde tatlı yapmak kadar sıradan hale geldi” ifadelerini kullandı.

Bu gruplar, “Irak’ta İslami Direniş” olarak bilinen gevşek bir ittifak çatısı altında faaliyet gösteriyor. Söz konusu ittifak, Irak içinde ve bölge genelinde “düşman” olarak nitelendirdiği hedeflere yönelik İHA ve füze saldırılarını düzenli olarak üstleniyor.

Bu yapılar, İran’ın liderlik ettiği ve Lübnan’daki Hizbullah, Gazze’deki Hamas ile Yemen’deki Husileri de kapsayan “Direniş Ekseni”nin temel unsurlarından biri olarak görülüyor.

Iraklı gruplar, 28 Şubat’ta İran’a yönelik İsrail-ABD saldırısının ardından “İslam Cumhuriyeti’ni savunma” taahhüdünü açıkça ilan etmişti.

Askeri ve siyasi tablo

Mevcut sahnede farklı roller üstlenen çeşitli güçler bulunuyor. Bunların başında, ABD çıkarlarına yönelik saldırılarda öncü rol oynayan Ketaib Hizbullah geliyor. Grup, geçmişte düzenlenen saldırılarda çok sayıda saha komutanını kaybetmiş olsa da, 6 sandalyelik bir parlamento bloğu üzerinden siyasette de etkili olmaya çalışıyor.

bfrbfr
Irak ordusuna ait zırhlı bir araç, Bağdat’taki Yeşil Bölge’de ABD Büyükelçiliği yerleşkesini korumak amacıyla Dicle Nehri kıyısında konuşlandırıldı (AFP)

Ebu Ala el-Velayi liderliğindeki Ketaib Seyyid eş-Şüheda da iktidardaki Şii koalisyon Koordinasyon Çerçevesi içinde temsil ediliyor. Buna karşılık Nuceba Hareketi, siyasi sürece katılmayı reddederek tamamen askeri bir çizgi izlemeyi tercih ediyor.

Öte yandan Asaib Ehl el-Hak ise şu ana kadar doğrudan askeri operasyonlara katılmış değil. Grup, 27 sandalyelik güçlü parlamento bloğu üzerinden siyasi nüfuzunu artırmaya odaklanırken, birçok gözlemciye göre silahlı kimliğini giderek geri plana itiyor.

Yıpratma stratejisi

Saldırılar yalnızca Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği ve havaalanındaki lojistik tesislerle sınırlı kalmadı; yabancı şirketlere ait petrol sahaları ile büyük bir ABD konsolosluğu ve askeri varlığı barındıran Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de hedef alındı.

Saldırıların etkisi bölge geneline de yayıldı. Kuveyt, daha önce kendi topraklarına isabet eden saldırılar nedeniyle Irak’ın büyükelçisini çağırmıştı.

Uluslararası Kriz Grubu araştırmacısı Lihib Hegel, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, bu grupların çatışmaya dahil olmasını İran rejimi için “varoluşsal bir mücadele” olarak nitelendirdi. Hegel’e göre bu yapılar, özellikle İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından, “direniş ekseninin son savunma hattı” haline geldi.

vgrf
Havaalanlarının kapatılmasının ardından Araplar, yabancılar ve Iraklılar Ürdün’e kara sınır kapısından geçerek ülkeden ayrılırken araçlardan oluşan uzun bir kuyruk oluştu (Reuters)

Grupların insansız hava araçları ve kısa menzilli balistik füzeler bulundurduğunu belirten Hegel, Tahran’ın Hizbullah veya Husilere kıyasla daha ağır silahları bu gruplardan esirgediğini de vurguladı. Nihai hedefin ise “ABD güçlerini Irak’tan çıkarmak” olduğu ifade ediliyor.

Suikastlar zinciri

Diğer taraftan ABD ve İsrail, tırmanan gerilime hassas saldırılarla karşılık vermeyi sürdürüyor. Çatışmaların ilk saatlerinden itibaren Bağdat’ın güneyindeki Curf es-Sahr’da Ketaib Hizbullah mevzileri ile Haşdi Şabi’ye ait tesisler hedef alındı.

AFP’nin yayımladığı verilere göre, operasyonların başlamasından bu yana en az 43 militan ve Haşdi Şabi unsuru hayatını kaybetti.

Gerilimin zirvesi ise geçen cumartesi yaşandı. Bağdat’ın merkezine düzenlenen füze saldırısında, Ketaib Hizbullah mensubu 3 kişi, aralarında üst düzey bir komutanın da bulunduğu şekilde öldürüldü; grubun lideri Ebu Hüseyin el-Hamidavi de yaralandı.

Ajansa konuşan Iraklı bir güvenlik yetkilisi, 2023’te Gazze savaşıyla başlayan “hedefli suikastlar” sürecinin artık açık biçimde Irak sahasına taşındığını belirterek, bunun yeni bir açık çatışma dönemine işaret ettiğini söyledi.


İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı
TT

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran, Tel Aviv’i küme başlıklı füzelerle bombaladı... İsrail, Beyrut’a yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı

İran devlet televizyonu bugün yaptığı açıklamada, Tel Aviv’in, Ali Laricani’nin öldürülmesine yanıt olarak küme başlıklı füzelerle hedef alındığını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın nükleer silah üretmeyi reddeden tutumunun önemli ölçüde değişmeyeceğini belirtti. Arakçi, yeni Dini Lider Mücteba Hamaney’in bu konuda henüz kamuoyuna açık bir görüş bildirmediğini de ifade etti.

Diğer yandan Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, akşam saatlerinde bölgesel bir bakanlar toplantısına ev sahipliği yapacak. Toplantıya Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları ile bölgesel temsilciler katılacak ve İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırıları ile bunun güvenlik ve istikrar üzerindeki etkileri ele alınacak.

Bu gelişmeler, Beyrut’ta İsrail’in başlattığı yoğun hava saldırılarının da eş zamanlı olarak arttığı bir döneme denk geliyor. Söz konusu saldırılarda çok sayıda kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.