Zayed Hediyye
Libya Diyalog Forumu tarafları arasında yakın zamanda imzalanan anlaşmaların ayrıntıları hakkında yürütme ve egemenlik otoritelerinin, Sirenayka, Trablus ve Fizan olmak üzere üç coğrafi bölgeye pay edilme yöntemine karşı çıkanlar ve destekleyenler arasında tartışmalar sürüyor. Yerel kaynaklar, geçtiğimiz salı günü açılması planlanan “yönetici pozisyonları için adaylık tarihinin” ertelendiğini aktardılar.
Geçici Hükümete bağlı bir mahkeme, Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ve Türkiye arasında deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik imzalanan anlaşmanın geçersiz olduğuna hükmetti. Bu da kararın meşruluğu ve mahkemenin bu kararı çıkarma yetkisine ilişkin tartışmaların fitilini ateşledi. Aynı zamanda Libya yargısının tarafsızlığına ve son 10 yılda ülkeyi ve kurumlarını bölen siyasi çatışmanın içine sürüklenme tehlikesine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Yürütme pozisyonları adaylıklarının ertelenmesi
Tobruk Temsilciler Meclisi ile Trablus merkezli Libya Devlet Yüksek Konseyi’ndeki kaynaklar yönetici pozisyonları için yapılan adaylıkların yürütme otoritesi seçildikten sonra kabul edileceğini belirttiler. Seçim, önümüzdeki ayın başlarında Birleşmiş Milletler (BM) Libya Destek Misyonu (UNSMIL) himayesinde Cenevre’de yapılması planlanan yeni bir oturumda gerçekleşecek
Libya Devlet Yüksek Konseyi üyesi Musa Ferec konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Yönetici pozisyonları için adaylık başvurularının kabul edilme tarihi önümüzdeki ay yapılacak Cenevre Forumu sonrasına ertelendi. Yeni yürütme otoritesi kurulur kurulmaz adaylık kapısı açılacak.”
Libya Devlet Yüksek Konseyi üyesi Abdulkadir Huveyli de şu açıklamada bulundu:
“Buznika Diyalog Forumu sonuçları Temsilciler Meclisi ve Libya Yüksek Devlet Konseyi tarafından onaylanmadan adaylık başvurularının kabul edilme sürecine başlanmayacak. Bu mesele, birkaç gün sonra Cenevre’de yapılması beklenen toplantıda yürütme pozisyonları kararlaştırılıncaya dek ertelenecek.”
Yürütme otoritesi için hummalı yarış
Başkanlık Konseyi ve yeni birleşik hükümetin kurulmasına ve Cenevre’de şubat ayının başında iki otoritenin başkanlarının seçilmesine günler kala bu pozisyonlara gelmek için ülkedeki çeşitli siyasi isimler arasında hummalı bir yarış başladı. Kimileri de çeşitli nedenlerle yarıştan geri çekilmeyi tercih etti.
Geçen hafta Cenevre’deki Siyasi Diyalog komitelerinin anlaşmasından sızdırılan bilgilere göre Başkanlık Konseyi başkanlığı için Doğu Libya’dan gelenler rekabet halinde. Pozisyona aday gösterilenlerden bazılarının çekilmesinin ardından aday listesi küçülmeye başladı ve birkaç isimle sınırlı kaldı.
Geri çekilen kişilerden öne çıkan isim, yeni Başkanlık Konseyi başkanlığı için güçlü bir aday sayılan Abdulcevad el-Ubeydi oldu. Ubeydi resmi sosyal medya hesabından geri çekilmesinin gerekçesine ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Yeni yürütme otoritesine tanınan süre, herhangi bir ulusal projeyi başarıya ulaştırmak için yeterli değil. Önerilen şey de belirli kişilere hizmet ettiği kadar ülkeye hizmet etmeyen bölgeler arası bir kotadan ibaret. Hiç kimse vatanı inşa etme projesini istemiyor. İstenen tek şey şahsi çıkarların paylaşımı. Bu, parçası olmak istemediğim bir durum. Libya'nın kaderi kendi insanlarının değil, yabancı ülkelerin elinde.”
Ubeydi’nin çekilmesiyle birlikte şu ana kadar başkanlık yarışı Doğu Libya’dan beş kişi ile sınırlı bir şekilde devam ediyor. Bunlar Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Eski Genel Ulusal Kongre (GUK) üyesi Şerif el-Vafi, Libya’nın şu anki Ürdün Büyükelçisi Muhammed el-Bergusi, Eski İsviçre Büyükelçisi Ali Hayrallah ve Eski Yunanistan Büyükelçisi Muhammed Yunus. Güneyden ise Libya'nın Fas Büyükelçisi Abdulmecid Seyf en-Nasr, siyasi sembollerden biri olan Ömer Ebu Şeride ve eski Başbakan Ali Zeydan yarışa katılıyorlar.
Ancak medyada çıkan haberlere rağmen Eski Milletvekili Şerif el-Vafi dışında hiçbiri adaylıklarını resmi bir şekilde duyurmadı. Vafi çarşamba günü sosyal medya üzerinden yayınladığı bir video ile yeni Başkanlık Konseyi başkanlığına adaylığını koyduğunu resmen duyurdu.
Vafi, 7 Temmuz 2012’de GUK -eski parlamento- üyesi olmak üzere el-Merc şehrinden seçilmişti. Ekonomi ve Ticaret Komitesi’ne başkanlık etmiş ve 25 Haziran 2013 tarihinde GUK başkanlığına adaylığını koymuştu. Ancak seçimlerin son turunda 80 oy olarak 96 oy elde eden Nuri Ebusehmen’e karşı kaybetmişti.
Vafi, 2015 yılında BM gözetimindeki Ulusal Diyalog Komitesi’ne üye olarak seçilmişti ve Suheyrat Anlaşması’nın yapılması için ülke içinde ve dışında birçok oturuma katılmıştı.
Tartışma sürüyor
Aynı haberlerde yeni Birleşik Hükümet Başkanı adaylarının isimleri de yer aldı. Bunlar; UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Libya’nın şu anki Başbakan Yardımcısı Ahmed Muaytik, işadamı Abdulhamid ed-Dubeybe, işadamı Muhammed el-Muntasır, politikacı Muin el-Kihiya ve UMH Savunma Bakanı Selahaddin Nemruş.
Yürütme otoritesi için adaylık kapısı iki gün önce (perşembe günü) kapandı. 1-5 Şubat tarihleri arasında Cenevre’de Siyasi Diyalog Forumu toplantısı düzenlenecek. Söz konusu toplantıda önerilen isimler oylanacak ve bu yılın sonunda yapılması kararlaştırılan genel seçim tarihine kadar yürütme makamlarına kimlerin başkanlık edeceği belirlenecek.
Yürütme otoritesini seçme mekanizmasına göre bağlı olduğu bölgeden oyların yüzde 70'ini alan kişi doğrudan pozisyonu kazanmış olacak. Ancak hiçbir adayın istenen barajı geçememesi durumunda liste sistemine başvurulacak. Başkanlık Konseyi Başkanı ve iki yardımcısını içeren dörtlü listenin tamamı oylanacak ve yüzde 60’ı geçen yani Genel Kurul’dan 44 oy alan liste kazanmış olacak.
Tartışmalara yol açan yargı kararı
Diğer yandan ülkenin doğusundaki Libya Geçici Hükümeti’ne bağlı el-Beyda Temyiz Mahkemesi (İdari Daire), Başkanlık Konseyi'nin Türkiye ile güvenlik ve askeri iş birliği anlaşmasının yanı sıra Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası hakkında aldığı kararların geçersiz olduğuna hükmetti.
Söz konusu hüküm “Libya egemenliğini ihlal etmeyi amaçlayan anlaşmaları” geçersiz kılmak için dava açan Temsilciler Meclisi iddiaları doğrultunda alındı. Temsilciler Meclisi Divanı’ndaki hukuk bürosu davayı, Divan Başkanı’nın talimatları doğrultusunda acil kısımdaki söz konusu kararların geçersiz kılınıp mesele karara bağlanana kadar uygulamanın durdurulması için açmıştı.
Karar, mahkemenin bu konuda karar verme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle Trablus’ta itiraz seslerinin yükselmesine sebep oldu. Doğu Libya’da bulunan mahkemenin kararına itiraz edenlere göre Temsilciler Meclisi’ne suçlamalar, Libya yargısını doğasına aykırı, şeffaflığını ve tarafsızlığını etkileyen siyasi bir çatışmaya ittiği için yöneltildi.
