Libya’da yeni koalisyonlara kapı açılıyor

Bireysel sistemin başarısız olmasının ardından ikinci oylama turunda “listelere” başvurulacak.

Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LSDF) açılış oturumu 1 Şubat’ta Cenevre’de düzenlendi. (AFP)
Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LSDF) açılış oturumu 1 Şubat’ta Cenevre’de düzenlendi. (AFP)
TT

Libya’da yeni koalisyonlara kapı açılıyor

Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LSDF) açılış oturumu 1 Şubat’ta Cenevre’de düzenlendi. (AFP)
Libya Siyasi Diyalog Forumu’nun (LSDF) açılış oturumu 1 Şubat’ta Cenevre’de düzenlendi. (AFP)

Zayed Hediyye
Libya’da geçiş dönemi yürütme otoritesinde görev yapmak üzere adaylığını koyan isimleri oylamak için Cenevre’de yapılan Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) turlarında ilk tur sona erdi. Seçim gruplarının içerisindeki hiçbir üye yeterli oy oranını elde etmeyi başaramadı. Bu nednele Libya’nın tarihsel olarak ayrılan 3 bölgesi Trablusgarp, Sirenayka ve Fizan’ı temsil edecek Başkanlık Konseyi üyelerinin isimleri üzerinde karara varılamadı. Adayların temsil ettikleri bölgesel seçim kurulunun oylarının yüzde 70’ini alması gerekiyordu.
Her ne kadar bu tur, yönetici pozisyonlarını kazanan isimleri belirlememiş olsa da yarışta kazanmaya en yakın isimlere dair  ipuçları verdi. Oylama esnasında çoğu gözlemcinin beklentilerinin aksine ilk turda bazı isimlerin ciddi oy kazanarak yarış dairesine girmesiyle oluşan birkaç sürpriz dışında geçmiş günlerde sızdırılan bilgilerden ve beklentilerden farklı bir durum yaşanması.
Meseleleri çözüme kavuşturmada bireysel sistemin başarısız olmasının ardından ikinci oylama turunda liste sistemine başvurulacak. Önce belirleyici turda yarışı kazanmak için büyük bir fırsata sahip güçlü listeler oluşturmak üzere Başkanlık Konseyi ve başbakanlığa adaylığını koyan bazı isimler arasında ittifak kurulmasına yönelik adımlar atılması bekleniyor.

Karara varılmadan biten ilk tur
Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) salı günü yaptığı açıklamada, LSDF üyelerinin Başkanlık Konseyi üyeleri seçmek için yaptığı oylamanın sonuçlarını paylaştı. Açıklamada  şu ifadeler yer aldı:
“Bir başkan ve iki vekilden oluşan yeni Başkanlık Konseyi üyeliği yarışında herhangi bir isim belirlenemedi. Çünkü içlerinden hiçbiri bölgesel seçim kurulunda her aday için gerekli olan yüzde 70 oy oranını elde etmeyi başaramadı. Başkanlık Konseyi adaylarının ilk tur oylamasında herhangi bir adayın kazanamamasının ardından yürütme otoritesine seçilecek isimleri belirlemek için ikinci alternatif aşamaya, yani liste sistemine geçilecek. Her seçim kurulu LSDF’nin 19 Ocak 2021’de onayladığı geçici yürütme otoritesini seçme mekanizmasına göre oylama yaptı. LSDF’ye bağlı Denetim Komitesi, UNSMIL seçim uzmanlarından biri tarafından yürütülen oy sayma sürecini kontrol etti.”

Beklenen sonuçlar
UNSMIL tarafından açıklanan seçim kurullarının oylama sonuçları, Sirenayka Seçim Kurulu (doğu) ve Fizan Seçim Kurulu’nda (güney) ilk tur oylamasından önce sızdırılan bilgilerle ve beklentilerle tutarlıydı. Adayların yeni Başkanlık Konseyi’nde bir pozisyon kazanma şansına ilişkin Trablusgarp Seçim Kurulu’ndaki belirsizliğin çoğunu ortadan kaldırdı.
14 kayıtlı seçmenin katıldığı Fizan Seçim Kurulu’nda işler beklendiği gibi gitti. Libya’nın eski Fas Büyükelçisi Abdulmecid Seyf en-Nasr, altı seçmenin güvenini kazanarak en çok oyu elde etti. Aday Ömer Ebu Şeride ise kurulda seçmenlerin oylarını ezici bir farkla almaya aday olan Seyf en-Nasr’dan yalnızca bir farkla, beş oy olarak adeta büyük bir sürprize imza attı.
Musa el-Kuni ve Ali Ebu el-Haceb’in ilk turda toplamda yalnızca üç oy almasıyla Başkanlık Konseyi’nin güney koltuğu için yapılan yarışta saf dışı kaldıkları onaylandı. Kuni iki oy alırken Ebu el-Haceb yalnızca bir oy elde edebildi.
Trablusgarp Seçim Kurulu’nda (batı) Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ilk turda 36 seçmenin sekizinin oyunu almayı başardı. Mişri yarışı en yakın rakibinin üç oy önünde tamamladı. Yüksek Mahkeme ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Muhammed el-Hafi beş oy alırken İdris el-Kaid de Trablusgarp Seçim Kurulu’ndaki ilk turda sürüpriz yaparak Hafi ile aynı sayıda oy elde etti.
İlk oylama turundan önce askeri ve adli titrler taşıyan bazı isimlerin geçici yürütme otoritelerine aday olmasının yasallığı ile ilgili tartışmalar diğerlerine kıyasla en fazla Trablusgarp Seçim Kurulu’nun sonuçlarına yansıdı. Askeri lider Usame Cuveyli ve Savunma Bakanı Selahaddin en-Nemruş hayal kırıklığı yaratan bir oy oranı elde etti. Cuveyli iki oy alırken Nemruş dört oy elde etti. Bu da söz konusu isimlerin sonraki turlarda kazanma şansını büyük ölçüde azaltmış oldu.
Yargının önemli isimlerinden Muhammed el-Hafi’nin pek çok kişinin beklentisine göre birinci sıraya yerleşme şansı varken adaylığına ilişkin yaşanan hukuki tartışmalar şansını etkiledi ve açılış turunda ikinci sıraya gerilemesine sebep oldu.
Beklendiği gibi bu turda Libya’nın doğusunu temsil eden Sirenayka Seçim Kurulu’nda Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Eski Genel Ulusal Kongre (GUK) üyesi Şerif el-Vafi arasındaki rekabet çekişmeye sahne oldu. Salih, 23 seçmenden oluşan Sirenayka Seçim Kurulu’ndaki oyların dokuzunu almayı başarırken Vafi ise altı oyda kaldı. Eski Büyükelçi Muhammed el-Menfi beklenmedik bir performans göstererek 5 oy elde etti. Ayrıca şaşırtıcı bir şekilde az oy alan Libya’nın Ürdün Büyükelçisi Muhammed el-Bergusi’ye sadece iki oy verildi.

Liste sistemine başvurma
Geçtiğimiz ocak ayında imzalanan Libya Siyasi Anlaşması, bireysel sistemde yürütme otoritesindeki pozisyonlara aday olan kişilerin kazanmaları için gerekli olan en az yüzde 70’lik oy oranına ulaşamamaları halinde liste sistemine başvurulmasını öngörüyor. Peki, bu sistem nasıl işleyecek?
Liste sistemi Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı’nın isminin yanı sıra Başkanlık Konseyi’ndeki pozisyonları devralacak belirli isimler için seçim listelerinin hazırlanmasını öngörüyor.
Hazırlanan listeler LSDF üyelerinden en az 17’si (sekizi batıdan, altısı doğudan ve üçü güneyden) tarafından onaylandıktan sonra kapsamlı bir oturumda oylamaya sunulacak.
İlk turda toplam oyların yüzde 60’ını almayı başaran liste kazanmış olacak. Hiçbiri bu yüzdeyi alamazsa, en yüksek yüzdeyi alan iki liste ikinci bir turda yarışacak ve oyların yüzde 50’sinden fazlasını alan liste kazanmış olacak.

Olası koalisyonlar
UNSMIL’nin ilk turda yönetici pozisyonları için bir ismin belirlenemediğine ve dolayısıyla liste sistemine başvurulacağına ilişkin yaptığı duyurunun üstünden çok geçmeden, Libya’da ikinci turda kazanmak için güçlü ortak listelere girip Başkanlık Konseyi ve başbakanlığa adaylığını koyan önde gelen isimler arasında oluşturulan ya da oluşturulmak üzere olan koalisyonlar hakkında tartışmalar başladı.
İlk turda yapılan oylamanın sonuçları henüz açıklanmadan gündeme gelen olası ittifaklardan öne çıkanı, Başkanlık Konseyi adayı Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Başbakan adayı Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın koalisyonu oldu. Bu koalisyonda Başkanlık Konseyi üyeliği için güney bölgesinden aday olan Abdulmecid Seyf en-Nasr’ın da yer alabileceği belirtiliyor.
Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdulhafız Goka yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugünkü sonuçlar gösteriyor ki koalisyonlar kurulacak ve en yakın liste Başkanlık Konseyi için Akile Salih’i ve Başbakanlık için Fethi Başağa’yı içerecek. Önümüzdeki iki gün içerisinde ittifakların listelerde yer alacağını ve listeler hakkında seçim anlaşmaları ve uzlaşmalar yapılacağını düşünüyorum.”



Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
TT

Önce seçim mi, anayasa mı?... Libya’daki siyasi krizde yeni bir dönem

Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)
Dibeybe, Libya’nın batısındaki Misrata’da toplum ve aşiret liderleriyle yaptığı görüşmede (Birlik Hükümeti Başbakanlık Ofisi)

Libya’nın batısındaki siyasi tablo içinde ertelenen seçimlere giden yol konusunda görüş ayrılığı derinleşti. Geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, “4+4” adlı küçük diyalog komitesinin yürüttüğü sürece destek verirken, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, anayasal sürece ve 2017’de hazırlanan anayasa taslağının referanduma sunulmasına bağlılığını yineledi.

Gözlemcilere göre bu iki tutum, seçimlerin teknik ayrıntılarının ötesine geçen daha geniş bir anlaşmazlığa işaret ediyor. Tartışmanın merkezinde, önümüzdeki dönemi şekillendirecek sıralamanın ne olması gerektiği sorusu bulunuyor: “4+4” anlaşmasının öngördüğü gibi önce seçimlerin yapılabilmesi için siyasi ve hukuki çerçevenin oluşturulması mı, yoksa kalıcı kurumlara geçilmeden önce anayasa taslağının Libyalıların onayına sunulmasıyla anayasal sürecin tamamlanması mı?

rgthy
Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Muhammed Tekale, Anayasa Hazırlama Kurumu Başkanı ile görüşürken (Devlet Yüksek Konseyi)

Dibeybe, salı akşamı Misrata’dan etkili siyasi ve toplum önderleriyle gerçekleştirdiği görüşmede, Libya’nın doğusu ve batısındaki iki yönetici taraf arasındaki “4+4” anlaşmasına dolaylı olarak destek verdi. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Dibeybe, anlaşmanın “hükümetinin seçimlere gitme, geçiş dönemlerine son verme ve istikrarlı ve kalıcı bir siyasi döneme geçme vizyonuyla örtüştüğünü” belirtti.

Dibeybe, “Kararın, bölünmüşlüğe son verecek ve kurumlara gerçek meşruiyetini vatandaşların iradesinden kazandıracak seçimler yoluyla Libya halkına ait olması gerektiği yönündeki vizyon nettir” dedi. Mevcut siyasi aşamaları ve kurumları yeniden üretecek düzenlemeleri reddettiğini vurguladı.

Dibeybe’nin bu tutumu, “4+4” komitesinin 30 Ağustos’ta Trablus’taki Birleşmiş Milletler misyonu merkezinde, Temsilciler Meclisi, Devlet Yüksek Konseyi ve Başkanlık Konseyi temsilcileri ile büyükelçilerin katılımıyla ve BM Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh’in himayesinde anlaşmayı imzalamasının ardından geldi.

Anlaşma; seçimlerin anayasal ve hukuki çerçevesindeki çözülememiş meselelerin ele alınmasını, Yüksek Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun yeniden yapılandırılmasını ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento seçimlerinin en geç 24 ay içinde yapılmasına yönelik bir takvim oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca çifte vatandaşlığa sahip kişilerin ve askerlerin seçimlerde aday olup olamayacağı meselesinin de çözüme kavuşturulması planlanıyor.

Mareşal Halife Hafter liderliğindeki “Libya Ulusal Ordusu” daha önce anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı. Anlaşma, ABD Başkanı’nın Afrika işleri başdanışmanı ve kurumların birleştirilmesi ile seçim sürecinin ilerletilmesine odaklanan girişime öncülük eden Massad Boulos’un desteğini almıştı. Bu sırada Birleşmiş Milletler de anlaşma için daha geniş bir siyasi destek tabanı oluşturmaya ve diğer siyasi aktörlerle temas kurmaya çalışıyor.

Buna karşılık Tekale, salı akşamı Trablus’ta Anayasa Taslağı Hazırlama Kurumu Başkanı Murec Nooh ile yaptığı görüşmeyle anayasa konusunu yeniden siyasi gündemin merkezine taşıdı. Tekale, Konseyin anayasa hazırlamakla görevli ve halk tarafından seçilmiş kurumla iletişimi sürdürmeye önem verdiğini belirtti.

Tekale, anayasal sürecin gerektirdiği adımların tamamlanmasının ve Libyalıların özgür ve adil bir referandum yoluyla kendi anayasal sistemlerini seçme hakkını kullanmalarının önemini vurguladı. Görüşmede ayrıca siyasi tıkanıklığın aşılması ve ulusal seçimlerin yapılmasının önünü açacak, üzerinde uzlaşılmış bir anayasal temel oluşturulmasının yolları ele alındı.

Anayasa taslağını hazırlamak üzere kurulan kurum 2014’te seçilmiş, anayasa taslağını Temmuz 2017’de tamamlamıştı. Ancak taslak bugüne kadar referanduma sunulmadı. Böylece taslağın referanduma götürülmesinin mi, yoksa seçimlerin önünü açacak geçici bir anayasal temel oluşturulmasının mı öncelikli olması gerektiği konusundaki anlaşmazlık devam etti.

Tekale’nin tutumu, “4+4” anlaşmasına ilişkin daha önce yaşanan anlaşmazlığı da yeniden gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tekale o dönemde bu süreci, kendi değerlendirmesine göre yeterli kurumsal temele dayanmadığı gerekçesiyle reddetmiş ve anayasal-hukuki sürece bağlı kalınması ve Temsilciler Meclisi ile koordinasyon sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Dibeybe ve Tekale’nin tutumları arasındaki farklılık, Trablus’taki siyasi kurumlar içinde siyasi uzlaşıların uygulanabilir seçim sürecine nasıl dönüştürüleceği konusunda daha geniş bir görüş ayrılığı bulunduğunu ortaya koyuyor. İki taraf, ilke olarak geçiş dönemine son verilmesi ve seçimlerin yapılması konusunda hemfikir olsa da seçimlere götürecek siyasi ve hukuki çerçeve konusunda farklılaşıyor.


Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
TT

Dağ çatışmaları Husilerin kayıplarını artırıyor

Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)
Çatışmalardan kaçan Yemenliler, dün Aden yakınlarında gıda kuponu almak için sırada bekledi (Reuters)

Yemen’in Taiz’in batısı, Lahic ve batı kıyısı cephelerinde askeri çatışmalar sürerken, askeri kaynaklar dağlık bölgelerdeki çatışmalar ile hava saldırılarının Husilerin kayıplarını artırdığını belirtti.

Hükümete bağlı güçler, Kahbub Dağları’nda Husilerin düzenlediği bir saldırının püskürtüldüğünü ve bazı mevzilerin geri alındığını açıkladı. Açıklamada ayrıca bölgede üç insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğü, Vaziye bölgesinde ise Husi unsurlarına ait toplanma alanları ve araçların hedef alındığı belirtildi.

Taiz’in güney kırsalında ise hükümet güçleri, Harad Cirdad bölgesindeki Karfan Dağı’nın kontrolünün tamamen sağlandığını duyurdu. Açıklamaya göre çatışmalarda 5’ten fazla Husi öldürüldü, yaklaşık 20 kişi de yaralandı.


 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
TT

 ABD, 5 milyon dolar değerindeki 36 tarihi eseri Suriye’ye iade etti

Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)
Suriye’nin merkezindeki antik Palmira kenti, (AFP)

ABD’li yetkililer dün, aralarında DEAŞ’ın Palmira antik kentini tahrip ettiği dönemde yasa dışı yollarla ülkeden çıkarılan bir taş heykelin de bulunduğu 36 çalıntı tarihi eseri Suriye’ye iade etti. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre eserler, ABD makamlarının yürüttüğü soruşturmalar kapsamında ele geçirildi.

Toplam değeri 5 milyon doların üzerinde olan eserler, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin yanı sıra çeşitli antika koleksiyoncularından ele geçirildi.

Manhattan Bölge Savcısı Alvin Bragg, “Tarihi eserlerin iadesi, kültürel mirasın korunmasının sınırları ve ulusları aşan bir sorumluluk olduğunu güçlü biçimde hatırlatıyor” dedi.

Açıklamaya göre söz konusu heykel, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Palmira antik kentinden, DEAŞ mensuplarının 2015-2017 yılları arasında kentin büyük bölümünü tahrip etmesinden önce çıkarıldı.

Ağırlığı 450 kilogramdan fazla olan kireçtaşı heykelde, uzanmış durumdaki bir erkek ile etrafında bir kadın ve üç çocuk tasvir ediliyor.

ABD daha önce de Çin, Yunanistan ve İtalya dahil olmak üzere çeşitli ülkelere çalıntı tarihi eserler iade etmişti.

Suriye’nin Washington Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhammed Kanatiri yaptığı açıklamada, iade işleminin “kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak bağlılığın iki ülke arasında kalıcı köprüler kurabileceğini” gösterdiğini belirtti.

Kanatiri, “Suriye-Amerikan işbirliği sayesinde, Manhattan Bölge Savcılığı’nın çabalarıyla Suriye tarihinin bir parçası nihayet ülkesine dönüyor” ifadelerini kullandı.

İade edilen eserlerden dördü, Amerikalı antika koleksiyoncusu Michael Steinhardt’tan ele geçirildi. Steinhardt, 2021 yılında ABD hükümetiyle yaptığı anlaşma kapsamında dünyanın çeşitli bölgelerinden çalınan yaklaşık 180 eseri iade etmişti. Bu eserlerin toplam değerinin 70 milyon dolar olduğu belirtildi.

Manhattan Bölge Savcılığı, Metropolitan Sanat Müzesi’nden ele geçirilen 13 eserin, 2017’den bu yana kurumdan el konulan toplam 402 tarihi eser arasında bulunduğunu açıkladı. Bu eserlerin toplam değerinin 98,7 milyon dolar olduğu bildirildi.