Putin, Hamaney’in mektubunu Mokova’ya getiren İran Parlamento Başkanı ile görüşmedi

Rusya Devlet Duması Başkanı Vyacheslav Volodin’in İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı ağırladığı fotoğraf, Rusya Devlet Duması web sitesinde yayınlandı
Rusya Devlet Duması Başkanı Vyacheslav Volodin’in İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı ağırladığı fotoğraf, Rusya Devlet Duması web sitesinde yayınlandı
TT

Putin, Hamaney’in mektubunu Mokova’ya getiren İran Parlamento Başkanı ile görüşmedi

Rusya Devlet Duması Başkanı Vyacheslav Volodin’in İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı ağırladığı fotoğraf, Rusya Devlet Duması web sitesinde yayınlandı
Rusya Devlet Duması Başkanı Vyacheslav Volodin’in İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ı ağırladığı fotoğraf, Rusya Devlet Duması web sitesinde yayınlandı

Rusya Devlet Duması Başkanı Vyacheslav Volodin, dün İran Parlamentosu Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile bir araya geldi. Kalibaf, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e göndermek istediği mektubu Volodin’e iletti.  “Putin'in Kalibaf’ı kabul etmediğine” dair tartışmalar İran medyasında geniş yer buldu.
Ziyaretin her iki tarafı ilgilendiren konularda sürekli koordinasyon ve görüş alışverişi açısından önemine dikkat çeken Rusya Parlamentosu basın bürosu, Volodin'in söz konusu mesajı Rusya Devlet Başkanı’na ilettiğini de sözlerine ekledi.
Kalibaf ile görüşmelere katılan İran'ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali ise, Kalibaf’ın yabancı bir ülkeye yaptığı ilk ziyaretin İran parlamentosunun komşuluk ilişkilerine verdiği önemi teyit ettiğini söyledi. Aynı zamanda “İran ile Rusya arasındaki ilişkiler, parlamento ilişkileri de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda sürekli olarak gelişiyor. Kalibaf'ın Moskova ziyareti ise Tahran ile Moskova arasında diğer alanlardaki koordinasyonu derinleştirmeye kesinlikle yardımcı olacaktır” ifadelerine başvurdu.
Toplantı öncesinde Tahran ile Moskova arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Kalibaf, “ikili, bölgesel ve uluslararası alanda iki ülke arasında pek çok ortak nokta olduğuna” dikkat çekmişti.
Hamaney’in de İran ile Rusya arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesi ve ikili iş birliği yapısının genişletilmesi yönündeki tutumuna değinen Kalibaf, “Rusya ziyaretinin en önemli hedeflerinden biri de Tahran ile Moskova ilişkilerinin küresel gelişmelerden etkilenmeyeceğine dair Ruslara güvence vermektir” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz hafta İranlı mevkidaşı Muhammed Cevad Zarif ile Moskova’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Rusya ile İran arasındaki ilişkilerin, yasadışı yaptırımlar uygulayan ABD'nin isteklerine bağlı olmayacağını söylemişti. Lavrov aynı zamanda “İlişkilerimiz, iki ülke ve iki halkın çıkarları yönünde gelişiyor; planlarımızı herhangi bir üçüncü şahsa dikkat etmeksizin kuruyoruz” vurgusunda bulunmuştu.
Moskova’da  “Putin'in Kalibaf’ı kabul etmediğine” dair yaşanan tartışmalar karşısında Rus devlet medyasının sessizliği dikkat çekiyor. Nitekim ziyaretin her iki taraf açısından başarıyla düzenlendiğini belirten bir Rus diplomat, protokolün Duma Meclisi Başkanı'nın Rus mevkidaşını kabulünü gerektirdiğine işaret etti.
İran medyasında ise Kalibaf’ın “Rusya ziyaretini ertelemememi emreden Hamaney, yazılı mesajının Rusya’ya gönderilmesini onayladı” ifadeleri yer aldı.
Bakanlığının Kalibaf’ın ziyaretine dair herhangi bir ihmalkarlıkta bulunduğu iddialarını reddeden İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade ise “Rehber’in mesajını taşıyan Parlamento Başkanı’nın söz konusu önemli ziyaretinin konuya aşina dahi olmayanlar tarafından partizan bir şekilde ele alınması son derece üzücü” açıklamalarında bulundu.
Putin ve Kalibaf'ın görüşeceğine dair herhangi bir ön anlaşmayı tamamen reddeden Hatipzade, Rusya Başkanı’nın dış toplantılara dair özel protokolleri bulunduğunu, koronavirüs salgını ve bazı protokoller olmasaydı bazı toplantıların gerçekleştirileceğine vurgu yaptı. Aynı zamanda “Şuanda özel şartlar altındayız ve böyle bir durumda görüşmenin oldukça önemli faydaları mevcut” ifadelerini kullanan Hatipzade, Kalibaf'ın Rus yetkililerle iyi görüşmelerde bulunmayı başaracağına dair iyimserliğini dile getirdi.
İranlı muhafızlara ait ‘İslam Cumhuriyeti’ gazetesi, “Ruslarla Muamelenin Yüksek Bedeli” başlıklı yazısında, Kalibaf’ın Putin’in kendisini kabul etmemesine rağmen gerçekleştirdiği ziyaretini eleştirdi. Rus yetkilinin bu davranışının İran'a ve İslam Cumhuriyeti rejimine bir hakaret sayıldığının vurgulandığı yazıda, “Batı'ya yönelik bakış açıları nedeniyle İranlı yetkililerden uzun süredir memnun olmayan Putin'in bu nedenle toplantıları reddettiği söyleniyor” ifadeleri kullanıldı. Aynı zamanda koronavirüs protokollerine de değinildi.
Diğer yandan bazıları ise, Putin’in reddinin, önümüzdeki Haziran ayında gerçekleştirilecek cumhurbaşkanlığı seçimleri yarışına girmesi beklenen İran Parlamento Başkanı'na seçim kampanyası desteği fırsatı verilmemesinden kaynaklandığına işaret ediyor.
Aftab Yazd gazetesi ise, Putin’in bu davranışının unutulmaması çağrısında bulundu. İlk başta Kalibaf’a yönelik eleştirileri savunan gazete, ancak daha sonra “İran halkının temsilcisi” olduğu gerekçesiyle Kalibaf’ı savunmaya başladı. Gazetenin konuyla ilgili manşetinde “Kalibaf ve arkadaşları, bazı hatalar yaparak herkesin bir görev için yaratıldığını gösterdi. Ancak Putin’in bu davranışını unutmamalı, hafızamızın bir köşesinde saklamalıyız” ifadeleri kullanıldı.

Çin-Rusya-İran ortak tatbikatı
Rus haber ajansı RIA’nın haberine göre Rusya'nın Tahran Büyükelçisi Levan Dzhagaryan dün yaptığı açıklamada Moskova’nın bu ayın sonlarında Hint Okyanusu'nda İran ve Çin ile ortak deniz tatbikatları düzenlemeyi planladığına değindi. Nitekim üç ülke, 2019'un Aralık ayında da Hint Okyanusu'nda benzer bir deniz tatbikatı düzenlemişti.
Haberde “Bir sonraki çok taraflı deniz tatbikatları, 2021 Şubat ayı ortalarında Hint Okyanusu'nun kuzey kesiminde gerçekleştirilecek” ifadelerine başvuran Dzhagaryan, tatbikatların arama kurtarma ve gemi güvenliği operasyonlarını da içereceğini de sözlerine ekledi.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe