Mustafa Cengiz: "Ali Bey sinkaflı laflar etmiş diyorlar"

(İHA)
(İHA)
TT

Mustafa Cengiz: "Ali Bey sinkaflı laflar etmiş diyorlar"

(İHA)
(İHA)

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, Fenerbahçe ile Kadıköy'de oynanan derbide yaşanan olaylarla ilgili olarak, "Ali Bey sinkaflı laflar etmiş diyorlar. İyi ki de duymamışım. Ciddi tepki verirdim. İnşallah açıklama yapar, küfür ettiğine inanmıyorum" dedi.
Galatasaray devre arasında kadrosuna kattığı futbolcular için imza töreni düzenlendi. Törenin ardından Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe derbisinde yaşananları anlatan Cengiz, "Dün ben de şaşırdım. Neşet Ertaş’ın ‘Yazımı kışa çevirmeye çalıştılar’ sözü var. Er meydanına çıkıp, mağlup olmak da onurdur. Önemli olan oraya çıkmak. 21 yıldır o sahada mağlup olduk. VAR geldiğinden beri mağlup olmuyoruz. VAR yokken hile yapıyordunuz demek istemiyorum. Bize yenildiği için algı değiştirmeye çalışmak yine bizi yüceltir. Bu bağlamda Fenerbahçe yönetiminin bu tavırlarını hoş karşılamıyorum. Hakem maça etki etti diyorlar. Golü verse 1-1 olacak. Penaltıyı vermediler, kırmızı kartı vermedi. Onları verseydi ne olacaktı? Mademki hakem sonuca etki etti, bizim lehimize 4 pozisyon var. Neticeye etki etmedi bence. Tam tersine olsaydı yer yerinden oynardı. Buna rağmen bozmadık. Bizim sahamızda bizi yenip gittiler tek bir olayımız yok. Voleybol maçında bizim sahamızda bizi yendiler. Sevgili başkanları alkışlıyor. Tek laf eden oldu mu? Stada hep beraber gittik. Durdurup giremezsin diye bir şey olmadı. Oradaki listeye bakalım dediler. Orada durma sebebim o. Tek tek 29 kişiyi bekledik. Herkes girdi. Sol tarafta çoluk çocuk bayraklarla maça giriyorlar. Bu ne ya dedim. Bir iki gün önce yazılar yazdık, 'Sağlık çalışanı adı altında seyirci sokulacak' diye. Sözlü dedik, yazı yazdık. Valiliğe bilgi verdik. Ana baba günü stat. Kapıda yüzlerce insan bekliyor. ‘Bu arkadaşlar sağlık çalışanı mı?’ dedim. Covid'in kahramanları, başımızın tacı. Demogoji yapmıyorum. Bin kişi girsin ama eşit girsin. Çok ağır tezahüratlar yaptılar. Fatih Terim'e ismen ve Galatasaray’a ağır küfür olduğunu duyduk. Bakanı aradım. O da şaşırdı. Mehmet Baykan beni aradı. ‘20 Fenerbahçe, 20 Galatasaray, 20 TFF için izin vermiştik’ dedi. Eşit girmesi lazım. Biz 30 olmadık, 29 olduk. Üstümü kimse arayamaz. Ben devlete karşı geldiğimden değil, o görevli kim ki üstümü arayacak. Orada bizi beklettiler" diye konuştu.

"Ali Bey sinkaflı laflar etmiş diyorlar"
Maçın bitiminden sonra olan olaylarla ilgili konuşan Cengiz, "Maç bitti. Allah'a şükürler olsun yendik. Alkışladım. Voleybolda kendi sahamızda yenildik, kendileri dakikalarca alkışladılar. Biz yenilgilerimizde dersler de çıkartırız. Gelmiş Ali Bey, şunu dediğini hatırlıyorum, 'Başkanım bu yapılan ayıp'. Ali Bey benim antipati duyduğum bir insan değildir. Çok köklü bir ailesi var. Kendisi de iyi bir insan. Orada bambaşka bir hale büründü. Stat güvenlik amiri gibi herkese ayar verdi. Ben de kendi takımımı alkışladım. En son oyuncum girmeden çekilmedim. Herkes içeri girdi. Bizim arkadaşlar geçelim dedi. Ali Bey sinkaflı laflar etmiş diyorlar. Ben duymadım. İyi ki de duymamışım. Ciddi tepki verirdim. İnşallah açıklama yapar, küfür ettiğine inanmıyorum. Abdurrahim Bey'e demiş. Ya orada tek başına niye yapıyorsun sevgili Ali. Sen stat güvenlik amiri değilsin. Gerçek bu. Karşı takımı rencide etmem, ettirmem. Yanlış söylemlerin hiçbirine katılmıyorum” şeklinde konuştu.

Fatih Terim sözleşme konusu
Teknik Direktör Fatih Terim’in sözleşmesinin sorulması üzerine Başkan Cengiz, "Opsiyonu koyduran Fatih hoca. Hocam öyle düşünceli ki haziranda olmayabiliriz ki büyük ihtimal öyle gözüküyor. İbra ile ilgisi yok. Aman etmesinler. Beni ibra etmemek alnımda altın gibi taştır. İnsan olana. Ağzı şer olana cevap vermem. Bunu yapanlar belli. Galatasaray camiası bunu görmüyorsa onlara da yazıklar olsun. Bizi üzen için dostlarımızdır. Hiçbiri dost değil. Kimlerin gol yediğimizde nasıl mutlu olduklarını biliyorum. Fener galibiyetine bile üzüldüklerini biliyorum. Hocam ben geldiğim gün beni aradı. ‘Başkanım dilediğin an bütün ekip olarak istifa atmaya hazırız’ dedi. ‘Hayır’ dedim. ‘Ben seninle beraber olacağım’ dedim. Uzatma konusunda Hoca, ‘2+3 yapalım’ dedi. ‘Çünkü gelecek yönetim benimle çalışmak istemeyebilir’ dedi. Hoca bu avansı verdi. Güzel bir davranış. Biz devam edersek ki zor gözüküyor, bizi ibra etmeyecekler. Divanda edilen lafları dinleyin. Divanda 20 kişi çıkıyor sizi eleştiriyorlar diyorlar. Benim yönetici arkadaşlarım üzülüyor benden ziyade. Nasıl kurgular, tiyatrolar var. Başkası adına utanıyoruz" diye cevap verdi.

"Kulüplere 'açıklanmasına izin verin dedim' hepsi beni seyretti”
Kulüpler Birliği’nde limitlere göre yapılan harcamaların açıklanmasını istediğini belirten Mustafa Cengiz, "Ben 500 harcama limitim var ama onun içinde 9.8 milyon TL harcayabileceğim var. TFF mahremiyet açısından açıklamayayız dedi. Kulüplere ‘izin verin dedim’ hepsi beni seyretti. O zaman ben açıkladım, 9.8. Siz de açıklayın dedim. Yanımda oturuyor Ali Bey, Ahmet Nur Çebi. Trabzon ben de artıdayım dedim. KAP’a açıklama yapmıyorsunuz. Açıklamaların da sağlıklı olduğuna inanmıyoruz. Bir futbolcuya yıllık 3 milyon Euro nasıl oluyor? Bu çifte sözleşme lafı epeydir ortada geziyor. Biz bunu görmedik. Bunu duyumsuyoruz. Bize bir tane çıkarsınlar. Beşiktaş kimi kastediyorsa söylesin. Görüyorum ve arttırıyorum. Niye bu sezon sadece. Bütün bir sezon açıklasın. Bir takım transferler nasıl olmuş. Herkes için taş üstünde taş bırakmayacaksın. Ahmet Çebi’ye başarılar diyorum. Kulüp başkanları değil, burayı İlhan Cavcav gibi Anadolu’dan bir takım gelsin, onların derdi daha büyük dedim bir başkan önerdim. O geri çekildi. Burayı profesyonel hale getirmemiz lazım. Yarın Çebi çok yorulacak. Profesyonel Kulüpler Birliği başkanı olsun. Bu yapılmıyor" ifadelerini kullandı.

"Şifre 1907 deyip herkesi oraya sokmak hoş olmadı"
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun derbideki olaylarda en ufak dahili olmadığını vurgulayan Cengiz, "Benden öğrendi. Bakanın olduğu sırada küfür edilmedi. Sizin niyetiniz bozuksa, kötüyse hiç kimse sizi engelleyemez. Nihat Özdemir’e ‘Çalışana verildi mi’ diye sorduk. ‘Hayır, öyle bir şey yok’ dedi. Benim hissettiğim belli bir sayıda çalışan sözlü olarak izin verildi, yazılı olsa bilinirdi. 150 kişi olmuş 1500-2000 kişi. Her taraf doluydu. Rakibimizi çok eleştirmek istemiyorum. Bu kadar olmaz. Şifre 1907 deyip herkesi oraya sokmak hoş olmadı. Ben bir camianın başkanıyım. Konuştuklarıma dikkat etmek durumdayım. Yöneticilerinin yaptıkları hoş değil" dedi.

"Rakibin ne kadar haysiyetli ve onurluysa sen o kadar haysiyetli ve onurlusun"
Limitler konusunda Türkiye Futbol Federasyonu’ndan istedikleri sonuçları almadıkları takdirde uluslararası anlamda bir girişimde bulunup, bulunmayacaklarının sorulması üzerine Cengiz, "Ben UEFA’ya gitmem. Biz bir tek kulübü şikayet etmedik. Daha önce hiçbir kulübe ceza verilmemesini istedik. Sadece Galatasaray kalkınırsa Türk futbolu ilerlemez. Bütün Türk futbolunun gelişmesi gerek. Sen rakibin kadar gücüsün. Rakibin ne kadar haysiyetli ve onurluysa sen o kadar haysiyetli ve onurlusun. Biz rakiplerimizi öyle görüyoruz" cevabını verdi.



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM