İran, karayolunun kapalı olması nedeniyle Suriye ile deniz hattı açıyor

Lazkiye Limanı (Sputnik)
Lazkiye Limanı (Sputnik)
TT

İran, karayolunun kapalı olması nedeniyle Suriye ile deniz hattı açıyor

Lazkiye Limanı (Sputnik)
Lazkiye Limanı (Sputnik)

İran-Suriye Ortak Ticaret Odası Başkanı Keyvan Kaşifi, ortak kara sınırı bulunmaması nedeniyle Suriye ile ticaret noktasında nakliye ve taşımacılık konularında yapısal sorunların olduğunu kabul ederek, taşımacılığın Irak üzerinden sağlanmasının şu an ‘bazı sorunlar’ nedeniyle imkansız olduğunu açıkladı.
Fars Haber Ajansı’na konuşan Kaşifi, İran’ın Bender Abbas Limanı’ndan Suriye’nin Lazkiye Limanı’na ayda bir düzenli olarak mal gönderilmesi için İran-Suriye Ortak Ticaret Odası, İran-Irak-Suriye Ekonomik İlişkileri Geliştirme Komitesi ve İran Denizcilik Örgütü arasında koordinasyonun sağlandığını bildirdi. Gemilerin konteynır ve dökme mal taşıyacağını, bu konuda herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığını ve halihazırda Suriye’ye mal ihraç ettiklerini belirten Kaşifi, “Bu deniz hattı durdurulmadı ancak düzensiz bir hat ve uzun mesafe sebebiyle ekonomik açıdan cazip değil” dedi.
Bender Abbas Limanı’ndan Suriye’nin batısındaki Lazkiye Limanı’na gidecek ilk ticaret gemisinin Ekim’de hareket edeceği bilgisini paylaşan Kaşifi, ihtiyaç olması halinde Bender Abbas ile Lazkiye arasındaki nakliye ve deniz taşımacılığı için iki hattın devreye alınmasının ve 15 günde bir mal gönderimi yapılabileceğini söyledi.
Bununla birlikte Kaşifi, Suriye’ye mal gönderimini yasaklayan ekonomik yaptırımların etkilerine değinmedi ve Suriye ile ticaret sorununu ortak kara sınırının olmayışına bağladı. Suriye’ye mal taşımak için sadece üç yol olduğunu kaydeden Kaşifi, birinci yolda malların karayolu bağlantısıyla Irak üzerinden Suriye sınırına gönderilerek sevkiyatın gerçekleşebileceğini ancak bu yolun “bazı sorunlardan dolayı şu anda kullanılamadığını ve güvenilmez olduğunu” ifade etti.
Kaşifi, ikinci güzergahın ise Mersin Limanı olduğunu ancak bu yolu kullanmanın, yüksek maliyetler ve konuyu zorlaştıran başka sorunlardan neden ötürü mümkün olmadığını ifade etti. Bu nedenle Bender Abbas’tan Lazkiye’ye bir deniz hattı açmanın en uygun seçenek olduğunu belirten Kaşifi, bu hattın daha önce aktif fakat düzensiz bir durumda bulunduğunu, tüccarların mallarının bozulduğunu ve mesafenin uzunluğu sebebiyle bu güzergahın o dönem ekonomik cazibesinin olmadığını dile getirdi.
Tahran, iki müttefik ülke arasındaki ticaret hacmini Bender Abbas-Lazkiye deniz hattı üzerinden artırmaya çalışıyor. Kaşifi, ABD’nin Şam ve Tahran’a uyguladığı ekonomik yaptırımların gölgesinde İran gemilerinin nasıl geçeceğine dair detaylara girmedi.
ABD’nin 2020’nin ortalarında Suriye rejimine uyguladığı Ceaser Yaptırımları, ülkelerin, şirketlerin ve kişilerin rejim ile her türlü ticari ve askeri işbirliği yapmasını engelliyor. Birleşik Krallık'a bağlı Cebelitarık'taki özerk yönetim, Avrupa’nın Suriye rejimine karşı yaptırım listesi uyarınca 2019’da Akdeniz üzerinden Suriye’nin sahillerine doğru giden İran’ın “Grace 1” isimli gemisini alıkoymuştu. Bir süreliğine alıkonulan İran gemisi, Suriye sahillerine ulaşıp yükünü boşaltamadan rota değişikliği yapmak zorunda kalmıştı.
Kaşifi geçtiğimiz günlerde Suriye’yi ziyaret ederek üst düzey yetkililer ve Halep Ticaret Odası üyeleriyle bir araya geldi. Kaşifi, burada yaptığı temaslarda İran Denizcilik Örgütü’nün İran-Suriye-Irak ekonomik ilişkileri ile ilgili gerekli koordinasyonları sağladığını söyledi. Kaşifi, “İki ülke arasındaki ticaret hacmi artarsa, daha çok nakliye hattı tahsis edilmelidir. Herhangi bir İranlı tüccar isterse ihracat hedefi olarak Suriye'yi seçebilir” ifadesini kullandı.
Şam’da Kaşifi’nin ziyaretini takip eden kaynakların aktardığına göre, Kaşifi, 24 İranlı şirketi bünyesinde bulunduran İran Ticaret Merkezi’nin Suriye kentlerindeki ticaret, sanayi ve ziraat odalarıyla iletişim imkanı sağlayan ticari faaliyetleri yürüttüğünü söyledi. Suriye tarafı ise İranlı heyete, Suriye’nin konumunu İran ürünlerinin Arap pazarlarına giriş kapısı olarak kullanmalarını teklif ettiği ve Yeni Yatırım Yasası’nın çıkması için üzerinde çalışılan bir tasarı bulunduğunu bildirdi. Suriye tarafı ayrıca, ortaklık sözleşmeleri, Suriyeli sanayicilere ihtiyaç duyacakları hammaddelerin sağlanması ve Irak ile işbirliği içinde nakliye için karayolu güzergahının oluşturulması yoluyla, iki ülkedeki iş insanları arasındaki ilişkileri ve çift yönlü mal akışını kolaylaştırmak, büyük İran şirketlerini tahrip edilen Suriye fabrikalarını destekleme, yeniden inşa etme ve ihtiyaç duydukları yedek malzemeleri temin etmeye teşvik etmek adına İran ve Suriye arasındaki banka havalelerine bir çözüm bulmaya çalışılmasını talep etti.
İran Ulaştırma Bakanı Muhammed İslami, daha önceki bir açıklamasında, İran’daki İmam Humeyni Limanı’nı Irak toprakları üzerinden Lazkiye Limanı’na bağlayacak demiryolu projesini hayata geçirmek için atılacak adımları duyurmuştu.
İran-Suriye Ortak Ticaret Odası, İranlı şirketleri Suriye’deki yeniden imar çalışmalarına katkı sağlamaya teşvik etmek hedefiyle çalışmalarına 2019’un sonlarında Ortak Çalışma Forumu ile birlikte başladı. Aynı yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminde gözle görülür bir artış kaydedildi. Zira İran’a ait 6 kargo gemisi 2019’da Ceaser Yasası çıkana kadar geçen sürede İran-Suriye deniz hattını kullanarak toplamda 12 kez Lazkiye Limanı’na demir attı.



FBI, İran savaşı nedeniyle istifa eden Joe Kent’in peşinde

Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
TT

FBI, İran savaşı nedeniyle istifa eden Joe Kent’in peşinde

Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)
Joe Kent, özel harekatçı olarak Ortadoğu'daki birçok cephede görev yapmıştı (AP)

FBI, İran savaşını eleştirerek istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent hakkında gizli bilgileri sızdırdığı gerekçesiyle inceleme yürütüyor.

Adlarının gizli tutulması şartıyla Semafor'a konuşan ABD'li yetkililer, FBI'ın aylardır Kent hakkında soruşturma yürüttüğünü söylüyor.  

Kaynaklar, gizli bilgilerin sızdırılmasıyla ilgili incelemenin ne zaman başlatıldığına dair ayrıntı vermiyor.

Axios'a konuşan yetkililer de FBI soruşturması hakkındaki detayların gizli tutulduğunu söylüyor.

Ancak kaynaklardan birine göre, Kent'in Tucker Carlson ve başka bir muhafazakar podcast sunucusuna bilgi sızdırdığından şüpheleniliyor. İsrail ve İran'la ilgili sızdırılan istihbarat bilgilerinin de FBI tarafından incelendiği aktarılıyor.

Yetkililerden biri, Kent'in "aylardır takip edildiğini" belirterek pozisyonundan da bu yüzden istifa ettiğini savunuyor:

Kent, bu incelemenin istifasına misilleme olarak yapıldığını iddia etmeye çalışacak. Fakat durum tam tersi; soruşturma altında olduğunun farkında ve bu yüzden istifa etti.

Semafor ve Axios, FBI'ın yorum taleplerini reddettiğini, Kent'in de henüz açıklama yapmadığını aktarıyor.

Diğer yandan New York Times'ın 28 Ekim 2025'teki haberinde, Kent'in muhafazakar aktivist Charlie Kirk'ün cinayetiyle ilgili soruşturma dosyalarına erişmeye çalışırken FBI'la karşı karşıya geldiği yazılmıştı.

Haberde, Kent'in Kirk cinayetinde "yabancı ajanların" rol oynamış olabileceği ihtimaline karşı FBI dosyalarını incelediği ifade edilmişti. FBI Direktörü Kash Patel'in ise yetki sınırlarını aştığı gerekçesiyle Kent'e tepki gösterdiği aktarılmıştı.

Kent, salı günü yayımladığı istifa açıklamasında "İran'daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem" diyerek görevinden ayrıldığını duyurmuştu. İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığı halde ülkesinin "İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" savaşa girdiği yorumunu yapmıştı.

İstifasının ardından çarşamba günü Tucker Carlson'a verdiği söyleşide de Kent, İran'ın ABD'ye saldıracağına yönelik hiçbir istihbarat olmadığını vurguladı. Ayrıca karar verici konumundaki birçok yetkilinin Trump'la görüşlerini paylaşmasına izin verilmediğini de savundu.

45 yaşındaki siyasetçi, ABD Özel Harekat Birlikleri bünyesinde 11 kez savaşa katılmış, daha sonra ordudan ayrılarak CIA'de çalışmaya başlamıştı. İki çocuk sahibi Kent'in donanmada kriptolog olarak görev yapan eşi de 2019'da Suriye'deki bir saldırıda hayatını kaybetmişti.

Independent Türkçe, Semafor, Axios, Guardian


Trump’ın tehlikeli Hürmüz Boğazı planı: Adalar da ele geçirilebilir

Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
TT

Trump’ın tehlikeli Hürmüz Boğazı planı: Adalar da ele geçirilebilir

Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)
Amerikan donanması askerleri geçen ay Japonya'da tatbikat yapmıştı (ABD Donanması/Facebook)

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki Hark Adası'nı ele geçirmek ve Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine açmak için bölgeye daha fazla asker gönderebilir.

Kimliklerinin paylaşılmaması kaydıyla Reuters'a konuşan, aralarında Amerikalı yetkililerin de yer aldığı kaynaklar, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişinin sağlanması için ABD'nin bölgedeki donanma ve hava gücünü artırmayı planladığını söylüyor.

Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının gerçekleştirildiği Hark Adası'na asker konuşlandırmayı da düşünüyor. Ancak yetkililer, İran'ın adayı drone ve füzelerle vurabileceği için böyle bir hamlenin çok riskli olacağını vurguluyor.

ABD Hava Kuvvetleri'ne ait jetler, 13 Mart'ta Basra Körfezi'ndeki adada yer alan askeri hedefleri vurmuş ancak petrol altyapısını hedef almamıştı.

Öte yandan Wall Street Journal, yaklaşık 2 bin 200 kişilik 31. Deniz Piyade Sefer Birimi'nin Ortadoğu'ya sevk edildiğini 13 Mart'ta yazmıştı.  

Gazetenin dün yayımlanan analizinde, özel operasyonlara katılan askerlerin İran'ın güney kıyılarındaki bazı adaları ele geçirmek için kullanılabileceği savunuluyor.

Amfibi saldırı gemisi USS Tripoli'deki donanma askerlerinin, yaklaşık bir haftada Japonya açıklarından Ortadoğu'ya varması planlanıyor.

Gemileri üs olarak kullanarak operasyon yürüten ekip, zırhlı araçlar ve topçu silahlarıyla donatılmış kara muharebe birimi; helikopterler ve F-35B gibi jet avcı uçaklarına sahip hava birimi; koordinasyonu sağlayan komuta ekibi ve ikmalle ekipman bakımını üstlenen lojistik taburundan oluşuyor.

Analistler, donanma harekatçılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını ele geçirmesi halinde Trump yönetiminin bunu Tahran'a karşı koz olarak kullanabileceğini söylüyor. Ayrıca askerlerin, İran'ın en büyük adası Keşm'e veya onun yakınındaki Kiş Adası ya da Hürmüz Adası'na konuşlandırılabileceğini belirtiyorlar.

New York Times'ın 17 Mart'ta yayımlanan analizinde de İran'ın elindeki nükleer yakıt stokunu ele geçirmek veya imha etmek için kara harekatı düzenlenebileceği yazılmıştı. Bunun "her açıdan modern Amerikan tarihinin en cüretkar ve en riskli askeri operasyonlarından biri olacağı" uyarısında bulunulmuştu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın çarşamba günü yayımladığı açıklamada, 28 Şubat'tan bu yana ABD'nin İran'a 7 bin 800'den fazla hava saldırısı düzenlediği, İran'a ait 120'den fazla geminin hasar gördüğü veya imha edildiği bildirildi.

Savaşta şimdiye dek 13 ABD askeri öldürülürken, 200 kişi de yaralandı.

Adının gizli tutulmasını isteyen Beyaz Saray'dan bir yetkili, "Kara birliklerini gönderme yönünde henüz bir karar alınmadı ancak Başkan Trump tüm seçenekleri masada tutuyor" dedi.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters


ABD Başkan Yardımcısı Vance'ten zorlu günler uyarısı

J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
TT

ABD Başkan Yardımcısı Vance'ten zorlu günler uyarısı

J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)
J.D. Vance, İran'daki savaşın sonucu olarak benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece geçici olduğunu da belirtti (Reuters)

J.D. Vance, İran savaşı nedeniyle benzin fiyatlarının hızla yükselmeye devam etmesi nedeniyle Amerikalı tüketicilerin önünde "zorlu bir yol" olacağı uyarısını yaptı ancak durumun sadece "geçici" olduğunu söyledi.

ABD Başkan Yardımcısı, çarşamba günü Michigan'daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bu geçici bir aksaklık" dedi.

Biden yönetimi döneminde benzin fiyatları 4 yıl boyunca yüksekti. Benzin fiyatları artık daha yüksek ve açıkçası, Biden dönemindeki bazı zirve seviyelere bile ulaşmış değil.

Ancak Donald Trump'ın İran'a saldırma kararına şüpheyle yaklaştığı bildirilen Vance, "Önümüzdeki birkaç hafta boyunca yolumuz zorlu" diye itiraf etti.

"Bakın, benzin fiyatları yükseldi, bunun farkındayız, bunun halkın canını yaktığını biliyoruz ve fiyatların düşük kalmasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz" dedi ve Donald Trump'ın durumu hafifletmek için "birçok şey" üzerinde çalıştığını ekledi.

Vance'in açıklamaları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle ABD'de benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemde geldi. Çatışma üçüncü haftasına girerken bu durum, küresel petrol arz zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor.

GasBuddy'ye göre pazartesi günü bir galon dizelin ortalama fiyatı 5 dolara ulaşarak Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bu endişe verici eşik yalnızca o tarihte aşılmıştı. Amerikan Otomobil Birliği'ne göre salı günü bir galon dizelin ortalama maliyeti, bir önceki ayki 3,65 dolardan 5,04 dolara yükseldi.

Uzmanlar, ham petrolden elde edilen dizelin yüksek fiyatının Amerikalı tüketiciler için zincirleme etkiler yaratacağı uyarısını yapıyor.

Vance'in yorumlarına rağmen Trump, İran'la savaşın süresiz olarak devam edebileceği konusunda uyardı ve çarşamba günü Hürmüz Boğazı'nın açılmasının sorumluluğunu bu güzergahı kullanan ülkelere bırakmakla tehdit etti.

bgt
Vance'in açıklamaları, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının yol açtığı olumsuz sonuçlar nedeniyle ABD'de benzin fiyatlarının yükselmeye devam ettiği dönemde geldi. Çatışma üçüncü haftasına girerken bu durum, küresel petrol arz zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'si bu boğazdan geçiyor (AP)

BaşkanTruth Social'da yaptığı bir paylaşımda şunları yazdı:

İran terör devletinin kalanını "bitirsek" ve bizim kullanmadığımız sözde 'boğaz'ın sorumluluğunu onu kullanan ülkelere bıraksak acaba ne olurdu? Bu, kayıtsız kalan "müttefiklerimizden" bazılarını hızla harekete geçirirdi!!! Başkan DJT.

Independent Türkçe