Serrac yetkilerini yardımcısına devrederek Libya’dan ayrıldı

Milletvekilleri, Akile Salih’in Temsilciler Meclisi başkanlığından uzaklaştırılması girişimlerine yeniden başladılar

lusal Mutabakat Hükümeti'ni Başkanı Fayiz es-Serrac (Reuters)
lusal Mutabakat Hükümeti'ni Başkanı Fayiz es-Serrac (Reuters)
TT

Serrac yetkilerini yardımcısına devrederek Libya’dan ayrıldı

lusal Mutabakat Hükümeti'ni Başkanı Fayiz es-Serrac (Reuters)
lusal Mutabakat Hükümeti'ni Başkanı Fayiz es-Serrac (Reuters)

Libya’daki yeni yönetim üyeleri, yerel turlarına ve yeni hükümeti kurmak üzere yaptıkları istişarelerine dün de devam ettiler. Milletvekilleri ise yeni kurulacak hükümet için yapılacak güven oylaması ve Temsilciler Meclisi (TM) Başkanı Akile Salih'in görevden alınmasıyla ilgili görüşmelerin yeniden başlaması için bugün Sabratha kentinde yapılması planlanan oturumun hazırlıklarını sürdürüyorlar. Bir diğer gelişmede ise Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) Başkanı Fayiz es-Serrac Libya'dan ayrıldı. Serrac, gideceği yer veya süresi belli olmayan seyahatten dönüşüne kadar tüm yetkilerini yardımcısı Ahmet Muaytik’e devretti. Ancak Serrac’a yakın kaynaklar, UMH Başkanı’nın eşiyle birlikte özel bir ziyaret için Londra'ya gittiğini belirttiler.

Henüz ne Serrac ne de halefi, iktidarın devri için resmi bir tarih belirlemezken Serrac’ın yapılması planlanan törene katılıp katılmayacağı da bilinmiyor.
Öte yandan Libya'da geçici yönetimin Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi dün, milletvekilleri, yerel yetkililer ve bir dizi aktivistle görüştükten sonra TM Başkanı Akile Salih ile Salih’in ikamet ettiği el-Beyda’da bir araya geldi. Bu arada el-Beyda, Menfi’nin Başkanlık Konseyi Başkanlığına seçilmesinden bu yana Libya’da ziyaret ettiği üçüncü şehir oldu. Salih'in ofisinden yapılan kısa açıklamada, görüşmede son gelişmeler ve birkaç önemli dosyanın ele alındığı belirtildi.
Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, geçtiğimiz cumartesi günü Tobruk'ta bir araya geldiği aşiretlerin ve sosyal bileşenlerin önde gelenlerinin çabalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Libya’nın sosyal dokusunun korunmaya devam edilmesi çağrısında bulunan Menfi, ayrıca Başkanlık Konseyi’ne verilen desteğe de övgüde bulundu.
Menfi, Salih ile görüşmesinden önce, Tobruk'ta milletvekillerinden oluşan bir heyet ile bir araya geldi. Menfi, heyet ile önümüzdeki günlerde yapılması planlanan meclis oturumu ve yeni hükümet kurulur kurulmaz iş başı yapması için güvenoyu almasını sağlayacak gerekli düzenlemelerin yapılmasıyla ilgili görüştü.
Diğer yandan hükümeti kurmakla görevlendirilen atanmış Başbakan Abdulhamid Dibeybe, Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir ile dün yaptığı görüşmede, devletin mali ve parasal istikrarını sağlamak ve ulusal hedeflerine ulaşmak için devlet kurumlarını birleştirmek amacıyla yapılan çabaları ele aldı.
Daha önce, bakanlıklara getirilecek aday isimleri değerlendirme aşamasına çoktan girdiğini belirterek bir hükümet kurmak için çalıştığını duyuran Dibeybe, cumartesi akşamı yaptığı açıklamalarda şunları ekledi:
“Seçimlerimiz, çeşitlilik göz önünde bulundurularak yetkinlik standartlarına dayalı olacak ve beklentileri boşa çıkarmayacağız. Libya halkı her zaman en iyisini hak ediyor.”
Dibeybe’nin, güvenoyu almak üzere kabinesini TM’ye sunması için 21 günlük bir süresi var ve bu süre 5 Şubat’ta başladı. Dibeybe’nin süre dolmadan kabinesini TM’ye sunamaması halinde Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu’nun (UNSMIL) gözetiminde yapılan Cenevre toplantılarının sonuçları çerçevesinde Libya Siyasi Diyalog Forumu'na (LSDF) sunulacak.
Bir başka gelişmede ABD'nin Trablus Büyükelçisi Richard Norland, cumartesi akşamı Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis ile Tunus'ta bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeye ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı  Karen Sasahara da Washington’dan video konferans aracılığıyla katıldı.
Dün ABD’nin Trablus Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, Kubis'e çalışmalarında tam destek verileceği ve yeni bir geçici hükümet kurma ve bu yıl sonunda yapılması planlanan seçimlere hazırlık yapılması gerektiği vurgulandı.
Öte yandan Libyalı milletvekilleri dün, TM Başkanı Akile Salih'in görevden alınması amacıyla (bugün) bir istişare oturumu düzenlemek üzere başkent Trablus'un 70 kilometre batısında bulunan Sabratha kentine akın ettiler.
Milletvekilleri söz konusu oturuma 120 TM üyesinin katılmasını bekliyor. Çünkü bu rakam, TM iç tüzüklerinin değiştirilmesiyle ilgili tartışmaların yapılabilmesi için en yaşlı milletvekilinin veya TM Başkanı’nın iki yardımcısından birinin başkanlık ettiği böyle bir oturumu yapmak için gerekli yeter sayıya ulaşılması anlamına geliyor. Merkezi ülkenin doğusundaki Tobruk kentinde bulunan TM’den Sabratha’da yapılması planlanan oturum hakkında resmi bir açıklama yapılmazken TM Başkanı Salih'e yakın kaynaklar, UNSMIL ile bir süredir TM’nin resmi merkezinin dışında veya TM Başkanı’nın yokluğunda yapılan herhangi bir oturumun kararlarını veya sonuçlarını tanımama konusunda üstü örtülü bir anlaşma olduğunu söylediler.
Ancak bu anlaşma, genel olarak Salih’i destekleyen doğu bölgesinden milletvekillerinin, Salih’in görevden alınması ve yerine başka bir ismin atanması için girişimlerine yeniden başlayan batıdaki mevkidaşlarına katılmalarını engelleyemedi.
Bu arada Salih’in yardımcıları, UMH güçlerinden ve Libya Ulusal Ordusu’ndan (LUO) yetkililerin yer aldığı 5+5 Ortak Askeri Komite’yi, milletvekillerinin güvenliğini sağlayacak şekilde yeni hükümet için güven oylaması yapılacak oturumu düzenlenmeye uygun bir şehir seçmeye çağırdılar.
Milletvekilleri geçtiğimiz Aralık ayında ülkenin güneybatısındaki Gadames kentinde bir oturum düzenlemeye yönelik benzer girişimlerde bulunmuşlardı. Oturuma 127 milletvekilinin katılmasına rağmen girişim başarısız oldu. Resmi olarak 200 milletvekilinin yer alması gereken TM’nin, ölümler veya istifalar nedeniyle yaklaşık 30 üyesini kaybettiği biliniyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.