ABD’liler, dünyayı gürültüye boğan ve sonra oradan uzaklaşan yönetimlerinin politikalarını ve eylemlerini nasıl unutuyor?

Trump, diktatörlükle suçladığı Kuzey Kore lideri ile komik bir şekilde bir araya geldi (AFP)
Trump, diktatörlükle suçladığı Kuzey Kore lideri ile komik bir şekilde bir araya geldi (AFP)
TT

ABD’liler, dünyayı gürültüye boğan ve sonra oradan uzaklaşan yönetimlerinin politikalarını ve eylemlerini nasıl unutuyor?

Trump, diktatörlükle suçladığı Kuzey Kore lideri ile komik bir şekilde bir araya geldi (AFP)
Trump, diktatörlükle suçladığı Kuzey Kore lideri ile komik bir şekilde bir araya geldi (AFP)

Muhammed Bedreddin Zayid
Dünyamız gittikçe garipleşiyor. Yıllarca devam eden siyasi gelişmeleri, özellikle de dünya ülkeleri arasında çıkan çatışmaları, bu olayların tarihini araştırarak incelemeye başladık. Bunu yaparken de bazen insanlar arasındaki düşmanlığın ve klişelerin uzun yıllar boyunca mevcut ve etkili olduğunu şaşkınlıkla görüyoruz. Bazen belirli siyasi seçeneklerin benimsenmesini dayatan rasyonel düşünmeyle paralel nesnel değerlendirmelere rağmen bu psikolojik duyguların ve güdülerin, zaman zaman durağan ve değişmeye karşı dirençli olduğunu da fark ediyoruz.
Fakat halkların hafızası ve geçmişten miras kalan fikirler, her zaman politikacılar ile sosyal alan ve medya seçkinlerini, bazen de hafızadan türetilmiş bu duyguların ve psikolojik güdülerin siyasi ve sosyal etkilerinden yararlananları bulan bu rasyonel fikirlerin benimsenmesini engelledi.

İlgilerin ve dikkatlerin hızla başka sorun veya dosyalara kayması
Devam eden etkileşimlerin çoğunda halen bu geçmişi bulmak mümkün. Ancak, sonunda geçmişi geçmişte bırakabilecek yeni bir olgu ortaya çıktı. Bu olgu, son yıllarda birçok durumda görülen medyanın ve halkların kısa hafızasıdır.
Belki Donald Trump göreve geldikten bir ay sonra Kuzey Kore'ye karşı savaş tehditleri savurduğu bir güne uyandığımızı hatırlayanlarımız vardır. Sanki kitle imha silahlarının kullanılacağı küresel bir savaş gelip kapıya dayanmış gibi herkes nefeslerini tutmuş gelişmeleri bekliyordu. Uluslararası basının bu konuya gösterdiği aşırı ilgi, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanı bu senaryonun gerçekleşmek üzere olduğuna inandırdı. Ancak o sırada ben dahil sadece bir kısım insan bunun gerçekleşmeyeceğini savunuyorduk.
Ama insanların çoğu bunun gerçekleşebileceğine inanmak istedi. Haftalar sonra Washington ile Pyongyang arasında görüşmeler başladı. Trump, onu diktatörlükle suçlayan Kuzey Kore lideri ile komik bir şekilde bir araya geldi. Ardından iki taraf arasındaki müzakereler beklendiği üzere kesin olmayan varsayımlara dayandığından başarısız oldu. Asıl mesele bu olmasa da şu sorular akıllara gelmiyor değil; dünya ve özellikle medya, bu konuyu nasıl unuttu ve neden siyasi çıkarımları üzerinde pek durmadı?
Tek soru bu da değil, bunun gibi onlarca soru var. Son yirmi yılda dünyayı nelerin meşgul ettiğini basın ve sosyal medya aracılığıyla takip edenler, ilgilerin ve dikkatlerin bir sorundan veya dosyadan diğerine geçiş hızını ve bu araçların nasıl şaşırtıcı bir şekilde davrandığını açıkça fark edeceklerdir. Verilen mesajların alıcıları ve medya, ya bu araçlarla dayatılanların ardında nefeslerini tutarlar ya seçkinleri ve politikacıları meşgul eden meselelere yabancılaşıp kayıtsızlaşırlar ya da kafa karışıklığı içinde olurlar.

Siyasi hafızanın yarattığı çıkmaz
Esasında yukarıda sözünü ettiğimiz yeni olgu, dünyada pek çok insanının da bildiği siyasi hafızanın yarattığı çıkmazın tamamen ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Ancak son yirmi yılda dünyanın, açıklamaya ihtiyaç duyan yeni bir gerçekliğe doğru hızla kayması dikkat çekmektedir. Bu, halen erken aşamalarında ve netleşme sürecinde olsa da yakından bakmaya değer bir durumdur.
Sovyetler Birliği’nin ve Doğu Bloku ülkelerinin çöküşünden ve iletişim devrimi ile birlikte dünyanın birçok bölgesinde değişim rüzgarları esti. Birçokları bu gelişmelere kapıldı. Bu ülkeler, onlarca yıldır hüküm süren komünizmden sıyrılmakla kalmadılar, hızla Batı modeline geçtiler. Çoğu NATO’ya ve Avrupa Birliği'ne (AB) katıldılar. Sadece komünizmin gelenekleri çökmekle kalmadı, aynı zamanda bu toplumlardan bazılarının gelenekleri de yok oldu. Dönüşüm, sosyalist fikirlerin uygulandığı güney ülkelerine de sıçradı. Dünyanın birçok ülkesinde yasal ve yasadışı göç sayıları arttı.
Bu dönüşümler, sadece geçtiğimiz yirmi yılda, yani mevcut yüzyılın başından sonra hızlanıp yoğunlaşırken dünyanın çoğu ülkesinde yeni sosyal fenomenler yarattı. İnsanların çoğu, çocukluklarında öğrendiklerinin çağdaş gerçeklikle hiçbir ilgisi olmadığını ve aynı fikir ve kavramları sürdürmenin zor olduğunu hissetti. Pek çok toplum, tam olarak ne olduğunu ve ne olacağını bilmiyor.

Büyük kalabalık
Bahsi geçen kalabalık çok yönlüdür. Sadece Avrupa hariç, dünyanın çoğu ülkesinde nüfus artışı artmakla kalmadı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını öncesi yoğun trafik nedeniyle başlıca büyük şehirlerin çoğu kalabalıktı. Olayların da çok fazla olmasıyla birlikte dünya bunları takip etmek ve başa çıkılmak için koştururken nefessiz kalıyor.
Aslında dünya nüfusunun artışı, kendi içinde daha fazla etkileşim anlamına geliyor. Birleşmiş Milletleri (BM) kuran 50'ye yakın ülke arasındaki ilişkiler, bugün BM üyesi olan 200'den fazla ülkeye göre ister istemez farklı bir konu olmaktadır. Dünya nüfusu son yıllarda neredeyse ikiye katlandıysa da, Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ülkelerin sayısı birkaç kez iki katına çıktığı bilinmektedir. Aynı zamanda insanın gelişimi ve refahı da arttıkça, etkileşimler takip edilmesi zor olan bir noktaya vardı.
Çok değil birkaç on yıl öncesine kadar haberleri olaylardan sadece saatler sonra öğrenmek gazetecilere ve diplomatlara has bir durumdu. Ancak günümüzde sosyal medya, dünyada hem doğru hem de yanlış bilginin büyük bir hızla akışına yol açmıştır. Ayrıca medya, sosyal medya ile ciddi bir rekabet içine girdi. Dünyada haber ve bilgi alma kaynağı olarak sosyal medyayı kullanan milyonlarca insan var. Benim gibi sosyal medyayı takip etmeyenler veya daha az takip edenler dahi, içeriğin değeri ne olursa olsun, insanlar arasında kafa karışıklığına neden olan büyük bir akışın olduğunu görebiliyor.

Dikkatleri olaylardan uzaklaştırma olgusu
Aslında bu makalenin ana odak noktası, medya, siyaset ve sosyal araştırmalar alanlarında hepimizin bildiği önceki unsurları tartışılması değil, daha ziyade özellikle haber, bilgi ve karar vermeye yakın olmayanların sorduğu örneğin Kuzey Kore gibi kamuoyunun ilgisini çeken ve bir anda bir konuya odaklanmasını sağlayan bazı tarafların olup olmadığı sorusudur. ABD yönetimi, Kuzey Kore dosyasıyla ilgilenmediğinde, dikkati bu başarısızlıktan uzaklaştıran ve başka bir yere veya başka bir krize odaklayan farklı bir ilgi odağı yaratma politikasını uygular.
Bu da ister siyasi kurumlar, ister karar vericiler isterse dünyanın dört bir yanındaki istihbarat servisleri aracılığıyla olsun bazen yeni krizler yaratarak da olsa dikkatleri olaylardan uzaklaştırma olgusunun devreye sokulduğuna dair bir düşüncenin yoğunlaşmasına neden oluyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump, bir dosyadan diğerine geçme konusundaki bu yaklaşımda oldukça akıcıydı. Ne zaman bir yerde başarısız olsa ya da tökezlese, başka bir yerde yeni bir kriz yaratılması sürecini hızlandırırdı.  Örneğin Lübnan'da yaşanan birçok büyük olay ve gelişme bu şekilde açıklanmaktadır.
Lübnan’daki halk hareketi ve ondan önceki siyasi gelişmeler, dikkatin zaman zaman nasıl başka krizlere yönlendirildiğini açıkça ortaya koyuyor. Dünyanın birçok ülkesinde ve farklı boyutlarda krizler patlak veriyor. Konuları kontrol eden siyasetçiler, ekonominin başındaki isimler ve sosyal seçkinler, halkın çıkarları ile daha az ilgilendikçe, önceki bir başarısızlığı örtbas etmek için yeni ve maliyetli bir krizin yaratılmasına kayıtsız kalmak da dahil olmak üzere içerideki veya dışarıdaki kamuoyunun dikkatini dağıtmaya yönelirler.
Önceki arka plan, geçmişin birikimi nedeniyle daha az sabırlı ve kafası karışık olan insanlar arasında yeni bir dikkat dağınıklığı ve unutkanlık yaratan çeşitli kalabalıklara, etkileşimlere, dönüşümlerin hızına ve iletişim araçlarının akışına dayanırken hesap verebilirlik azalır, insanlar eskisinden daha unutkan olurlar. Belki de Arap bölgesi halklarının dış ve bölgesel tarafların yaptıkları birçok ihlali unutmalarının nedeni ve ABD vatandaşlarının, yönetimlerinin, dünyayı gürültüye boğan ve sonra oradan uzaklaşan politikalarını ve eylemlerini nasıl unuttukları böylece açıklanabilir. ABD’nin sanki hiç bedel ödememiş gibi davrandığı Afganistan, Irak ve Kuzey Kore politikaları, Amerikan yönetimlerinin yukarıda bahsedilen, önce dünyayı gürültüye boğan sonra da ondan uzaklaşan yaklaşımına en iyi örneklerdir.
*Bu makale Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir



كفاراتسخيليا: مع لويس إنريكي أتعلّم شيئاً جديداً كل يوم

خفيتشا كفاراتسخيليا (أ.ف.ب)
خفيتشا كفاراتسخيليا (أ.ف.ب)
TT

كفاراتسخيليا: مع لويس إنريكي أتعلّم شيئاً جديداً كل يوم

خفيتشا كفاراتسخيليا (أ.ف.ب)
خفيتشا كفاراتسخيليا (أ.ف.ب)

أعرب خفيتشا كفاراتسخيليا، لاعب باريس سان جيرمان الفرنسي لكرة القدم، الذي تحوّل إلى أحد أبرز النجوم بعد انتقاله إلى باريس سان جيرمان الفرنسي وفوزه بجميع الألقاب، عن سعادته بقرار اللعب في العاصمة الفرنسية، ولا سيما بسبب العمل مع المدرب لويس إنريكي، الذي تحدث عنه بإشادة كبيرة.

وقال كفاراتسخيليا في مقابلة مع هيئة الإذاعة البريطانية «بي بي سي»: «أعتقد أنني تعلمت منه الكثير. تطورت كثيراً على المستويين الذهني والبدني، كما تطور فهمي لكرة القدم بشكل كبير خلال العمل معه. ومع كل ما تعلمته منه، يمكنني تقريباً أن أصبح مدرباً اليوم».

ويشعر المدرب أيضاً بالسعادة تجاه كفاراتسخيليا، لتكون المشاعر متبادلة بين الطرفين.

ويركز اللاعب الجورجي بشكل خاص على ما يتعلمه يومياً، قائلاً: «وجودي معه يعني أنني أتعلم شيئاً جديداً كل يوم، فهو يطورك ذهنياً وبدنياً ونفسياً. ويواصل تعليمك الدروس باستمرار حتى تكون دائماً مستعدّاً».

وأضاف اللاعب، وهو يعد من المرشحين للفوز بجائزة الكرة الذهبية، بجانب لامين يامال وميسي وهاري كين ومبابي: «إذا كانت أمامك حتى دقيقة واحدة فقط للعب، فعليك أن تكون مستعداً. مع لويس إنريكي، عليك ببساطة أن تستمع إلى ما يقوله لك، وتنفذ تعليماته، وتقدم 100 في المائة على أرض الملعب».


برشلونة يبحث عن 510 ملايين يورو لتمويل استكمال تجديد «كامب نو»

يبحث برشلونة عن مصدرين جديدين للتمويل لتغطية التكاليف المتزايدة لتجديد ملعبه «كامب نو» (رويترز)
يبحث برشلونة عن مصدرين جديدين للتمويل لتغطية التكاليف المتزايدة لتجديد ملعبه «كامب نو» (رويترز)
TT

برشلونة يبحث عن 510 ملايين يورو لتمويل استكمال تجديد «كامب نو»

يبحث برشلونة عن مصدرين جديدين للتمويل لتغطية التكاليف المتزايدة لتجديد ملعبه «كامب نو» (رويترز)
يبحث برشلونة عن مصدرين جديدين للتمويل لتغطية التكاليف المتزايدة لتجديد ملعبه «كامب نو» (رويترز)

يبحث برشلونة، بطل دوري الدرجة الأولى الإسباني لكرة القدم، عن مصدرين جديدين للتمويل لتغطية التكاليف المتزايدة لتجديد ملعبه «كامب نو»، وسيتم ذلك عن طريق إصدار سندات.

ووافق أعضاء النادي، خلال الجمعية العمومية التي عُقدت السبت الماضي، على تمويل إضافي بقيمة 510 ملايين يورو (580.02 مليون دولار) لإكمال الأعمال في ملعب «كامب نو» وتغطية العجز في الإيرادات.

وسيقسم النادي الكاتالوني هذا التمويل إلى عنصرين مختلفين.

وقال مصدر لـ«رويترز»، اليوم (الخميس)، إن أول 300 مليون يورو ستتخذ شكل ديون تمويل مشروعات، تتم هيكلتها من خلال صندوق يمول الاستاد.

وسيتم سدادها من إيرادات «كامب نو» المستقبلية، لا سيما من مناطق الضيافة الجديدة المخصصة لكبار الشخصيات التي تتم إضافتها، وتبلغ مدة استحقاقها 30 عاماً.

ولا يمكن تخصيص هذه الأموال إلا لإنجاز الأعمال، وهي مضمونة بإيرادات الملعب وليس بأصول النادي. وأضاف المصدر أن محادثات مع مستثمرين محتملين جرت بالفعل، وتولت شركة «غولدمان ساكس» إدارتها.

ورفضت «غولدمان ساكس» التعليق، ولم يتسنَّ لبرشلونة الرد على طلب للتعليق.

ومن ناحية أخرى، حصل النادي على قرض رئيسي بقيمة تصل إلى 210 ملايين يورو، بضمان حقوق البث التلفزيوني المستقبلية لمباريات الدوري المحلي وبطولات أوروبا. وسيتم إصدار هذا القرض على شكل سندات إعلامية ويُستحق بعد 10 سنوات.

ويهدف هذا التمويل، بشكل خاص، إلى تغطية فجوة في التدفق النقدي ناجمة عن التأخيرات في مشروع الاستاد، والتي أثرت على الإيرادات المتوقعة لبرشلونة.

وسيتم تقسيمه إلى إصدارين بقيمة 105 ملايين يورو لكل منهما، تم طرح أحدهما في يوليو (تموز)، ومن المتوقع طرح الآخر قبل نهاية عام 2026.

وبدأ برشلونة أعمال التجديد في ملعب «كامب نو» عام 2023، وكان من المقرر الانتهاء منها العام الحالي. وسيشمل الملعب المجدد تمديد السقف، الذي كان يغطي في السابق المدرج الرئيسي فقط ليشمل الملعب بالكامل، وزيادة سعة الملعب إلى 105000 مقعد.

وخلال الجمعية العمومية لبرشلونة، قال نائب الرئيس، فيران أوليف، إن الأعمال في الملعب لن تكتمل قبل موسم 2028 - 2029.

وخلال النصف الأول من موسم 2027 - 2028، سيلعب برشلونة في الاستاد الأولمبي في مونجويك لحين انتهاء أعمال السقف. وقال أوليف إنهم يخطِّطون للعودة إلى «كامب نو» في يناير (كانون الثاني) 2028، رغم أن هذا يمكن أن يحدث قبل ذلك التاريخ.


«الدعم السريع» تُكثف هجماتها بالمسيّرات في ولاية شمال كردفان السودانية

شرطي سوداني أمام محكمة أم روابة بعد استهدافها بمسيّرة نُسبت إلى «الدعم السريع» في شمال كردفان يوم 16 سبتمبر 2026 (رويترز)
شرطي سوداني أمام محكمة أم روابة بعد استهدافها بمسيّرة نُسبت إلى «الدعم السريع» في شمال كردفان يوم 16 سبتمبر 2026 (رويترز)
TT

«الدعم السريع» تُكثف هجماتها بالمسيّرات في ولاية شمال كردفان السودانية

شرطي سوداني أمام محكمة أم روابة بعد استهدافها بمسيّرة نُسبت إلى «الدعم السريع» في شمال كردفان يوم 16 سبتمبر 2026 (رويترز)
شرطي سوداني أمام محكمة أم روابة بعد استهدافها بمسيّرة نُسبت إلى «الدعم السريع» في شمال كردفان يوم 16 سبتمبر 2026 (رويترز)

يقول سكان في ولاية شمال كردفان بالسودان إن «قوات الدعم السريع»، شبه العسكرية، كثّفت هجماتها بطائرات مسيّرة على مدن تُسيطر عليها الحكومة في الولاية، وهي جبهة قتال بين الجانبين، ما أدّى إلى تعطيل الحياة الطبيعية، وتسبب في شعور عميق بانعدام الأمن، وفق وكالة «رويترز» للأنباء.

وسجّلت «رويترز» لقطات تصوّر تبعات هجمات كبرى وقعت هذا الشهر على مدينتين على خط المواجهة، ووصفها السكان بأنها جزء من حملة جديدة واضحة من هذه الضربات بعد عدة أسابيع بدا فيها أن «قوات الدعم السريع» قد قلّصت من حدتها تحت ضغط دولي.

ولم ترد «قوات الدعم السريع» على طلب للحصول على تعليق، لكنها صرّحت من قبل بأنها لا تستهدف المدنيين عمداً.

وتزايد استخدام الطائرات المسيّرة في الحرب الأهلية السودانية المستمرة منذ 3 سنوات ونصف السنة، إذ تستخدم «قوات الدعم السريع» والجيش السوداني أحدث التقنيات المستخدمة في مناطق حرب أخرى، مثل أوكرانيا.

وتقول الأمم المتحدة إن هجمات الطائرات المسيّرة التي شنها الطرفان أسفرت عن مقتل أكثر من 1000 مدني في النصف الأول من هذا العام.

حطام داخل كلية العلوم التنموية والتكنولوجية بعد هجوم نُسب إلى «الدعم السريع» في الأبيض بشمال كردفان يوم 15 سبتمبر 2026 (رويترز)

هجمات على المحكمة والكلية

وفي الثامن من سبتمبر (أيلول)، أصابت طائرة مسيّرة قاعة محكمة مكتظة في بلدة أم روابة التي تسيطر عليها الحكومة في شمال كردفان، وهي ولاية تقع في وسط السودان، وباتت حالياً واحدة من جبهات القتال الرئيسية في الحرب.

وقالت مجموعة «محامو الطوارئ»، التي تصف نفسها بأنها كيان مهني طوعي مستقل معني بالدفاع عن الحقوق، إن نحو 10 قُتلوا وأصيب العشرات في استهداف المحكمة.

وعندما وصلت «رويترز» إلى الموقع، كانت واجهة المبنى بأكملها قد دُمرت، وتناثرت أعمدة واجهة واحد من أبرز مباني المدينة.

وبعد ذلك بيوم واحد، ضربت طائرة مسيّرة كلية في مدينة الأبيض عاصمة الولاية، ما أدّى إلى تدمير سقفها. وقال عميد الكلية عبد العزيز الشيخ وهو يقف وسط الدمار بينما كان عمال يزيلون الحطام، إن حارس أمن قتل ولحقت أضرار بثماني قاعات للمحاضرات.

وقال: «فقدنا خفير الكلية، نسأل الله أن يتقبله، وتم استهداف 8 قاعات حدث فيها دمار كامل» وأشار إلى أجزاء أخرى من الكلية تعرضت لدمار كامل أيضاً.

وعبّرت أمنية أبو القاسم -وهي طالبة أدّت امتحاناً في الكلية بمدينة الأبيض في اليوم السابق للهجوم- عن حزنها مما جرى، وهي تقف بجوار الأنقاض، وقالت: «كما ترون، دُمّرت الكلية بأكملها، ونشعر بأن أحلامنا قد دُمرت، وأن مستقبلنا قد ضاع».

وفي مستشفى في أم روابة، قال صلاح بخيت الذي سحقت ذراعه، وتشوّه جسده بشظايا في الهجوم على المحكمة، إنه جاء إلى تلك المدينة بحثاً عن مأوى، بعد فراره من مدينة الأبيض، التي قصفتها «قوات الدعم السريع» بطائرات مسيّرة لعدة أشهر في وقت سابق من هذا العام، في محاولة لحصارها.

وقال: «لم تكن هذه المسألة غريبة عليّ؛ فما إن سمعت صوت الانفجار حتى أدركت أن الطائرة المسيّرة استراتيجية. فقد كنت موجوداً في الولاية منذ شهرين فقط، وكنت قبل ذلك في الشمال، في مدينة الأبيض. وكنت على دراية بأنواع الطائرات المسيّرة، بما فيها الاستراتيجية والانتحارية، لذلك استطعت تمييز نوعها».