İran’da ordu ile istihbarat karşı karşıya geldi: Genelkurmay Başkanlığı, İstihbarat Bakanı'nın Fahrizade suikastına ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi

İran İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Ekim 2019'da Tahran'da düzenlenen bir üniversite konferansında bir araya gelmişti (AFP)
İran İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Ekim 2019'da Tahran'da düzenlenen bir üniversite konferansında bir araya gelmişti (AFP)
TT

İran’da ordu ile istihbarat karşı karşıya geldi: Genelkurmay Başkanlığı, İstihbarat Bakanı'nın Fahrizade suikastına ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi

İran İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Ekim 2019'da Tahran'da düzenlenen bir üniversite konferansında bir araya gelmişti (AFP)
İran İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Ekim 2019'da Tahran'da düzenlenen bir üniversite konferansında bir araya gelmişti (AFP)

İran Genelkurmay Başkanlığı, dün, bir silahlı kuvvetler mensubunun İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade suikastına karıştığını öne süren İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi’ye sert eleştiriler yöneltti. Genelkurmay Başkanlığı ayrıca, söz konusu kişinin, bağlı olduğu asker birimden yıllar önce uzaklaştırıldığını bildirdi.
Geçen hafta yaptığı açıklamada bir ‘silahlı kuvvetler mensubunun’ Kasım ayında Tahran yakınlarında nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’ye düzenlenen suikastın planlanmasına destek sağladığı bilgisini paylaşan Alevi, “Biz, silahlı kuvvetler sahasında istihbarat çalışması yapamadık” dedi.
8 Şubat’ta devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerden bu konuda iş birliği yapacak birinin görevlendirilmesini istediklerini belirten Mahmud Alevi, “Maalesef, silahlı kuvvetler bize bir temsilci göndermeden Fahrizade suikasta uğradı” ifadelerini kullanmıştı.
İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı ise Bakan’ın iddialarına verdiği cevapta, söz konusu şüphelinin “2014 itibariyle eğitim almaya başladığı Silahlı Kuvvetler saflarından aynı yıl ahlaki nedenler ve uyuşturucu bağımlılığı dolayısıyla uzaklaştırıldığını” bildirdi.
Nitekim “hiç askere alınmamış olan” bu nedenle askeri değil de sivil sayılan şüpheliyi izlemeye alma yetkisinin İstihbarat Bakanlığına ait olduğu da vurgulandı.
İran'da silahlı kuvvetlere katılma ve askere alınma başvurusunda bulunanların kayıt prosedürleri sırasında ve eğitime katılımları onaylanmadan önce kapsamlı tıbbi muayenelerden geçtikleri biliniyor.
Genelkurmay Başkanlığı, Alevi’nin İran'ın düşmanlarının işlerini kolaylaştırmaması için yaptığı açıklamalarda daha dikkatli olması ve İstihbarat Bakanlığı ile silahlı kuvvetlerin saygınlığını gözetmesi gerektiğini vurguladı.
Nitekim İran'da güvenlik ve askeri kurumlar arasında bu tür aleni eleştiriler nadiren kaydediliyor.
Alevi’nin bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarından bir hafta sonra ISNA haber ajansı, “bahsi geçen kişinin silahlı kuvvetlerin eski bir üyesi olduğunu ve suikast gerçekleşmeden önce ülkeyi terk ettiğini” okuyucularına aktardı.
İran'ın önde gelen bilim adamlarından olan Fahrizade, 27 Kasım’da Tahran’ın doğusundaki Demavend’e bağlı Abserd şehrinde konvoyuna düzenlenen saldırı sonucu hayatını kaybetmişti.



Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
TT

Tahran, Maskat müzakerelerindeki son gelişmeler hakkında bölge ülkelerini bilgilendiriyor

Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)
Fidan ve Arakçi, İstanbul'da düzenlenen basın toplantısında (Arşiv-Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Maskat'ta yürütülen İran ve ABD arasındaki dolaylı müzakerelerdeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arakçi'nin Maskat görüşmelerini "iyi bir başlangıç" olarak nitelendirdiği, ancak Amerikan tarafının niyet ve hedeflerine ilişkin güven eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdiği belirtildi.

Açıklamaya göre, üç ülkenin dışişleri bakanları müzakerelerin başlamasını memnuniyetle karşıladı, siyasi ve diplomatik bir çözüme ulaşmak ve herhangi bir gerilimi önlemek için görüşmelerin devamının önemini vurguladı. Bu görüşmelerin başarısının bölgenin istikrarı ve güvenliği için hayati bir faktör olduğunu kaydettiler.

İlgili bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün bir televizyona verdiği röportajda, ABD ile İran arasında yakın bir savaş tehdidi görünmediğini belirterek, anlaşmaya varılması olasılığına "biraz ara verildiğini" ifade etti.

Anadolu Ajansı, bakanın, iki taraftan birinin zaman kazanmaya çalıştığına inanıp inanmadığı sorusuna verdiği cevabı aktardı: "İkisi de; bu stratejinin bir parçası." Fidan, "Bu tür görüşmelere girerken, diğer senaryoya da hazırlık yapılır" diyerek, İran'ın tecrübe sahibi olduğunu, daha önce müzakereler yürütürken saldırıya uğradığını belirterek, geçen haziran ayında İran'ın nükleer tesislerini hedef alan ABD saldırısına atıfta bulundu. Ancak Fidan, birkaç gün önce ABD ve İran arasında yapılan görüşmelerin olumlu yönünün, tarafların müzakerelere devam etme isteğini göstermeleri olduğunu ifade etti.

Fidan,"Nükleer meseleyle ilgili müzakerelere başlama kararı çok önemliydi; nükleer mesele en önemli meseledir," diye devam etti. Bölgenin başka bir savaşı kaldıramayacağı konusunda uyararak, "Olası herhangi bir savaşı önlemek için mevcut tüm araçları kullanmak istiyoruz," ifadesini kullandı.

Umman'ın başkenti Maskat, cuma günü İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında bir dizi müzakereye ev sahipliği yaptı. İki taraf, görüşmelere devam etme konusunda anlaştı; tarih ve yer ise daha sonra belirlenecek.


Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
TT

Anarşist grup, İtalya'da demiryollarını sabote etme eyleminin sorumluluğunu üstlendi

İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)
İtalyan polisi, Milano Kış Olimpiyatları'na karşı gösteri yapan protestoculara göz yaşartıcı gazla müdahale etti (EPA)

Bir anarşist grup dün yaptığı açıklamada, cumartesi günü Kuzey İtalya'daki demiryolu altyapısına zarar vererek Kış Olimpiyatları'nın ilk gününde tren seferlerini aksattığını iddia etti.

Polis, cumartesi sabahı erken saatlerde farklı noktalarda üç ayrı olay yaşandığını ve özellikle Bologna çevresinde yüksek hızlı ve diğer tren seferlerinde iki buçuk saate varan gecikmelere neden olduğunu bildirdi. Olaylarda kimse yaralanmadı ve trenlerde hasar meydana gelmedi.

Anarşist grup, internette dolaşan açıklamada, Başbakan Georgia Meloni hükümetinin gösterilere yönelik baskısının sokak çatışmalarını "boşa" çıkardığını, bu nedenle başka protesto biçimleri bulmak zorunda kaldıklarını belirtti.

İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)İtalyan polisi sabotaj ihtimalini araştırıyor (Reuters)

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Bu nedenle, sonraki aşamalarda hayatta kalabilmek için gizli ve merkezi olmayan çatışma yöntemleri benimsemek, cepheleri genişletmek ve öz savunma ile sabotaja başvurmak gerekli görünmektedir."

Polis henüz açıklamayla ilgili bir yorum yapmadı. Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, anarşist grubun peşine düşeceğine söz verdi. Aynı zamanda ulaştırma bakanı olan Salvini, X platformunda şunları yazdı: "Bu suçluları yakalamak ve nerede olurlarsa olsunlar ortadan kaldırmak, hapse atmak ve onları savunanlarla yüzleşmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız."

Anarşist grup, Olimpiyatları "milliyetçiliğin yüceltilmesi" olarak kınadı ve etkinliğin kalabalık kontrolü ve gözetim yöntemleri için bir "test alanı" sağladığını belirtti. Meloni, pazar günü protestocuları ve vandalları kınayarak, onları "İtalya'nın düşmanları" olarak nitelendirdi.


Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
TT

Hamaney: Protestolar, Amerika ve İsrail tarafından planlanan bir darbe girişimidir

Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)
Hamaney, devrimin yıldönümü vesilesiyle dün ayakta durarak televizyondan yaptığı konuşmada İran halkına hitap etti (Yüksek Liderin internet sitesi)

İran'ın dini lideri Ali Hamaney, ülkedeki son protestoların Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından düzenlenen bir darbe girişimi olduğunu söyledi.

Televizyonda yayınlanan konuşmasında Hamaney, yaşananların "kendiliğinden gelişen protestolar değil, ülkenin yönetimindeki hassas noktaları hedef almak amacıyla yapılmış bir Amerikan-Siyonist komplosu" olduğunu ifade etti.

Hamaney'in konuşması, ocak ayındaki protestolar hakkındaki tutumları nedeniyle "Reform Cephesi" lideri Azer Mansuri'nin yanı sıra parlamenterler ve eski yetkililer de dahil olmak üzere önde gelen reformcu isimleri hedef alan bir gözaltı dalgasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Diğer yandan, Ermenistan'ın başkenti Erivan'da konuşan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la yapılacak herhangi bir müzakerede "kırmızı çizgileri" belirleyecek "tek kişinin" Başkan Donald Trump olduğunu söyledi.