Rusya hakkındaki Avrupa-ABD istişareleri bugün yapılacak

Navalni'nin tutuklanması ve “siber saldırı” faaliyetleri nedeniyle ufukta yaptırımlar gözüküyor

Blinken 27 Ocak’ta görevine atandıktan sonra ilk basın açıklamasını yapıyor (Reuters)
Blinken 27 Ocak’ta görevine atandıktan sonra ilk basın açıklamasını yapıyor (Reuters)
TT

Rusya hakkındaki Avrupa-ABD istişareleri bugün yapılacak

Blinken 27 Ocak’ta görevine atandıktan sonra ilk basın açıklamasını yapıyor (Reuters)
Blinken 27 Ocak’ta görevine atandıktan sonra ilk basın açıklamasını yapıyor (Reuters)

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları ve ABD Dışişleri Bakanı bugün Brüksel’de Rusya karşısında izlenecek stratejiye ilişkin istişare toplantısı yapacak. AB ilk kez Kremlin’e karşı Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’ni etkinleştirecek.
Fransız haber ajansına (AFP) göre AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının toplantıda, Moskova’nın Rus muhalif Aleksey Navalni’nin serbest bırakılmasına yönelik taleplerini mutlak suretle reddetmesine ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borell’in şubat ayının başında Moskova ziyareti sırasında maruz kaldığı “hakaret”e karşılık vermeleri bekleniyor.
Yeni ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, istişare toplantısına video konferans yöntemiyle katılacak.
Avrupalı bir kaynağın AFP’ye verdiği demece göre bu toplantıda ABD’nin İran ile imzalanan nükleer anlaşmaya geri dönmesi, Myanmar’daki askeri darbeye karşılık verme ve Çin’in Hong Kong üzerindeki hakimiyetini güçlendirmesi de dahil olmak üzere çeşitli dosyalar ele alınacak.
Avrupalıların Myanmar’a yaptırım uygulaması bekleniyor. Zira iki gün önce polis ülkenin merkezinde bulunan Mandalay kentinde göstericilere gerçek mermi ile müdahale etti ve bunun sonucunda iki kişi hayatını kaybetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaşanan karmaşık ilişki, 27 üye ülke ile Blinken arasında yapılacak tartışmaların odak noktasında olacak. Avrupalı ​​bir diplomat “Moskova AB ile değil, yalnızca bazı üye ülkelerle müzakerede bulunacak. Bu stratejiyle hareket etmeli ve birlik halinde kalmalıyız” dedi.
Diplomat “Josep Borrell’in Moskova ziyareti ile gördük, anladık ve bundan dersler çıkaracağız. Ancak bu soğukkanlı ve organize bir şekilde yapılmalı” dedi. Üye ülkelerin hepsi bu tavsiyeyi kabul etmedi. Bazı ülkeler Borrell’i ağır bir şekilde eleştirirken, Baltık ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinden ​​milletvekiller istifasını talep etti.

Siyasi bir anlaşma kazanım olabilir
AB yaptırımlarına gelince, bakanların bugün hedefe alınacak kişi ve kuruluşların belirlenmesine ilişkin bir karar vermesi bekleniyor. Bazı diplomatlar, siyasi bir anlaşmanın kazanım olacağını vurguluyor. Diplomatlardan edinilen bilgilere göre, yaptırım kararlarının 25-26 Mart’ta yapılacak olan AB zirvesinde kabul edilecek. Aynı zamanda Avrupalı bir yetkili de, Avrupalıların yeni Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’ni ilk kez faaliyete geçireceğini duyurdu.
Josep Borrell birtakım önerilerde bulundu. Borrell’in sözcüsü, “nihai kararın üye ülkelere ait olduğunu ve oybirliğiyle kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Ancak istişareleri gözlemleyen diplomatlar ve yetkililer, Rus yetkililerin ve gazetecilerin AB ülkelerine girişini yasaklama veya mal varlıklarını dondurma seçeneklerini ihtimal dışında tuttu. Aynı şekilde, Almanya’nın “Kuzey Akım 2” projesinden vazgeçmeye zorlanması konusunda uzlaşılması beklenmiyor. Bununla birlikte ABD yaptırımları, beş özel Avrupalı ​​grup tarafından finanse edilen 1200 km uzunluğundaki doğalgaz boru hattının tamamlanmasını yavaşlatıyor.

Popescu: AB, Rusya ile ilişkileri asgari düzeyde sürdürmek istiyor
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nde (EFCR) AB ve Rusya arasındaki ilişkileri inceleyen analist Nicu Popescu, AB’nin Rus gazına (yıllık Avrupa satın alımlarının üçte birini oluşturuyor) bağımlılığının Rusya ile ilişkilerde daha sert bir tutum benimsenmesinde büyük bir engel oluşturduğunu düşünüyor. Popescu yaptığı açıklamada “Washington, Avrupa başkentleri gibi hala Rusya ile asgari düzeyde olumlu ilişkiler sürdürmenin yollarını bulmaya çalışıyor” ifadelerini kullanıyor.

Siber saldırılara karşılık verilecek
ABD Başkanı Joe Biden’in yönetimi, Rusya’nın sorumlu tutulduğu siber saldırılara karşılık vermek istiyor. CNN kanalının aktardığına göre ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan dün yaptığı açıklamada SolarWinds şirketini hedef alan siber saldırılara yakında cevap verileceğini ve üzerinde çalışılan çok çeşitli yanıt verme araçlarından biri olarak yeni yaptırımların incelendiğini söyledi.
ABD hükümeti için operasyonel programlar sağlama konusunda uzman bir teknoloji şirketi olan SolarWinds, büyük bir siber saldırının hedefi olmuş ve bu geçen yılın sonlarında fark edilmişti. Yapılan ilk araştırmalara göre söz konusu saldırı fark edilmeden önce yaklaşık bir sene boyunca devam etmiş ve Hazine Bakanlığı, Savunma Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndaki sistemleri ve Microsoft gibi bazı teknoloji şirketlerini hedef almıştı. Geçtiğimiz ocak ayında ABD istihbarat birimleri ve teşkilatlarından oluşan ortak bir görev gücü, saldırının “yapısı gereği Rusya tarafından yapılmış olabileceğine” dair bir açıklama yayınlamıştı.
Sullivan CNN ile yaptığı röportajında şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda istihbarat topluluğu ve ona bağlı ulusal güvenlik ekibi ile birlikte, SolarWinds’in maruz kaldığı saldırıya karşılık vermek için bir dizi adımın yanı sıra bunun sorumlusu olduğunu düşündüğümüz kişilerin hesap vermesini sağlayacak adımlar üzerinde çalışıyoruz. Yakın bir zamanda bunu duyacaksınız.”
Rusya, ABD’nin suçlamalarını defalarca kez reddederek kendisine ait hiçbir güvenlik servisinin veya şirketinin bu saldırılarda parmağı olmadığını söyledi.



Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran'la iş yapan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulanmasını öngören emri imzaladı

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın dün, İran'la iş yapan ülkelere yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladığını açıkladı.

Bu durum, iki ülke bu hafta görüşmeler yapmış olmasına rağmen, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde ortaya çıkıyor.


Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, İran ile yapılan görüşmeleri övdü ve görüşmelerin önümüzdeki haftanın başlarında yeniden başlayacağını doğruladı

İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
İran Yüksek Lideri Ali Hamaney ve ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasında Umman'da yapılan dolaylı görüşmelerin ardından Washington'un İran konusunda "çok iyi görüşmeler" gerçekleştirdiğini söyledi ve iki tarafın "önümüzdeki haftanın başlarında" tekrar bir araya geleceğini doğruladı.

Trump, hafta sonu için Florida'daki Mar-a-Lago'ya giderken Air Force One uçağında gazetecilere şunları söyledi: "İran hakkında çok iyi görüşmeler yaptık ve İran'ın bir anlaşma yapmak istediği anlaşılıyor."

"Önümüzdeki haftanın başlarında tekrar görüşeceğiz" dedi.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, görüşmelerin başlamasından önce ABD elçisi Steve Wittkoff ve Jared Kushner'ı kabul etti (AP)

Görüşmelere katılan İran heyetine başkanlık eden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada "çok olumlu bir atmosfer" olduğunu belirterek, "Müzakerelerde bulunduk ve karşı tarafa görüşlerimizi ilettik" dedi ve iki tarafın "müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını" ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (EPA)

Arakçi, görüşmelerin yalnızca nükleer meseleye odaklandığını ve Amerikalılarla başka hiçbir konuyu görüşmediklerini vurguladı. ABD ise İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor.

İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin devam etmesi için Washington'dan ülkesine yönelik "tehditlerini" durdurmasını istedi ve müzakerecilerde izlenecek yolu her iki başkentle de istişarede bulunduktan sonra belirleyeceklerini açıkladı.

Müzakerelerin sona ermesinden kısa bir süre sonra Washington, İran'ın petrol sektörüne yönelik yeni yaptırımlar açıkladı; bu yaptırımlar 15 kuruluşu, iki şahsı ve 14 gemiyi hedef alıyordu.

Bunlar, ABD'nin haziran ayında İsrail'in İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaş sırasında İran'ın nükleer programının kilit noktalarına yönelik saldırılarından beri yapılan ilk görüşmelerdi.

 Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, müzakerelerin başlamasından önce İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede (AP)

İran devlet televizyonu görüşmelerin dolaylı olarak yapıldığını bildirirken, Umman Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi'nin her heyetle ayrı ayrı görüştüğünü gösteren fotoğraflar yayınladı.

Ancak ABD haber sitesi Axios, iki kaynağa dayanarak, Umman'da Arakçi, Witkoff ve Kushner arasında doğrudan görüşmelerin gerçekleştiğini bildirdi.

Umman Dışişleri Bakanı “X” platformunda yaptığı açıklamada, “Bugün Maskat'ta İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında çok ciddi görüşmeler yapıldı” ifadelerini kullandı. Bakanlık görüşmelerin “İran ve Amerika'nın pozisyonlarını netleştirmek ve olası ilerleme alanlarını belirlemek açısından faydalı olduğunu” vurguladı.

Arakçi daha önce de ülkesinin “herhangi bir aşırı talep veya Amerikan provokasyonuna karşı egemenliğini ve ulusal güvenliğini savunmaya hazır olduğunu” teyit etmişti.

X platformunda şunları yazdı: “İran, açık gözlerle ve geçen yılın acı hatırasıyla diplomasiye giriyor… İyi niyetle görüşmeler yürütüyoruz ve haklarımızı kararlılıkla savunuyoruz.”

Sıfır nükleer kapasite

Washington'da, Beyaz Saray sözcüsü Caroline Leavitt perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD heyetinin İran ile "sıfır nükleer yetenek" konusunu görüşeceğini söyledi. Leavitt, Trump'ın "diplomasi dışında birçok seçeneği bulunduğunu" belirterek, "tarihin en güçlü ordusunun başkomutanı" olduğunu vurguladı.

Görüşmeler, Washington'un Ortadoğu'daki askeri varlığını güçlendirdiği, USS Abraham Lincoln uçak gemisini ve saldırı grubunu bölgeye konuşlandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; İran ise saldırıya uğraması halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağını belirtmişti.

Umman'ın resmi haber ajansı tarafından yayınlanan bir videoda, Ortadoğu'daki operasyonları denetleyen ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) komutanı Amiral Brad Cooper'ın ülkesinin heyetine katıldığı görüldü.

Görüşmeler, İran'da binlerce kişinin ölümüne yol açan protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasından haftalar sonra yapıldı.

İranlı yetkililer, protestolara katılan "isyancılar"ın yanı sıra çoğunluğu güvenlik personeli ve sivillerden oluşan yaklaşık 3 bin kişinin öldürüldüğünü kabul etti.

İnsan hakları örgütleri ise daha yüksek rakamlar bildirdi. ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, çoğunluğu protestocu olmak üzere 6 bin 941 kişinin ölümünü belgelediğini ve 51 bin gözaltı kaydettiğini belirtti.

Perşembe günü Trump, "Müzakere ediyorlar...saldırmamızı istemiyorlar" dedi ve ABD'nin bölgede "büyük bir filo" konuşlandırdığını söyledi.

Protestocuları desteklemek amacıyla İran'a saldırmakla tehdit ettikten sonra, ABD Başkanı odağını nükleer programa çevirdi.

Batı ülkeleri ve İsrail, İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçluyor; Tahran ise bu iddiayı reddederek sivil nükleer program hakkını savunuyor.

Görüşmeler başlamadan önce, Çin Dışişleri Bakanlığı, İran'ın egemenliğini, güvenliğini, ulusal onurunu, meşru haklarını ve çıkarlarını koruma konusunda İran'a desteğini teyit ederek, tek taraflı zorbalığa karşı olduğunu belirtti.

Gerginliğin artma riskleri

İran, yaptırımların kaldırılması için yalnızca nükleer meseleyi görüşmek istediğini ısrarla belirtiyor ve füze programı veya bölgedeki silahlı gruplara, özellikle Lübnan Hizbullahı'na, Filistin Hamas hareketine ve Yemen'deki Husilere verdiği destekle ilgili herhangi bir müzakereyi reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio (Reuters)

Ancak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “Görüşmelerin somut sonuçlar vermesi için, balistik füzelerinin menzili, bölgedeki terör örgütlerine verdikleri destek, nükleer programları ve kendi halklarına karşı tutumları gibi belirli noktaları içermesi gerektiğini” kesin bir dille ifade etti.

 ABD merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü ise “Tahran'ın ABD taleplerini karşılamada uzlaşmaz tavrını sürdürmesi, İran ve ABD'nin diplomatik bir çözüme ulaşma olasılığını azaltıyor” değerlendirmesinde bulundu.


Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
TT

Maskat görüşmeleri sona erdi… Devamı diğer başkentlerde yapılacak istişarelere bağlı

ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Wittkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi

Umman Sultanlığı'nda bugün gerçekleştirilen İran ve ABD arasındaki görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, iki tarafın bugünkü görüşmelerde dile getirilen mesajlar konusunda her iki ülkenin başkentleriyle istişarede bulunduktan sonra görüşmelere devam etme konusunda anlaştığını açıkladı.

İran ve Amerikan heyetleri, Umman arabulucusu Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi aracılığıyla mesaj alışverişinde bulundular. El-Busaidi, bugünkü görüşmelerin "çok ciddi" olduğunu ve her iki tarafın pozisyonlarını netleştirmeye ve ilerleme kaydedilebilecek olası alanları belirlemeye yardımcı olduğunu söyledi.

Arakçi, görüşmelerin atmosferinin "iyi" olduğunu ve bir sonraki oturumun tarih ve yerinin birkaç gün içinde belirleneceğini ifade etti.

Washington, Tahran ile yapacağı görüşmelerde İran'ın nükleer programını, balistik füzelerini, bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ve kendi halkına yönelik muamelesini de ele almak istiyor. Ancak İran, yalnızca nükleer konuları görüşmek istiyor.