Gelişmiş ülkelerde aşılama kampanyaları hızlanıyor

Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)
Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)
TT

Gelişmiş ülkelerde aşılama kampanyaları hızlanıyor

Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)
Roma’da bir aşılama merkezinde Moderna aşısı olan bir hemşire (AP)

Avustralya ve Yeni Zelanda hükümetleri, birçok ülkede olduğu gibi yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı vatandaşlarının aşılanması için aşılama kampanyaları başlattı. Söz konusu ülkelere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde gündeme getirilen karar taslağı ile düşük gelirli ülkelere aşı sağlamaları çağrısında bulunuldu.
AFP’ye göre dünyanın 107 ülke ve bölgesi, bugüne kadar sakinlerine 201 milyon 42 bin 149 doz aşı uyguladı. Ancak bu rakam gerçekte olduğundan daha az bir miktarı yansıtıyor çünkü Çin ve Rusya yaklaşık 10 gündür aşılama sürecine ilişkin yeni verileri sunmadı. Aşı operasyonlarının yüzde 45’i, dünya nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan G7 ülkelerinde gerçekleştirildi. G7 ülkeleri cuma günü aşı dozlarını yoksul ülkeler ile eşit bir şekilde paylaşma sözü verdi.
Avustralya’da dün (Pazar), Sidney’in kuzeybatısındaki bir tıp merkezinde aşı yaptıran Başbakan Scott Morrison başkanlığında hükümet yetkilileri tarafından bir aşı kampanyası başlatıldı. Yaşlı bakımevinde yaşayan 84 yaşındaki Jane Malysiak ülkede ilk aşı dozunu alan kişi oldu.
Şu ana kadar virüs salgınını görece iyi bir şekilde yönetmeyi başaran, Malysiak’ın ardından, sağlık personelleri ve üst düzey yetkililer de aşı oldu. 25 milyonluk nüfusa sahip olan Avustralya’da şimdiye kadar toplam 29 bin 909 vaka kaydedildi.
Yeni Zelanda’da ise ilk olarak yurt dışından dönen koronavirüse karşı yüksek risk altında bulunan vatandaşların yanı sıra sınırda ve karantinada çalışan personeli de içeren bir aşılama kampanyası başlatıldı. Hükümet, aşılama programı başlatılmış olmasına rağmen, bu yıl yabancı turistlerin ülkeye girişine izin verilmeyeceğini bildirdi.
Romanya’da da yaklaşık 300 evsize aşı yapıldı. Romanya bu savunmasız gruba öncelik veren ilk ülkelerden biri oldu. Aşı kampanyaları zengin ve yoksul ülkeler arasında aşı dağıtımı konusunda bir eşitlik söz konusu olmadan yürütülürken, G7 ülkeleri (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya ve Kanada) aşıları düşük gelirli ülkelerle daha eşit bir şekilde paylaşma sözü verdi.
Aynı zamanda, İngiltere tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunulan karar tasarısında, zengin ülkeleri yoksul ülkelere aşı verme çağrısı yapıldı. Londra'nın Güvenlik Konsey’indeki 14 katılımcıya sunduğu karar taslağı, “Dayanışma, adalet ve verimlilik ihtiyacını vurguluyor ve gelişmiş ülkelere, düşük ve orta gelirli ülkelere ve ihtiyaç duyan diğer ülkelere aşı bağışlama çağrısında bulunuyor.”
Diğer yandan, Kanada cumartesi günü yaptığı açıklamada, virüsün mutasyona uğramış versiyonlarının yayılmasından endişe edilmesi sebebiyle Kovid-19 salgının yayılmasının engellenmesine yönelik önlemler çerçevesinde, 22 Şubat’tan itibaren ABD ile kara sınırlarında koronavirüs testi yapılmasını dayatacağını duyurdu. Havayolu yolcuları ise, bugün (Pazartesi) itibari ile test sonuçları beklenirken masrafları kendilerine ait olmak üzere 3 gün otelde karantinada kalmaları gerekiyor. Bu kişiler, 3 günlük zorunlu otel konaklamalarının ardından Kovid-19 testleri negatif çıkarsa 2 haftalık karantina sürelerinde evde tamamlayacakken, testleri pozitif çıkanlar hükümet tarafından belirlenen tesislerinde kalacaklar. Kanada ve ABD cuma günü, ortak sınırın, zorunlu olmayan tüm seyahatler için kapatılması kararının 21 Mart 2021’e kadar uzatıldığını duyurdu.
Aşı dağıtımında bazı zamanlar skandallar ortaya çıkabiliyor. Arjantin’de Sağlık Bakanı Gines Gonzalez Garcia, arkadaşlarına, randevu alarak hastanede aşı olmaları yerine, Bakanlık’ta aşı yaptırdığının ortaya çıkmasının ardından istifasını sundu.
Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Çin’deki ofisinin, 2019 Aralık ayının sonunda hastalığın ortaya çıktığını bildirmesinden bu yana virüs, dünya çapında en az 2 milyon 453 bin 70 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Toplam 110 milyon 700’den fazla kişi enfekte olurken, 67 milyon 895 bin 900’ü sağlığına kavuştu. AFP’in paylaştığı veriler, tüm ülkelerdeki sağlık otoriteleri tarafından yayınlanan günlük raporlara dayanıyor. Rusya, İspanya ve İngiltere’de olduğu gibi istatistik kurumları tarafından sonradan yapılan incelemeleri ise içermiyor.
Aşılarla ilgili olarak, Rusya ülkede geliştirilen üçüncü Kovid-19 aşısı olan “CoviVac” adlı aşının tescil edildiğini açıkladı. Sputnik V ve EpiVacCorona aşısının ardından Mart ayına kadar 120 doz aşının uygulanması bekleniyor. Diğer yandan İsrail Sağlık Bakanlığı Cumartesi günü, iki doz Pfizer-BioNTech aşısı ile aşılamanın koronavirüse karşı yüzde 95,8 oranında bağışıklık sağladığını belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), geçtiğimiz aylar boyunca zengin ülkelere, Kovid-19’a karşı geliştirilen aşıların tüm ülkelere zamanında dağılmaması durumunda aşılama kampanyalarının, salgını tamamen ortadan kaldırarak, ekonomik faaliyetlerin, ticari hareketin ve uluslararası seyahatlerin yeniden başlaması için tek başına yeterli olmayacağı konusunda uyarılarını sürdürdü.
WHO, birden fazla kez, yarı tekelci uygulamalara ve genellikle ihtiyaçlarını aşan miktarlarda aşı elde etmek için ülkeler arasındaki şiddetli bir rekabetin yürütülmesine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Bu uyarılardan sonuncusu, WHO Sözcüsü Margaret Harris tarafından Avrupa Birliği’nin (AB) ilaç şirketlerinin ihracatları üzerinde kontrol uygulama kararına itirazı kapsamında geldi. Harris bu kontrol kararının, büyük endişe uyandırdığını ayrıca küresel aşı tedarikini ve ülkeler arasında eşit dağılımını tehdit edeceğine dikkati çekti.
WHO’nun son verilerine göre, bir milyar 236 milyon nüfusa sahip zengin ülkeler 4 milyar 198 milyon doz aşı satın alırken, 3 milyar 500 milyon nüfuslu düşük gelirli ülkeler COVAX girişimi ile alacakları bir milyar 110 milyon dozdan 713 milyon doz satın aldılar. Bu, düşük gelirli ülkelerde her vatandaşa bir doz aşı düşerken, zengin ülkelerde her vatandaş için ortalama üç buçuk doz aşı düştüğü anlamına geliyor.
AB ülkeleri gibi zengin ülkeler, fazla doz aşılarını ihtiyaç sahibi ülkelere dağıtma sözü vermişlerdi ancak bu arada ülkeler, ilaç şirketlerinin öngörülebilir gelecekte, Kovid-19’un mevsimsel bir virüs haline gelmesi ile her yıl aşı yapılması gerektiğinde ikiye katlanabilecek olan büyük karlar elde ettiği aşı pazarında rekabet ediyor.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe