Irak’ın güneyinde protesto gösterileri: Ölü ve yaralılar var

Nasıriye’deki protestolardan bir kare (Nasıriye Haber Ağı)
Nasıriye’deki protestolardan bir kare (Nasıriye Haber Ağı)
TT

Irak’ın güneyinde protesto gösterileri: Ölü ve yaralılar var

Nasıriye’deki protestolardan bir kare (Nasıriye Haber Ağı)
Nasıriye’deki protestolardan bir kare (Nasıriye Haber Ağı)

Irak’ın güneyindeki Zikar vilayetinin kent merkezi Nasıriye’de göstericiler ile çevik kuvvet ekipleri arasında meydana gelen çatışmalarda ölü ve yaralıların sayılarıyla ilgili farklı bilgiler aktarılıyor. Aktivistler, olaylarda 3 göstericinin öldüğünü, en az 15’inin de yaralandığı bilgisini paylaşırken, Şarku’l Avsat’a konuşan aktivist Abdulvvahhab el-Hemadani, 1 göstericinin öldüğünü, 10 göstericinin de yaralandığını belirtti.
Yüzlerce gösterici, Zikar Valisi’nin görevden alınması talebiyle önceki akşam Nasıriye kentinin batı tarafındaki Zikar Valiliği binasının önünde toplantı. Çevik kuvvet ekiplerin güç kullanarak göstericileri dağıtmaya çalışmasının ardından olaylar iki taraf arasında çatışmaya dönüştü. Aktivist Abdulvvahhab el-Hemadani, konuşmasında şunları kaydetti:
“Nasıriye’de yoksulluk ve işsizlikten muzdarip olan, Ekim 2019 protestolarının patlak verdiği anı halen yaşayan ve genellikle öfkeli gösterilere katılan çok sayıda heyecanlı genç var. Öfkenin sebepleri halen varlığını koruyor. Merkezi hükümetin bu öfkeyi yatıştırmak için aldığı tedbirler, iş fırsatlarının yaratılması, hizmet sunulması ve aktivist cinayetlerine ve suikastlarında parmağı bulunanları yakalanması gibi faaliyetlerinin zayıf kalması nedeniyle fayda etmedi. (Zikar) Valisi’nin vilayetin derinleşen krizlerini çözme liyakatine sahip olmadığı noktasında neredeyse tam bir fikir birliği var. Gösterici grupların yanı sıra siyasi gruplar, Vali’yi görevden alınması talebini Başbakan’a sundu. Fakat bu talep Vali’yi destekleyen Sadr’ın Sairun Koalisyonu’nun muhalefetiyle karşılaştı.”
Göstericiler ile çevik kuvvet ekipleri arasındaki çatışmalar dün öğleden sonra yeniden başladı. Onlarca gösterici, Nasıriye şehir merkezindeki En-Nasr Köprüsü’nde lastik yakarak köprüyü trafiğe kapattı. Onlarca üniversite mezunu da dün El-Garraf petrol sahasının önünde toplanarak atama ve iş talebiyle gösteri düzenledi. Aktivistlerin aktardığına göre, petrol sahasında toplanan göstericilerin çoğu civar köy ve kasabalardan geldi.
Protestolar sırasında hayatlarını kaybeden “şehitlerin” aileleri, Zikar Valisi Nazım el-Vaili’nin görevden alınması için Başbakan’a bir hafta süre tanıdı. Merkezi hükümetin bu talebe yanıt vermemesi durumunda yeni bir protesto dalgasının patlak verebileceğine dair birtakım endişeler hakim. Başbakan’a “Ekim Devrimi Şehit Aileleri” imzasıyla gönderilen mesajda, “Bu saat itibariyle (pazartesi günü) meydana gelen olayların ışığında Zikar Valisi’ni, yardımcılarını, asistanlarını ve müsteşarlarını görevden alması ve bunları derhal soruşturmaya sevk etmeleri için Başbakan Mustafa el-Kazimi’ye 7 gün mühlet tanıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Mesajda ayrıca çevik kuvvet yetkilileri ve unsurlarının görevden alınarak haklarında soruşturma açılması ve soruşturma sonuçlarının ilan edilmesi talebi de dile getirildi.
Yaşanan bu son kargaşa, Vatikan’dan bir heyetin, Papa Francis’in Mart başındaki Irak ziyareti hazırlıklarını yerinde incelemek amacıyla Nasıriye’yi ziyaret etmesinden üç gün sonra geldi. Zikar Valisi Nazım el-Vaili, dün göstericilere gönderdiği mektupta protestolar ile Papa ziyareti arasında bağlantı kurdu.
Vaili, mektubunda, “Son olaylarda yaşananlar, gerçek gösterilerle bir ilgisi yok, barışçıl göstericileri ve haklı taleplerini temsil etmiyor. Zira bu kent için istikrar ve güvenlik istemeyen -ki şehir bu iki konuda sıkıntı çekiyor- çıkar sahipleri ve kan tüccarlarının dolduruşuna gelen bir grup genç toplandı. Ne zaman durumlar istikrara kavuşup imar başlasa, onları kaos yaymak için yalanlar uydururken, söylentiler ve iftira yayarken ve yalan söylerken görürsün. Kaos yaymak, petrol kaçakçılığı ticaretlerini artırıyor, halkın ekmek parasını çalmalarına imkan tanıyor ve vilayetimiz ile halkının aleyhine siyasi hesapları gerçekleştirmelerini sağlıyor” dedi.
Vaili, mektubun devamında “herkesin açık bir biçimde siyasi karaktere sahip olduğunu gördüğü bu olayı desteklemediklerini ilan eden barışçıl göstericilere” teşekkürlerini sunarken, bu olayın Vatikan’ın ruhani lideri Papa’nın tarihi ziyareti için yapılan hazırlıklarla eşzamanlı gerçekleştiğini belirtti. Vaili, söz konusu ziyaretle birlikte Zikar’ın dünya turizm haritasındaki yerini almasını ve büyük ekonomik ufuklar açılması temennisini dile getirdi.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.