Fransız turist 9 aydır Tahran’da tutuklu

İran asıllı Fransız araştırmacı Fariba Adelkhah (AFP)
İran asıllı Fransız araştırmacı Fariba Adelkhah (AFP)
TT

Fransız turist 9 aydır Tahran’da tutuklu

İran asıllı Fransız araştırmacı Fariba Adelkhah (AFP)
İran asıllı Fransız araştırmacı Fariba Adelkhah (AFP)

İranlı bir avukat dün yaptığı açıklamada İran'ın 9 aydır bir Fransız turisti tutukladığını ve avukatıyla görüşmesini engellediğini söyledi.
Bu arada, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Fransız-İranlı araştırmacı Fariba Adelkhah’ın serbest bırakılması çağrısında bulundu. Aynı zamanda tutuklu avukat Nesrin Sutude’nin akıbeti hakkındaki derin endişesini dile getirdi.
Reuters’ a konuşan Saeid Dehghan isimli avukat 9 aydır İran'da tutuklu bulunan Fransız turistin adının Benjamin olduğunu, Meşhed şehrindeki Vekilabad Cezaevi’nde tutulduğunu, çelişkili ve asılsız iddialarla itham edildiğini söyledi.
Söz konusu tutuklama 2018 de Donald Trump’ın geri çekildiği 2015 nükleer anlaşmasının ABD’li ve Avrupa’lı taraf ülkelerce İran nezdinde tekrar canlandırılmaya çalışıldığı hassas bir dönemde gündeme geldi.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, büyükelçiliğin kendileriyle düzenli temas halinde olduğunu söyleyerek, İran'daki turistin tutuklandığını doğruladı.
Fransız Le Figaro gazetesi Cuma günü İran ve Alman asıllı bir Fransız'ın daha iki hafta önce İran'da tutuklandığını bildirdi. Mayıs 2020’ de İran mahkemelerince casusluk suçlamasıyla 6 yıl hapis cezasına çarptırılan İran kökenli Fransız Akademisyen Fariba Adelkhah geçen Ekim ayında geçici izinli olarak serbest bırakıldı. Avukat Dehghan, Adelkhah’ ın o zamandan beri ev hapsinde olduğunu söyledi. Çifte vatandaşlığı tanımayan Tahran, Adelkhah'ın serbest bırakılmasına ilişkin Fransa'dan gelen çağrıları reddediyor.

Fariba Adelkhah’ın serbest bırakılması için çağrı yapıldı
Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian BM İnsan Hakları Konseyi’nde yaptığı konuşmada 16 aylık tutukluluktan sonra 3 Ekim'den beri Tahran'da ev hapsinde tutulan Fariba Adelkhah'ın serbest bırakılması için çağrıda bulundu. AFP’nin aktardığına göre, Le Drian Birleşmiş Milletler’in çevirimiçi toplantısında, “İnsan hakları savunucusu Nesrin Sutude’in İran'daki akıbeti hakkındaki derin endişemizi bir kez daha ifade etmek istiyorum” dedi.
Le Drian ayrıca konuyla ilgili olarak “Bazı ülkeler; İran'dan başlayarak, akademik özgürlüklerin, araştırma, eğitim ve yayın özgürlüğünün rehin alma işlemiyle ilişkili net bir yol takip etmesi gerektiğini düşünüyor” dedi.
İranlı avukat ve insan hakları savunucusu Sotoudeh İran’da kadınların başörtü takması ile ilgili zorunluluğu protesto ettiği için tutuklanan bir kadını savunması nedeniyle 2018 yılında hapse atıldı. Avukatının söylediğine göre ise sonrasında casusluktan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldığı gıyaben kendisine bildirildi. 2019 yılında yolsuzluğu teşvik suçundan tekrardan 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 7 Kasım'da ise Kovid-19 enfeksiyonu nedeniyle tıbbi nedenlerle geçici olarak serbest bırakıldıktan sonra 2 Aralık tarihinde tekrar tutuklanarak hapse gönderildi. Son olarak 8 Ocak’ta geçirdiği kalp krizi nedeniyle tetkiklerin yapılması için tekrar serbest bırakıldı.
Paris'teki Siyaset Bilimi Enstitüsü'nde araştırmacı olan ve aynı zamanda Şii inancında uzmanlaşmış bir antropolog olan Adelkhah'a ise, 5 Haziran 2019'da Tahran'da tutuklanarak ulusal güvenliğe zarar verecek gizli anlaşmalar yapma ve sahte propaganda yaymak suçlamasıyla 16 Mayıs'ta 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 3 Ekim 2020 tarihinde hapisten çıkarak hareket alanını evin etrafındaki 300 metre ile sınırlandıran elektronik bileklik takılarak ev hapsinde tutulduğu konutuna taşındı.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.