Af Örgütü raporu: "Eritreli askerlerin Etiyopya'da yaptığı katliamda sokaklar cesetlerle doldu"

Etiyopya Ulusal Savunma Gücü üyeleri, Tigray sınırına yakın Amhara'da bir göreve gitmeye hazırlanıyor (Arşiv - Reuters)
Etiyopya Ulusal Savunma Gücü üyeleri, Tigray sınırına yakın Amhara'da bir göreve gitmeye hazırlanıyor (Arşiv - Reuters)
TT

Af Örgütü raporu: "Eritreli askerlerin Etiyopya'da yaptığı katliamda sokaklar cesetlerle doldu"

Etiyopya Ulusal Savunma Gücü üyeleri, Tigray sınırına yakın Amhara'da bir göreve gitmeye hazırlanıyor (Arşiv - Reuters)
Etiyopya Ulusal Savunma Gücü üyeleri, Tigray sınırına yakın Amhara'da bir göreve gitmeye hazırlanıyor (Arşiv - Reuters)

Uluslararası Af Örgütü yayımladığı yeni bir raporda, Eritre askerlerinin Etiyopya'nın antik Aksum kentinde yüzlerce sivili öldürdüğü iddialarına dair kapsamlı bilgiler paylaştı.
İnsan hakları kuruluşu, Tigray bölgesinde yer alan kentte 28-29 Kasım'da yaşanan saldırıyla ilgili 41 tanıkla görüştüklerini ifade etti.
Alınan ifadelere göre o sıralarda kentte bulunan Eritreli askerlerin yaklaşık 24 saatlik bir sürede katliam yaptığını belirten Af Örgütü, bu birliklerin sivilleri toplu halde infaz etmesinin insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini kaydetti.
Af Örgütü'ne konuşan 21 yaşındaki bir bölge sakini, "Sokaklarda ölmüş birçok insanın cesedini gördüm. Hatta amcamın ailesini de. Birçok kişiyi öldürdüler" dedi.
Saldırının başlamasıyla birlikte kenti terk eden ve sonrasında geri dönen bir adam da "Tüm gördüğümüz, sokaklarda uzanan cesetler ve ağlayan insanlardı" diye konuştu.
Raporda Af Örgütü Doğu ve Güney Afrika Direktörü Deprose Muchena, "Bu vahşet, çatışmalarda şimdiye kadar belgelenmiş en kötü saldırılar arasında yer alıyor. Artan ölü sayısının yanı sıra, Aksum sakinleri şiddet, yas ve toplu definlerin ortasında toplu halde travma yaşadı" ifadelerini kullandı.
Diğer yandan Etiyopya hükümetinin Tigray için oluşturduğu acil durum görev gücü perşembe günü yaptığı açıklamada, Aksum'daki şiddetle ilgili soruşturmalarının sürdüğünü bildirdi.
Devlete bağlı Etiyopya İnsan Hakları Komisyonu, Af Örgütü'nün raporuyla aynı zamana denk gelen bir bildiri yayımladı. Açıklamada, yürütülen ön soruşturmanın, Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) askerlerinin daha önceki bir saldırısına misilleme olarak Eritreli askerlerin Aksum'da bilinmeyen sayıda sivili öldürdüğünü gösterdiği aktarıldı.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in öncülük ettiği hükümete bağlı güçlerle TPLF arasında Kasım 2020'de Tigray'da başlayan şiddetli çatışmalar sırasında bölgenin dış dünyayla iletişimi haftalarca kesilmiş ve medyanın erişimi kısıtlanmıştı. Reuters, bu nedenlerden ötürü Tigray'da katliamlar yapıldığına dair iddiaları doğrulamanın aylar sürdüğünü vurguladı.
Hem Etiyopya hem de Eritre daha önce Eritreli birliklerin Etiyopya topraklarında olduğunu inkar etmişti. TPLF ve birçok bölge sakiniyse, TPLF'nin 4 Kasım'da hükümet üslerine saldırmasının ardından Eritre birliklerinin Etiyopyalı askerleri desteklemek için müdahale ettiğini söylemişti.
Etiyopya Başbakanı Ahmed, TPLF güçlerinin Mekelle'den çekildiği 28 Kasım'da Tigray'da zaferini ilan ederken, bu tarihin Af Örgütü'nün Eritreli askerlerin Aksum'da sivilleri katlettiğini söylediği zamana denk gelmesi dikkat çekti.
Af Örgütü, bu cinayetlerin yerel milislerin saldırısına misilleme olarak gerçekleştirildiğini belirtirken, katliama katılan askerlerin yetişkin erkeklerle erkek çocuklarını sokaklarda infaz ettiğini ve geniş çaplı yağmalamaya karıştığını ifade etti.
İnşaatta çalışan Tigraylı bir adam, Reuters'a verdiği röportajda, Eritreli askerlerin 28 Kasım'da Aksum'da, 17 yaşındaki erkek kardeşi ve 78 yaşındaki babası da dahil olmak üzere ailesinden 6 kişiyi vurarak öldürdüğünü söyledi. Bu kişi bölgede telefon hatları kapalı olduğu için olayı, hayatını kaybeden yakınlarını gömen bölge sakinlerinden bir aydan fazla bir süre sonra öğrenebildi.
Başkent Addis Ababa'dan telefonla bağlanan adam, ​​"Ailemizin sahip olduğu her şey, tüm mutluluklarımız karanlığa dönüştü" dedi.
Tigray'da hükümetin atadığı geçici yönetimin başında bulunan Mulu Nega ise Reuters'a yaptığı açıklamada, "Polis ve yargı soruşturma yapıyor" dedi.
Tarihi kiliseleri ve uzun dikilitaşlarıyla ünlü kent, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.
AP'nin geçen gün paylaştığı haberde, Aksum sakinlerinin, Kutsal Ahit Sandığı'nı barındırdığı düşünülen Meryem Ana Zion Kilisesi'ni federal hükümetle anlaşan Eritreli askerlerden korumak için yardıma koştuğu ve askerlerin müdahalesi sonucu en az 800 kişinin öldürüldüğü iddia edilmişti.

Bölgede yaşayanların aktardığına göre, Tigray düşmanlığıyla bilinen Eritreli askerlerin ölülerin gömülmesine izin vermemesi sonucu sırtlanların kente indiği belirtilmişti.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe