Biden, UAEA toplantısı öncesinde İran üzerindeki baskısını artırıyor

Cumhuriyetçi kanat, Tahran nükleer yükümlülüklerine dönmeden yaptırımları kaldırmaya karşı.

UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)
UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)
TT

Biden, UAEA toplantısı öncesinde İran üzerindeki baskısını artırıyor

UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)
UAEA Başkanı Rafael Grossi, geçen pazartesi günü Tahran ziyareti sonrasında, Viyana Havaalanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. (Uluslararası Ajans)

ABD’li diplomatlar, Biden yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı artırma niyetinin göstergesi olarak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na (UAEA) üye devletlerin heyetlerine İran’ın nükleer faaliyetlerini ‘kınamaya’ çağıran bir belge dağıttı. Diğer taraftan nükleer anlaşmanın tarafları olan ‘5+1 grubu’, 2015 anlaşmadan geri kalanları kurtarmak amacıyla yoğun çabalar sarf ediyor. Cumhuriyetçi kanat Kongre’de Tahran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasına karşı bir yasa tasarısı önerdi.
Söz konusu üç sayfalık belgede, İran’ın nükleer yakıt üretiminin artırdığına dair son raporları tartışmak için gelecek hafta Viyana’da düzenlenecek UAEA yönetim kurulunun yaklaşan toplantısına dikkat çekiliyor. Bloomberg haber ajansına göre belgede UAEA’nın elde ettiği sonuçlar doğrultusunda İran’ın iş birliğine dair duyulan derin endişe yer alıyor.
İranlı uranyum zenginleştirme düzeyini yüzde 20 seviyesine çıkararak nükleer silah üretmeye daha çok yaklaştı. Gelecek haftaki toplantı, Biden yönetiminin yaklaşımının erken bir testi olabilir. Biden, İran’ın Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın (nükleer anlaşma) yükümlülüklerine tam olarak uyması halinde ABD’nin de adım atmaya hazır olduğunu açıkça belirtmişti. Bloomberg, geçen salı günü İran’ın uranyum stokunun, sekiz yıldır ilk kez nükleer silah üretme düzeyine yakın olarak zenginleştirildiğini bildirdi. Ayrıca onlarca yıl önce bazı bölgelerde rastlanan uranyum izlerine yönelik İran açıklamalarının da yetersiz olduğunu aktardı.
ABD’nin dağıttığı belgeye göre dünya, İran’ın geçmişte nükleer silahlar elde etmeye çalıştığını uzun zamandır biliyor. Belgede şu ifadeler yer alıyor:
“İran’ın önceki nükleer silah programından çok sayıda kayıt tuttuğunu biliyoruz. İran artık UAEA ile tam olarak iş birliği yapmalıdır. Dolayısıyla İran’ın geçmişte nükleer silah alanındaki mirasının bugün Tahran’ın beyan etmediği nükleer materyali içermediğini garanti edebiliriz.”
Yapılan değerlendirmeler ‘İran’ın eksik bilgi vermesinin korkunç sonuçları olabileceği’ yönünde. Zira Çin ve Rusya gibi ülkelerin itiraz etme ihtimaline karşı söz konusu dosyaların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sevk edilmesi de muhtemel.
ABD geçen haziran ayında İran’ı son kez cezalandırmaya çalıştığında Çin bu durumu ‘eski Başkan Donald Trump döneminin zorbalığı’ olarak nitelendirerek karşı çıkmıştı. Rusya, Hindistan, Pakistan ve Güney Afrika da söz konusu uygulamaya karşı çıkarak veya çekimser kalarak Çin’e destek verdiler.
ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçi kanat İran rejimine yönelik yaptırımların kaldırılmasına karşı bir yasa tasarısı öne sürdü. Cumhuriyeti senatörler Tom Cotton ve Mike Gallagher tarafından sunulan metinde Biden yönetimine, Tahran ‘nükleer hedeflerinden vazgeçmediği ve bölgedeki şiddet ve terörizme desteğini durdurmadığı sürece herhangi bir yaptırımı kaldırmama’ çağrısı yapıldı.
Senatörler, ABD Başkanı Joe Biden’ı eski Başkan Barack Obama’nın hatalarını tekrarlamaması konusunda da uyardılar. Ayrıca tasarının her iki mecliste de sunulmasının ardından yaptıkları açıklamada “İran, Obama yönetiminin zayıf politikalarından yararlandı. Başkan Biden, aynı hataları tekrar etmemelidir” ifadeleri kullanıdı.
Öneri, İran rejiminden tavizler elde etmek üzere bir baskı kartı olarak kullanılması için Kongre’de Tahran’a karşı yaptırımların kaldırılmaması yönünde çağrıların artması sonrasında geldi. Bazı senatörler Biden’ı ‘balistik füze programı ve İran’ın bölgedeki yıkıcı faaliyetleri’ ile ‘nükleer bir anlaşma sağlanması’ arasında bağ kurmaya çağırdı.
Diğer yandan bir grup Demokrat, Biden’ın İran ile diplomasiye güvenmesini ve nükleer anlaşmaya geri dönmesini destekleyen bir yasa tasarısı sundu. Tasarıda, anlaşmanın tüm şartlarına uyulmamasının İran’ın nükleer silah edinmesine yol açabileceğine de değiniliyor. Ayrıca İran’ın eski anlaşmanın tüm şartlarına uymasının ardından balistik füze programının ele alınması gerektiğini belirtiliyor. Tasarıda eski anlaşmada yer alanlara ek olarak yeni kısıtlamalar getirilmesine dikkat çekiliyor.
Tahran’da ise Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün ‘Tahran’ın kendisine getirilen kısıtlamalara uymaktan oldukça uzak olduğu’ ifadelerine destek verdi. Ayrıca ABD’nin bu davranışını ve Avrupa’nın Tahran ile ticaretten uzak durmasını kınadı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price geçen çarşamba günü, nükleer anlaşmayla ilgili tartışmalara geri dönmeye ilişkin olarak ABD’nin İran’a gösterdiği sabrının ‘sınırlı’ olduğu konusunda uyardı. Geçen salı günü de Tahran’ın nükleer anlaşma kapsamında getirilen kısıtlamalara uymaktan çok uzak olduğunu söyledi.
Zarif de 25 Şubat’ta Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “ABD, ancak nükleer anlaşmadan geri çekildikten sonra İran’ın ‘nükleer taahhütlerinden’ uzak adımlar attığını kabul etti” derken İran’ın söz koonsu döneme kadar sınırlarına bağlı olduğunu vurguladı. “ABD’nin bu davranışı, sebebin değişmediği anlamına geliyor” diyen Muhammed Cevad Zarif, “Avrupa üçlüsü de üç yıldır ticaret yapmadığı için suçludur” ifadelerini kullandı. Zarif ayrıca İran’ın, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarına karşılık nükleer anlaşmanın 36’ncı maddesine dayanarak anlaşmadaki taahhütlerini durdurduğunu ve Avrupa ile ABD’nin öncelikle yaptırımları kaldıracak adımlar atması gerektiğini kaydetti.
Washington’ın Tahran’la nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için görüşme yapma teklifinin üzerinden bir hafta geçti. İran bu süre zarfında  BM denetimlerine kısıtlamalar getirdi.
ABD ve müttefikleri (İngiltere, Fransa ve Almanya) söz konusu adıma ‘ölçülü bir sessizlik’ ile yanıt verirken Reuters’ın 25 Şubat’ta yayınladığı haberine göre ABD’li ve Avrupalı yetkililer şu açıklamada bulundular:
“Bu durum, İran’ın müzakere masasına dönmesi umuduyla sarf edilen diplomatik girişimlerin bozulmama arzusunu veya bu gerçekleşmezse ABD yaptırımlarının devam edecek olmasını yansıtıyor.”
Tahran defalarca, Washington’ı 2018 yılında eski Başkan Donald Trump’ın anlaşmadan çekilmesinin ardından uyguladığı yaptırımları hafifletmek için inisiyatif almaya çağırdı. İran bunun ardından, Trump’ın geri çekilmesinden bir yıl sonra başlayan, anlaşmaya yönelik ihlallerine son vereceğini duyurdu.
İsminin açıklanmasını istemeyen ABD’li bir yetkili konuya dair şunları söyledi:
“Önce ABD’nin yaptırımları kaldırması gerektiğini düşünseler bile bu gerçekleşmeyecek. Tahran, Washington’ın anlaşmaya uymaya devam etmesini istiyorsa bunu yapmanın en iyi yolu, hatta tek yolu bu konuların ele alındığı bir masaya oturmaktır.”
İki Avrupalı diplomat da ‘provokasyonlara rağmen’, Batı dörtlüsünün şu an İran’a daha fazla baskı uygulamasını beklemediklerini bildirdiler. Diplomatlardan biri şu açıklamada bulundu:
“Mevcut politika, diplomasi kapısını kapatacak her şeyden kaçınarak kınamaya dönüktür. Dikkatlice hareket etmeliyiz. İleriye dönük bir yolumuz olup olmadığını görmek için üç Avrupa ülkesinin İran’ın acele adımları ve ABD’nin tereddüdü arasında manevra yapıp yapamayacağını beklemeliyiz.”
Söz konusu ‘İran’ın acele adımları’ ifadesiyle anlaşmaya aykırı hareketlerin hızlanmasına işaret ediliyor. Bir diğer Avrupalı diplomat ise Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD baskısının halen devam ettiğini vurguladı. “Çünkü Başkan Joe Biden yaptırımları kaldırmadı. İran, ABD’lilerden olumlu sinyaller alıyor. Şimdi fırsatı değerlendirmelidir” ifadelerini kullandı.
İran, bu hafta sonu UAEA ile iş birliğinin azalmasıyla, nükleer faaliyette bulunulduğundan şüphelenilen, beyan edilmemiş alanlara yönelik sürpriz teftiş çalışmalarını durdurdu.
Avrupa Birliği (AB), 25 Şubat’ta yaptığı açıklamada İran’ı UAEA ile tam iş birliği yapmaya çağırdı. İran’ın UAEA’nın nükleer faaliyetlerini kontrol etme kabiliyetini kısıtlaması konusundaki büyük endişesini dile getiren AB, iş birliğinin ‘İran’ın nükleer faaliyetlerini takip için’ hayati önem taşıdığını bildirdi. AB, nükleer yükümlülüklerini ihlal eden Tahran’ın geri adım atması talebini yinelerken İran’ın son uygulamalarının, UAEA’nın hayati tesisler hakkındaki bilgilere erişmesini ve uluslararası müfettişlerin ‘zenginleştirme operasyonlarını’ takibini engellediği konusunda da uyardı.
Diğer yandan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ülkesinin anlaşmayı yeniden canlandırmak üzere bir fırsatın var olduğuna inandığını söyledi. Ryabkov, Washington ve Tahran arasındaki çıkmazın aşılmasına yardımcı olmak için Biden yönetimi tarafından atılacak ‘somut’ adımları içeren eşzamanlı bir yaklaşım önerdi.
Bloomberg ajansının haberine göre Sergey Ryabkov, “Uzun zamandır var olmayan bir fırsat mevcut” diyerek gelecek ay İran ile 5+1 grubu arasında görüşmelerin yapılabileceğini belirtti.
Rus diplomat, ABD’nin İran’ın varlıkları ve petrol ihracatı üzerindeki yaptırımları kaldırmaya başlayarak anlaşmaya yeniden katılma taahhüdünü gösterebileceğine inandığını ifade ettiği açıklamasında Tahran’ın da kademeli olarak anlaşmaya uyum sağlayabileceğini kaydetti.
Bloomberg, Moskova’nın İran’la yakın ilişkileri ve ABD ve Avrupa ile derin gerginliği göz önüne alındığında, Rusya’nın meseleyi çözme çabalarının ‘Washington’dan büyük bir şüpheyle karşılaşacağını’ aktardı.



Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
TT

Amerikan ordusu için üretilen mermiler, Meksika’daki kartellerin eline geçiyor

Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)
Meksika hükümeti, Amerikan malı silahların ülkeye kaçak yollardan girişini engellemek isityor (Reuters)

Meksika'da kartellerin kullandığı mermilerin neredeyse yarısının, ABD ordusuna mühimmat üreten fabrikada yapıldığı tespit edildi.

Meksika Savunma Bakanı General Ricardo Trevilla Trejo, salı günkü açıklamasında, 2012'den bu yana yaklaşık 137 bin adet .50 kalibrelik merminin ele geçirildiğini söyledi. 

Uyuşturucu çeteleri tarafından kullanılan bu mermilerin yüzde 47'sinin, ABD'nin Missouri eyaletinde yer alan Lake City Ordu Mühimmat Fabrikası'nda üretildiğini bildirdi.

New York Times'ın haberine göre sözkonusu tesis, Amerikan ordusunda kullanılan tüfekler için mermi üreten en büyük fabrika.

Ayrıca General Trejo, Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un göreve başladığı Ekim 2024'ten bu yana polislerin ülkede ele geçirdiği 18 bin ateşli silahtan yaklaşık yüzde 80'inin de ABD menşeli olduğunu söyledi. 

Baskınlarda el konan silahlar arasında .50 kalibrelik Barrett tüfekleri, el bombası fırlatıcıları, roketatarlar ve çeşitli kalibredeki makineli tüfekler var.

Meksika'da silah ruhsatları sıkı denetimlere tabi. Silahlar yasal olarak yalnızca Meksika ordusunun işlettiği iki mağazadan satın alınabiliyor. Belirli kalibre ve özelliklere sahip tabancalar ise sadece ordu ve kolluk kuvvetleri tarafından kullanılabiliyor.

Bu önlemlere rağmen Meksika hükümetinin verilerine göre her yıl 200 bin ila 500 bin adet ateşli silah, ABD'den ülkeye kaçak olarak sokuluyor. 

ABD Yüksek Mahkemesi, Meksika hükümetinin Amerikan silah üreticilerine karşı açtığı davayı geçen yıl oybirliğiyle reddetmişti. Kararda, üreticilerin bağımsız perakendecilerin yasadışı satışlarını durdurmamalarının yardım ve yataklık koşullarını karşılamadığı bildirilmişti. 

Diğer yandan mahkemenin açıklamasında, Meksika devletinin şikayetinde savunduğu gibi "silah satışlarının gerçekleştiğine ve üreticilerin bunun farkında olduğuna dair hiçbir şüphe yok" denmişti. 

Meksika hükümeti, Arizona'daki mahkemeye ABD'li 5 silah şirketi hakkında 2022'de bir dava daha açmıştı. Hukuki süreç devam ediyor. 

Cenevre merkezli sivil toplum kuruluşu Uluslararası Organize Suçla Mücadele Küresel Girişimi (GI-TOC) Direktörü Cecilia Farfan Mendez, şunları söylüyor:  

İronik olan, Meksika ve ABD hükümetlerinin aynı şeyi istemesi: Kartellerin yol açtığı ölümleri azaltmak. Ancak suç örgütleri bu kalibredeki tabancalara kolayca erişebildiği sürece ABD, sanki bu şiddetin ortaya çıkmasını destekliyormuş gibi görünüyor.

 Independent Türkçe, New York Times, BBC


İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
TT

İsrail’de Hamas istihbaratı skandalı: Netanyahu hiçbir şey yapmadı

Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)
Netanyahu, iki devletli çözüme giden süreci tıkayarak ateşkes görüşmelerini de çıkmaza sokmuştu (Reuters)

İsrail istihbaratı, Hamas'ın büyük bir saldırı düzenleyeceğine dair bilgileri Başbakan Binyamin Netanyahu'ya 2018'de doğrudan iletmiş.

İsrailli medya kuruluşları Ynet ve Yedioth Ahronoth'un aktardığına göre Hamas, 2018-2022'de İsrail'in güneyindeki askeri üsler ve sivil yerleşimlere karşı koordineli bir saldırı planlamış. 

İstihbarat yetkililerinin "Eriha Duvarı" adını verdiği kapsamlı harekat planının, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te düzenlediği Aksa Tufanı saldırısını özetler nitelikte olduğu aktarılıyor. 

New York Times, "Eriha Duvarı" kod adlı 40 sayfalık belgenin, İsrailli yetkililerle paylaşıldığını 2023'teki haberinde bildirmişti. Askeri ve istihbarat yetkililerinin, 2022'de haberdar olduğu planı "hayal ürünü" diye niteleyip gerçekleşmesini çok zor bularak dikkate almadığı öne sürülmüştü. 

Ancak İsrail medyasındaki yeni haberlerde, Başbakan Netanyahu'nun 2018'de planla ilgili birden fazla kez doğrudan bilgilendirildiği ortaya kondu. 

Adlarının paylaşılmaması koşuluyla konuşan yetkililer, "Hamas'ın askeri kanadı, topraklarımızın derinliklerine yönelik geniş çaplı bir saldırı için güç mü topluyor?" alt başlıklı istihbarat raporunun, doğrudan Netanyahu'nun masasına bırakıldığını söylüyor. 

Diğer yandan İsrail Başbakanlık Ofisi, ordunun 7 Ekim'deki başarısızlığına ilişkin devam eden soruşturmada, Hamas'ın saldırı planladığına dair önceden bilgi sahibi olunmadığını iddia etmişti. Ofisin, İsrail Kamu Denetçisi Matanyahu Englman'a gönderdiği açıklamada, "Eriha Duvarı" belgesinin Netanyahu'ya hiç sunulmadığı öne sürülmüştü. 

İsrail İstihbarat Kolordusu'na bağlı Birim 8200'den bazı analistlerin de Hamas'ın saldırı hazırlıklarına dair bilgileri 2018'de orduyla paylaştığı 2023'te ortaya çıkmıştı.  

Kaynaklar, bu planların iç güvenlik teşkilatı Şin Bet tarafından incelendikten sonra doğrudan Netanyahu'ya iletildiğini de savunuyor. 

2022 ve 2023'te "Eriha Duvarı" dosyasının yeni istihbarat bilgileriyle güncellendiği fakat bunların doğrudan Netanyahu'ya ulaşmadığı belirtiliyor. İsrail ordusu ve istihbarat kurumları, Gazze Savaşı'nın fitilini ateşleyen 7 Ekim saldırılarına tüm uyarılara rağmen hazırlıksız yakalandığı gerekçesiyle eleştirilmişti.

Başbakan Netanyahu'ya sunulan istihbaratlarla ilgili bilgi sahibi kaynaklardan biri şunları söylüyor: 

Ordu komutanları parçaları birleştirmekte başarısız olsa bile başbakanın görevi, Hamas'ın hedefleri hakkında yanıt talep etmektir. Netanyahu ise hiçbir şey yapmadı.

Independent Türkçe, Haaretz, Times of Israel, Ynet 


Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
TT

Trump, Netanyahu’ya İran’la müzakereleri sürdürme mesajı verdi

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi tarafından yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye ait fotoğraf.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını, ancak İran’la müzakerelerin sürdürülmesi konusunda ısrarcı olduğunu belirtti.

Trump, Beyaz Saray’da üç saati aşk süren görüşmeyi “son derece verimli” olarak nitelendirerek, ABD ile İsrail arasındaki mükemmel ilişkilerin devam ettiğini vurguladı.

Toplantıda, İran’la yeni bir nükleer anlaşmaya varma ihtimali ele alındı. Trump, müzakerelerin başarıya ulaşmasının tercih ettiği seçenek olduğunu ve bu tutumunu Netanyahu’ya ilettiğini söyledi. Anlaşma sağlanamaması halinde ise “işlerin nereye varacağını göreceğiz” dedi. Trump, İran’ın geçmişte bir anlaşmayı reddettiğini ve bunun “gece yarısı çekici” olarak nitelendirdiği bir darbeyle sonuçlandığını hatırlatarak, Tahran’ın bu kez “daha rasyonel ve sorumlu” davranmasını umduğunu ifade etti.

cd
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun resmi internet sitesinde yayımlanan, bugün Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeden bir fotoğraf.

Trump ayrıca Gazze ve genel olarak bölgede “büyük ilerleme” kaydedildiğini savunarak, “Ortadoğu’da barışın fiilen hüküm sürdüğünü” dile getirdi.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner katıldı.

Netanyahu’nun Washington ziyareti, İsrail basını tarafından İran’a karşı stratejik koordinasyon açısından kritik olarak değerlendirildi. Görüşmelerde İran’ın nükleer programının geleceği ve diplomatik sürecin başarısızlığa uğraması halinde İsrail’in askeri hareket serbestisine ilişkin güvenceler öne çıktı.

Netanyahu’nun, müzakerelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalmaması; İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlere verdiği desteğin de kapsama alınması için Trump yönetimine baskı yaptığı aktarıldı. ABD’nin diplomatik sürece şans tanıma konusundaki ısrarına karşın Netanyahu’nun, olası bir anlaşma durumunda dahi İsrail’in İran’a karşı “hareket özgürlüğünü” koruması gerektiğini savunduğu belirtildi.

ghyju
Tahran’da devrimin 47. yıl dönümü kutlamaları kapsamında sergilenen bir füzenin yanında konuşan iki din adamı (New York Times)

Görüşmede Gazze dosyası da ele alındı. Taraflar, İsrail’in resmen katıldığı “Barış Konseyi” çerçevesinde Gazze’nin yeniden imarına yönelik planın ikinci aşamasındaki ilerlemeyi değerlendirdi.

Beyaz Saray yetkilileri, görüşmenin Trump ile Netanyahu arasında yakın bir uyum sergilediğini ve İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesi konusunda ortak vizyon bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, iki liderin önceliklerinde farklılıklar olabileceğine dikkat çekti. Trump’ın siyasi kazanım olarak sunabileceği hızlı bir diplomatik anlaşmaya eğilimli olduğu; Netanyahu’nun ise İran’a kısmi tavizler içeren bir mutabakata karşı daha katı şartlar talep ettiği ve askeri seçeneğin masada kalmasında ısrar ettiği ifade edildi.

Netanyahu, görüşmenin ardından Beyaz Saray’dan ayrıldı. Sabah saatlerinde Dışişleri Bakanı Rubio ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ile Blair House’ta bir araya gelen Netanyahu, ayrıca Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile de temaslarda bulundu. İsrail’in Washington Büyükelçisi Michael Leiter, görüşmelerde “önemli jeostratejik gelişmelerin” ele alındığını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, söz konusu temasların siyasi ve güvenlik koordinasyonu çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

Trump, salı günü yaptığı açıklamada anlaşma sağlanmaması halinde İran’a karşı sert adımlar atılabileceğini söylemişti. Axios’a konuşan Trump, Tahran’ın “bir anlaşma yapmak için güçlü istek duyduğunu” savunarak, İran’ın nükleer silah ya da füze sahibi olmasına izin verilmeyeceğini ifade etti. İsrail’in müzakere sürecini sekteye uğratacak adımlar atmasını istemediğini de sözlerine ekledi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de anlaşma sağlanamaması halinde “başka bir seçeneğin” masada olduğunu belirterek, Trump’ın tüm seçenekleri açık tuttuğunu söyledi. Vance, Washington’un önceliğinin İran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu, rejim değişikliğinin ise İran halkının vereceği bir karar olduğunu kaydetti.

New York Times, ABD’nin İran’la yürüttüğü dolaylı müzakerelerde ilerleme sağlanmasının zor olduğuna işaret ederken; İsrail’in taleplerinin Washington’da yankı bulduğunu, ancak Tahran’ın balistik füze programı ve bölgesel vekil unsurlar konusunu müzakere kapsamına almaya yanaşmadığını yazdı.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığı analize göre ABD yönetiminin İran’a baskıyı artırmak amacıyla İran petrolü taşıyan tankerlerin müsaderesini değerlendiriyor. Ancak böyle bir adımın Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini tehdit edebileceği ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarıları yapılıyor.

Gazete, ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl 20’den fazla İran petrol tankerine yaptırım uyguladığını ve Beyaz Saray’ın olası müsadereler için hukuki zemin hazırlığı yaptığını aktardı. ABD’li bir yetkili, Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini ancak görüşmelerin çökmesi halinde alternatif seçeneklerin hazır tutulduğunu söyledi.

ABD Ulaştırma Bakanlığı ise Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi’nde ticari gemilere yönelik potansiyel tehditlere karşı uyarıda bulundu.