İtalya ve Brezilya salgının yayılmasını engellemek için kapatma önlemlerini sıkılaştırıyor

İtalya ve Brezilya salgının yayılmasını engellemek için kapatma önlemlerini sıkılaştırıyor
TT

İtalya ve Brezilya salgının yayılmasını engellemek için kapatma önlemlerini sıkılaştırıyor

İtalya ve Brezilya salgının yayılmasını engellemek için kapatma önlemlerini sıkılaştırıyor

İtalya hükümeti, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasının hızlanmasına karşı Milano, Torino ve çevresinin yanı sıra diğer üç bölgede koronavirüs ile mücadele kapsamında uygulanan kısıtlamaları sıkılaştırdı.
Bloomberg News’in cumartesi günü aktardığına göre, Sağlık Bakanı Roberto Speranza, pazartesi gününden itibaren, Molise ve Basilicata şehirlerini yüksek riskli bölgeler, kuzey ve orta İtalya’daki Lombardiya, Piyemonte ve Marche bölgelerinin orta riskli bölgeler olarak sınıflandırılmasını içeren kararnameyi imzaladı.
Kararname, bar ve restoranların kapatılması da dahil olmak üzere bazı kısıtlamaların uygulanmasına yol açacak ve insanların seyahatlerine katı kısıtlamalar getirerek, şehirlerinden veya kasabalarından ayrılmalarını yasaklayacak. İtalyan ANSA ajansının haberine göre, Basilicata bölgesi gibi salgından en çok etkilenen bazı bölgelerde zaten eğitime ara vereceklerini duyurmuşlardı. Öte yandan, Sardinya bölgesinde vaka sayılarında sürekli bir düşüş gözlemlendi. Bu durum adanın, ulusal hükümetin uyguladığı kısıtlamaları kaldırarak, bunun yerine yerel kurallara ilişkin kararlar alabileceği anlamına geliyor. Sardinya, arka arkaya üç hafta boyunca 100 bin kişide 50’den az vaka kaydetmesi ile bu kategoriye giren ilk bölge olacak.
İtalya cuma günü, Ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek vaka oranı ile 20 bin 499 yeni koronavirüs vakası kaydetti.

Fransa’da karantina uygulayacak
Fransa, Cote d’Azur’un (Fransız Rivierası) kıyı bölgesinde ve ülkenin kuzeyindeki Dunkirk’te koronavirüs salgını kontrol altına almak için önlemler uygularken diğer yandan ABD Temsilciler Meclisi, Kovid-19’un yansımalarına karşı 1,9 trilyon dolarlık dev bir ekonomik paketi onayladı. İngiltere, Kovid-19 ile mücadelede sağlık çalışanları için rekor sayıda topladığı bağışlarla “bir kahraman” olarak 100 yaşındaki hayatını kaybeden, İkinci Dünya Savaşı gazisi Yüzbaşı Tom Moore’a (Kaptan Tom) veda etti.
Fransa hükümeti, ülkenin 101 bölgesinden yaklaşık 20’sini yakından izliyor ve güneydoğuda Cote d’Azur ve kuzeyde Dunkirk bölgelerinden yeniden karantina önlemleri uyguluyor.
Sıra Fransa’nın en büyük 5. şehri olan Nice’a da geldi, şehirde cumartesi günü karantina uygulanacak. Sabahın erken saatlerinde sahilde yürüyüş yapan 51 yaşındaki tasarımcı Frederique Duval, “Daha sonrasında biraz daha özgür olabilmemiz için bunu yaşamamız gerekiyorsa, neden olmasın?” dedi. Özel teknelerde aşçılık yapan 56 yaşındaki Charlie Kentish “Bir şey yapmak gerekiyor. Bölgedeki Kovid krizi giderek kötüleşiyor” dedi. 30 yıldır Nice’da ikamet eden bir İngiliz “Kapanma tedbirlerini çok iyi anladığını” belirtiyor, bu hafta sonu üç çocuğuyla birlikte “Playstation’da oynayarak vakit geçirmeye” hazırlanıyor. Dunkirk’te polisler konuşlandırıldı ve gönüllüler, tek yönlü bir trafiğin uygulandığı bir kalabalık bir caddede insanlara maske ve el dezenfektanları dağıttılar. İçlerinden biri Fransız basınına verdiği röportajda “Genel olarak herkesin mücadeleye katıldığını” belirti ve insanların “‘Bıktık’ dedikleri ancak dikkatli olma ihtiyacını anladıklarını” söyledi.

Brezilya koronavirüse karşı kısıtlamalar getirmeyi planlıyor
Brezilya haber ajansı G1’in cuma günü yaptığı habere göre, ülke, koronavirüsün hızla yayılması ile mücadele kapsamında 12 eyalet ve başkent Brasilia’da, önlemleri sıkılaştırmayı planlıyor. Bu önlemler, günlük yaşam için gerekli olmayan hizmetlere yönelik kısıtlamalar getirilmesinden okulların kapatılması ve gece sokağa çıkma yasağı uygulanması gibi konularda sıralanıyor. Ceara Eyaleti dün, hafta sonları sokağa çıkma yasağını 20.00-05.00 olarak uzatma kararı alırken, hafta içi 19.00-05.00 saatleri arasında uygulanmasına karar verildi.
Solcu Ceara eyalet Valisi Camilo Santana, yüz yüze toplantılardan kaçınmak için kuzeydoğu eyaleti ziyareti sırasında Başkan Jair Bolsonaro ile görüşmeyi reddetmişti. Yeni önlemler, çeşitli eyaletlerin yakın zamanda sağlık sistemlerinin çökmesine ilişkin uyarıda bulunmasının ardından, çalışma kapasitelerinde maksimum seviyeye ulaşan hastanelerin üzerindeki yükü azaltmayı amaçlıyor. Brezilya, koronavirüs salgınından en çok etkilenen ülkelerden biri ve geçen Ocak ayına kadar Kovid-19’a karşı aşıları yapmaya başlamamıştı. Latin Amerika kıtasındaki en büyük ülke olan Brezilya’da şu ana kadar yaklaşık 10,5 milyona ulaştı, bu sayı ABD ve Hindistan’ın ardından dünya çapında kaydedilen en yüksek vaka sayısı.
Brezilya’daki koronavirüse bağlı can kaybı sayısı, ilk vakanın kaydedilmesinden bir yıl geçmesinin ardından geçtiğimiz günlerde 250 bini aşmıştı. Başkan Bolsonaro, krizin başlangıcında virüs tehlikesini defalarca kez küçümsemiş ve ekonomik nedenlerle kısıtlamalar uygulamayı reddetmişti. Bolsonaro, şu anda “eyaletlerini kapatan” valilere, devlet tarafından sunulan acil yardımların maliyetlerini ödemek zorunda kalacakları konusunda uyarıda bulunmasının yanı sıra koronavirüs aşısına yönelik şüpheleri uyandırmıştı.



Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
TT

Gazze'de termobarik mühimmat mı kullanıldı? İsrail ABD'den aldığı silahlarla 3 bin Filistiniliyi buharlaştırmış

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde Ekim 2023'ten bu yana en az 72 bin kişi katletti (Reuters)

İsrail, ABD'nin sağladığı termal mühimmatla 3 bine yakın Filistinliyi küle çevirmiş.

Katar merkezli medya kuruluşu El Cezire'nin haberinde, İsrail ordusunun Gazze savaşında yüksek ısı üretebilen termal ve termobarik bomba kullandığı öne sürülüyor. 

Gazetenin "Hikâyenin Geri Kalanı" adlı araştırmasına göre, Gazze Sivil Savunma ekipleri savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana 2 bin 842 Filistinliyi "buharlaşmış" diye belgeledi. 

Bu kişilerden geriye yalnızca duvarlara sıçramış kan izleri veya küçük doku parçaları kaldığı belirtiliyor.

Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal, kayıtların sahadaki adli incelemelere dayandığını, olay yerinde "eleme yöntemine" başvurduklarını belirtiyor: 

Hedef alınan bir eve giriyoruz ve içeride olduğu bilinen kişi sayısını çıkarılan cesetlerle karşılaştırıyoruz. Aile içeride beş kişi olduğunu söylüyorsa ve biz yalnızca üç sağlam ceset bulabiliyorsak, kapsamlı aramalar sonucunda sadece biyolojik izler kaldığını gördüğümüzde, diğer iki kişiyi 'buharlaşmış' olarak kaydediyoruz.

Haberde, bu durumun termal ve termobarik silahların sistematik kullanımından kaynaklandığı iddia ediliyor. "Vakum bombası" diye de bilinen bu silahlar 3 bin 500 santigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Genel Direktörü Dr. Münir el-Burş, insan bedeninin yaklaşık yüzde 80'inin sudan oluştuğunu hatırlatarak şunları söylüyor: 

3 bin dereceyi aşan enerjiye, yoğun basınç ve oksidasyon eşlik ettiğinde vücut sıvıları anında kaynar. Dokular buharlaşır ve küle dönüşür. Bu kimyasal olarak kaçınılmazdır.

Rus silah uzmanı Vasily Fatigarov, bombanın yanma süresini uzatmak için karışıma alüminyum, magnezyum ve titanyum tozları eklendiğini, bunların ısıyı daha da artırdığını belirtiyor. 

ABD yapımı bazı bombalarda kullanılan tritonal maddesinin de çok yüksek ısı ürettiği vurgulanıyor.

Araştırmaya göre yaklaşık 900 kilogramlık MK-84 "Hammer" bombası, tritonal içeriyor ve 3 bin 500 santaigrat dereceye varan ısı üretebiliyor. 

Sığınak delici" BLU-109 bombalarınınsa içerdiği PBXN-109 patlayıcı karışımı sayesinde kapalı alanlarda büyük ateş topu oluşturarak içeridekileri yaktığı ifade ediliyor. 

İsrail ordusunun bu bombaları, Eylül 2024'te "güvenli bölge" ilan ettiği El-Mevasi'de kullanıldığı ve 22 kişinin kalıntı bırakmadan öldürüldüğü savunuluyor. 

AFX-757 patlayıcısının kullanıldığı GBU-39 hassas güdümlü bomba da Ağustos 2024'teki Tabiin Okulu saldırısında kullanılmış. Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı okul binasına atılan bu bomba, basınç dalgası ve yüksek ısıyla öldürüyor. Rus uzman Fatigarov'a göre mühimmat, binayı nispeten sağlam bırakıp içindekileri yakarak yok etmek için tasarlanmış. 

Gazze'deki Sivil Savunma ekiplerinin, "buharlaşmış" cesetlerin olduğu alanlarda GBU-39'a ait kanat parçaları bulduğu aktarılıyor.

Georgetown Üniversitesi'nin Katar kampüsünden hukukçu Diana Buttu, bu tür silahların kullanımının yalnızca İsrail'i değil tedarikçileri de sorumlu kıldığını vurgulayarak şunları söylüyor: 

Bu sadece İsrail'in işlediği değil, küresel çapta yapılmış bir soykırımdır.

Buttu, "Bu silahların ABD ve Avrupa'dan sürekli olarak gönderildiğini görüyoruz. Bu silahların savaşçıyla çocuk arasında ayrım yapmadığını bilmelerine rağmen, göndermeye devam ediyorlar" diye ekleyerek, bunun savaş suçu sayılacağını belirtti. 

Birleşmiş Milletler'e bağlı İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu'nun geçen yıl eylülde yayımladığı raporda, İsrail'in Gazze Şeridi'nde Filistinlilere karşı soykırım yaptığı sonucuna varılmıştı. Tel Aviv yönetimiyse raporun bulgularını "yanlış ve çarpıtılmış" diye nitelemişti.

Independent Türkçe, El Cezire, The Cradle, New Arab


İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Avustralya'daki Yahudi karşıtlığı 'korkutucu ve endişe verici'

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Melbourne'deki Yahudi topluluğu için düzenlenen etkinlikte (AFP)

Avustralya'yı ziyaret eden İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkedeki antisemitizmi “korkutucu” ve “endişe verici” olarak nitelendirirken, “barış isteyen sessiz çoğunluk Avustralyalılar”a da dikkat çekti.

Herzog, Sidney'deki Bondi Plajı'nda meydana gelen ölümcül silahlı saldırının kurbanlarına taziyelerini sunmak ve Yahudi topluluğunu teselli etmek için pazartesi günü Avustralya'ya dört günlük bir ziyaret başlattı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bugün Melbourne'a (güneydoğu) gitmeden önce Seven TV'ye verdiği demeçte, 14 Aralık'ta 15 kişinin öldüğü saldırının ardından antisemitik nefret “dalgasının” zirveye ulaştığını söyledi.

Bunun “korkutucu ve endişe verici” olduğunu vurgulayan Herzog, “barış isteyen, Yahudi topluluğuna saygı duyan ve elbette İsrail ile diyalog kurmak isteyen sessiz bir Avustralya çoğunluğu da var” diye belirtti.

Pazartesi günü, Herzog'un Sidney'e gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ve polis arasında çatışmalar çıktı.

AFP muhabiri, polisin göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandığını ve yürüyüş önceden belirlenmiş rotadan sapmaya çalıştığında Fransız basın muhabirleri de dahil olmak üzere, gazetecilere göz yaşartıcı gaz atıldığını bildirdi.

Görsel kaldırıldı.
Melbourne'deki Flinders Street İstasyonu önünde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un ziyaretine karşı düzenlenen gösteri için toplanan protestocular (EPA)

AFP muhabiri, yürüyüşçüler ile polis arasında çıkan çatışmalarda en az 15 protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.

Yürüyüş, Herzog'u Gazze Şeridi'nde “soykırım” yapmakla suçlayan ve Canberra'nın uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak soruşturulmasını talep eden Palestine Action grubu tarafından düzenlendi.

Avustralya'daki Yahudileri temsil eden ana kuruluş olan Avustralya Yahudileri Yürütme Konseyi ziyareti memnuniyetle karşılarken, Avustralya Yahudi Konseyi ziyareti reddetti ve İsrail cumhurbaşkanını, Gazze Şeridi'nin “süregelen yıkımından” sorumlu tuttu.

Görsel kaldırıldı.
Pazartesi günü, Sydney'de Herzog'un gelişini protesto eden Filistin yanlısı göstericiler ile polis arasında çatışmalar çıktı (EPA)

Bu arada ABC, Melbourne Üniversitesi'ndeki bir binaya “Herzog'a ölüm” yazısının yazıldığını bildirdi.

2025 yılında, bağımsız bir BM soruşturma komisyonu, İsrail'in 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Yahudi devletine saldırmasının ardından patlak veren savaşın başlangıcından bu yana Gazze'de “soykırım” işlediğine karar verdi.

Birleşmiş Milletler adına konuşmayan komisyona göre, Herzog ve diğer İsrailli liderler Filistin topraklarında “soykırımı kışkırttı”, ancak İsrail bunu ‘kesinlikle’ reddetti, “önyargılı ve yanlış bir rapor” olarak kınadı.


Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
TT

Rusya adına casusluk yapan Ukraynalıların sayısı neden artıyor?

Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)
Ukrayna'nın Pokrovsk kentinde Rus bayrağı taşıyan askerler (Reuters)

Ukrayna’da bir papazın kızı Rus istihbaratına casusluk yapmaktan 15 yıl hapse mahkûm edildi

19 Temmuz 2024 günü öğleden kısa bir süre sonra, bir papazın kızı 19 yaşındaki Hristina Garkavenko, Ukrayna’nın doğusundaki Pokrovsk kentinde bulunan bir kiliseye geldi. Dindar olmasına rağmen bu kez kiliseye ibadet için gitmemişti.

Babasının burada görev yapması nedeniyle binayı iyi tanıyan genç kadın, ikinci kata çıkarak odalardan birine girdi. Perdelerle kapatılmış pencerede cep telefonunu canlı yayın kamerası olarak yerleştirdi ve cihazı, doğudaki cephe hatlarına gidip gelen Ukrayna askeri birlikleri ve araçlarının kullandığı yola doğru çevirdi. CNN’in aktardığına göre, görüntüler doğrudan Rus istihbaratına iletildi.

Ukraynalı savcılara göre Garkavenko’nun Rus istihbaratı adına yürüttüğü tek faaliyet bu değildi. Genç kadın yıl boyunca bir Rus ajanıyla temas halinde kalarak, stratejik öneme sahip Pokrovsk’taki Ukrayna askerleri ve askeri teçhizatın konumlarına ilişkin bilgiler aktardı.

Binlerce kişiden biri

Vatana ihanet suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Garkavenko’nun, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve diğer Rus istihbarat birimleri tarafından ülkesi aleyhine casusluk yapmak üzere devşirildiği düşünülen binlerce Ukraynalıdan biri olduğu ifade edilidyor.

Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) göre Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı kapsamlı işgalden bu yana 3 bin 800’den fazla vatana ihanet soruşturması açıldı. Bu davalarda bin 200’den fazla kişi suçlu bulunarak hüküm giydi.

Hüküm giyenler ortalama 12 ila 13 yıl arasında ceza alırken, bazı sanıklar müebbet hapisle cezalandırılıyor.

CNN’in ulaştığı FSB ise konuyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Şarku'l Avsat'ın CNN’den aktardığına göre Ukraynalı avukat ve uluslararası insancıl hukuk uzmanı Andriy Yakovliv yaptığı açıklamada, Kiev yönetiminin “adil yargılama için gerekli koşulları sağladığını” ve ülke mahkemelerinin genel olarak usul kurallarına uyduğunu belirtti. Yakovliv, savcılığın yeterli delil olmadan dava açmadığını ve mahkûm etmek üzere herhangi bir bahaneye başvurmadığını belirtti.

En yaygın ihanet türü

SBU’ya göre savaş döneminde en yaygın vatana ihanet türü, bilgilerin Rus istihbaratına sızdırılması.

SBU’nun açıklamasına göre “Cephe hattına yakın bölgelerde en sık, Ukrayna ordusunun hareketleri ve konuşlandığı yerler hakkında bilgi toplayıp bunları sızdıran ajanları yakalanıyor. Ukrayna’nın batı ve orta kesimlerinde ise askeri tesisler ve kritik altyapı hakkında bilgi toplanıyor, bunları sızdırıyor ve enerji santralleri, polis binaları ile demiryolu hatları yakınında sabotaj girişimlerinde bulunuluyor.”

Ukraynalılar neden casusluğu kabul ediyor?

CNN’nin haberine göre Rusya’nın devşirdiği Ukraynalılar farklı kesimlerden geliyor. Ukraynalı istihbarat yetkililerine göre ideolojik nedenlerle hareket edenlerin sayısı azalıyor. Casusluğu kabul edenlerin çoğu için temel motivasyon para.

SBU, Rus istihbaratının öncelikli olarak işsizler ya da uyuşturucu, alkol veya kumar bağımlılarını veya paraya acil ihtiyacı olan kişileri hedef aldığını belirtiyor.

SBU’da görevli bir karşı istihbarat yetkilisi CNN’e yaptığı açıklamada, Telegram kanallarının devşirmede kullanılan en yaygın araçlarından biri olduğunu söyledi. Yetkiliye göre Ruslar, “hızlı ve kolay kazanç” vaat eden ilanlar yayımlıyor ve görevleri kademeli olarak veriyor.

Yetkili, ilk aşamada oldukça basit olan görevler verildiğini belirtiyor, “Örneğin kahve satın almak ve kafedeki fişi fotoğraflamak gibi. Bunun karşılığında para banka kartına yatırılıyor ve devşirme süreci adım adım ilerliyor. Daha sonra demiryolu hatları boyunca kamera yerleştirmek, askeri tesisleri görüntülemek gibi daha hassas görevler veriliyor” dedi.  

Yetkili ayrıca, kişinin bir aşamada iş birliğini reddetmesi durumunda Rus ajanların şantaja başvurduğunu ve önceki yazışmaları SBU’ya iletmekle tehdit ettiğini belirterek, “O noktadan sonra geri dönüş imkanı kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.