Suudi Arabistan Adalet Bakanı: İstisnalar dışında hiçbir tahvilin askıya alınmaması veya iptal edilmemesi talimatı verildi

Suudi Arabistan Adalet Bakanı Şeyh Dr. Velid es-Samaani, Saudia TV’ye açıklamalarda bulundu
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Şeyh Dr. Velid es-Samaani, Saudia TV’ye açıklamalarda bulundu
TT

Suudi Arabistan Adalet Bakanı: İstisnalar dışında hiçbir tahvilin askıya alınmaması veya iptal edilmemesi talimatı verildi

Suudi Arabistan Adalet Bakanı Şeyh Dr. Velid es-Samaani, Saudia TV’ye açıklamalarda bulundu
Suudi Arabistan Adalet Bakanı Şeyh Dr. Velid es-Samaani, Saudia TV’ye açıklamalarda bulundu

Suudi Arabistan Adalet Bakanı Şeyh Dr. Velid es-Samaani, tahvillerin güvenilirliğini artırmak için onaylı bir düzenleme planı çerçevesinde herhangi bir tahvilin askıya alınmaması veya iptal edilmemesi için talimat verildiğini açıkladı.
Talimatın amacının tahvillerin güvenilirliğini artırmak olduğunu söyleyen Bakan Samaani, Adalet Bakanlığı nezdinde mali hesaplar ve gayrimenkule ilişkin mali işlemlerin engellenmesi ve bu kapsam dışında borçluyu etkilemeyecek şekilde borcun alacaklı tarafından tahsil edilmesi hariç hiçbir hizmetin askıya alınması veya iptal edilmesinin söz konusu olmadığını belirtti.
Bakan Samaani Saudia TV’ye verdiği röportajda, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın son konuşmasını, ‘ülkedeki yasama ortamını geliştirmek için tarihi bir değişimin ve değişikliğin duyurusu’ olarak niteledi. Samaani bunun nedenini ise Veliaht Prens’in konuşmasının sadece yargı ile ilgili değil, aynı zamanda insan hakları alanında da özel mevzuatlar içermesine bağladı. Veliaht Prens’in konuşması, Suudi Arabistan’ın İslam hukukunun hükümleri, kuralları ve hedeflerine dayalı sabiteleri çerçevesinde adaleti sağlamayı garanti eden en son yasal teorileri ve insan hakları standartlarını benimseyerek mevzuat metodolojisinin oluşturulmasında bir reform yapılmasını içeriyordu.
Bakan Samaani şöyle devam etti:
“Bu mevzuatların çıkarılması, uzmanlar, avukatlar ve hukuk alanındaki diğer profesyoneller arasında yasal kesinliğin artmasına ve adaletin suçları ve haksızlığı önleyiciliğinin geliştirilmesinde önemli bir etkiye sahip olacak olan kararların alınmasına katkı sağlayacaktır.”
Görüş ile hakimin takdir yetkisi arasındaki farkı açıklayan Bakan Samaani, “Görüş, olay için uygun kararın seçilmesiyle ilgilidir ve hakim, olaya yasal metni uygulayarak müdahale eder. Takdir yetkisi ise, tazminatın belirlenmesi veya cezalar arasında üst ve alt sınırların seçilmesi gibi yasa çerçevesindeki bazı tahminlerin seçimi ile ilgili araçlardan biridir.”
Kişisel statü yasası taslağının bazı özelliklerine de değinen Bakan Samaani, “Eşler arasında uzlaşma sağlandığında aile bağını ve bu evliliği sürdürebileceklerine kanaat getirilirse, taslak bu evliliğin sürdürülmesini ve eşler çıkarlarının gözetilmesini hedefliyor. Aksi takdirde eğer çocuklar bu evlilikten zarar görüyorsa veya evliliğin devam etmesi konusunda bir anlaşmazlık varsa çocukların menfaatleri, nafaka, velayet ve ziyaret gibi konuların yanı sıra iki tarafın da hakları dikkate alınarak eşlerin ayrılmaları öngörülmektedir” dedi.
Ceza sistemi ile ilgili olarak ise Samaani, ‘kanunda veya ilgili yönetmeliklerde öngörülenler dışında yargıdan beklenen hiçbir cezai eylem veya engelin olmayacağını’ belirtti. Hapis cezalarına alternatif cezaların onaylandığını söyleyen Adalet Bakanı, ‘tüm konularda insan hakları standartlarının dikkate alındığını ve aile ve çocuklarla ilgili suçlara odaklanıldığını’ belirtti. Yargı alanında gelişimin odaklı ve objektif olacağını ifade eden Samaani, bu yüzden bir sonraki aşamanın önemli olduğunu vurguladı.

Yargı bir bütün olarak tanımlanıyor
Kurumsal yargı kavramını da açıklayan Bakan Samaani, bunun, hâkimin kendi verdiği teminatlara bel bağlanan kişisel yargıdan kurumsal yargıya geçiş olduğunu kaydetti. Yeni düzenlemelere göre kurumsal yargının, yargıya vardığını ve teknik bir görüş sunduğunu ifade eden Samaani, en yüksekte mahkemenin yer aldığını ve yargının bir bütün olarak tanımlandığını belirtti. Bakan, kurumsal yargının, yargının ve hakimlerin bağımsız olduğunu ve hakimin şeriata dayalı sistemi tarafsızca uyguladığı anlamına geldiğini söyledi.
 Koyulan hedeflere ulaşmak için daha kat edilmesi gerek uzun bir yol olduğunu dile getiren Adalet Bakanı, Bakanlığın yalnızca hizmet verdiklerinin memnuniyetini sağlamak için değil, onları etkilemek için de zamanla yarıştığını, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın bu iyimser ve iddialı bakış açısını her zaman vurguladığını belirtti. Samaani ayrıca yargı alanında yapay zeka teknolojisinden yararlanacaklarını da sözlerine ekledi.
Kademeli bir geçiş planına göre fesihler de dahil olmak üzere anlaşmazlık konusu içermeyen tüm meselelerin, mahkemelerden yargı sistemi içindeki diğer yetkili makamlara aktarılacağını belirten Bakan Samaani, yakında tüm sözleşme ve beyannameler için bir kimlik doğrulama platformu olan ‘Tawtheeq’ uygulamasına geçileceğini, buradaki bilgilerin ‘Tanfeeth’ adlı elektronik sisteme aktarılacağını, böylece sözleşmeler ve beyannamelerin noterler veya icra mahkemeleri nezdinde incelenmesine gerek kalmadan uygulamaya koyulacağını kaydetti.
Şuan 100 milyon gayrimenkul belgesinin dijital ortama aktarılması çalışmaları yapıldığını ve bunların 10 milyonunun aktarıldığını belirten Samaani, para borsaları sistemine benzer bir ‘Gayrimenkul Borsası’ sisteminin başlatıldığını duyurdu. Samaani, bu sistem sayesinde bilgilerin doğruluğunun teyit edildiği ve sistem içinde işlem gören tahvillerin güvenilirliğinin sağlandığı hızlı ve entegre bir dijital platform üzerinden gayrimenkul alım-satımının yapılacağını söyledi.
Hizmetin başlamasından bu yana 4 milyondan fazla dijital acentelik açıldığına dikkati çeken Samaani, sistem içerisinde toplam değeri iki milyar riyalin üzerinde olan 25 binden fazla işlem yapıldığını aktardı.
İcra mahkemesinin, borçlunun, borcunu aşan veya etkileyen şeylerden zarar görmemesini sağlarken, borcu tahsil edip alacaklıya en hızlı şekilde teslim etmeye çalıştığını söyleyen Adalet Bakanı, alacaklının bir takım hakları olduğunu ve bu yüzden borcu yasal olarak belgelemesi gerektiğini belirtti.
Bakan Samaani şunları söyledi:
“Adalet Bakanlığı nezdinde mali hesaplar ve gayrimenkule ilişkin mali işlemlerin engellenmesi ve bunların dışında borçluyu etkilemeyecek şekilde alacaklının borcu tahsil etmesi hariç hiç bir hizmetin durdurulması söz konusu değildir. Bu yılın sonunda, dijital bir icra mahkemesi açacağız. Mahkeme, dava başvurusunun başlangıcından uygulanmasına kadar tamamen dijital olacak. Çek ve tahsilat işlemleri tamamen elektronik yollarla yapılacak.”
Bakan Samaani, avukatlık mesleğinin gelişimiyle ilgili olarak ise, yeni mevzuatla birlikte yakında avukatlara daha fazla iş düşeceğine dikkati çekti. Bakan Samaani, “Avukatlar, daha büyük roller üstlenecek. Bakanlığın ve baronun, yargı sürecinin ana girişi olduğu için avukatların rolünü aktif hale getirme ve avukatlara daha fazla yetki verme konusunda çabaları söz konusu” diye konuştu.

 


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.