İsrail’den İran ile nükleer anlaşma konusunda ‘radikal değişim’ çağrısı

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz. (Reuters)
İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz. (Reuters)
TT

İsrail’den İran ile nükleer anlaşma konusunda ‘radikal değişim’ çağrısı

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz. (Reuters)
İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz. (Reuters)

İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz dün yaptığı açıklamada, Batı ile İran arasında yapılacak herhangi bir yeni nükleer anlaşmanın öncekine göre ‘radikal değişim’ içermesi gerektiğini söyledi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen Steinitz, ABD Başkanı Joe Biden'a İran'a konusundaki davranışını değiştirmesi ve nükleer programını kaldırması için ‘azami baskı’ yapması çağrısında bulundu. Reuters’a göre İsrailli Bakan,  Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın katıldığı ve ‘IHS Markit’ tarafından düzenlenen CERAWeeK adlı çevrimiçi konferansta yaptığı açıklamada “Ortadoğu’daki tüm ülkelerin bu durumun önceden önlenmesi gereken yıkıcı bir tehdit olduğu konusunda hemfikir” ifadesini kullandı.
Diğer yandan İsrail Çevre Koruma Bakanı Gila Gamliel, ülke kıyılarında şubat ayında meydana gelen petrol sızıntısını "terör" olarak nitelendirdiği açıklamasında İran'ın felaketle bağlantılı olduğuna inandığını söyledi.
İsrail tarafından yürütülen soruşturmada, 11 Şubat’ta kıyıdan 50 km açıkta geçen belirsiz bir gemiye atıfta bulunulurken koruma gruplarının çevresel felaket olarak tanımladığı ve etkilerinin yok olmasının yılları alabileceğini belirttiği bir sızıntıya ikkat çekildi.
Bu bağlamda İsrail'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Gilad Erdan dün BM Güvenlik Konseyi'ne giderek İran’a karşı resmi bir şikayette bulundu. Umman Körfezi'nde seyreden bir İsrail kargo gemisine düzenlenen saldırıdan Tahran’ı sorumlu tuttu.
İsrail internet siteleri dün İsrailli işadamı Rami Unger'e ait MV Helios Ray adlı İsrail gemisinin faaliyetlerine geri döndüğünü aktardı.
Erdan, BM Güvelik Konseyi’ne yazdığı mektupta saldırıdan İran’ı sorumlu tutarken İsrail’in İran’ın Ortadoğu ve dünya genelindeki faaliyetleri konusunda defalarca uyarıda bulunduğuna dikkat çekti. Mektubunda konuya dair hiçbir şeyin değişmediğini belirten Erdan, Körfez’de yaşanan yeni saldırıyla birlikte İran’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmaya ve uluslararası hukuku ihlal etmeye devam ettiğini söyledi. İsrailli yetkili, ‘vatandaşlarını korumak için gerekli tüm tedbirleri alacaklarını” vurguladı.
Bahama bayraklı olan ve Doğu Asya’ya araba taşıyan MV Helios Ray adlı İsrail gemisi geçtiğimiz cuma günü Singapur’a doğru yola çıkmıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Benny Gantz ve Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi İran'ı ve bölgedeki milislerini söz konusu saldırıyı planlamakla suçladı.
İngiliz deniz güvenlik şirketi Dryad Global'a ait internet sitesinde, geminin patlayıcı bir cihazla saldırıya maruz kaldığı iddia edilirken İsrailli yetkililer ise geminin büyük olasılıkla uzaktan fırlatılan bir füze ile vurulduğunu kaydettiler. Yetkililer, patlamanın arkasında olduğunu belirttikleri İran’ın gemiyi batırmayı değil, zarar vermeye çalıştığını aktardılar. İsrail’e bir uyarı mesajı verildiğini bildiren yetkililer söz konusu eylemin Suriye’deki İran mevkilerine düzenlenen saldırılar sebebiyle gerçekleştirildiği görüşündeler.
Geminin sahibi Rami Unger, patlamanın yaklaşık bir buçuk metre çapında hasar verdiğini, füze mi yoksa mayın kaynaklı mı olduğunun ise belirlenmediğini söyledi.
Gemi onarım için Dubai’de bir limana yanaştıktan sonra dün Basra Körfezi sularında yenden yelken açtı. İsrailli kaynaklar dün, geminin Dubai’deki limandan ayrıldığını ve planlandığı gibi Singapur seferini gerçekleştirmek için yola koyulduğunu aktardılar. Uydu görüntülerinde de geminin önceki gece geç saatlerde yola çıktığı ve Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği görüldü.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe