İsrail, kıyılarındaki petrol sızıntısını "İran’ın intikamı" olarak değerlendiriyor

Petrol sızıntısı sonrasında işçiler Tire şehri yakınlarındaki sahili temizliyor (DPA)
Petrol sızıntısı sonrasında işçiler Tire şehri yakınlarındaki sahili temizliyor (DPA)
TT

İsrail, kıyılarındaki petrol sızıntısını "İran’ın intikamı" olarak değerlendiriyor

Petrol sızıntısı sonrasında işçiler Tire şehri yakınlarındaki sahili temizliyor (DPA)
Petrol sızıntısı sonrasında işçiler Tire şehri yakınlarındaki sahili temizliyor (DPA)

İsrail Çevre Koruma Bakanı Gila Gamliel, geçtiğimiz hafta İsrail kıyılarında meydana gelen yüksek miktardaki petrol sızıntısı ile ilgili olarak İran’ı sorumlu tutarak, İran Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Fahrizade' in suikastına, İsrail'e atfedilen diğer operasyonlara ve geçen yılın başlarında bir Amerikan hava saldırısı sırasında Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani' nin öldürülmesine misilleme olarak Tel Aviv'deki güvenlik servislerinin bu konudaki çekincelerine rağmen İran’ ın kasıtlı sabotaj eylemi olduğuna dair açıklama yaptı.
İsrail Bakanlık kaynakları dün, gemi takibi konusunda uzman olan "Tanker Trackers" şirketinin yaptığı bir analizin sonuçları, Akdeniz’ e büyük miktarlarda ham petrol döken İran petrol tankerinin "Emerald" olduğunu gösterdiğini aktardı. Dalgalar, petrolü İsrail kıyılarının yanı sıra doğu yönü boyunca Lübnan ve Filistin kıyılarına kadar taşıdı.
Analiz sonuçlarına göre, 8 aydır atıl durumda olan İran gemisi, 1 Şubat'ta Mısır sularına girerken tespit edildi. Ardından 23 saat boyunca radardan kayboldu ve sonra kaybolduğu noktadan 230 mil uzakta tespit edildi. Bu da geminin İsrail sularına geçtiğini gösteriyor. Havadan çekilen fotoğraflar, daha sonra Kıbrıs ile Suriye arasındaki bir bölgede bulunan petrol tankerinden İran bayrağını taşıyan Suriye gemisi "Lotus" adlı başka bir petrol tankerine petrol transfer edildiğini gösteriyor. Bu transferde 750 bin varil ham petrolün transferinin yapıldığı aynı zamanda büyük miktarlarda petrolün denize sızmasına neden olarak kasıtlı eylemin olduğu anlaşılıyor.
Tanker Trackers şirketi, 2 Şubat tarihine ait yeni bir fotoğrafta, söz konusu petrol tankerinin İsrail kara sularında ve Hayfa kıyılarının batısında görüldüğünü açıkladı. 5 Şubat’ta ise uydu görüntüleri yardımıyla İsrail'den 130 km uzaklıkta deniz üzerinde bir petrol tabakası bulundu. Ayın 11'inde petrol sızıntısı İsrail kıyılarından 50 km uzağa kadar 17 Şubat'ta ise İsrail, Filistin ve güney Lübnan kıyılarına kadar ulaştı.
Başlangıçta İsrail Çevre Bakanı Gamliel, bu durumu “büyük olasılıkla yanlışlıkla olan petrol sızıntısı” olarak değerlendirdi. Ancak sonrasında “Tehlikeli bir çevre terörü. Bu pertolü temizlememiz için aylar belki de yıllarımızı alacak” değerlendirmesinde bulundu.
Güvenlik kaynakları, sızıntının "yüzde 50’sinin kasıtlı olarak yapılan bir misillem, yüzde 50’sinin ise kasıtsız bir hata" olduğunu öne sürdü. Bununla birlikte Emerald gemisinin İsrail güvenlik servisleri tarafından İran'dan petrol kaçakçılığı yapan gemilerden biri olarak bilindiğini de belirtildi.
Eski bir güvenlik yetkilisi, İran'ın ABD yaptırımlarını aşmak için petrol satmak üzere düzinelerce gemi kullandığına dikkat çekerek, bu gemilerin kamuflaj amacıyla denizde bir gemiden diğerine petrol aktardığını belirtti.
Öte yandan petrol sızıntısı, Akdeniz ülkelerindeki balıkçılığa ciddi zarar verdi. İsrail Sağlık Bakanlığı, büyük ve tehlikeli miktarlarda petrol ve katran içerdiği için deniz ürünlerinin satın alınmasını yasaklayan bir bildiri yayınladı. Ayrıca, sızan petrol sahilleri kaplayıp kuma nüfuz ettiğinden, temizlenmesi aylar sürecek ciddi çevresel hasara da neden oldu. Bu sebeple tüm plajlar yetkililer tarafından süresiz olarak yüzmeye kapatıldı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe