Yemen ordusu Husilere yönelik operasyonlarını sürdürürken ABD’den sükunet ve barışı sağlama çağrısı

Yemen Dışişleri Bakanı ABD Özel Temsilcisi ile dün Riyad'da görüştü. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı ABD Özel Temsilcisi ile dün Riyad'da görüştü. (SABA)
TT

Yemen ordusu Husilere yönelik operasyonlarını sürdürürken ABD’den sükunet ve barışı sağlama çağrısı

Yemen Dışişleri Bakanı ABD Özel Temsilcisi ile dün Riyad'da görüştü. (SABA)
Yemen Dışişleri Bakanı ABD Özel Temsilcisi ile dün Riyad'da görüştü. (SABA)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu Ortak Kuvvetler Komutanlığı tarafından dün (Cuma) yapılan açıklamada, İran destekli Husi milislere ait Suudi Arabistan’ın güneyindeki sivil yerleşimleri hedef alan patlayıcı yüklü 6 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiği bildirildi. Aynı zamanda, Yemen ordusunun  Marib, Cevf, ed-Dali ve Taiz'deki Husi grubuna karşı yürüttüğü büyük çaplı saldırı operasyonları da devam etti.
ABD hükümeti dün, Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lenderking aracılığıyla grubun barış ve sükunetin sağlanması için Marib'e yönelik saldırılarını durdurması çağrısını yinelerken, Yemen Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek ise “hükümetin gerçek bir ortak bulursa elini barışa uzatacağını” belirtti. 
Koalisyon Kuvvetleri Sözcüsü Albay Turki el-Maliki, ortak kuvvetlerin dün akşam saatlerinde İran tarafından desteklenen terörist Husi milisleri tarafından Hamis Maşit bölgesindeki sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef almak için sistematik ve kasıtlı bir biçimde yöneltilmiş bir adet patlayıcı yüklü insansız hava aracını imha ettiğini açıkladı.
Albay Maliki, Cuma sabahı ve akşam saatlerinde toplam 5 adet insansız hava aracının durdurulup imha edildiğini, tüm bu terörist girişimlerin kasıtlı ve sistematik bir şekilde sivilleri ve sivil yerleşimleri hedef aldığını ve savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.
Albay Maliki, Koalisyon’a bağlı Ortak Kuvvetler Komutanlığı’nın sivilleri ve sivil yerleşimleri korumak için uluslararası hukuka ve teamüllere uygun olarak gerekli önlemleri almaya devam ettiğini vurguladı.
Diğer taraftan Yemen’deki resmi kaynaklar, Dışişleri Bakanı Ahmed Avad bin Mübarek'in Riyad'da ABD Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lenderking ile görüştüğünü bildirdi. Kaynaklara göre görüşmede Yemen'de barışın sağlanmasına yönelik çabalar ve Husilerin Marib kentine artan saldırıları masaya yatırıldı.
Yemen resmi ajansı SABA'nın haberine göre, Bakan Mübarek, "Husi milislerinin uluslararası çağrılara aldırmaksızın, en sonuncusu BM Güvenlik Konseyi'nin 2564 sayılı kararının ihlali olmak üzere Marib'deki sivilleri hedef almaya devam ettiğini” vurguladı. Husi saldırılarının Ulusal Ordu'nun kararlı iradesi ile karşı karşıya olduğunu belirten Bakan Mübarek, Ulusal Ordu ve aşiretlerin sadece Yemen'i savunmak için değil, aynı zamanda bölgenin güvenliği ve istikrarı için Husilerin saldırılarıyla mücadele ettiğini ifade etti.
Yemenli Bakan ABD Temsilcisine “hükümetin gerçek bir ortak bulursa elini barışa uzatacağını" bildirirken, aynı zamanda Husi milislerini akıllıca davranmaya ve İran'ın bölgedeki yıkıcı çıkarı yerine Yemenlilerin menfaati için çabalamaya çağırdı.
Yemenli kaynaklara göre Lenderking ise, ülkesinin Husilerin Marib'deki tüm askeri operasyonları durdurması, Yemen'deki istikrarı bozucu eylemlerden kaçınması ve Yemen'deki savaşı sona erdiren siyasi bir çözüm bulmaya yönelik uluslararası çabalara yanıt vermesi gerektiği yönündeki tutumunu yineledi. 
ABD ve BM'nin Yemen Temsilcileri, çabalarının çatışmanın durmasına ve siyasi bir çözüme yol açacağını umarken, birçok gözlemci Husi grubunun bölgedeki İran gündeminin uygulanmasında savaşı sürdürme ısrarı göz önüne alındığında, bunun hala gerçekleşmesinin uzak bir ihtimal olduğunu düşünüyor.
Saha kaynakları Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, aşiret üyeleri ve Koalisyon güçleri tarafından desteklenen Yemen ordusunun Perşembe ve Cuma günleri Marib, Cevf, ed-Dali ve Taiz cephelerinde eşi görülmemiş yıpratma operasyonlarıyla Husi milislerine yönelik saldırılarını sürdürdüğünü, grubun en az 200 unsurunun öldürüldüğünü bildirdi.
Kaynaklar, çatışmaların Marib’in batısındaki el-Kesara, el-Muşecci, el-Cudan ve eyaletin güneyindeki Murad cephesinde şiddetli çatışmalar yaşandığına dikkat çekti. Saldırılarda ordu topçularının milis araçlarını imha ettiği ve Koalisyonu güçlerinin ise eşzamanları olarak grubun takviyelerini ve hücrelerini yok eden hava saldırıları düzenlediği kaydedildi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri Medya Merkezi, Koalisyon’a ait hava güçlerinin savaşlara aktif olarak katıldığını, milislerin takviye güçlerini hedef aldığını ve Husilere ait 5 aracın imhası ve araçta bulunanların ölümü de dahil olmak üzere ağır kayıplar verdirdiğini söyledi. Ayrıca el-Muşeccah ve Heylan cephelerindeki milis hücrelerini yok ettiği ifade edildi.
Merkez yaptığı açıklamada, askeri kaynakların ordunun Kesara, Heylan, el-Muşecci ve Sırvah cephelerindeki askeri alanlara saldırmaya teşebbüs eden Husi gruplarına yönelik 95'ten fazla milis üyesinin ölümüne ve çoğunun yaralanmasına yol açan dört pusu kurduğunu söylediklerini aktardı. 
Kaynaklar Marib’in güneyindeki Cebel Murad cephesinde ise dün (Cuma) Ulusal Ordu ve direniş güçlerinin saldırısı sonucu 25 Husi savaşçısının öldüğünü ve diğerlerinin yaralandığını bildirdi.

Husi gruplarının Cebel Murad cephesindeki saldırısı püskürtüldü
Askeri medyaya göre ordu güçleri Husi grupları tarafından Cebel Murad cephesindeki askeri alanlara düzenlenen bir saldırıyı geri püskürttü. Saldırı sonucu 25'ten fazla Husi öldürülürken, bir dizi unsur yaralandı. Husiler 3 askeri araç ve bir asker taşıyan aracın imhası da dahil olmak üzere ekipman kayıpları verdi.
Aynı kaynaklar, Taiz vilayetinin batısındaki Makbana cephesinde hükümet güçlerinin bir Husi insansız hava aracını düşürdüğünü belirtti. Yemen ordusu, Taiz’in el-Kedha bölgelerindeki alanları temizlemek ve el-Vaziiyye bölgesi yönünden batı kıyısındaki ortak kuvvetlerle güçlerini birleştirmek için üç gündür askeri operasyonlar yürütüyor. İlgili kaynaklar, Taiz'in doğu bölgelerindeki çatışmalarla eşzamanlı olarak, valiliğin batısındaki çatışmaların dün (Cuma) sakinleşme eğiliminde olduğunu söyledi. Hükümet güçleri, Cumhuriyet Sarayı ve merkezi güvenlik karargahı yakınlarındaki Sana Müfrezesi bölgelerinin kontrolünü ele geçirdiklerini bildirdi.
Yemen ordusu kuvvetleri Perşembe günü Taiz vilayetinin batısındaki Makbana cephesinde hızla ilerleyebildi. Hükümet güçleri, batı kıyısındaki ortak kuvvetlerle birleşmesine 5 km'den daha az kalan bir uzaklıktaydı.
Saha kaynaklarına göre ordu stratejik Tuveyr bölgesini kontrol etmeye çalışırken, kaynaklar çatışmaların grubun Tuveyr bölgesindeki milis lideri Musa el-Azani'nin ve Makbana cephesindeki komutanları Abdullah ez-Zenbil’in öldürülmesine yol açtığını bildirdi.
Yemen ordusuna ait "September Net" sitesinde yer alan haberde, çatışmaların yaşandığı el-Kouz ve el-Eşruh bölgelerinin tamamının kurtarılmasının ardından, kuvvetlerin Cebel-i Habeşi bölgesinin tüm batı çevresini özgürleştirdiğini belirtti. Ayrıca Cebel-i Habeşi ve Makbana bölgeleri arasındaki son tepede çatışmaların sürdüğü kaydedildi.
İnternet sitesinde, kuvvetlerin şehrin kuzeydoğu cephesinden Sana Müfrezesi’ne ve Ekonomi Kurumu ve el-İsayi bölgelerine doğru ilerlediği ve El-Hamd Caddesi ve Hastanesini güvence altına alabildikleri belirtildi. Saldırılarda Husiler ağır kayıplar verirken, grubun "Ebu Hatim" adlı bir saha komutanı da öldürüldü.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.