Fahrettin Altun: Recep Tayyip Erdoğan, her zora girdiğinizde iftira atarak gündem değiştireceğiniz bir can simidi değildir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun (Twitter)
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun (Twitter)
TT

Fahrettin Altun: Recep Tayyip Erdoğan, her zora girdiğinizde iftira atarak gündem değiştireceğiniz bir can simidi değildir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun (Twitter)
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun (Twitter)

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İYİ Parti’ye “sözde milliyetçiler” ifadesiyle yüklenerek, “Recep Tayyip Erdoğan, her zora girdiğinizde fütursuzca saldırarak ve iftira atarak gündem değiştireceğiniz bir can simidi değildir” dedi.
Altun, Twitter’dan paylaştığı mesajlarda, Erdoğan’ın bütün ömrünün milletin önünde geçtiğini ifade etti.
“Recep Tayyip Erdoğan’ın davasına, derdine başta aziz milletimiz olmak üzere tüm gönül coğrafyamız şahittir. Terör örgütleriyle ittifak kurmaktan çekinmeyen sözde milliyetçilerin iftiraları burada maya tutmaz” diyen Altun şöyle devam etti:
"Sözde milliyetçiler, ortağı olduğu CHP’nin kendi içindeki taciz ve tecavüzlere, gizli ortaklık yaptığı HDP’nin ipini elinde tutan PKK’nın dağa kaçırdığı kız çocuklarına, tecavüzlerine ve katliamlarına ses çıkarmak yerine Cumhurbaşkanımıza iftira atma yoluna tevessül etmiştir. Sözde milliyetçilerin gündem değiştirmek için ucuz demogojiyle süslediği ağır iftiraların asıl sebebinin parti tabanındaki çözülmelerin olduğunu herkes çok iyi bilmektedir. HDP ile kurduğu ittifakı kendi tabanına kabul ettiremeyenlerin bir çıkış yolu araması pek tabiidir. Ancak, milyonlarca mazlumun gönlünde taht kuran, memleketimize sayısız eser kazandırmış olan, gece gündüz demeden aziz milletimiz ve tüm mazlum coğrafyalar için çalışan sayın Cumhurbaşkanımıza iftira atmanın adı ‘siyaset’ değildir."
“Recep Tayyip Erdoğan, her zora girdiğinizde fütursuzca saldırarak ve iftira atarak gündem değiştireceğiniz bir can simidi değildir” mesajını paylaşan Altun, “Terörle, HDP’yle ve diğer gayrımillî unsurlarla yaptığınız ortaklıkların hesabını aziz milletimize sandıkta vereceksiniz. Milletten kaçamazsınız” dedi.
Altun şunları kaydetti:
"Aziz milletimiz, kimin memleket ve millet için çalıştığını, kimin vatanımız ve devletimiz için yedi düvele karşı mücadele verdiğini çok iyi görmektedir. Aziz milletimiz aynı zamanda kimlerin terör örgütleriyle kirli ittifaklar içine girdiğini de çok iyi bilmektedir. Bugün dinlemekten hicap duyduğumuz ağır iftiralara en güzel cevabı yine aziz milletimiz verecektir. Siz hangi iftirayı atarsanız atın sayın Cumhurbaşkanımız memleketimiz ve tüm gönül coğrafyamız için gayret ve samimiyetle çalışmaya devam edecektir. Takdir aziz milletimizindir."
Grup toplantısında Erdoğan’a seslenen Akşener, şu ifadeleri kullanmıştı:
"İktidarında, zora düştüğünde yardım istediğin Meral Akşener’den, hapse girerken kimseler yanında yokken gece yarısı evinde uyandırılan Meral Akşener’e, damadının televizyonunda kocasını aldattı dendi, torununa dendi, bütün arkadaşlarına ve ona nesebi gayri sahih dendi. En son şehitlerin olduğu gün resmi olarak bütün teşkilat mensuplarının resmen katıldığı Fosforlu Meral dendi. Ve senin partinin trollleri, özellikle de başı örtülü resimler olan kadın trolleri buna destek verdi. Bugün ben sana bir şey diyemem. Ama seni önce eşine, sonra kızlarına, sonra gelinlerine ve sonra da bütün kadınlara şikayet ediyorum Sayın Erdoğan. Seni şikayet ediyorum. Madem Cumhurbaşkanısın, madem seçildin. Bu ülkede her kadının namusunun, şerefinin garantisi sensin. Garantisi sensin derken neyi kastediyorum? Hakimler, savcılar, kolluk güçleridir; ama sen destek verdin, trollerin destek verdi. Hepinizi Allah’a havale ediyorum. Bugün olmazsa mahşerde hep birlikte Allah’ın huzurunda hesaplaşacağız sizinle. Sayın Erdoğan, eğer inanıyorsan ki namaz kıldığına şahidim. Bir Müslüman kadına, daha doğrusu bir kadına bu manada namusu, şerefi üzerine iftira atmanın Kuran-ı Kerim’de hangi ayetlerle lanetlendiğini biliyorsun. Seni milletin huzurunda Allah’a şikayet ediyorum. Ama ölüm olsa da sonunda mücadele etmezsem namerdim. Ölsem de, öldürülsem de, tehdit edilsem de, tek kişi kalsam da bu mücadeleden dönersem namussuzum, şerefsizim, namerdim. Bu da bir Türk kadının, Müslüman Türk kadınının sözüdür, yemindir. Allah’ım sana and olsun ki dönersem namerdim. Hep birlikte göreceğiz."
 
Independent Türkçe

 


İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe