Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Rusya Dışişleri Bakanı ile bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan ateşkes anlaşmasının geciktirilmesinden Husileri sorumlu tutuyor

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Rusya Dışişleri Bakanı ile bölgedeki gelişmeleri görüştü

Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)
Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmesinden bir kare (AFP)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile dün Riyad’da bir görüşme gerçekleştirdi.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Rus Bakan Lavrov arasındaki görüşmede, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin yanı sıra iki dost ülke arasındaki ilişkiler ve çeşitli alanlardaki iş birliğini geliştirme yolları gözden geçirildi.
Suudi Arabistan ve Rusya, Suriye, Yemen, Libya ve Filistin gibi bazı Arap ülkelerinde yaşanan kriz ve sorunlara karşı çözümlere ulaşmak ve enerji piyasalarının istikrarını sağlamak için çalışma ve çabaları sürdürmek gerektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan da, Rus mevkidaşı Lavrov ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Prens Faysal söz konusu görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, gerçekleştirdikleri ‘verimli’ görüşmede iki ülke arasındaki iş birliği, koordinasyon ve ortaklığı güçlendirecek bir dizi ortak ilgi konusunu ele aldıklarını söyledi.
Bu alanlardaki en önemli iş birliği alanlarından birinin de, iki ülkenin 2020’de yaşanan zorlu dönemde, enerji piyasalarının istikrarına katkıda bulunan OPEC + çatısı altında olan iş birliği olduğuna dikkat çekti.
Suudi Bakan, Rus mevkidaşı ile yaptıkları toplantıya ilişkin, “Bölgesel ve uluslararası meselelerdeki gelişmeleri tartıştık. Radikalizm ve terörle mücadele, sivilleri ve sivil nesneleri uluslararası insancıl hukuk ve teamül kurallarına uygun olarak koruma konusundaki ortak taahhüdümüzü yeniledik” dedi.

“Husilerin saldırıları küresel ekonominin merkezini hedefliyor”
Prens Faysal bin Ferhan, Husi milislerin Ras Tanura Limanı ve Saudi Aramco’nun Zahran’daki tesislerini hedef alan başarısız saldırı girişimlerinin, sadece Suudi Arabistan’ın güvenlik ve ekonomik yeteneklerini değil, aynı zamanda petrol kaynakları, küresel enerji güvenliği ve küresel ekonominin merkezini hedeflediğini söyledi.
Bu saldırının uluslararası toplum tarafından geniş bir şekilde kınandığını söyleyen Prens Faysal, İran’ın Husi milislere SİHA ve baslitik füzeler de dahil sürekli gelişmiş silah tedarikinde bulunduğunu vurgulayarak, BM’nin İran’a silah ambargosunu genişletmesi gerektiğini dile getirdi.

“Suudi Arabistan gerekli tüm caydırıcı tedbirleri alacak”
Suudi Bakan, ülkesinin ulusal yetenek ve kazanımlarını korumanın yanı sıra enerji kaynaklarının istikrarı, petrol ihracatının güvenliğini sağlamak, deniz trafiği ve küresel ticareti garanti altına almak ve bu tür terörist saldırıları durdurmak için gerekli tüm caydırıcı tedbirleri alacağını vurguladı.

“Suudi Arabistan Yemen’de siyasi çözümü destekliyor”
Yemen krizine değinen Prens Faysal, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki krize karşı siyasi bir çözüme ulaşma konusunda verdiği desteği bir kez daha dile getirerek, “Riyad Anlaşması’nın uygulanması ve yeni Yemen hükümetinin kurulması, krize entegre bir siyasi çözümün önünü açmada önemli bir adımdır” dedi.
Ülkesi ve Arap Koalisyonu’nun, Yemen’deki operasyonları bir yıldan fazla bir süre önce durdurduğunu hatırlatan Prens Faysal, “Askeri operasyonlar, artık ön cepheleri korumak ve balistik füzeler ve SİHA’lardan gelen tehdit kaynaklarını ele almak için savunma operasyonlarıyla sınırlı. Ateşkes anlaşmasının gecikmesinin sorumluluğu, şimdiye kadar ateşkesi kabul etmekten kaçınan Husi milislerinin sorumluluğundadır” diye konuştu.
Bununla birlikte, Suudi Arabistan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in ateşkese ulaşma ve kapsamlı bir siyasi süreç başlatma çabalarına verdiği desteğin altını çizdi.

“İran konusundaki uluslararası çabaları destekliyoruz”
Prens Faysal İran hakkında ise, “Suudi Arabistan, İran’ın nükleer silah ve balistik füze sistemi geliştirmemesini ve diğer ülkelerin iç işlerine karışmamasını sağlamanın yanı sıra Körfez bölgesini tüm kitle imha silahlarından kurtarmayı amaçlayan uluslararası çabaları destekliyor” dedi.
“Dost Rusya ile stratejik ittifakımıza değer veriyoruz”
Bölgede güvenlik konusunda ‘Rusya’daki dostlar’ ile diyalog ve istişareyi sürdürmeyi dört gözle beklediklerini dile getiren Prens Faysal, “Dost Rusya ile stratejik ittifakımıza değer veriyoruz ve iki dost ülke arasında koordinasyon, danışma ve iş birliğinin en üst düzeyde var olduğunu teyit ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Suriye krizine siyasi bir çözümden başka bir çözüm yok”
Prens Faysal Suriye konusunda ise, “Suudi Arabistan, Suriye halkının güvenliğini garanti altına alacak ve onları terör örgütleri ile mezhepçi milislerinden koruyacak şekilde, Suriye krizinin çözümüne yönelik çabaları desteklemeye devam etmenin önemini vurguluyor” dedi.
Suriye krizine karşı siyasi bir çözüm gerektiğinin altını çizen Prens Faysal, Suriye rejimi ile muhalefetin siyasi bir çözüm üzerinde anlaşması konusunda umudunu dile getirdi.
Prens Faysal, ortak basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın bu konudaki bir sorusuna ise şöyle yanıt verdi;
“Suudi Arabistan, krizin başından beri çözüm çağrısında bulunuyor. Kardeş bir ülkede meydana gelen kanamayı durdurmanın bir yolunu bulma konusunda Rusya da dahil olmak üzere tüm taraflarla koordinasyon sağlama isteği var. Suudi Arabistan, Suriye’deki durumun çözümüne ve istikrarına katkıda bulunan bir siyasi yol bulması konusunda Rusya ile hemfikir. Çünkü Suriye krizine siyasi bir çözümden başka bir çözüm yok.”
Suudi Arabistan ve Rusya’nın, tüketiciler ve üreticiler için adil bir petrol fiyatı istediğini belirten Prens Faysal, “OPEC + mekanizmasının temeli budur. Bu çerçevede iyi bir koordinasyon var ve küresel ekonomi için gerekli olanı yapmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Lavrov: İki ülkenin ticareti 1,7 milyar dolara çıktı
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise basın toplantısındaki konuşmasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ekim 2019’daki ziyareti ve diğer ikili temaslar bağlamında üzerinde mutabık kalınan konuların başarıldığını söyleyerek, geçen yıl iki ülke arasındaki ticaretin 1,7 milyar dolara çıktığını bildirdi.

Suudi Arabistan ile iş birliği
Rusya Doğrudan Yatırım Fonu ile Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu arasındaki işbirliğini teyit ettiklerini söyleyen Lavrov, “Rus Sputnik V aşısının klinik denemelerinin üçüncü aşamasının Suudi Arabistan’da organize edilmesi ve üretiminin yapılması olanakları da dahil olmak üzere, yeni tip koronavirüsün yayılmasıyla mücadelede işbirliği konularına ortak ilgi duyuyoruz” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı, enerji piyasalarında iki ülke arasındaki işbirliğine ilişkin olarak, küresel petrol piyasalarında işbirliğini sürdürme kararlılığını vurguladıklarını ve bu işbirliğini sürdürme niyetine zarar verebilecek herhangi bir olay görmediklerini vurguladı.

“Rusya Körfez diyaloğunu harekete geçirmeye hazır”
Suudi mevkidaşıyla bölgesel ve uluslararası gelişmeleri tartıştıklarını belirten Lavrov, öncelikli olarak, bölge ülkeleri arasında doğrudan diyalog başlatılarak, tehditlere ve zorluklara cevap verecek ortak mekanizmalar oluşturulması yoluyla Körfez bölgesinde uzun vadeli istikrarın sağlanmasına büyük önem verdiklerini ifade etti.
Dünya için büyük önem taşıyan bu bölgede güvenliğin sağlanması için Rusya’nın bu diyaloğu harekete geçirmeye hazır olduğunu da vurguladı.

Lavrov’un Libya, Filistin, Yemen ve Suriye yorumu
Libya’da çözümün ve kamu kurumlarının oluşumunun hızlandırılması için BM çatısı altında uluslararası çabaların harekete geçirilmesi gerektiği konusunda anlaştıklarını söyleyen Lavrov, Filistin-İsrail krizini Arap Barış Girişimi temelinde çözme ihtiyacını tartıştıklarını da ekledi.
Yemen’deki gelişmelerden endişe duyduklarını söyleyen Lavrov, diyaloğun ve Yemen’deki tüm siyasi partilerin çıkarlarının dikkate alınmasının önemine işaret etti.
Lavrov, ABD’nin Husileri yabancı terör örgütleri listesinden çıkarmasını, ‘Yemen’deki siyasi sürecin bir parçası olmaları için’ destekleyen  (BM) Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths’in çabalarını desteklediklerini belirtti.
Suudi mevkidaşı ile Suriye’deki durumu tartıştıklarını söyleyen Lavrov, “Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve Suriyelilerin kendi akıbetini tayin etme hakkına bağlıyız” dedi.
Bakanlar arasındaki toplantıya her iki ülkeden de bakanlar ve üst düzey isimler katıldı.



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
TT

Kuveyt, terörist örgütler listesine sekiz Lübnan hastanesini ekledi

Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)
Kuveyt, Lübnan'daki sekiz hastaneyi terör listesine aldı. (KUNA)

Kuveyt’te terörle mücadele ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ile ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin Yedinci Bölümü Kapsamındaki Kararların Uygulanması Komitesi, sekiz Lübnan hastanesini terör listesine ekledi.

Şarku’l Avsat’ın Kuveyt basınından aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı’na bağlı komite, söz konusu hastaneleri terörle bağlantılı kuruluşlar listesine dahil etti.

Komite, kendi inisiyatifiyle veya yabancı yetkili bir makam ya da yerel bir talep doğrultusunda, makul gerekçelerle terör eylemi gerçekleştirdiği, gerçekleştirmeye çalıştığı veya bu eylemleri kolaylaştırdığı şüphesi olan kişileri veya kurumları listeye alabiliyor.

Listeye eklenen hastaneler şunlar: Nebatiye’deki eş-Şeyh Ragıb Harb el-Camii Hastanesi, Bint Cubeyl’deki Salah Gandur Hastanesi, Baalbek’teki el-Emel Hastanesi, Hadath’taki Saint George Hastanesi, Baalbek’teki Daru’l Hikme Hastanesi, Hermel’deki el-Betul Hastanesi, Khalde’deki eş-Şifa Hastanesi ve Beyrut Havalimanı yolu üzerindeki er-Resulü’l Azam Hastanesi.

Komite, listeye ekleme kararının uygulanmasını, kendi yürütme yönetmeliğinin 21, 22 ve 23. maddelerine uygun olarak istedi.

Madde 21’e göre, herkesin söz konusu kişilere ait tüm mal ve ekonomik kaynakları, doğrudan veya dolaylı olarak, tamamen veya kısmen, gecikmeksizin ve önceden bildirim yapmaksızın dondurması gerekiyor.

Madde 23 ise Kuveyt sınırları içinde veya yurt dışında herhangi bir Kuveyt vatandaşının, listeye alınan kişi veya kuruluşlara para, ekonomik kaynak veya finansal hizmet sağlamasını yasaklıyor. Bu yasak, doğrudan veya dolaylı, kısmen veya tamamen sağlanan hizmetleri ve listeye alınan kişi tarafından kontrol edilen ya da yönlendirilen varlıkları kapsıyor. Ancak dondurulan hesaplara faiz eklenmesi bu yasak kapsamına girmiyor.


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.