Belhanda'nın sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi benzer kaderi yaşayanları anımsattı

Belhanda'nın sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi benzer kaderi yaşayanları anımsattı
TT

Belhanda'nın sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi benzer kaderi yaşayanları anımsattı

Belhanda'nın sözleşmesinin tek taraflı feshedilmesi benzer kaderi yaşayanları anımsattı

Belhanda'nın sözleşmesinin sonlandırılması, daha önce Süper Lig'de kontratları feshedilen yıldız oyuncuları akıllara getirdi. Fenerbahçe'de Alex, Beşiktaş'ta Quaresma, Galatasaray'da Sneijder gibi yıldız oyuncuların sonu da benzer olmuştu.
Süper Lig ekiplerinden Galatasaray'ın Faslı futbolcusu Belhanda'nın sözleşmesini feshetmesi, akıllara daha önce benzer sonu yaşayan yıldız oyuncuları getirdi.
Sarı-kırmızılı kulüp, Süper Lig'in 29. haftasında oynanan Sivasspor maçının ardından kötü zemin nedeniyle yönetimi eleştirmesini gerekçe göstererek, Belhanda'nın sözleşmesini "tek taraflı ve haklı sebeple" gerekçesiyle feshettiğini açıklamıştı:
Açıklamada şu ifadelere yer verildi"Kulüp'ün imajına ve Kulüp Yönetim Kurulu Üyelerinin saygınlıklarına zarar veren ve hakarete varan beyanlarda bulunması sebebiyle ve daha öncesinde de Sözleşme ve Kulüp İç Disiplin Yönetmeliklerine ısrarlı şekilde aykırılık teşkil eden eylemlerde bulunmasının, taraflar arasındaki ilişkiyi çekilmez hale getirmiş olması nedeniyle, Younes Belhanda'nın Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi, FIFA Oyuncuların Statüsü ve Transferleri Talimatı'nın 14. maddesi uyarınca 10 Mart 2021 tarihinden itibaren derhal, tek taraflı ve haklı sebeple feshedilmiştir."
Belhanda, kullandığı kelimelerle ilgili sosyal medya hesabından yanlış anlaşıldığını belirten bir açıklama yapsa da ayrılığın önüne geçilemedi. 
"Söylediklerimden dolayı yanlış anlaşıldım" diyen Belhanda, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Çevirmenimiz de bunun yapıcı bir mesaj olduğunu anlayarak çevirdi. Galatasaray'ın tüm yönetimine saygı duyuyorum ve kulüpteki herkesle iyi ilişkim var."

2017'de Ukrayna'nın Dinamo Kiev takımından 8 milyon euro bonservis bedeliyle Galatasaray'a transfer olan Belhanda, söz konusu süreçte 2 Süper Lig, 1'er kez de Türkiye Kupası ve TFF Süper Kupa sevinci yaşadı.
Belhanda'nın takımdan gönderiliş şekli, Süper Lig'de daha önce benzer son yaşayan yıldız oyuncuları akıllara getirdi.
Türkiye'ye yolu düşen ve sonları sözleşme feshiyle sona eren futbolcuların en ünlüleri Alex, Quaresma ve Sneijder oldu. 
Alex de Souza'nın Twitter paylaşımı ayrılığın fitilini ateşledi
1 Temmuz 2004'te Fenerbahçe'nin kapısından giren Alex de Souza, 8 yıl formasını giydiği sarı-lacivertli ekiple 2012'de yollarını ayırdı.
Dönemin Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman için Twitter'da "kıskanç" olduğu yönünde ifade kullanan Brezilyalı yıldız, yolunda gitmeyen işleri daha karmaşık hale sokmuştu.
Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında deplasmanda Spartak Moskova'ya 2-1 yenilmelerinin ardından Alex de Souza, Twitter'da "neden yedek kaldığı" yönündeki soruya şu yanıtı vermişti:
Bir gün sana anlatırım. Tek kelimeyle açıklamak gerekirse kıskançlık! Neden beni yedeğe çekti anlamadım. Zamanla hikayenin tamamını sana anlatırım.
Alex-Aykut Kocaman arasındaki sorunun ne olduğu bilinmezken, medyada yer alan haberlerin ardından bir açıklama yapan Brezilyalı futbolcu, eski paylaşımını silerek, şu ifadeleri kullandı:
"Hocanın kararlarına hep saygılıyım ve hiç sorgulamadım. Her şeyden önemli olan kulüp ve hedefleridir. Ve lütfen Portekizce yazdıklarımı tercüme etmeye çalışıp, kelimelerin gerçek anlamlarını yitirmesine izin vermeyin. Teşekkür ederim."
Fenerbahçe kariyeri bu tweetle geri dönülmez bir noktaya taşınan Alex, Kasımpaşa maçında alınan yenilginin ardından tartışmaların odağında yer aldı.
O zamanın başkanı Aziz Yıldırım'ın, teknik direktör Aykut Kocaman'ı desteklemesiyle Alex'in Fenerbahçe kariyeri sözleşme feshiyle sonuçlandı.
Fenerbahçe'de birçok başarıya imza atan ve söz konusu süreçte 344 maça çıkan Brezilyalı futbolcu, takımına 171 gol ve 146 asistlik katkı sunarak kulübün efsaneleri arasına girmeyi başardı.
Türkiye'de 2005 ve 2010 yıllarında "Yılın futbolcusu" unvanını elde eden Alex, 3 Süper Lig, 2 kez de TFF Süper Kupa şampiyonluğu elde etti.
2006-07 ve 2010-11 yıllarında Süper Lig'de "Gol kralı" olan Alex de Souza, sadece saha içinde değil, saha dışındaki yaşantısıyla da örnek oldu.
Fenerbahçe ve Türk futbol tarihinde Brezilyalı futbolcular arasında oldukça önemli konumda bulunan Alex, şu sözleriyle akıllardaki yerini koruyor:
"Ben ve ailem yüzde 100 Brezilyalı olarak dünyaya geldik ama yüzde 50 Brezilyalı, yüzde 50 Türk olarak öleceğiz."
Quaresma'nın Beşiktaş ile hem aşkı hem de çatışması vardı
Avrupa futbolunun en önemli ve en başarılı futbolcularından Portekizli yıldız futbolcu Ricardo Quaresma, Porto, Barcelona, Chelsea ve Inter kariyerinin ardından 2010'da Beşiktaş'a transfer edildi.
Kısa sürede siyah-beyazlı taraftarların gönlüne giren Quaresma, kulübün ekonomik olarak zor dönemden geçtiği ve "feda" olarak adlandırılan sezonda fedakarlık yapmadığı gerekçesiyle takımdan gönderilmişti.
2016'da yeniden siyah-beyazlı ekibe transfer olan Quaresma'nın bu seferki ayrılığı da olay oldu.
Portekizli yıldızın 1 milyon euro alacağı için kulübe ihtar çektiği, başkan Fikret Orman'ın da "Kulüpten servet kazandı. En kritik maçlarda takımı yalnız bıraktı. Bir de kalkmış şikayetçi olmuş. Maaş ödemesinin gecikmesi her kulüpte var. Parasını verin, gönderin gitsin" dediği iddia edilmişti.
2019'un Haziran ayında takımdan ayrılacağı yönünde sıkça haberler çıkmasının ardından Instagram hesabından geleceğiyle ilgili bir açıklama yapan Quaresma, "Başkanın verdiği açıklamaya yönelik bir yorum yapmayacağım" diyerek, şu payaşımı yapmıştı:
"Benimle mutlu değillerse, benimle bir toplantı yapmaları yeterlidir. Şu anda tatildeyim, İstanbul'a gelince gerçekleri vereceğim bir röportajda açıklayacağım. İsteyen istediğini düşünmekte özgürdür."

"Kulüp başkanı tarafından takımda istenmediğim konusunda bilgilendirildim"
Tarihler 24 Ağustos'u gösterdiğinde Instagram hesabından bir paylaşım daha yapan Portekizli yıldız, "Kulüp başkanı tarafından takımda istenmediğim konusunda bilgilendirildim. Sorunu çözmek için uğraşıyorum. İlerleyen günlerde geleceğimle ilgili basın toplantısı düzenleyeceğim. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederim" mesajıyla ayrılığın gerçekleşeceğinin sinyallerini verdi.
Portekizli yıldızın paylaşımından yaklaşık 1 saat sonra siyah-beyazlı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Oyuncularımızdan Ricardo Quaresma ile bugün yapılan toplantı sonucu kendisine yeni sezonda takım kadromuzda olmayacağı bilgisi verilmiştir. Oyuncuya 2019-2020 sezonu transfer dönemi bitimine kadar takım bulabilmesi için izin verilmiştir. Bu süreçte takım bulamaması durumunda da oyuncu sezonun geri kalanında takımdan ayrı bireysel çalışmaya devam edecektir."
Beşiktaş'ın Quaresma ile yollarının ayrılmasında teknik direktör Abdullah Avcı'nın isteği olduğu yönünde iddialar da yer almıştı.
Avcı, takımdan ayrılan Portekizli futbolcu Ricardo Quaresma'nın gidişinin kendisiyle alakalı olmadığını ve kulüple sıkıntısı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetmişti:
"Quaresma'nın benimle bir alakası yok. Beşiktaş Kulübü ile hem aşkı hem de çatışması vardı. Aşkla başlayıp, çatışma, anlaşamama ve sürtüşmeyle devam eden bir süreç. Benimle alakası yok. Buraya imza attığımda 'Hoca, Ricardo, Lens ve Necip'i istemiyor' diye haberler çıktı. Ben de oyuncuya böyle bir şey demediğimi söyledim. Göztepe maçında teknik olarak oynatmadım. Diğeri idari karardı. Kulüplerde böyle şeyler oluyor. Yönetim ile oyuncu arasında bir şey oluyor."
Beşiktaş'ta iki ayrı dönemde toplam 8 sezon forma giyen Portekizli yıldız futbolcu, siyah-beyazlı formayla çıktığı 226 maçta, 38 gol, 78 asist kaydetti.
Quaresma, Beşiktaş ile 2 kez Süper Lig, 1 kez de Türkiye Kupası şampiyonluğu elde etti.
Tudor-Sneijder anlaşmazlığı sözleşme feshi ile sonlandı
Futbola Ajax altyapısında başlayan, Real Madrid ve Inter ile başarıdan başarıya koşan Hollandalı yıldız futbolcu Wesley Sneijder, İtalya serüveninin ardından sürpriz bir şekilde Galatasaray'a transfer oldu.
O dönemin en çok konuşulan isimleri arasında yer alan ve sarı-kırmızılı forma ile önemli zaferlere imza atan Sneijder'in Galatasaray ile ayrılığı da hüzünlü sona erdi.
Dönemin Galatasaray Teknik Direktörü Igor Tudor ile sorun yaşayan Sneijder'in sözleşmesi de karşılıklı fesih yoluyla noktalandı. 
Takımdan ayrılmasının ardından havalimanında beIN Sports'a açıklamalarda bulunan Sneijder, Galatasaray'da güzel günler yaşadığını ve kendisini destekleyenleri özleyeceğini belirterek şöyle konuşmuştu:
"Üzgünüm, böyle ayrılmak hoş değildi. Bu tür ayrılıklar her zaman olabilir. Henüz bir kulüple anlaşmadım, kaliteme güveniyorum. Buradaki sayfa kapandı. Igor Tudor bir seçim yaptı, benimle çalışmak istemedi. Buna saygı duyuyorum. Bazı teknik direktörler sizinle çalışmak istemezse o iş biter. "
Galatasaray'da giydiği 10 numaralı formanın o dönem takıma yeni katılan Younes Belhanda'ya verilmesini de yorumlayan Sneijder, "Bu, hocanın tercihiydi. Bu işin bir parçası" değerlendirmesinde bulunmuştu.
2013-17 yılları arasında Galatasaray'da oynayan Sneijder, sarı-kırmızılı forma ile çıktığı 175 maçta 45 gol ve 44 asistlik performans sergiledi.
Sneijder ayrıca 2 Süper Lig, 3 Türkiye Kupası ve 3 kez de TFF Süper Kupa şampiyonluğu yaşadı.
Alex de Souza, Ricardo Quaresma ve Wesley Sneijder dışında takımlarıyla sözleşmeleri feshedilen isimlerin en ünlülerinden bazıları şöyle:
"Guti, Stephan Appiah, Pascal Nouma, Max Kruse, Diego, Haim Revivo, Matteo Ferrari, Tobias Linderoth, Victor Ruiz, Tomas, Hasan Ali Kaldırım."
Görüldüğü üzere birçok yıldız isim Türkiye'ye gelse de farklı sorunlar nedeniyle sözleşmeleri sona erebiliyor. 
Spor yorumcusu Aygün Özipek, Türkiye'deki yıldız oyuncuların sözleşmelerinin feshini ve Belhanda olayını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Aygün Özipek: Futbolcularla aradaki iletişimi kurabilecek bir ekibin olması gerekiyor
Yıldız oyuncularla çalışmanın oldukça zor bir durum olduğunu belirten Özipek, bir taraftan futbolculara bir taraftan da teknik direktörlere ödenen ücretlerin göz önüne alınması gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Erol Bulut o sıkıntıyı şu anda yaşıyor. Fenerbahçe de yıldızlar topluluğu ama hoca ile kulüp arasında büyük problemler var. Bu ayrımı iyi idare etmeniz gerekiyor. O idareyi de maalesef hocalar beceremiyorlar. Özellikle genç hocalar bu konularda sıkıntı yaşıyorlar. Bu anlamda Şenol Güneş gibi, Fatih Terim gibi isimler biraz daha idare edebiliyorlar ama diğer genç hocalar bunun sıkıntısını yaşıyor. Özellikle Aykut Kocaman-Alex olayı... Süreci iyi yönetemediler."
Kulüplerin oyuncularla arasındaki sağlıklı iletişimin kurulabilmesi için bir köprü kurulmasının önemine vurgu yapan Özipek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Futbolcu-teknik kadro veya futbolcuyla yönetim arasında köprüyü oluşturacak insanların olması lazım. Özellikle futbolculara yardım eden... Örnek verecek olursam bu sene Fenerbahçe'ye Volkan Ballı geldi. Ballı, daha önceki yıllarda bu köprüyü kuruyordu fakat sonra gönderildi. O dönemlerde sıkıntılar yaşanınca tekrar göreve getirildi. Futbolcularla aradaki iletişimi kurabilecek bir ekibin olması gerekiyor. Yoksa kulüpler bu tarz sıkıntılarla karşılaşabiliyor. "

"Galatasaray taraftarına küfredince göndermiyorsunuz da başkanı eleştirince mi gönderiyorsunuz"
"Belhanda özelinde bakılırsa söylediği cümlelerde pek bir sıkıntı yok" diyen Özipek, maçtan sonra Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in de zemini eleştirdiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:
"Oyuncu da zemini eleştirdi. Ligin başından bu yana zemini eleştiren en az 20 teknik direktör ve 20-30'da futbolcu vardır. Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu da aynı şeyi söyleyerek, 'Radikal kararlar alacağız, kulüplere para cezaları gelecek' dedi. Zeminleri herkes eleştiriyor. Tahminimce bunun altında farklı bir neden var. Daha önce Belhanda Türk Telekom Stadı'nda Galatasaray taraftarına küfür etti. O zaman bir şey yapılmadı da şimdi başkana laf söyleyince mi gönderiyorsunuz? Orada büyük ihtimalle bir ego savaşı var. Belhanda, Fatih Hoca'nın beğendiği bir oyuncuydu. Hatta daha önce 'Kalmasını istiyorum' diye beyanatları da olmuştu. Karambole gitti diye düşünüyorum. Faturayı Fatih Terim'e kesemeyecekleri için Belhanda'ya kestiler. "
Kulüplerin idarecilerinin futbolcular ya da teknik heyetten yapılacak eleştirilere açık olup olmadıklarını sorduğum Özipek, "Futbolda teknik direktör ve oyuncular onların gözünde işçi gibi gözüküyor. İşçi-patron ilişkisi var oralarda. Yönetimler maalesef eleştiriye açık olmuyor" yanıtını verdi. (Independent Türkçe)

 



Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Floyd Mayweather-Mike Tyson maçı iptal mi oldu?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Floyd Mayweather'ın Mike Tyson'la yapması planlanan maç, farklı bir "Demir Mike"ın Mayweather'ın bir sonraki rakibi olacağını iddia etmesiyle belirsizliğe girdi.

Eylülde Mayweather'ın 2026 baharında Tyson'la ringe çıkacağı ve iki Amerikalı boks efsanesinin gösteri maçında karşı karşıya geleceği duyurulmuştu.

O zamanlar tarih veya yer teyit edilmemiş olsa da 59 yaşındaki Tyson daha sonra maçın martta Afrika'da yapılacağını iddia etmişti.

Şimdiyse eski kickboks şampiyonu Mike Zambidis'in sosyal medyada Mayweather'la bir maçın tanıtımını yapmasıyla durum karıştı.

Zambidis, Instagram'da maçın tarihini 27 Haziran ve mekanını memleketi Yunanistan'ın başkenti Atina'daki Oaka Arena olarak belirten bir poster paylaştı.

Poster ayrıca etkinliğin "dünya çapında canlı yayımlanacağını" da ima ediyordu ancak yayıncı açıklanmadı. Organizatörler Mayweather Promotions, Zambidis Club ve Front Row Fight Series olarak listelendi.

Zambidis gönderide "Tarih yazılmak üzere" ifadesini kullanırken, Mayweather henüz posteri veya böyle bir dövüşle ilgili herhangi bir detayı paylaşmadı.

dvfgt
Mike Zambidis (sağda), sosyal medyada Floyd Mayweather'la dövüşünün tanıtımını yaptı (@ironmikezambidisofficial/Instagram)

48 yaşındaki boksör, en son Ağustos 2024'te John Gotti III'le bir gösteri maçında karşı karşıya gelmişti. Bu maç, 5 sıkletteki eski dünya şampiyonunun 2017'de profesyonel boks kariyerini sonlandırdıktan sonra çıktığı çok sayıda gösteri maçından biriydi.

Öte yandan 45 yaşındaki Zambidis kickboksta birden fazla şampiyonluğa sahip. Son kickboks maçı, Mayweather'la olası karşılaşmasından tam 11 yıl önce, 27 Haziran 2015'teydi.

Zambidis'in bu paylaşımının Mayweather-Tyson karşılaşması için ne anlama geldiği belirsiz. Bu maçın Tyson'ın YouTuber Jake Paul tarafından profesyonel müsabakada puanla yenilmesinden yaklaşık 18 ay sonra gerçekleşmesi planlanıyordu.

Mayweather'ın adı ayrıca 2015'te tüm zamanların en kazançlı boks maçında puanla yendiği rakibi Manny Pacquiao'yla rövanş maçı için de geçiyor.

Independent Türkçe


Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
TT

Buzda strateji ve hassasiyet: Curling hakkında her şey

Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)
Curling, 1998'den beri kış olimpiyatlarında yer alıyor (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu hafta buz üstünde milimetrik hesaplarla yapılan bir mücadele olan Curling'i inceliyoruz.

Curling, buz üzerinde oynanan takım sporları arasında en farklılarından biri. Bu sporda karşı karşıya gelen iki takım, yaklaşık 20 kilogram ağırlığındaki taşları, buz yüzeyinde belli bir hedefe en yakın olacak biçimde yerleştirmeye çalışıyor.

Her takımda 4 oyuncu var ve her oyuncu belirli bir sırayla taşı kaydırıyor. Amaç, bu taşları "ev" adı verilen çemberin merkezine ulaştırmak.

Oyun boyunca en yakın taşların sayısı kadar puan alınıyor ve toplamda en çok puanı toplayan takım maçı kazanıyor.

Curling, özel olarak hazırlanmış bir buz pistinde oynanıyor. Pistler genellikle 45 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde.

Ev, içi boyalı dairelerden oluşuyor ve puanlar, taşların merkeze olan uzaklığına göre hesaplanıyor. Buz, üzerine su püskürtülerek pürüzlü hale getiriliyor. Bu taşın pist üzerinde daha kontrollü kaymasını sağlıyor.

Oyun, her iki takımın da taşlarını sırayla gönderdiği "end"ler üzerinden ilerliyor. Bir end, her takımın belirlenmiş sayıda taşı hedefe göndermesiyle tamamlanıyor.

Karşılaşmalar genellikle 10 end sürüyor. Ancak bazı kulüp ve turnuva formatlarında 8 endlik maçlar da var. Her end sonunda en yakın taşı olan takım puan alıyor.

Kökeni 16. yüzyıla uzanan Curling, İskoçya'nın donmuş göletlerinde oynanan bir oyun olarak doğdu.

İskoç göçmenlerin Kuzey Amerika'ya taşıdığı bu oyun, zaman içinde standartlaşarak uluslararası bir spor haline geldi.

Günümüzde kış olimpiyatlarında ve dünya şampiyonlarında düzenli olarak müsabakalar gerçekleştiriliyor. 

Curling eşsiz bir strateji oyunu çünkü taşları hedefe yaklaştırırken rakibin taşlarını da engellemek veya dışarı atmak gerek. Bu nedenle spor bazen "buz üzerinde satranç" diye anılıyor.

Her oyuncunun nişan alması, taşın hızını ve yönünü doğru hesaplaması gerek çünkü pist üzerinde minik eğimler ve buz yüzeyinin pürüzlü yapısı taşın rotasını etkiliyor.

Taşlar hafifçe döndürülerek, yani "curl" yapılarak atılıyor, sporun adı da buradan geliyor.

Takımların her oyuncusu genellikle iki taş atıyor ve takım sırasıyla lead, second, third ve skip pozisyonlarına göre atış yapıyor. Takımın kaptanı olan skip, hem stratejiyi belirliyor hem de genellikle son taşları atıyor. Bir takımın her taşla yaptığı hamle, o endin sonucunu doğrudan etkiliyor.

Curling stratejisinin önemli bir parçası da "süpürme" tekniği. Taş buz üzerinde kayarken diğer oyuncular pistin yüzeyini süpürüyor. Bu süpürme, buz yüzeyinin pürüzlü tabakasını geçici olarak ısıtarak taşın daha uzun mesafe gitmesini sağlıyor. Ayrıca süpürme işlemi, taşın rotasını daha düz tutmak veya istenen eğriliği azaltmak için de kullanılıyor.

Bu kontrollü buz ısıtma ve temizleme, takımların taşın hedefe daha doğru ve hızlı ulaşmasını sağlıyor.

Süpürme ekipmanları da dikkatle düzenleniyor. Modern süpürge başlıkları sentetik malzemelerden yapılırken, sadece onaylı modeller yarışlarda kullanılabiliyor. 2010'ların ortalarında bu konuda bir tartışma yaşanmış ve yeni başlık teknolojilerinin oyunu fazla etkilemesi sonucu kurallarda standardizasyon getirilmişti.

Bu da süpürmenin sadece taktiksel değil aynı zamanda kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini gösteriyor.

Curling maçlarında kullanılan taşlar, özel granit türünden üretilir ve her biri yaklaşık 20 kilogram ağırlığında. Bu taşlara sap takılır; takımlar genellikle kırmızı ya da sarı sap renkleriyle kendi taşlarını ayırt eder. Buz üzerinde taşın bırakılma anı, kullanılan teknik ve rakip süpürme performansı taşın son konumunu belirler.

Oyunun içinde pek çok özel terim de var. Mesela "hog line" adı verilen çizgiyi geçmeden taş pistte kabul edilmiyor.

Bunun gibi kurallar oyunun stratejik yönünü güçlendiriyor. Aynı zamanda "blank end" denen, end sonunda hiç puan kazanmayan durum da var; bu durumda avantaj bir sonraki enddeki son taşı atma hakkıyla devam ediyor.

Bugün curling Kanada, İskoçya, İsveç gibi ülkelerde güçlü oyuncularıyla dikkat çekiyor ve bunun yanısıra dünya genelinde yaygınlaşma çabaları da sürüyor.

Curling'in farklı versiyonları da var. 4 kişilik takımların yanı sıra, iki oyunculu karışık çiftler gibi formatlar da yarış programlarında yer alıyor. Ayrıca tekerlekli sandalye curling gibi engelli sporcular için uyarlanmış formatlar da bulunuyor; burada süpürme yapılmıyor ve taşlar farklı yöntemlerle atılıyor.

Bu spor izleyenlere hem fiziksel beceri hem de stratejik derinlik sunuyor. Taşları hedefe yaklaştırmak için yapılan hesaplamalar, süpürme taktikleri ve takım koordinasyonu, curling'i buzun üzerinde farklı bir savaş haline getiriyor. Curling izlenebilirliği yüksek, düşünce ve beceri birleşimini sunan özgün bir kış sporu olarak her sezon heyecan yaratıyor.

Kaynaklar: World Curling, NBC, Olympics


Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
TT

Buzda ne kadar hızlı kayılabilir: Sürat pateni hakkında her şey

Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)
Sürat pateni, 1924’te ilk Kış Olimpiyat Oyunları programına girerek dünya sahnesine çıktı (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Kış sporları serimizde bu haftaki konumuz sürat pateni. 

Sürat pateninde amaç, buz üzerindeki en hızlı sporcu veya takım olmak. Patenleriyle oval pistte kayan sporcular, rakiplerinden çok kronometreyle yarışıyor.

Dışarıdan bakıldığında basit görünen bu spor, işin içine girildiğinde ciddi bir teknik bilgi, güçlü bacaklar ve yüksek konsantrasyon gerektiriyor. Küçük bir denge kaybı ya da geç bir hamle, saniyenin onda biriyle ölçülen kritik farklara yol açıyor.

Yarışlar genellikle 400 metrelik standart bir buz pistinde yapılıyor. Oval pistte iki düzlük ve iki dönüş var. Sporcular pistte ikili gruplar halinde start alıyor. Aynı anda piste çıkan iki patenci birbirine rakip gibi görünse de asıl mücadele zamana karşı veriliyor. Günün sonunda en iyi süreyi yapan sporcu kazanıyor.

Sürat pateninin kökleri epey eskiye dayanıyor. Donmuş göller ve kanallar üzerinde kayarak yol alan Kuzey Avrupa halkları, bu hareketi zamanla yarışa dönüştürüyor.

Özellikle Hollanda, sürat pateninin gelişiminde önemli rol oynuyor. 19. yüzyılın sonlarında kurallar netleşiyor, uluslararası yarışlar düzenlenmeye başlıyor. 

Bu sporda kullanılanlar, günlük buz patenlerinden son derece farklı. Bıçaklar daha uzun ve neredeyse tamamen düz bir yapıya sahip.

Bu sayede patenci buzla daha uzun süre temas ediyor ve her itişte daha fazla hız üretiyor. Modern sürat patenlerinde kullanılan "clap skate" sistemiyse bıçağın topuktan ayrılmasına izin veriyor. Bu mekanizma, itiş sırasında gücün daha verimli aktarılmasını sağlıyor.

Sporcular yarış boyunca alçak bir pozisyonda kayıyor. Dizler kırık, gövde öne eğik, kollar çoğu zaman sırtın arkasında kilitli. Bu duruş, hava direncini azaltıyor ve hızın korunmasını sağlıyor.

Ancak bu pozisyonu dakikalar boyunca koruyabilmek için ciddi bir bacak gücü ve kondisyon gerek.

Sürat pateninde farklı mesafeler var ve her mesafe ayrı bir yaklaşım gerektiriyor.

500 ve 1000 metre gibi kısa yarışlarda patlayıcı çıkış ve ilk saniyeler büyük önem taşıyor. 5 bin ve 10 bin metre gibi uzun mesafelerdeyse tempo kontrolü, nefes düzeni ve doğru çizgi seçimi öne çıkıyor. Sporcular yarış boyunca hızlarını bilinçli şekilde ayarlıyor ve son turlara enerjilerini saklıyor.

Kısa pist patencileri genellikle saatte yaklaşık 48 km hıza ulaşırlarken, uzun pist sporcuları ortalama 56 km'de seyrediyor.

Takım takip yarışları, sürat pateninin en dikkat çekici formatlarından biri. Bu yarışlarda üç patenciden oluşan takımlar piste birlikte çıkıyor. Amaç, takımın üçüncü sporcusunun bitiş çizgisini geçtiği anda elde edilen süreyi en iyi seviyeye taşımak. Sporcular dönüşümlü olarak öne geçiyor, rüzgar direncini paylaşıyor ve birlikte bir ritim yakalamaya çalışıyor.

Bir diğer ilgi çekici formatsa toplu start. Bu yarışta sporcular aynı anda start alıyor ve doğrudan birbirleriyle mücadele ediyor. Sprint puanları, pozisyon savaşları ve son turdaki ataklar, bu disiplini izleyici açısından epey heyecanlı hale getiriyor. Klasik sürat pateninden farklı olarak burada taktik ve anlık kararlar çok daha belirleyici oluyor.

Yarışlar sıkı kurallarla yönetiliyor. Sporcuların pist değişim noktalarında çizgilere uyması gerekiyor. İç hattaki patenci her zaman öncelikli sayılıyor ve dış hattan gelen sporcu geçiş sırasında dikkatli davranmak zorunda kalıyor. Kurallara aykırı bir hamle, zaman cezası ya da diskalifiyeyle sonuçlanabiliyor. Bu da sporcuları hem hızlı hem kontrollü olmaya zorluyor.

Uluslararası sürat pateni organizasyonlarını Uluslararası Buz Pateni Federasyonu düzenliyor. Dünya Kupası etapları sezon boyunca farklı ülkelerde yapılıyor ve sporcular genel klasman puanları için mücadele ediyor. Sezonun zirvesiyse 5 ayaktan oluşan Dünya Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları oluyor. Milano–Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nda sürat pateni, yine en fazla madalya dağıtan branşlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sürat pateni iki ana başlık altında ele alınıyor. Uzun pist sürat pateni, 400 metrelik pistte yapılan klasik disiplinleri kapsıyor. Kısa pist sürat pateniyse daha küçük bir pistte, çok sayıda sporcunun aynı anda yarıştığı, temasın ve taktik savaşlarının daha yoğun olduğu bir format sunuyor. İki disiplin aynı temele dayansa da izleme deneyimi epey farklı oluyor.

Tarih boyunca bu spor unutulmaz anlara sahne oldu. Olimpiyatlarda üst üste kazanılan altın madalyalar, kırılan dünya rekorları ve teknolojik gelişmeler sürat pateninin sürekli evrilmesini sağlıyor. Bugün sporcular, geçmişe kıyasla çok daha hızlı kayıyor ancak hata payı da aynı ölçüde azalıyor.

Sürat pateni, izleyiciye sessiz ama yoğun bir gerilim sunuyor. Tribünlerde alkışlar kısa sürüyor, asıl heyecan bitiş çizgisinde kronometre durduğunda yaşanıyor. Çünkü bu sporda fark çoğu zaman gözle değil, ekranda beliren rakamlarla anlaşılıyor. Buzun üzerinde geçen her saniye, emeğin ve tekniğin net bir karşılığına dönüşüyor.

Kaynaklar: Red Bull, Olympics, ISU, USOPM